tomohisa yamashita etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tomohisa yamashita etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2017 Pazar

TERRA FORMARS BUGS 2 - HEN: OVA ve LIVE ACTION MOVIE




BUGS 2 -HEN OVA (Anime)




Terra Formars' ın iki bölümlük OVA' sı Bugs 2-Hen,  adı üzerinde Bugs2 ekibinin Mars hikayesini anlatıyor. Bu Bugs 2 ekibi kim? Birinci  ve ikinci sezonda izlediğimiz kaptan Shoukichi Komachi (Hidenobu Kiuchi ) ve Japonya başkanı Hiruma Ichirou' nun  (Tomakazu Sugita) içinde yer aldığı ekip.



Terra Formars' ın mangasını takip etmiyorum ancak birinci sezonu ile beni kendine bağlamıştı. Ardından gelen ikinci sezon, ilk sezonun o sevdiğim atmosfer ve havasından uzak olması dolayısıyla hayal kırıklığı sayılırdı.



Bugs 2 ekibi, birinci sezonda Mars' a giden ekibin bir öncesi. Bugs 2' den önce ilk kez Mars' a gönderilen bir ekip daha var, hepsi bilim adamı fakat talihsizler çünkü böceklerin geldiği noktayı bilmiyorlar ve hepsi pert oluyor.


Bunun üzerine, proje sahipleri diyor ki parlak zekaları öldürtmeyelim, bunlar bize lazım, sokaktaki suçlulardan ekibi toplayalım. Bir de para karşılığı hayatta kalma riski az olan ameliyatlara sokalım ve DNA'larında böceksi değişimler yaparak kendilerine, eğer ameliyat nedeniyle ölmezlerse, savunma yeteneği kazandıralım.


Bu nedenle Bugs 2 ekibinin hepsi,  teröristinden katiline uzanan geniş bir yelpaze, toplumdan bir şekilde dışlanmış suçlulardan oluşuyor. Tabii ki, birinci ve ikinci sezonda da görülebileceği üzere  en büyük suç parasızlık! Bugs 2 ekibindeki diğer tanıdık bir sima ise ekibin komutanı. Bu ekibin komutanı Michelle' in babası Donatello K. Davis (Rikiya Koyama).


Ekip Mars' a iner, ameliyat falan olmuşlardır ama neyle karşılaşacaklarını kimse bunlara söylememiştir, o yüzden hafif bir şok yaşarlar. Olaylar gelişir... (Hadi, izlemeyenler için yazmayayım)






2 bölümlük OVA' yı beğendim ben.  Atmosfer ve gelişim olarak ilk sezona daha yakın. İşleyiş ve aksiyon iyi gidiyor.





Shoukichi' nin daha o zamanlarda bir gönül insanı olduğunu görüyor izleyen. Bunun dışında bu bölümde en üzücü, vurucu kısım Thien' e ait bana kalırsa. Bugs 2 -hen' i hem hikayenin geçmişine ait bilgileri oturtmak hem de Terra Formars Revenge' den sonra oluşan bir hayal kırıklığınız varsa, bunu gidermek için izleyin. (Gerçi benim izleme sıram bu şekildeydi, belki çoğu kişi çoktan izlemiştir.)








LIVE ACTION



Bu boş satırlara öncelikle şu şekilde seslenmek  istiyorum; Neden? Neden Terra Formars live action? Neden bu işler? Ben dahi bunu diyorsam, Terra Formars' ın anime ve mangası hakkında bilgisi veya fikri olmayanlar neler der acaba?



2016 yapımı Terra Formars' ın yönetmeni Takashi Miike. Film, Bugs 2- hen' i baz alıyor. Ova 'yı - bir kısım değişiklikle - film haline getirmişler. Benim için tesadüf oldu çünkü filmin ova' yı temel alacağını tahmin etmemiştim. Filmde nereden başlatıp nereye kadar uzattılar acaba diye işi gücü bırakmış düşünüyordum. Ova' yı da yeni izlemiş sayılırdım, bir akşam dayanamadım filmi açıp izlemeye başladım. Aslında ne ile karşılaşacağımı az çok tahmin ediyordum ( konudan bahsetmiyorum bu noktada) ama çaktırmıyordum. Hatta film bitene kadar kendime de çaktırmadım, çok başarılıydım.



Filmin kadrosunda Hideaki Ito, Emi Takei, Tomohisa Yamashita, Takayuki Yamada, Shun Oguri , Kenichi Takito  gibi isimler yer alıyor.



Şimdi tamam yönetmen Takashi Miike, tam O' na göre malzeme. Kendisinin tarzını, kullanmayı sevdiği öğeleri, filmi kafasında nasıl canlandırdığını ya da neler kullandığını, nasıl oyunculuk istediğini falan da bilip bunlara da tamam diyorum ama.... (ya aslında şu böcekler ellerine silah alıyorlar ya orası tam bana göre ^^)






Diyebilirim ki filmin en güzel yanı masada oturup hep birlikte bu dünyada ve zamanda parasız olmanın en büyük suç olduğu konusunda hem fikir olmalarıydı. Bu da rüzgar gibi geçti zaten. OVA' nın filme göre daha gerçekçi ve daha çarpıcı olduğunu belirtmeliyim ve filmde bazı şeyler fazla abartılmış. Tercih vs.. tamam ama bu yöneylem olayları kopup götürmüş.



Oyunculuk için ne desem ki? Tüm koşullara ve duruşuna karşı yine de bir gönül insanı olan Shokichi, filmde bir tepkisizlik ya da zoraki tepki abidesi olmuş.


Burada en sevdiğim karakterlerden biri olan Thien ( Jin yapmışlar bunu) ve arka planı  heba olup gitmiş.


Ko Honda,  tavır olarak Alexander Gustav Nevton' a kaymış. Oguri Shun bir şeyler yapmış, eh  hadi diyelim bir renk getirmeye çalışmış.


Mesela God Lee' nin bir şok etkisi yaratması lazım ama hiçbir şey birbirini tutmayınca, her şey havada kalmış.


Amaç, tercihler ve isteklere bağlı olarak  bağımsız bir ürün ortaya koymaksa o zaman neden Terra Formars? Hele bir final sahnesi var ki...  Nanao' nun geldiği işte o an kapatsam mı acaba diye düşündüm sonra tavana baktım bir süre, akabinde acıktığımı fark edip ne yesem diye düşündüm, elime telefonumu aldım biraz oynadım. Geçen sürede sahne bitmişti bir şekilde.





Efektlere gelirsek, böcekler fena değildi aslında, hareket etmedikleri sürece. Hatta sempatik bile buldum niyeyse. Ama hareketler olmamış. Efektler bazı aksiyon sahnelerinde  göze hoş gelmiyor ama beğeniye bağlı olarak göz ardı edilebilir.



Kötü diyemiyorum, bir şekilde tutarsızlık içinde tutarlılık var gibi ya da ben Terra Formars' ı sevdiğim için objektif bakmak istemiyorum. Buna rağmen diyebileceğim şu, neden yani Terra Formars?  Bu enerji, bu emek başka yere harcansaymış keşke.


Terra Formars ile ilgisi olmayanların filmi izlerken yaşayıp hissedeceklerini merak ediyorum aslında hahaha. Yine de ilginiz varsa animeyi izleyin. Mangayı okuyun diyeceğim ama ben kendim de okumuyorum ancak sanırım özellikle Terra Formars Revenge' den sonra mangaya başlamam gerekecek?



6 Şubat 2013 Çarşamba

Yamapi: Crush On You




Yamashita Tomohisa pek dinlemem ama single ı  Loveless da yer alan "Crush On You" ya zamanında feci takmışlığım var.

Hazır bulmuşken  ekleyeyim hemen... ama parça sarıcı değil mi? Tek ben miyim bunun hastası olup çıkan?



Duydum ya tekrar 50 kere daha dinlerim artık :))


15 Temmuz 2012 Pazar

K-POP vs J-POP: Bir Futbol Müsabakası...






Takımları yaratmak zor oldu. Öncelikle şunu söyleyeyim K-pop sayısal olarak ezici üstünlükte. Tek bir gruptan bile takım çıkar ( bilin bakalım hangi grup?) . J POP gruplarından takım oluşturacağım diye göbeğim çatladı. Kanjani8' e yazık oldu gerçi ama önemsemeyeceklerdir diye düşünüyorum :P Neyse ilk aklıma gelen gruplardan oluşturduğum takımlar şöyle...

K-Pop Takımının ilk onbiri:

Kalede Shin Dong (Super Junior) yer alıyor. Mevkiini koruyacak ayrıca gelen şutlara hatasız çıkışlar yapacak zamanlamaya sahip. En önemli özelliği karşı takımın forvetlerine maymunluk yapıp konsantrasyonlarını bozabilmesi.

Defans üçlüsü: Defans üçlüsünün ortasında Seung Ho (Mblaq) yer alıyor. Defansın işleyişinin kontrolü orta beşliyle organizeyi idare edebileceğini düşündüğünden teknik direktör (kim ki acaba? ) bu mevkiiyi ona emanet etti. Solunda Kim Kyoung Jae ( U Kiss) yer alıyor. Sağında ise Lee Ki Seop ( U Kiss).





Orta Saha: Ortanın ortasında Si Won ( Super Junior) yer alıyor. Aynı zamanda takım kaptanı. Orta Sahanın ağırlıklı olarak Super Junior' dan kurulu olduğu düşünülürse kaptanın Suju dan olması kaçınılmazdı. Hee Chul' un maç boyunca saçını başını düzelteceğini düşünmemden ötürü oyuna konsantresinde sorun yaşanabilirdi ama Lee Teuk varken neden Si Won kaptan oldu bunu bilemiyoruz.



Si Won un sol yanında Lee Teuk var. Takılmazlar buna zaten. Sağ tarafında ise Donghae. Sol kanatta Hee Chul oynuyor. Karşısında Kamenashi' nin oynayacak olmasının kendisini gaza getireceğini düşünüyorum. Aynı zamanda maçı izlemeye diğer galaksilerden gelen fanların bir kısmının bu ikilinin mücadelesi esnasında  kalp krizi geçireceğine kesin gözüyle bakılıyor. Sağ kanatta ise Mir ( Mblaq) atakları sürükleyecek.






İleri ikilide solda Joon ( Mblaq) ve sağda So Hyun ( U-Kiss) yer alıyor. İkilinin fırsatçı oldukları ve aldıkları pasları iyi değerlendirileceği biliniyor. Soyunma odasından gelen bir duyumda Joon' un gol attıktan sonra formasını çıkarmaması yönünde takım arkadaşları tarafından uyarıldığı.







J POP takımının ilk onbiri;




Kalede Shingo Murakami ( Kanjani8) yer alıyor. Refleksleri ve sezgilerinin güçlü olduğu biliniyor. ( nereden biliniyorsa ?) Takım arkadaşları Musekinin Hero diye sesleniyorlar ona.








Defans üçlüsü: Defans üçlüsünün ortasına Matsumoto Jun (Arashi) oynuyor. Zaman zaman teknik zaman zaman güce dayalı bir futbol sergileyeceği düşünülüyor.Aynı zamanda defans üçlüsünün toparlayıcısı olacak ve orta sahada Ohno Satoshi ile de uyumları takımı yönlendirecektir.

Solunda Tadayoshi Ohmura ( Kanjani8) sağında ise Ueda Tatsuya ( Kat-tun) yer alıyor.




Orta Saha: Orta beşlinin ortası Ohno Satoshi' ye emanet. Zaman zaman ruhsuz oynayacağı düşünülse de takımı organize edebileceği düşünülmekte. Solunda Maruyama (Kanjani8) ve sağında Nakamaru Yuichi ( Kat tun) ile uyum içinde atakları organize edecekleridir. Sol kanatta Kamenashi (Kat tun) yer alıyor. Sağ kanatta ise Sakurai Sho ( Arashi).






İleri ikilide sol tarafta Ryo ( Kanjani8) sağ tarafta ise Yamapi oynuyor. İkisi de atletik fırsatçı ayrıca rakip takımda kaleci olan Shin Dong' un sevimlilik ataklarına Ryo' nun bön bakışları ile karşılık vereceği düşünülürse futbol açısından keyifli dakikalar bizleri bekliyor ( ahahahaha futbola son darbeyi çaktım şu an)









Takımların analizlerine gelirsek;

Kaptan Super Junior'dan bu nedenle fon müziği Super Junior / Superman



K- Pop takımı; koreografilerinden yola çıkarak gayet esnek olduklarını görüyoruz ve dans konusunda başarılı olduklarını düşünürsek  esneklik ve tekniği birleştirecekleri için başarılı olacaklardır. Eğer buna hız ve iyi bir organizasyon eklerlerse hızlı ataklarla rakibi yıldıracaklardır. Burada hem kanatlara hem de forvetlere önemli iş düşecek. Defansın uzun boylu oyunculardan kurulu olması da onlar için bir avantaj.  Teknik anlamda daha ağır basan taraf K-pop takımı.

Kaptan Arashi'den bu nedenle fon müziği Arashi / Monster



J- Pop takımı; şimdi teknik yönden daha zayıf görünmelerine rağmen ataları Tsubasa, Wakabayashi olan bu takımın karşılaşma esnasında oturup armut toplayacağı otoriteler tarafından tabii ki  beklenmiyor. Ayrıca kartal vuruşu, ranger atağı, bön bakış tekniği gibi nice organize atak ve teknikleri maç esnasında kullanabilecekleri düşünülürse başa baş bir karşılaşma olacağı söylenebilir.

11 ler sahaya çıkarken maça bağlanıyoruz. Galibiyet kimin olacak merakla bekliyoruz...

5 Mayıs 2010 Çarşamba

DRAGON ZAKURA: Üniversite Yolları Taşlı ...


Bana kasvetli ÖSS dönemlerimi hatırlatmış olan izlerken bir o kadar da eğlendiren 11 bölümlük Japon dizisi. O yıllar ... Her ne kadar kasıp çalışmak yerine uyuyarak ve müzik dinleyip kitap okuyarak geçirmiş olsam da her gencin kalbinde yerini alan stres ve gereksiz baskı bende de başarıya ulaşmıştı. Sınavdan bir önceki gün "hiçte çalışmadık napacağız?" derken ve bir yandan "üniversite dediğin nedir ki" diyen isyancı kimliğin öne çıkması diğer taraftan toplumca kabullenilmiş " üniversiteye gitmelisin gitmezsen hapı yutarsın bilinci bir sene boyunca insanı istese de çalışamaz kıvama getirir ki rezil bir süreçtir. Neyse ki ilk seferde atlatıp tekrar yaşamadığım bu süreç öylesine etkilemiştir ki hala sınava girenleri ve ailelerini görünce hüzün kaplar içimi ister istemez. Bu yolda olan herkese öncelikle sabır ve dirayet dilerim... Onun dışında üniversiteye giriyor da insan ne oluyor? sorusunu şu anda yanıtlamadan bırakıyorum çünkü bizdeki eğitim sistemi topluca başka bir dipsiz kuyu...

Aslı bir manga olan bu seri de Sakuragi sensei olarak Hiroshi Abe onun dışında Tomohisa Yamashita (Yamapi) - ne kendisi ne de grubu News den hazzetmesem de solo albümü Loveless da yer alan "Crush on You" ile beni çarpmış ve bu parça ile beni manyağa bağlamıştır - ara ara devrelerim yanıyor böyle, sanırm catchy parça ondan kaynaklanıyor - , Teppei Koike gibi isimleri barındırmakta.

Ryuuzan Lisesinde okuyan öğrenci kardeşlerimizin üniversite falan gibi dertleri yoktur çünkü okulları zaten aptalların okulu olarak adlandırılmaktadır ve üniversiteye giriş başarısı yerlerde sürünmektedir. Söz konusu bir de Tokyo Üniversitesi olunca (Todai) kimse böyle bir şeyi hayal etmez bile ya da öğrenci profili uyarınca edemez zaten ıq ler yerlerde sürünmekte. Böyle bir lisedir burası. Buna ilaveten lise borç harç içindedir ve iflas durumundadır. Sakuragi kişisi ise eski belalı öğrenci kategorisine dahil iken yontularak üniversite okuyup avukat olmuş bir insan olmakta fakat işleri pek iyi gitmemektedir. Ryuuzan Lisesinin icralık durumu dava olarak kendisine verildiğinde olaya el atar ve cin bir fikir ile, bu liseden 5 öğrenciyi Todai ye sokarak bu davayı çözmeye bu şekilde okulu kapatmadan bu finansal sorunu çözmeye ve kendi şöhretli kariyerine bir başlangıç yapmaya karar verir.

Çeşitli çabalarla, müdire Hanıma baskılarla vs... üniversiteye giriş için özel bir sınıf kurar. Bu sınıfa - zorlu süreçler ile - öğrencilerin dahil olmasını sağlar. Sonuç olarak sınıfa 6 öğrenci ve de bir öğretmen katılır ve böylece seri başlamış olur biz de bu 6 çocuğun sınav yolundaki maceralarını izlemiş oluruz.

Eğlenceyi yaratanlar ve ilgiyi çekenler karakterler ve birde toplumdaki etiketçilik anlayışı. Bu noktada bu 6 öğrenci zaten Todai fikrine başlarda bir taraflarıyla gülerken olaya dahil olurlar ancak kendileri bir noktadan sonra buna inansalar bile etrafındakiler ve özellikle aileleri inanmazlar. Aslında acı olan taraf ailelerin bile sırf etiketçi toplum nedeniyle çocuklarını aptal ve işe yaramaz olarak kabullenmiş olmaları dahası bunu aşmak istediklerinde onlara bu durumu dikte ettrimeye çalışmalarıdır.

Diğer bir nokta Ryuuzan Lisesinin içi geçmiş, ruhsuz, kalıpçı ve kendilerini mükemmel gören bir nevi ben süperimde çevrem kötü - çevreden kasıt öğrenci- mottosundaki ellerinden bir iş gelmeyen öğretmen tayfasıdır. Bu noktada Sakuragi' nin öğretmelere uyguladığı yeterlilik sınavının sonuna kadar arkasındayım ki çoğu bu testten kalmıştır. Bir öğretmen düşünün ki başarısızlıkta kendini sorgulamayı aklının ucundan bile geçirmesin ve tüm denetimi eğitmek ile sorumlu olduğu öğrenciye bıraksın ve her olayda ve her noktada onu suçlasın. Kısacası bir işe yaramayan bu öğretmen tayfası zavallılıkları, yalakalıkları ile izleyeni eğlendirmektedir. Safi iyi niyetinde değişim sürecinde bir işe yaramayacağını Ino üzerinden görüyoruz ki kendisi zaman zaman gerçekten sinir bozucu olabilme potansiyeline sahiptir. İno' yu diğerlerinden ayırt eden tek özellik kendi farkına varamasa bile sorumluluk alabilme duygusu ve kişisel değişime ve gelişime olan yatkınlığı. Bu öğretmen tiplemelerinin yanında serideki favorilerim 4 yaşlı öğretmendir ki şahsen beni çok eğlendirdiler. Manga şeklinde fizik çalışmak, manga okuyarak edebiyatı anlamaya çalışmak, müzik dinleyerek ve utanmadan hala kendini geliştiriebilmek için çabaladığını yine utanmadan söyleyebilen bu matematik, fizik, edebiyat ve ingilizce hocaları bir yandanda birbirlerinin yöntemleri üzerine yaptıkları yorumlar ve olaylara verdikleri tepkilerle oldukça eğlenceli bir tayfa yaratmış.



Bu öğretmenleri özel sınıfa kazandıran ve başta çocuklar üzerinde belirli bir hakimiyet kuran kişi ise Sakuragi kişisi olmakta. Kapalı bir karakter olarak gözükse de elimle balık vermek yerine balık tutmayı öğretirim cümlesi karakterini tanımlamak için bir ipucu olacaktır.

11 bölüm şahane sınav metodları, çalışma yöntemleri, dostluk, zorluklar ve bunları aşmaya yönelik irade ve kısacası herkes herşeyi yapabilir temaları üzerinden keyiflice ilerler. Sonuçta aslında bu çocukları bir değişim geçirdiği ve hayata bakış açılarının farklılaştığı görülür ki zaten esas sınav budur zannımca.

Bu arada bir not olarak tema parçalarından "Realize" Melody tarafından seslendiriliyor. (Evet Miyavi nin eşi olan). Yamapi de bir parça eklemeseydi olmazdı tabi o da "Colorful"

Ha o kadar kasvetli, sinir stresli dönemleri hatırlatıyor ama izlerken bir yandan da insanın sınava giresi geliyor ilginç şekilde. Eğlenmek için izlenebilecek diziler arasındadır.


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...