Monster Hunt 2015 yapımı bir Çin filmi. Filmin yönetmeni Raman Hui. Oyuncuları içerisinde Jing Boran, Bai Baihe, Eric Tsang, Wallace Chung, Jiang Wu gibi isimler yer alıyor.
Monster Hunt orijinal, yenilikler getiren bir film değil. Hikayesi bile klişe. İşte insanlar dünyası var bir de canavarlar dünyası var. Canavarlar, insanların dünyasına geçmiyor. Geçseler bile insan tarafında canavar avcıları var, işleri bu kaçak canavarları yakalayıp, öldürmek.
Günün birinde canavar aleminde, canavarlar kralı tahtından edilir ve tüm bakanları falan öldürülür. Yeni kral doğal olarak hamile olan eski kraliçenin ve doğmamış çocuğun da ölüsünü ister. Bu durum karşısında kraliçe karnında çocuğu insanların dünyasına kaçar ama peşinden kendini öldürmek için canavarlar gelmektedir. Sadık taraftarları da kraliçeyi korumak için ellerinden geleni yapmaktadır. Kraliçe en sonunda oğlunu, köyde gördüğü Song Tianyin' e emanet eder. İşte ufak bebek hem canavar avcılarından hem de canavarlardan korunmak zorunda kalır.
Monster Hunt için söyleyebileceğim tek şey çok sevimli olduğu.
Mesela bu eğlenceli bir sahne;
Film, Çin' de gişe rekorları kırmış. Gerçi daha sonra netizenler, bilet satışlarında hile yapıldığını ve yapımcı şirket tarafından şişirildiğini iddia etmişler ama bilemiyorum..
Kim ne derse desin, ne kadar geyik olursa olsun 1999 Hong Kong yapımı bu filmi seviyorum :)
Aslında "You Can' t Stop Me"' yi buraya eklemeyi uzun zamandır düşünüyordum da bir türlü ekleyememiştim. Sonra bugün aniden içimde tutuşan tekrar izleme arzusuyla yıllar yıllaaaarr sonra oturdum filmi tekrar izledim, yine eğlendim...
Yıllar yıllaaar önce tatildeyken ve ayrıca Uzakdoğu tiyatrosu üzerine bir çalışma hazırlıyorken (kabaca adını böyle anayım) televizyonda denk gelmiştim bu filme... Gayet motive edici oldu fazla söze gerek yok.
Benny Chan' ın elinden çıkma bu filmin kadrosu şöyle; Nicholas Tse, Stephen Fung, Sam Lee,Eric Tsang, Daniel Wu, Francis Ng, Grace Yip, Toru Nakamura ve daha bir sürü... Yapımcıları arasında Jackie Chande mevcut ki film içinde kendisini görmek mümkün.
(stephen fung, nicholas tse, sam lee)
Geyik diyalogları, fırlama karakterleri, güzel aksiyon sahneleriyle eğlenen sadece ben miyim bilemiyorum ama güzel film...
Sonrasında bunun devam filmi olan Gen Y Cops' u da çektiler, o filmde Nicholas Tse yerine Edison Chenyer alıyordu ama Gen X Cops' un tadına ulaşamadı.
Şimdi geyik diyaloglar dedim de gerçekten böyle geyikler mevcut, bir de Japon amcanın hayaletler ve ölüm üzerine bir hikayesi var, o pek geyik değil ama...
Hareket, aksiyon ile birlikte karakterler ve performansları da film için oldukça uygun ama Francis Ng' nin hakkını yememek lazım.
İşte bu da Gen X Cops' un meşhur ve benim çok eğlendiğim parçası You Can' t Stop Me. Sonradan yönetmenlik kapılarını aralayan Stephen Fung' un bestesi.
Nicholas Tse, Sam Lee ve Stephen Fung birlikte icra etmekteler.
Yıl olmuş 2012, ne izlerim 99 filmini demeyin. İzleyin bence vakit geçirmek için...
Bu da ost' tan başka bir Stephen Fung parçası... Let me Bleed
2010 yapımı Yen-Ping Chu' nun elinden çıkma bu Çin filmine başlarken zaten pek bir beklentim yoktu ancak izledikçe ilk kez beklenti konusunda haklı çıktığımı hissettim.
Komedi/ martial art tarzında olan bu filmin iyi olarak adlandırılabilecek bir iki noktası varsa müzikleri ve filmde arz-ı endam eden Kelly Lin' dir o da oyunculuğundan ziyade güzelliğinden.
Kendi halinde bir ayakkabıcı olan elemanımız (Xiao Shen Yang) resimli kitaplara hadi diyelim wu xia tarzı manhualara meraklıdır ancak kung fudan pek çakmaz. Günün birinde Lady Moon ile tanışır. Sonra onun peşinden gider. Tesadüfler tesadüfleri izler...
Film içinde çeşitli göndermeler mevcut ve bunlarla izleyeni eğlendirmek planlanmış ancak iş öyle yürümüyor. Teknede adam ilk anda "may the force be with you" dediğinde (gerçekten dedi ) hahaha demiştim hatta resimli kitapta Yoda' yı görünce de eğlenmiştim ama ilerleyen bölümlerde lazer kılıçları, star wars main theme' in değiştirilmiş hali, Pandora (Stephen Chow) vss... esprileri pek bir işe yaramıyor. Bunun en önemli nedeni de kurgunun beter olması ve sadece birbirine bağlanmış espriler ile yaratılmaya çalışılmış, montajlanmış esprilerle ilerlemeye çalışan bir yapım olması. Sonuç olarak bana kalırsa temeli bir şeye oturtulmamış bir örgüsü olmayan bir film olmaktan öteye geçememiş.
Aksiyon sahneleri ve koreografilerindeki abartılar da artık her şey birbirini tekrarlamaya başladığından etkileyici olmaktan ya da heyecan yaratmaktan uzak.
Tayvanlı şarkıcı Bobby Chen'in bu parçası da filmde kullanılmış. Parça bana kalırsa güzel.
Bu klibin filmle ilgisi yok, öncelikle bunu belirteyim ve ardından ekleyeyim bu klibe gıcık oldum ben. Özellikle klipteki oğlana uyuz oldum. Kafasını alıp akordeona sıkıştırmak geliyor içimden.
Filmde en şeker şey olarak ayakkabıcının küçüklüğünü şeçiyorum. Sevimli velet.
Ayrıca manhua meraklısı çocuğa da kıyamam... Sevimli bir velet daha.
Filmin tema parçası...Eğlenceli...
Eric Tsang' ın makyajını başarılı buldum zira o olduğunu anlamam biraz vakit aldı.
Pek çok filme yapılan göndermelerin amaçsızca uçuştuğu ancak senaryonun ve gidişatın bir yön eylemi olmadığı filmde bu esprilerden ziyade ayakkabıcı ve Lady Moon' un yemek yaptığı dramatik sahne ( film boyunca böyle bir örgü olmadığı için) daha etkileyici kalıyor.
Bu da filmin kapanış parçası. Sevdim ben bunu...
Böyle bir tarz ya da film aranıyorsa hala Stephen Chow filmleri bu derde deva... Akıllıca kurgulanmış, klişenin dibine vurup sağa sola gönderme yaparken ince ve zekice esprilerle dolu filmler için bu adamın filmlerine başvurunuz.
Parça parça eğlenmek mümkün filmde misal başta annenin çocuğa ingilizce öğrettiği sahneler gibi ancak bir bütün olarak bakıldığında elde izleenecek başka bir film yoksa ve insan film film diye kıvrananıyorsa önerebilirim sadece nacizane ben...
2009 yapımı bu filmin yönetmeni Kevin Chu (Chu Yen-Ping) iken kadroda Jay Chou, Lin Chi-Ling ve Eric Tsang gibi isimler yer almakta.
Filmin kısaca özetine gelirsek; yazarımsı olan hafif depresif, ilgi budalası, babam zamanında beni terketmişti bunalımına sahip esas kızımız, babasıyla doğum gününde buluşamadan çölde bulunan saklı kenti bulmanın peşinde olan bir grup tarafından kaçırılır. Eş zamanlı olarak başka kötü adamlar tarafından babası öldürülür. Bu durumda saklı kentin haritasını yanına alarak esas kızı kurtarmak, gençliği çöllerde ve bu kızın babasının yanında geçmiş olan (şaka şaka hala genç merak etmeyin) Qiao Fei' ye düşer( Jay Chou). Bu buluşmada kızı kaçıran Usta Hua ve Chop ile tanışırlar. Çölde izbe bir barınağımsıda tam skoru eşitleyeceklerken bir mumya adam bunlara saldırır ve bu arada bir adet velet haritayı kaçırır. Tam o esnada da efsanevi çöl ordusu bu gruba saldırır ( bir geldi mi art arda geliyor işte). Tabii ki bu dörtlü araba ve motorlarıyla bu çöl ordusundan kaçmayı başarır. Filmin en sevimli karakteri olan velet, çaldığı haritayı çölde bir uğrak yeri olan köyündeki gizemli şefe götürür ki bu şefe hasta oldum, belirteyim. Sonra depresif kızımız "Babam bizi niye terk etti anlamak istiyorum. Bunun için de en iyisi şu kenti bulayım" deyince oğlanla kız da haritanın peşine düşer. Usta Hua ve Chop' un da yolları bu köye düşer. Bu arada hep merak ederiz filmin başında tanıtılan efsanevi çöl kartalı kim diye ama buraya kadar bir açıklık gelmez. Neyse, harita bir süre sonra hayırsever şef tarafından çoğaltılarak beleşe tüm hazine avcılarına dağıtılır. Böylece herkes saklı kentin peşine düşer. Tabii ki esas kız ve oğlan yolculukları boyunca hafiften cilveleşmekten de geri durmaz. Özellikle kız biraz ilgi budalası olduğu için normal karşılıyoruz. İkili saklı kentin yüzeyine geldiklerinde filmin en taş karakteri, ehemm yani çöl kartalı ile karşılaşırız. Buraya gelen şef ile birlikte Qiao Fei, çöl kartalı ve şef arasındaki problemin çözümüne tanıklık ederiz. Sonra Usta Hua ve Chop da eksik kalmaz, gelir, saklı kenti bulurlar falan...
İzlerken sıkıldım desem yalan olur ama öyle çok bir şey beklememek lazım başlarken. "Mumya" tarzı hafif fantastik, hafif görsel, espirili, eğlenceli sayılabilecek bir film. Aslında eldeki malzeme güzelmiş, farklı şekilde işlense daha hoş bir film ortaya çıkarmış gibi duruyor ama olan olmuş tabii yapacak bir şey yok. Aksiyon sahneleri fena değil diyeceğim ama efekt kullanılmış cinsi sizi rahatsız etmiyorsa ayrıca halat olayı çok belirgin kalmış. Yine de izleniyor mu izleniyor orası ayrı... Kafaya ne, neden diye takmazsanız seyir keyfiniz bozulmuyor ama çöl ordusuna ne oldu, hayaletler niye çıktı ve sonra yok oldu gibi anlamları pek aramayın filmde.
Bu da filmin müziklerinden. Beste Jay Chou' ya ait. Piyano versiyonu;
Gelelim serinin en bomba karakterlerine;
En sevimlisi kesinlikle velettir.
"Rüyamda tanrılar beni kovaladıııııı!!!" diye tüm tanrı heykellerini parçalayan şefe hastayım. :)
Serinin en cool kadın karakteri Dao Dao' dur hele puro içişine hasta oldum.
En taş karakteri - her ne kadar çöl kartalı efsanesinin altında kalmışsa da çöl kartalı olan Baron Chen' dir.
Filmin en güzel, en bomba, en eğlenceli çifti Dao-Dao ve Çöl kartalıdır.
Böyle bir film işte. Beklenti olmadığında eğlence yaratıyor ama bir tek sorum var sadece o ilk bar sahnesinde çıkan mumya adama ne oldu?