Kamenashi Kazuya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kamenashi Kazuya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2012 Pazar

K-POP vs J-POP: Bir Futbol Müsabakası...






Takımları yaratmak zor oldu. Öncelikle şunu söyleyeyim K-pop sayısal olarak ezici üstünlükte. Tek bir gruptan bile takım çıkar ( bilin bakalım hangi grup?) . J POP gruplarından takım oluşturacağım diye göbeğim çatladı. Kanjani8' e yazık oldu gerçi ama önemsemeyeceklerdir diye düşünüyorum :P Neyse ilk aklıma gelen gruplardan oluşturduğum takımlar şöyle...

K-Pop Takımının ilk onbiri:

Kalede Shin Dong (Super Junior) yer alıyor. Mevkiini koruyacak ayrıca gelen şutlara hatasız çıkışlar yapacak zamanlamaya sahip. En önemli özelliği karşı takımın forvetlerine maymunluk yapıp konsantrasyonlarını bozabilmesi.

Defans üçlüsü: Defans üçlüsünün ortasında Seung Ho (Mblaq) yer alıyor. Defansın işleyişinin kontrolü orta beşliyle organizeyi idare edebileceğini düşündüğünden teknik direktör (kim ki acaba? ) bu mevkiiyi ona emanet etti. Solunda Kim Kyoung Jae ( U Kiss) yer alıyor. Sağında ise Lee Ki Seop ( U Kiss).





Orta Saha: Ortanın ortasında Si Won ( Super Junior) yer alıyor. Aynı zamanda takım kaptanı. Orta Sahanın ağırlıklı olarak Super Junior' dan kurulu olduğu düşünülürse kaptanın Suju dan olması kaçınılmazdı. Hee Chul' un maç boyunca saçını başını düzelteceğini düşünmemden ötürü oyuna konsantresinde sorun yaşanabilirdi ama Lee Teuk varken neden Si Won kaptan oldu bunu bilemiyoruz.



Si Won un sol yanında Lee Teuk var. Takılmazlar buna zaten. Sağ tarafında ise Donghae. Sol kanatta Hee Chul oynuyor. Karşısında Kamenashi' nin oynayacak olmasının kendisini gaza getireceğini düşünüyorum. Aynı zamanda maçı izlemeye diğer galaksilerden gelen fanların bir kısmının bu ikilinin mücadelesi esnasında  kalp krizi geçireceğine kesin gözüyle bakılıyor. Sağ kanatta ise Mir ( Mblaq) atakları sürükleyecek.






İleri ikilide solda Joon ( Mblaq) ve sağda So Hyun ( U-Kiss) yer alıyor. İkilinin fırsatçı oldukları ve aldıkları pasları iyi değerlendirileceği biliniyor. Soyunma odasından gelen bir duyumda Joon' un gol attıktan sonra formasını çıkarmaması yönünde takım arkadaşları tarafından uyarıldığı.







J POP takımının ilk onbiri;




Kalede Shingo Murakami ( Kanjani8) yer alıyor. Refleksleri ve sezgilerinin güçlü olduğu biliniyor. ( nereden biliniyorsa ?) Takım arkadaşları Musekinin Hero diye sesleniyorlar ona.








Defans üçlüsü: Defans üçlüsünün ortasına Matsumoto Jun (Arashi) oynuyor. Zaman zaman teknik zaman zaman güce dayalı bir futbol sergileyeceği düşünülüyor.Aynı zamanda defans üçlüsünün toparlayıcısı olacak ve orta sahada Ohno Satoshi ile de uyumları takımı yönlendirecektir.

Solunda Tadayoshi Ohmura ( Kanjani8) sağında ise Ueda Tatsuya ( Kat-tun) yer alıyor.




Orta Saha: Orta beşlinin ortası Ohno Satoshi' ye emanet. Zaman zaman ruhsuz oynayacağı düşünülse de takımı organize edebileceği düşünülmekte. Solunda Maruyama (Kanjani8) ve sağında Nakamaru Yuichi ( Kat tun) ile uyum içinde atakları organize edecekleridir. Sol kanatta Kamenashi (Kat tun) yer alıyor. Sağ kanatta ise Sakurai Sho ( Arashi).






İleri ikilide sol tarafta Ryo ( Kanjani8) sağ tarafta ise Yamapi oynuyor. İkisi de atletik fırsatçı ayrıca rakip takımda kaleci olan Shin Dong' un sevimlilik ataklarına Ryo' nun bön bakışları ile karşılık vereceği düşünülürse futbol açısından keyifli dakikalar bizleri bekliyor ( ahahahaha futbola son darbeyi çaktım şu an)









Takımların analizlerine gelirsek;

Kaptan Super Junior'dan bu nedenle fon müziği Super Junior / Superman



K- Pop takımı; koreografilerinden yola çıkarak gayet esnek olduklarını görüyoruz ve dans konusunda başarılı olduklarını düşünürsek  esneklik ve tekniği birleştirecekleri için başarılı olacaklardır. Eğer buna hız ve iyi bir organizasyon eklerlerse hızlı ataklarla rakibi yıldıracaklardır. Burada hem kanatlara hem de forvetlere önemli iş düşecek. Defansın uzun boylu oyunculardan kurulu olması da onlar için bir avantaj.  Teknik anlamda daha ağır basan taraf K-pop takımı.

Kaptan Arashi'den bu nedenle fon müziği Arashi / Monster



J- Pop takımı; şimdi teknik yönden daha zayıf görünmelerine rağmen ataları Tsubasa, Wakabayashi olan bu takımın karşılaşma esnasında oturup armut toplayacağı otoriteler tarafından tabii ki  beklenmiyor. Ayrıca kartal vuruşu, ranger atağı, bön bakış tekniği gibi nice organize atak ve teknikleri maç esnasında kullanabilecekleri düşünülürse başa baş bir karşılaşma olacağı söylenebilir.

11 ler sahaya çıkarken maça bağlanıyoruz. Galibiyet kimin olacak merakla bekliyoruz...

22 Ocak 2012 Pazar

MR BRAIN: BEYİN VE MUZ İLİŞKİSİ ÜZERİNE...



Yine dangur dungur başlayıp ziyadesiyle mutlu olduğum serilerden bir tanesi. Gerçi pek dangur dungur demeyeyim. Kimura Takuya adı seriye başlamamda esastır.

İlk bölümde ilk intibaa CSI, şu, bu, o ve daha niceleri benzeri bir şey geleceğiydi  ki, aslında benzerlikler taşımakla birlikte, seride komedi unsurunun ağır basması ve Japon tarzı nedeniyle insan sonra bu benzerliğin farkına dahi varmıyor hatta ne saçmalamışım diyor. İlk sahneleri çarpıcı buldum gerçi. İlk anlarda çarpan bir diğer nokta ise açılış parçasının Van Halen / Jump olması ahahahaha. İlk duyduğumda kulaklarıma inanamadım bir an. Serinin sürprizleri bununla da bitmiyor.








(ahahahaha şu anda çok eğleniyorum :)))) )

2009 yapımı 8 bölümlük dizi kısaca şöyle; Ufak bir kaza geçiren elemanımız Tsukumo Ryusuke,  beş altı yıl sonra bir uzman olarak National Research Institute of Police Science' da çalışmaya başlar ancak bazı yanlış anlaşılmalar sonucu öncelikle Dedektif Tanbara ve yardımcısı Hayashida ile tanışır. Bu arada Hayashida karakterinde Mizushima Hiro' yu görmekteyiz. Bu laboratuvar kendi alanlarında uzman bilimadamlarının soruşturmalara destek nitelikli çalışmalar yaptığı - işte DNA analizi, ses analizi, davranış bilim vs... - genel anlamda sıkıcı ama bilimsel bir ortam. Tsukumo ve kendine atanan asistanı Yuri Kazune - ki kendisi Ayase Haruka olmakta - ikilisi ortama neşe getirmekte ve bu neşeyle birlikte kurumun profilini değiştirmekteler.




İhtisası beyin üzerine olan Tsukumo, soruşturmalar içine balıklama dalarak kendine has tavırları ile etrafındakileri de değiştirmekte. Çok zeki olan bu arkadaş,  beyni fazla yakıt tükettiğinden sürekli muz yemekte. Merak ettiğim bu kadar muz tüketimi, beyni için gereksinim olmakla birlikte, bünyesini nasıl etkilemekte? Anton Çehov ya da Samuel Beckett gibi yazarlar bile muz ve etkilerine oyunlarında değinmekte zira. Bu ufak noktayı atlarsak çok eğlenceli ve keyifli bir dizi olduğunu söyleyebilirim.

Serinin diğer sürprizlerine gelirsek; bir adet Gackt, bir adet Kamenashi Kazuya ve bir adet Matsuyama Koyuki (bu kadını Kimi va Petto dolayısıyla severim). Gackt' a psikopat olayı gitmiş. Kamenashi' nin bir odunu canlandırması için pek efor harcamasına gerek kalmamış.

Kimura Takuya için söylenebilecek pek bir şey yok. Adam burada da oynamış ve Tsukumo' yu daha da keyifli, daha da izlenir bir hale getirmiş. Yetenekli insan. Ayase Haruka  burada da güzel. Bu arada Nakama Yukie' yi nereden hatırlıyorum diyordum, cevabı buldum. Tabii ki Shinobi den.

Tanbara ile Hayashida süper bir ikili olmuşlar. Bu arada Takei Kohei yani Ichikawa Ebizo' nun da karizmasının hakkını yemeyeyim.

Keşke daha uzun olsaymış.

17 Şubat 2011 Perşembe

Yamato Nadeshiko Shichi Henge... Sunako- chan....



Perfect Girl Evolution olarakta bilinen bu serinin animesini izlemeye henüz fırsatım olmadı mangasını da henüz okuyamadım ancak tamamen tesadüfler sonucu - bu sefer kolaya kaçma değil - 10 bölümlük japon yapımı dizisini izledim ve diyorum ki iyi ki izlemişim... Durum neticesi ile doğal olarak şu anda animesi ya da mangası ile kıyaslayamıyorum ancak dizi olarak gayet eli yüzü düzgün, derli toplu ve oldukça eğlenceli bulduğumu söyleyebilirim. İzlerken o kadar keyif aldım ve o kadar eğlendim ki kat- tun ' a ait olan açılış parçasını "love yourself" - kimi ga kirai na kimi ga suki - bile atlamadım, o derece !! Kat- tun Kamenashi Kazuya Kyouhei' yi canlandırmış o bile batmadı. - hakkını yemeyelim performansı iyi - bu Takenaga ne güzel çocukmuş diyip duruyordum o da kanjani8' den gönderilen Uchi Hiroki imiş. - bu kadar güzel değildi sanki bu çocuk ? - konusu, yapısı ve yaklaşımı gereği kendini keyifle izleten bir seri olmuş.





Çok komik birşey bu ya!! Her izleyişimde itinayla gülüyorum...



Fazla güzel olmaktan kafayı yemiş ve hayatı her seferinde mahvolduğu için baymış, stalkerlardan illallah demiş olan ters kyohei'yi dediğim gibi kamenashi canlandırmış. Akıllı ve mantık insanı ancak bir o kadar da utangaç takenaga da uchi hiroki olmuş - hakkaten güzel çocukmuş ya da bu dizide güzel görünüyor :p - . lady killer, kalbi bir kelebek misali olan Ranmoru' yu Miyao Shuntaro canlandırıken, çocuksu, ürkek ancak oldukça hassas olan Toyama' yı da Tegoshi Yuya canlandırmış. Bu dört elemanda tahmin edilebileceği gibi her çeşit hatun zevkine hitap eden geniş bir yelpazeye sahip güzel güzel çocuklar olarak Sunako' nun teyzesinin evinde teyzenin oğlu ve bir nevi ev sahibi sayılabilecek velet Takeru ile birlikte yaşamaktadırlar. Şahane bir karakter olan Sunako' nun teyzesi yeğeninin gidişatından endişelendiği için bu gençlere kira ödemeden oturabileceklerini ancak karşılığında yeğenini bir "lady" e çevirmeleri gerektiğini söyler. Bizimkiler de - bazıları zorunluluktan - olaya atlar ancak işlerinin hiçte kolay olmayacağını muhteşem Sunako' yu gördüklerinde anlarlar. Sunako candır, sevilesidir. Sunako genelde alışkın olduğumuz dişi karakterlerden farklı olarak küçüklük ya da gençlik diyeyim yaşadığı - salakça diyeceğim ama ergenlikte olur böyle şeyler- travmaya bağlı olarak kendini kara büyüye vermiş, korku filmlerine bayılan, oldukça asosyal, yüzünü insanlara göstermeyen, pelerinini ve kapşonunu üzerinden ve başından eksik etmeyen - canım benim - hastası olduğum bir kızcağızdır ve evdeki 4 sosyal, yakışıklı, parlak, popüler, sunako' nun tam tersi özelliklere sahip olan bu dörtlüye hayatı zindan etmeye başlar. Gerçi kızcağızın bir şey yaptığı yok ama zıt kutupların öncelikli itişmesi diyelim. Böylece seri ilerlemeye başlar, hakkında daha fazla bir şey yazmayacağım.




Şu var ki seri boyunca "parlak" "parlak" diyerek Sunako bu gençlere ve özellikle kyouhei' ye kafayı koydukça ben mutlu oldum ve kyohei' nin aldığı bu müthiş darbeler sonucu hala yaşadığını görünce kafatasının ne kadar kalın olduğunu anlamış oldum. İlerleyen bölümlerde düşündüm sonra tekrar düşündüm :P; kyouhei olmak zor fakat kyohei sapığı olan o onlarca kızdan biri olmak çok daha zor. Nasıl bir yaşam formu olduklarını çözemedim. Sunako candır, teyzesi şahanedir ancak adını anmadan geçemeyeceğim iki karakter daha var. Bunlardan bir tanesi kafe sahibi olan amcadır ki kafe sahneleri diziye ayrı bir hava katmış bana kalırsa... Bu amca kafesinde her seferinde kendi uslubuyla kyohei' ye ders verirken fonda çalan led zeppelin, guns n' roses vs... ayrıca keyiflendirdi beni. Ve dizisinin esas oğlanı ve favorim Hiroshi - kun müthiştir, kendisini tek geçerim.


Şöyle eğlenmek istiyorum ama izleyecek dizi bulamıyorum diyorsanız kesinlikle izleyin derim. Oha tekrar izleyesim geldi sırada animesi olmasa kesin tekrar izlerdim :))


http://www.youtube.com/watch?v=VkXSO3dgiHs&playnext=1&list=PL9D8DCEFCED78A5F7

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...