c-pop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
c-pop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Kasım 2016 Çarşamba

Tawannanna ve 9 Yaş




Dün itibariyle bu blog yani Tawannanna 9 yaşından gün almaya başlıyor. Daha doğrusu 8. yılını tamamlamış oluyor sanırım. Soranlara 8 yaşındayım diyecek :P (Yaşları yuvarlamak ^^) Aslına bakarsanız doğum günü dündü yani 8 Kasım' dı ancak yoğunluktan kutlamaya fırsat kalmadı.  Hazır fırsat bulmuşken  Tawannanna' nın doğum gününü kutlayalım.





Müziksiz olmaz diyorum ve bu kutlama için seçtiğim parçalardan ilki olan Mayday - Party Animal' ı sunuyorum. Eee, madem doğum günü; parti,parti,parti... (Klip tam oturdu sanki ^^) Parça grubun Haziran'da yayınlanan single' ından.








Bu vesile ile bir önceki doğum gününden bu güne en çok okunanlar ile en az okunanlara da bir göz atalım....


Müziksiz olmaz demiştim değil mi? Biraz yavaşlayalım öyleyse... Kore'den gelsin.






8 Kasım 2015 - 9 Kasım 2016 arasında en çok okunan yazılar şunlarmış;


1 - Dragon Blade - Bir Film ve İpek Yolu


Alkışlar Dragon Blade' e. En çok okunan yazı olmuş kendisi, ben de şaşkınım. Jackie Chan ile filme konu olan kitabın yer aldığı bu yazıyı tebrik ediyorum.



2 - The Legend Of Qin (Qin's Moon): C-Drama - İlk 10 Bölüm


Ohhh, bu dizi yazısına cidden şaşırdım. Henüz 20 bölümden ileri gidemedim ama zamanla bitireceğim. İlerlemememin bir diğer nedeni ise önce animenin 5. sezonunu görmek istemem.


3 - Akagami no Shirayuki - hime (Anime): Kırmızı Saçlı Pamuk Prenses - Birinci Sezon 


Çok tatlı bir anime, ikinci sezonu da güzel. Bu sene içindeki en popüler anime yazısı olmuş.


4 - Kitap - Birim 701: Rüzgarı Dinleyenler (Mai Jia) 

İlginç bir şekilde bir kitap yorumunun buraya girmesi hoş oldu.


5 - Üç Elma Mimi

Bu mimin ne koşullarda hazırlandığı içinde yazıyor. Tam o esnada ben evden uzak yerlerdeydim, bağlantım sınırlıydı. Yapan herkesin eline sağlık.


Doğum günü şerefine :) Benim için bir klasik. Çok seviyorum; Luna Sea - Rosier






Burası ve ben kendi halimizde devam ediyoruz bunca zamandır. Ne kadar başarılı olduğumu anlayın. Bu nedenle burada  artık  ben ve kısıtlı sayıdaki takipçi -şu anda aklıma geldi - butik blog olarak takılıyoruz. Her ne kadar parlak olmayan bir performans sergiliyor olsam da takip eden, yazıları okuyan herkese teşekkür ederim. Hele bazen yorum bırakıyorsunuz, çok mutlu oluyorum.






Bir yıl içinde en az okunan yazılar şunlar olmuş;

1 - Servamp  (En az okunan)

Şaşırtıcı ölçüde az ilgilenen olmuş Servamp ile. Yazı süper, harika ya da iyi değil, biliyorum ama Servamp' a da ilgi yok sanki ya da var ? Bilemiyorum.


2 - Ace of Diamond (Diamond no Ace) Anime: Birinci Sezon

Bunu  en son eklenen yazı olmasına veriyorum.


3 - Çince Müzik 2015 - En İyi 20 (2)

Serinin  ikinci yazısı pek tutmamış.


4 - Ushio to Tora (2015) Anime

İkinci sezonu ne yapacak acaba?


5 - 3 Adet Aamir Khan Filmi: Hint Sineması 

Bu yazı da en az  okunanlardan...



Son zamanlarda (bayağıdır) severek takip ettiğim bir grup Hanggai, sizlere de tavsiye ederim. Parçalarını dinledikçe ne tarz müzik yaptıklarını anlayacaksınız. Son albümleri Horse of Colors yine güzel. Bu parça oradan -The Vast Grassland







Çok fazla yazı eklemesem de bloğa, uzun zaman olmuş. Yine de bloğu ilk açtığım günü hatırlıyorum. Bana epey faydası dokunmuştu. Burası her ne kadar pek sallanan bir yer olmasa da kendimce çalıp oynuyor, eğlenmek için bir şeyler paylaşıyorum, halimden çok mutsuz değilim ama dediğim gibi uzun zaman olmuş. Ara sıra bloğu kapatmayı düşünüyorum son zamanlarda. Çeşitli sorular zaman zaman planlar var kafamda ancak bakmayın bu istikrara aslında çok tembel bir insanım.( Yine de önerisi olan var mı?) Neyse ama sanırım bu kapatma kararını gelecek seneye bırakacağım.


Ve doğum gününün son parçası. Bir ayrıcalık yaptım ama değer ^^










3 Ocak 2016 Pazar

UFAK BİR 2015 DEĞERLENDİRMESİ




Baktım ki blog ciddiyetten ölüyor öyleyse blog hakkında  hemen şanına yaraşır bir şekilde derin, nitelikli ve çok yönlü bir 2015 değerlendirmesi yapayım dedim. Bu değerlendirme yazımı okuduğunuzda bu muhteşem çalışma ve derinlikli analiz karşısında gözleriniz yaşaracak ve bunu çok dokunaklı bulacaksınız eminim. 

Öyleyse hemen başlıyorum....


2015' in en çok okunana yazıları;


2- Saiunkoku Monogatari 2: (İkinci Sezon) Bir Anime...




Bu kadar yeter sanırım. En çok okunanlara baktığıma göre en az okunanlara bakabilirim. Hemen bakıyorum;







İşte 2015' e ait süper analizli muhteşem değerlendirmem bu şekilde.  Yaptığım bu çalışma karşısında etkilendim :P

Geyik bir tarafa, herkese iyi seneler....

     

    

                

10 Aralık 2015 Perşembe

Çince Müzik 2015 - En iyi 20 (4)



Üçüncü bölümün ardından dördüncü ve son bölüme başlıyorum. Buyrunuz;

5 - Men Envy Children - My Dear Baby





Yeni bir grup olan Men Envy Children' ın ilk albümü "Everything" de yer alıyor bu parça.

4 - Pets Tseng - Season of Rain




Pets Tseng' in seslendirdiği bu parça aynı zamanda 2015 yapımı olan Moon River' ın kapanış parçası. Diziyi izlemedim, ilgi çekici bir konusu var gibi gözüküyor gerçi ama bakalım...



3 -  Mayday - Your Legend -  Moyuru Inochi -





Şimdi biraz garip oldu biliyorum ama bu sırayı Tayvanlı grup Mayday ve  2015 tarihli Japonca single' ında yer alan aynı isimli parçaya veriyorum ^^



2 - Magic Power Ft Ashin (Mayday) - Lonely Rock Star





Bence bu parçaya bir göz atın özellikle sıkıntınız, derdiniz varsa falan. Ben bir süredir günde bir iki doz kullanıyorum, iyi geliyor ^^

Magic Power, Tayvanlı bir grup. Boyband falan diye sınıflandırılıyor ama daldan dala atlama kapasitesine sahipler. Mayday ve Ashin' i biliyorsunuzdur zaten. Tek parçalık bir çalışma bu video ancak bu MP ve Ashin' in birlikte gerçekleştirdiği ilk çalışma değil. Daha eski tarihli parçalar da mevcut ve keyifli.  Ayrıca özellikle bu parçada DJ bey kardeşin hal ve tavırlarını çok estetik bulduğumu eklemeden geçemeyeceğim...^^



Veeeeeeeeeeeeeeeeeee  son parça!



1 -  Sodagreen - He Raises his Right Hand For The RollCall





Tayvanlı grup sodagreen' in bu son albümü Winter Endless zaten iyi bir albüm. fakat bu parçanın yeri benim için başka sanki. Bu parça gerçekten bu 20 parçalık listedeki 1 numaramdır. Parçanın konusu ayrı bir konu zaten.



Ve böylece 20 parçanın ve bana göre 2015 senesi içindeki en iyi parça listesinin sonuna gelmiş olduk. K-Müzik listesi ile görüşmek üzere :P

6 Aralık 2015 Pazar

Çince Müzik 2015 - En iyi 20 (3)





İkinci bölümün ardından üçüncü bölüm ile devam ediyorum.



10- Da Mouth feat. Pauline Yan - Funky 那個女孩/Let Dat Gal Go




Bu parça Tayvanlı grup Da Mouth' un 2015 albümü Back to The Future' da yer alıyor.



9 - Kenji Wu -  Love afar






Bu sırayı Kenji Wu bu parçası ile alıyor.


8- Jackie Chan - Heroes of The  Gobi






2015 yapımı film Dragon Blade' de Jackie Chan, Daniel Lee, John Cusack ve diğerleri yer alıyor. Henüz filmi izlemedim ancak bu parça filmin ost'undan.



7- Marty Band - Silent Night





Tayvanlı grubun bu parçası güzel bence.



6- Della - You've Always Been Here






Della' nın bu parçası, aynı isimli son single' ında yer alıyor.


Geriye kaldı dördüncü ve son bölüm ^^


1 Aralık 2015 Salı

Çince Müzik 2015 - En iyi 20 (2)





İlk bölümün ardından Çince (mandarin) pop /rock parçalarından oluşturmaya çalıştığım listenin ikinci bölümüne şuracıkta devam ediyorum.

15 - Power Station - 熱量






Evet,  dizi müziklerine yer vermeyeceğimi söylemiştim ama parçanın bir dizinin açılış müziği olduğunu ona kapılıp gittikten sonra öğrendim. Tayvanlı iki kişilik rock grubu Power Station' un seslendirdiği parça Ba Ji Shao Nian (Army Rookies: The Baji Boys) adlı Tayvan dizisinin açılışıymış. Parça keyifli ve enerji dolu olmakla birlikte baktım dizinin de izlenebilirliği var. 60 bölüm olmasaymış oturup izleyecektim ama 60 bölüm bir saatten mümkün değil. Gerçi çok çekici görünüyor ama...



14 -  Wang Leehom - Now is The Time





Wang Leehom iyidir, hoştur. Bu parça 2015 tarihli albümü Your Love' da yer alıyor.



13 - Unstoppable 3 - Epochal Times





Parçayı dinlemesi iyi hoştu ama  detaylarını çözmesi zor oldu. Albüm, parça ile aynı adı paylaşıyor. 4 kişi oluşturmuşlar albümü. Parçayı da birlikte seslendiriyorlar. Kim bunlar?  Bii - Ian Chen - Dino Lee - Andrew Tan. (araba kullanasım geldi)



12 -  Jung Yong Hwa ve JJ Lin - Checkmate





CN Blue' nun Yong Hwa' sı ile JJ Lin işbirliği sonucu olan Checkmate hoş parça. Şu klip üzerimde sıkıntı yaratıyor, çok başarılı.



11 - Ian Chen - Emperor Of The Legend



Ian Chen' in Somewhere Without You single'ında yer alan parça aynı zamanda bir strateji oyununun parçası olarak kullanılmış. O nedenle klibe ve kafasındaki kaska pek takılmayın.


Üçüncü bölümde görüşmek üzere ^^

29 Kasım 2015 Pazar

Çince Müzik 2015: En İyi 20



Malum Aralık ayına girmek üzereyiz, yılın sonu geliyor. Liste ayı başladı, görüyorum ki çoğunluk yılın en iyi filmi, en iyi kitabı, ırtı zırtı diye listelere başladı. Hep yapmak istemişimdir ama şimdiye kadar elim hiç gitmemişti çünkü sıralama yapmayı hiç sevmem ama bu yıl çok içimden geldi. Ben de kendi müzik seçimlerimi listelemeye karar verdim ve ilk girişimim Çince parçalar üzerine oldu. Boş işlerin boş insanı olarak, kendi dinlediklerim arasında en fazla dinlediğim ve kulağıma en fazla takılan 20 Çince parçayı seçmeye çalıştım.Çince derken mandarini kast ediyorum bu nedenle parçaların içinde Hong Kong ile ilgili bir tane göremeyeceksiniz.



Bu iş biraz zor oldu. "Ay buna haksızlık etmeyeyim", "bu aslında eğlenceli", "itiraf et dinlerken eğleniyordun", "bunu listeden çıkarsam mı acaba?" diye kendi içimde adaletli davranmaya çalışırken hiç birinin hakkı yenmesin, kimseye haksızlık olmasın derken kendimi öldürüyordum neredeyse. Maksat eğlenmek diye başladığım iş  gereksiz bir ciddiyete dönüştü ama sonunda 20' yi oluşturdum. Bu arada buraya ekleyeceğim için videosu olan parçaları seçtim bu nedenle aslında oldukça güzel olan ve burada yer almayı hak eden ancak klibi bulunmadığı için listeden düşerek güme giden şarkılar da oldu, yapacak bir şey yok artık ^^



Bir kaç bölümde yayınlayacağım bu ilk liste denememi. Belki sıra daha sonra Kore ya da Japonya listeleri de gelir, bunu bilemiyorum.


Adettendir diye numara vereceğim ama aslında bu 20 parça kendi içerisinde sıralı değil. Ve yine adet olduğu üzere sondan başlayacağım hahahaha....


20 - Luhan - That Good Good




Luhan' ı zaten bilen biliyor, seveni bol o yüzden üzerinde fazla bir şey yazma gereği duymuyorum. Parça bana kalırsa catchy, dans etmek için ideal. Klibi de hoşuma gidiyor.



19 - Yoga Lin - The Dawn





Bir noktayı itiraf etmem gerekiyor; bu parçayı ilk 20' ye almamda Qin's Moon' un etkisi büyüktür. Qin's Moon tutunca dizi haline getirmeye karar verdiler ve çekimler başladı. Fragmanlar düşmeye devam ediyor. Bu parça da dizinin açılış parçası olacak. Her ne kadar hakkındaki gelişmeleri mümkün olduğunca az takip etmeye çalışsam da diziyi esasen 8 gözle heyecanla bekliyorum fakat içimde bir o kadar da endişe var. Şimdi fragmanlara, tanıtımlara göz attığım kadarıyla büyük bir rezalete de imza atabilirler. - en azından benim için -  Karakterler oldukça kendine özgü, nasıl bir cast seçimi yaptılar bilemiyorum ve özelikle bazı karakterleri çok merak ediyorum. Bazı ilişki dengelerini de bozacaklarmış gibi geliyor ama neyse, hadi beklemeye devam. (Bu arada Zhang Liang' ın dizideki durumuna bakmamak için şu anda kendimi parçalıyorum burada)


İşte bu listeye her ne kadar dizi ost' larını dahil etmeyeceğim dediysem de itiraf ettim. Gerçi dizinin ost' u umut verici. Mesela bir diğer umut vadeden ost sahibi dizi olan The Four' a burada yüz vermedim. The Four' u ne yapacaklarını bilemediler artık. Hong Kong yapımı diziden memnun kalmıştım ben artık onun üzerine yeni yapımı tekrar izleme gereksinimi duyar mıyım bilmem ama söyleyeyim ost' u güzel duruyor. Ya gönül ister ki şu romanları çevirseler de dizi hali film haliyle kalmasak, ağız tadıyla okusak ama nerede.....Neyse nereden nereye geldim.



18 - R-Chord ft Diana - Love Doesn' t Need To Pretend





Tayvanlı şarkıcı R-Chord aynı zaman da oyuncu. 2015 tarihli bu parçasını Diana ile seslendirmiş.



17 -  Ricky Xiao - Give In






Tayvan doğumlu, görme engelli şarkıcı Ricky Xiao' nun 2015 tarihli single' ında yer alan bu parça ve parça ile birlikte klip oldukça hoşuma gidiyor.



16 -  Weibird Wei - The Mirror of Sanctity





Yine Tayvan' lı başka bir şarkıcı olan Weibird Wei' in bu parçası aynı isimli single' ında yer alıyor. Hoş bir çalışma olmuş.


Arkası yarın diyelim şimdilik :)

15 Aralık 2013 Pazar

Mim zamanı: Fil Fareden Neden Korkar?


Küçük Filozof mimlemiş beni sağolsun. Mimin yaratıcısı  ise  Paul Muad-Dib miş.

Oturup sakin bir zamanda sakin kafayla yapayım dedim ama yaz yaz bitmedi :) kısalta kısalta bu kadar oldu,  bazılarını es geçtim sonuçta şurada şu soruları cevaplarken adını anmadıklarım ya da detaylı yazmadıklarım nedeniyle vicdani bir savaş verdim resmen kendim ile *_*  sonuçta da hiç tatmin olmadım ya neyse :)

Öyleyse başlayalım...

1-En sevdiğiniz müzik türü hangisi? Neden? Bu türü kiminle tanıdınız? Ve bu türde son hızla kimleri dinlemeye devam ediyorsunuz?

Cevaplaması zor bir soru. Neden zor olduğunu kısaca açıklamaya çalışayım...

Çünkü Deep Purple' ın "sometimes i feel like screaming" ine tüm kalbimle eşlik ederek, Joe Hisaishi' nin "shoot the violinist" iyle coşarım, Luna Sea "Rosier" ile gaza gelip, queen' in "don't stop me now" ı ile enerji toplarım, George Gershwin' in "rhapsody in blue" sunun muzipliğine takılır, Borodin' in Polonez danslarıyla durulurum. Bad Religion ile "portrait of authority" diye bağırırken, Shadow Gallery' nin   "christmas day"' ine eşlik ederim. DSBK ile eğlenirken bir anda Nicholas Tse' ye döner akabinde  etnik müziklerle dünya değiştiririm. B.B. King ile başlar, Jimi Hendrix, Janis Joplin ile devam eder ilahilere kadar uzanır, Kitaro ile bağımı tazeler Yanni ile "Love is all" derim. Skid Row "in a darkened room" derken Iron Maiden' ın "wasted years" ına dönerim ve daha bir sürü, bu böyle devam eder...

Sanırım beni anladınız...(bazı türlere hiç girmedim bile)

2-Konuyu müzikten açmışken devam edeceğim… Sizce “iyi müzik” diye bir şey var mıdır? Varsa nedir? Yoksa kişisel bir zevk meselesi olduğu için “iyi müzik” de kişiye göre değişir mi?

Bana kalırsa "iyi müzik" vardır. Tanımlaması kendi adıma zor gerçi ama bir deneyeyim;

Bana kalırsa müzik bir ifade tarzıdır. Üzerinde emek verilmiş, teknik olarak altyapısı doldurulmuş, söylemek istediği bir derdi olan - illaha bir fikir bir düşünce ile sınırlayamam. - dinleyene bir şeyler hissettirebilen, her anlamda zengin, insanlığın evrensel duygularını kendine has bir şekilde anlatma kapasitesine sahip, belli bir estetiğe sahip olan, fabrikasyondan uzak, altı her anlamda doldurulmuş müzik iyi müziktir bana kalırsa.

3-En sevdiğiniz Türk ve yabancı yazarlar? (Ayrı kategoriler) Hangi kitabıyla tanıştınız ve başka hangi kitaplarını okudunuz? En çok hangisini beğendiniz? Neden?

Bu da çok zor soru. Adalet anlayışım ve vicdanım beni bu sorunun altında öldürür.

Şimdi pek çok insan C. Dickens ve Jack London ile gezmiş,dolaşmış, Dostoyevski' ye "hacım sen naptn ?" demiş, Turganyev' e önyargı ile yaklaşmış, V. Hugo bir de Rousseau okumazsak olmaz demiş, Goethe' ye zaman ayırmış, Dean Koontz hakkında çelişkili düşüncelere sahip olmuş, Shakespear' in estetiği ile büyülenmiş, Marlowe' a üzülmüş, Emile Zola ile sorgulamış, Aytomov ile dünya değiştirmiş, James Joyce ile ecel terleri dökmüş, Kafka ile dehşete uğramış, Oscar Wilde' a kafayı takmış,  Ibsen ile rahatlamış, Strindberg ve Hamsun ile boyut değiştirmiş, Nietczhe ile ayağı kaymış, Mevlanayı anlamaya çalışmış, Agatha Christie ile zaman geçirmiş, Edgar Allen Poe ile şaşırmış, Mayakovski' ye kafa patlatmış, Hemingway ile çanlar çalsın diye beklemiş, Tolkien ile orta dünyada gezmiştir. (burada keseyim en iyisi yoksa sayfalarca sürecek korkarım)

Soruyu cevaplamaya   bende komik/ ilginç çağrışımları olan ilk aklıma gelen yazarlarla devam edeyim;

yabancı yazarlar:

Isaac Asimov: Asimov ile tanıştığım zamanlar ortaokul yıllarıma denk gelir. Evde bir kitabını bulmuşum o zamanlar internet yok, kimdir necidir diye bakamıyoruz ama bilenlere sormuşum, oku demişler, hoşuna gider. Bir gün dersin ortasında sınıfa baskın yapılıp arama yapılır. O zamanlar böyle sınıf baskınları normal. Rus bir yazar görünce de hemen el koymaya çalışırlar. Kitaba da o kadar bağlanmışım ki hayatta onların eline bırakamam.Hem müdür yardımcısı hem de edebiyat öğretmeni olan kadınla edebiyat tartışmamız sonucu  kendimi disiplinde bulmuştum :) Sonuç kitabı kurtardım :) Ve Asimov ile bu şekilde başlayan hikayem devam etti.

Albert Camus: Yabancıyı 15 ya da 16 yaşında okumuştum, beni etkilemişti ama iyi mi kötü mü emin değildim. Nedensizliğe anlam veremiyordum. Daha sonraki yıllarda Albert Camus benim için çok önemli yazarlardan biri oldu. Eğer ben de bir müzisyen olsaydım the cure/ robert smith gibi şarkı yapardım. Veba ile beni değişik düşüncelere sevketmiş, başkaldıran insan, tersi ve yüzü, sysphos söyleni, diğerleri ve oyunlarıyla beni etkilemiştir. Albert Camus denilince aklımda hala masmavi deniz ve güneş canlanır.

Dostoyevski: kumarbaz, suç ve ceza, yeraltından notlar, karamazov kardeşler, ezilenler, budala için ne diyeyim? Beyaz Geceler e özel bir sevgim var. ama dostoyevski beni  ecinniler ile çarpmıştır.

Stanislav Lem: Bu çok başka bir kafa. Sadece şu anıdan çıkarak tek kitabına değineyim. Fiyasko bana takla attırmıştır.  Öyle ki rutin sabahlarımda bir zamanlar yaşadığım şehirde vapurla karşıya geçerken vapurdan inmeyi unutup geri dönmüşlüğüm ve yine inmeden karşıya geçmişliğim vardır. Üç bacak yaptığımı da sonradan anladım :)

Boris Vian: Bambaşka, ne diyebilirim her kitabı beni uçurmuştur.

B. Brecht: Bu da bambaşka konu... Başlarsam duramam, kestirip atıyorum böyle.

Arthur C Clarke: Ramalar bir yana, 2001 a space odyssey okurken dünya ile bağlantımı kesmiştim.

Stephen King: şu aralar kara kule serisini yeniden elime aldığım için anayım dedim :) o kadar çok anısı var ki her kitabının.

Neil Gaiman ve Terry Prettchet ile gereğinden çok daha geç tanıştım. Bir özür babında burada adlarını anıyorum.

Anton Çehov: oyunları bir yana, küçükken hasta iken bir öyküsü ile bana korkudan kalp krizi geçirtiyordu neredeyse. Kişiliği, efendiliği ve sahalin yolculuğuyla saygı duyarım. Bir de garibim Stanislavski nin oyun rejisi ne bozmuştu kendisini :)

Haşek in Aslan Asker Şıvayk' ını deniz kenarında güneş altında okumuştum. Ne manyakmışım. O ironik duruma hala çok gülerim.

F. Garcia Lorca: Bana farklı bir boyut kattı.

En iyisi burada keseyim.adını anmadıklarım,  özür dileriiiimmmm...............


Türk yazarlar:

Bu konuda eksiğim ve Türk edebiyatından bazı nedenler yüzünden zamanında çok soğudum. Yine de bu eksiği kapatmak için çalışıyorum pek çok yazar okuyorum  ama en sevdiğim diyeceğim pek isim yok. Yusuf Atılgan ve Vedat Türkali diyeyim.

Şimdi birde Türkçe okumak istediğim bir kitap var, tam haliyle. wu cheng'en' in "Batı'ya Yolculuk" adlı kitabı. İngilizce çevirilerini okumaktan helak oldum. Bu mim aracılığıyla seslenmek istiyorum. Ben ölmeden birileri el atsın da çevirsin şunu!!!


4-En sevdiğiniz filmler? (En az beş tane) En sevdiğiniz diziler? (En az üç) Neden?

Hahahaha işte net cevabım olan tek soru. En sevdiğim film Star Wars. 6 sı birden ahahahahah.

Sıralama olmadan devamında: red cliffler , rhapsody in august( 12-13 yaşında izlemiştim de fena çarpılmıştım),  tango , crouching tiger, hidden dragon ve daha bir sürü....

dizi: battle star galactica, dr who, bigbang theory ilk aklıma gelenler.


5-Hayat felsefenizi üç-beş-on madde ile özetleyin desem? (seçim sizin)

özetlemeden geçmeyi tercih ediyorum :)

6-Müziğe geri döneceğim, en sevdiğiniz 3 sanatçı/grup? Ve onların en sevdiğiniz 5 şarkısı hangisi? Neden?

Uhhh içinden çıkılmaz. O zaman blog konsepti içinde JRock familyasından yanıtlamakla yetineyim.parçalarına benim için özel olanlardan seçiyorum.

X Japan: Nedene gerek var mı?

Rusty Nail
Voiceless screaming
tears
art of life
endless rain

Luna Sea: Parçaları, grup elemanları, duruşları, müzikleri, geriye bıraktıkları, etkiledikleri, dinleyici olarak aldığım haz falan....

Rosier
storm
I for you
wish
In my dream

Glay: İlk tanıştığım Japon grubudur kendisi :) İyi ki tanışmışım

however
street life
rain
missing you
special thanks


7-Bana herhangi bir ülkenin müzik piyasasını uzun uzun anlatın. Ülke seçimi tamamen size kalmış.

Öyleyse bu noktada C-Pop tan bahsedeyim. C-pop diyorum ama son dönemde hareketlenen chinese (mandarin) pop piyasasından ziyade konuyu Canto pop a indirgeyeceğim. Sonuçta K-pop ortada yokken buralar hep kanto - pop tu.

Önce kısa bir bilgi vereyim Çin Halk Cumhuriyeti çatısı altında var olan pek çok etnik grup var. Biz ülkede konuşulan dile kısaca Çince diyoruz fakat ana karada ve dünyaya yayılmış olan Çinliler arasında en fazla konuşulanı mandarin. Bunun dışında çok fazla lehçe bulunmakta bunlardan en yaygın olanı Kantonca.(cantonese) Hong Kong ve ana kıtanın bir kısmında insanlar arasında konuşuluyor. Kantonca konuşan mandarin konuşanı fazla anlamaz. (yani gerçi iki çinli mandarin konuşsa da birbirini anlamayabiliyor). Bu gözler ana kıtada mandarin öğrenen Hong Konglular gördü :)

Dönelim Kanto - Pop a. Ana kara Çin' in kültürel çeşitliliği, müzik ve sanat geleneği yadsınamaz. Bir dönemden sonra işin içine yabancılar da dahil oluyor.

Bu tarza aslında Hong Kong'a ana karadan göçen Çinlilerin ilham verdiği söyleniyor. Bu kısımları fazla uzatmayacağım, konuyla ilgili farklı kaynaklar mevcut ama hepsinin sonucu şuraya uzanıyor. O dönemde göçen Çinlilerin taşıdığı geleneksel müzik tarzı ( ninni, türkü, opera vs...) ile batı etkisinin karışımıyla kanto  pop denilen kavram ortaya çıkıyor. Unutmayalım ki Hong Kong 1997 ye kadar İngiliz himayesi altındaydı.

70 lere gelene kadar aslında Kanton pop' a emek veren, bunun içine katkı veren pek çok kişi ve etmen var ama mainstream olamıyor. Aksine Hong Kong yerine çevre ülkelerdeki Çinliler tarafından daha çok rağbet görüyor. 59 dan sonra filmlerin jeneriklerinde yer alan parçalar biraz daha gün yüzüne çıkmasını sağlıyor ama bu parçaların oluşması için söz yazarından bestecisine müthiş bir çaba var.

70lerde ekonomi coşunca insanların alım gücü de artıyor ve eğlence sektörüne yatan para artıyor. Televizyon/sinema   etkili  hale geliyor. Böylece lokal bir kültür oluşuyor. Mandarin ya da İngilizce söyleyenler Kantoncaya dönmeye başlıyor.Televizyon programları ve parçalar ana kara ve çevre ülkelere girmeye başlıyor. Başarı kazandıkça Hong Kong eğlence sektörüne dışarıdan da para gelmeye başlıyor. Bu dönemde pek çok cover parça ortaya çıkıyor doğal olarak. Pek çok parça Japonca ya da İngilizce şarkıların Kantonça yorumu.

80 den sonra müzik endüstrisinde çok daha profesyonel bir yapılanma ortaya çıkıyor. Farklı yetenekler, şirketler tarafından seçiliyor. Piyasanın haklarını korumaya yönelik kuruluşlar inşa ediliyor.

80 ve 90 larda en bomba dönemini yaşıyor Kantopop. Müthiş bir başarısı oluşuyor ve Asya yı bir nevi domine ediyor.

80 öncesi adı saygıyla anılanları bir yana koyacağım ve sonrasını ele alacağım. Bu dönemde Anita Mui, Leslie Chen ve nicesi ortamı sallıyor.

90 larda ortaya "Four Heavenly Kings" ortaya çıkıyor. Bu dönemde piyasayı domine eden 4 kişi. Uzak doğu ile ilgilineneler en azından bu isimlere aşinadır :)

Andy Lau
Aaro Kwok
Leon Lai
Jacky Cheung

Bunlarla birlikte istemeden de olsa hakkını yememek adına anmam gereken bir Faye Wong var, ve daha bir sürü...

2000 li yıllarda ortamdan ayrılanlarla birlikte yeni isimler geliyor. Twins, Nicolas Tse, Edison Chen, Eason Chan ve daha bir sürü...

2000 lerin sonuna doğru  ise Kantopop o altın dönemini kaybediyor, lokal müzik olmaktan çıkıp deniz aşırı bir başarı yakalamışken, Kore, Tayvan ana kıta Çin müzik endüstrisinin  sağlam atakları karşısında çok daha büyüyen bir piayasanın küçük bir alt dalı oluveriyor.

Bir iki noktaya daha değineyim Kanto pop söylüyorsanız en az bir filmde oynamak zorundasınız, yetenek önemli değil. Şarkı söyleyipte filmde yer almamış az isim vardır :))

Uzak doğunun genelinde görüldüğü şekilde temiz ve düzgün bir imaja çok önem verilirdi ancak 2000 sonlarında pek çok skandal patladı, bir sürü isime yazık oldu.

Böyle işte, en kısa ve öz şekilde bu kadar toparlayabildim bana kalsa sabah kadar anlatırım :)



8- Sizce en güzel ve en kötü duygular hangileridir? Nedenlerini söylemeyi unutmayın!

bu değişir ya da çok uzun yazmak gerekir. Kime göre neye göre, duruma göre falan....

9- “Bu adam benim idolüm.” Dediğiniz biri var mı? Varsa kim? Yoksa olmak istediğiniz insanı bana siz anlatın.

Sakata Gintoki hahahah

şaka bir yana ama  yok, ne yazık ki hiç öyle biri olmadı. Beğendiğim, takdir ettiğim, saydığım pek çok kişi oldu ama idol olmaya uzaklar.

İdolüm olmaya en yakın karakter Gintoki gerçekten sanırım :))

10- Şuan neredesin, ne yapıyorsun ve bundan on yıl sonra nerede, ne yapacaksın? Bu hayattaki amacın ne abi? Ne için yaşıyorsun?

Şu anda bilgisayarın başında soruları yanıtlamaya çalışırken ve kendimle boğuşurken, bir yandan kahvemi içip diğer yandan müzik dinliyorum. Ne için yaşadığımı ya da amacımın olup olmadığını bilseydim hayatım çok kolay olurdu :)) plan ve programsızlık candır *_*

Böyle diyerek burada noktalayım. Eğer kendisi henüz almadıysa mimi LoverK'  ya paslıyorum.

17 Ağustos 2012 Cuma

Andy Lau: 謝謝你的愛



Uzakdoğu' nun süperstarlarından, Çin ve Hong Kong' un en tanıdık simalarından şarkıcı, oyuncu, yapımcı ve daha bir sürü ... Andy Lau' nun "xie xie ni de ai" sı dün uzuuuun zaman sonra playlistimde bir anda ses verdi...

Severim bu parçayı... ama çok uzun zamandan sonra bir anda dinlemek biraz nostaljiye bağlı hüzün sendromu yarattı niyeyse...

(Andy Lau- xie xie ni de ai)



Benim gibi maziye dalarak ah o eski yıllar ne güzeldi diye hüzünlenenler olur mu bilmem (feci şekilde yaşlanıyorum sanırım, bu onun belirtisi ) ama olursa diye klibini de ekleyeyim dedim de bakıp eğlensin :))



Hoş şarkı ama değil mi? :))

8 Mart 2012 Perşembe

HAVADA FIRTINA KOKUSU VAR SANKİ?




Bugünkü ruh durumum tehlikeli ancak tehlike kendime... O nedenle hemen dinlemeye başlıyorum...

Yoshida Brothers: Ben ne diyeyim ki size kardeşler. Bu elemanların albümlerini edinip insanların dinlemesini tavsiye ederim.

İlk önce bunu dinleyerek sakinleşmek akabinde gaza gelmek istiyorum kettleda kaynayan su misali...



Sonra sakinleşeyim diye Super Junior' a dönüyorum ki buharım çıksın. Berbat yüz hafızam nedeniyle kim kimdir diye seçmeye çalışırken kafam dağılsın.



Sonra hazır buna dalmışken o zaman Hong Kong' a uzanayım diyerekten Charlene Choi' ye bağlanıyorum. O hortumdan istiyorum!



Kitaro yapmasam olmazdı. Ama bu parça her dinlediğimde bana küçüklüğümde izlediğim daha doğrusu izlemek istemediğim belgeselleri hatırlatıyor. Gözlerimi kapatırdım ama parçayı duyardım.



Sonrasında Gackt... Parçayı çok severim de o kadar şekle şemale o danslar olmamış. Yalnız sahne estetik !!



Ahahahaha unutur muyum? Eski dostlar...Hazır biraz sakinleşmişken.. Ne güzel bir parçadır bu, ne güzel bir giriştir, nasıl bir enerjidir !!!



Luna Sea' den zorla ayrıldıktan sonra... Biraz - sadece biraz- alakasız ama eklemezsem olmayacaktı... Sex Machineguns...........Heavy Metal Thunder!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!



Aradakileri ve devamını es geçerek biraz kendime geldikten sonra fazla uzatmayayım diyorum ve kettleda kaynayan suyu izlemeye gidiyorum...

2 Nisan 2011 Cumartesi

KLİP YORUMU: H.I.T-5 Wu Suo Bu Ai


En sonunda isyan etmiştim; "Hep Japonya hep Kore halbuki dünyada başka cevherlerde var!!!" diye. Sonra önlerine bu klibi koydum. Ciddiye alıp yorumlamaya başladılar ama kimlikler konusunda sorun yaşadılar ve bana döndüler o esnada ben “aslında ben yokim ki!!!” diyordum. Neyse madem Hit- 5 (ya da H.I.T-5) adındaki bu gruba el attık haklarında yaptığım ufak araştırma sonucu elde ettiğim bilgileri ortaya koyayım.

Bu grup 2008 gibi çıkış yapan Çinli bir boy band.

Grup üyeleri de şu şekilde;

Guo Ziyu

Gao Yu

Duan Huangwei

Yang Fan

Dong Yufeng


Sözün gerisi Herbo, Mikkirabu ve Fanmin' de...

*************************************************************************************



Herbo: Zambak mı o?

Fanmin: Zambak

Mikkirabu: Kim kimdir bilen var mı?

Herbo: Bilen yok. Ceketlere göre takılalım...

Mikkirabu: Ok. Gizemli gençler

Fanmin: Çinlilerde var bir iticilik ya

Herbo: Giriş koreografisi iyi bence...

Mikkirabu: Evet fena değil, sevimli bunlar ya...

Fanmin: Sesi de güzelmiş

Herbo: Evet ya, yanakları ısırılası

Mikkirabu: İlk girenin değil mi?

Herbo: Evet

Fanmin: Evet, buğulu

Herbo: Danslar iyi bence

Fanmin: Say bye bye diyen de güzel ama haa.

Herbo: Papyonlarını yerim

Mikkirabu: Yalnız bu beyaz uzun don görünümlü pantolon hedesi olmamış

Fanmin: Bence de

Mikkirabu: 19 Mayıs gösterilerinde erkeklere giydirirlerdi hatırla mısın Herbo?

Fanmin: Ortaokul kızlarının giydiği beyaz kilotlu çorap gibi

Herbo: Hatırlamam mı!

Mikkirabu: Siyahlı outfitler daha iyi.

Herbo: Saç kesimleri feci ama izlenebilir yine de. Tas kafa olmuşlar

Mikkirabu: Yaş ortalaması konusunda bir fikir

Herbo: Bence 25 altı.Salladım tabii

Mikkirabu: Biri bayağı ağzı süt kokan bebecan gibi göründü gözüme de ondan soruyorum. Yine gizem diyorsun...

Herbo: Bu gizem ve bebecan imajı yüzünden küplü falan klip çekmişler işte

Fanmin: Rap usulü de güzel

Herbo: Konteynerları parçalamayalım onları sevelim.

Mikkirabu: Klip olmazsa olmazı olarak konteyner. Hiç fena değiller.

Fanmin: Gene beyaz donlarıyla bitirdiler.

Herbo. Paran yoksa döşe konteynerları patlat klibi.

Fanmin: Iyyy Ruki geldi aklıma, konteyner içinde klip çekmişti onlarda


Herbo: Parça bence güzel, catchy hatta ileride bağımlılık yaratıcı olabilir. Çocuklar velet biraz bir de saç kesimleri kötü ama sesleri fena değil gibi görünüyor. Parçanın düzenlemesi de iyi. 8 verdim. Klip eli yüzü düzgün, koreografiler sade ama düzgün, uygulama başarılı. Beni şaşırttı 8


Fanmin: Tawannanna sayesinde bir ilki başardık. Çin' e de elimizi attık. Eventlerimizde eleştirdiğimiz ilk Çinli grubumuz. Bana hoş geldi fena değiller. Çin deki müzik grupları yanında epey farklılar umarım ilerlerler. Klip sade danslar fena değil, konteyner kırmakta demode oldu ama Çin' de yeni moda olabilir. Sesleri güzel çocukların. Klibe de şarkıya da 8 veriyorum.


Mikkirabu: Bu kimliği ve yaşı belirsiz gençlerde bir ışık görüyorum. Klip pek orijinal olmasa da fena değil. Dans koreografileri konteyner konsepti felan izlenebilir. Çocukların sesler de hoş. C-Pop hadisesinin kıyısından köşesinden geçen bir bünye olarak beğendim şarkılarını 7 klipte 6


************************************************************************************

Sonra “durdurulamayoruz” adlı parçaları üzerinde çalışmaya başlayarak, apartman sakinlerinin bir kısmının hastanelik olmasına yol açtılar...


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...