TVXQ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TVXQ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Aralık 2015 Cuma
K Müzik 2015: En İyi 20 (2)
Birinci bölümün ardından ikinci bölüm ile fazla uzatmadan devam ediyorum.
15- SPEED - What U
Bu sırayı pek fazla hak etmese de çerezlik bir parça What U. Topuk numarası uğruna :P
14- TVXQ - Sakura Michi
TVXQ' yu severim , bilenler bilir. Belki buraya Rise as God' dan bir parça almak daha doğru olacaktı ama pek içime sinmeyecekti. Neyse, Sakura Michi Japonca olmasına rağmen buraya uygun. Something ile tavan yapmışlardı kendi açımdan, tekrar öyle günleri görmek üzere...
13 - Woosung Jun - Light Of Darkness
2015 Kore dizilerinden Hidden Identity' nin ost' undan bu parça. Diziyi izlemedim ama 16 bölümlük Hidden Identity' i merak etmiyor değilim. Zaman bulursam niyetim var. Parça hoş bence.
12 - BEAST - Without You
Scholar Who Walks The Night sanırım bu senenin en popüler Kore dizilerinden biriydi. Ne yazık ki henüz bunu da izlemedim ama ost' u ile kendisinden önce tanıştım. Normalde huyum değildir, diziyi, filmi izlemeden ostlarla haşır neşir olmak ama bu sene bir değişik oldu. Neyse dizinin başarılı bir ost' u var. Niyetim var izlemeye, zamana bakar. BEAST' in Without You' su hoş parça.
11 - hyukoh - Comes and Goes
hyukoh yeni bir grup sayılabilir aslında. Bu Comes and Goes feci sarıyor, keyifli bir parça. Grubun Mayıs tarihli 22 adlı albümünde yer alıyor.
Arkası yarın...
5 Ocak 2014 Pazar
Changmin: More Than Words
90' ların en bilinen ve en hoş parçalarından bir tanesi muhtemelen Extreme' in "More Than Words" üdür.
Sözler, müzik, uyum, yarattığı hava nedeniyle akılda kalan klasiklerden bir tanesidir bana kalırsa...
Buyrunuz burada...
(klibi ilk izlediğimde beni vuran dergi okuyan, çakmak çakıp sallayanlar olmuştu :) )
Changmin' de elmış eline gitarını, atmış bacak bacak üzerine seslendirmiş bu parçayı.
Buyrunuz...
Yorum yapmıyorum... :)
23 Eylül 2013 Pazartesi
ATHENA: Goddess of War (K-Drama)
Her zamanki gibi günlerden bir gün ne izlesem ne izlesem sıkıntısına girdiğimde başladım bu 20 bölümlük Kore dizisine...
Aşağıda yazacaklarım Iris ve kıyaslamasından bağımsızdır.
21. yy da artık Athena' nın Yunan mitolojisindeki yeri ve ne olduğunu herkesin bildiğini varsayarak bu bölümü atlıyorum.
K. Koreli bir bilim adamı nükleer enerji üzerinde çalışmaktadır ve çalışması tek bir hamleyle atık yaratmadan 100 yıllık enerjiyi sağlamak üzerinedir. Bu amca K. Kore' nin kendi ve projesi üzerindeki planlarından rahatsız olmuştur ve G. Kore' ye sığınmak ister. Lakin proje dünya enerji kaynakları açısından çok ama çok önemlidir (haliyle) bu nedenle pek çok ülkenin gizli servisleri bu amcanın peşindedir ve kendi ülkelerinde zorla ya da severek çalışmasını istemektedir. Hikaye bu şekilde açılıyor işte... Sonuçta bu amca G. Kore' ye getiriliyor ve G. Kore için çalışmaya ve karşılık olarak bu ülke tarafından korunmaya başlıyor.
Ülkenin başbakanı tontoş amca bu nükleer gücü savaş için değil bölgenin gelişmesi adına pozitif anlamda kullanmaya çoktan karar vermiştir.Profesör, projesi ve yapılan nükleer tesisi korumak adına NTS denilen bir organizasyon oluşturmuştur. ( Ulusal Anti-terör Güvenlik Birimi)
Açılıştan üç yıl sonra gelişen olaylar burayı merkez alır. Merkez diğer ülkelere karşı mücadele ederken diğer yandan farkına vardıkça Athena adı verilen, dünya enerji piyasasında tek oyuncu olmaya çalışan, silah lobisinin enerji versiyonu şeklinde tezahür eden bir organizasyona karşı da çarpışmaya başladığını anlayacaktır.
İşte bu proje ve dizinin devamı için diyebilirim ki: Nükleer enerji uğruna ya Rab ne canlar heba oluyor...
(İzlemeyenlere spoiler vermeden buraya kadar gelebiliyorum. Yazının devamı hafif içerik içeriyor olabilir.)
Gelelim karakterlere ve benim yorumlarıma:
Lee Jung-Woo (Jung Woo-Sung): NTS' nin başına buyruk, şımarık, sevimsiz, kendine güveni yüksek olan ama bir işe yaramayan, boş gidenin önde gideni olan ajanı. Hadi sonlara doğru biraz daha topluyor, ağırlaşıyor diyeyim ama benim için dizinin en itici, en bencil karakteri halini aldı, zerre sempatim yok kendisine. Bir ukalalık, kimseyi ciddiye almama, dünya benim etrafımda dönüyor sendromu. Karaktere olan antipatim o kadar büyüktü ki Jung Woo Sung' un performansı iyi mi kötü mü kestiremedim :P. Öyle bir karakter ki dişi sinek bile kendisine hasta oluyor bir anda, anlamadım. Dizide aptallaştığı, etrafa kendince sevimli bakışlar attığı kısımları atlamak için çok yoğun istek duydum, yalan değil.Kwon Yong-Kwan (Yoo Dong-Geun): Kötü adamlarla önceden tanışıklığı olan bu amca daha sonra başkan tarafından NTS' nin başına getiriliyor. İnsancıl. Hele son bölümlerde eline silahı alınca daha da sevimli oluyor ama elinde kaç ajan ölüyor, yazık.
Han Jae-Hee (Lee Ji-Ah): NIS den NTS' ye transfer olan, kurumun top ajanlarından. Güçlü, kararlı, inatçı zaman zaman öz güveni nedeniyle sinir bozucu olma kapasitesine sahip bu karakterin üzerine feleğin sillesi çok feci geliyor seride. Jung-Woo' nun eski manitası, babası nedeniyle ayrılmalarına rağmen unutamamış elemanı. Daha da gelen şoklar nedeniyle serinin sonlarında eskinin bu sert ajanından eser kalmıyor. Feci depresyona giriyor da kimsenin farkettiği yok garibanı, Joon Ho dışında. En büyük destekçin Joon Ho' dur abla. Lee Ji Ah için düşüncelerim karışıktır ama bu seride performansını genel anlamda beğendim de bir iki sahnede elinde silahla podyumda yürüyormuş gibi yürümese iyi olacakmış. Üzüntüm şu ki serinin esasında en yalnız karakterlerinden.
Kim Joon Ho (Choi Siwon): Eskinin dram yaşamış alan ajanlarından. Efendi çocuk, abilerine ablalarına saygılı, kafası çalışanlardan. Bence Siwon hep ajanlı, polisli dizilerde oynasın :) nasıl oluyor bilmiyorum ama yakışıyor bu çocuğa. Joon ho dizinin en duyarlı, en insancıl, bencillikten en uzak iki karakterinden bir tanesidir kendisi. Diğerine ileride değineceğim.Park Cheol-Yeong: Dizinin en cool karakterlerinden biri. Amcanın duruşu yetiyor.

Yoon Hye-In: (Soo-Ae) Soo Ae ne yaparsa yapsın benim için Emperor Of the Sea' nin ablak suratıdır. Ne yapalım ilk izlenimler önemlidir:)
Hye-In serinin Jae Hee' nin tam tersi grafik gösteren karakteri. Ne karaktermiş arkadaş ama itiraf etmeliyim ki sonlara doğru sempatim arttı bu karaktere. Bir de kader işte, sıkışınca intihar ediyor ama yine yaşıyor yine yaşıyor, bir değişik :)

Son-Hyuk (Cha Seung-Won): Bu dizide tamamen kötü adam karizmasının karşılığı kendisi :) Makyajcılara ayrıca ayrı bir alkış gönderiyorum. O kadar akıllı ve zeki ama kötü bir huyu var çok sinirlenince bodoslama dalıyor ya da dalmaya çalışıyor karşısındakine. Hye In ile olan bağı göz yaşartıcı.
Bir de dizide Andy diye bir adamı var bunun. Andy koşulsuz sadakat, itaatin sözlük anlamı olsa gerek. Hye In den ziyade Andy ye yanık olsaydın mutlu mesut bir hayatınız olurdu be amca. Ayrıca elinde bardak kırmanın kitabını yazmasıyla da gönlümü aldı :) Bu da dokuz canlı familyasından yalnız. Yıprattınız yahu adamı. Cha Seung Won iyi iş çıkarmış.
Bir de bir sorum var şimdi. Bu ikisini benzeten ben miyim ki?
benzemiyorlar mı şimdi?


(fotoğraflarda çok belirgin değil ama dizi içinde Son-hyuk andırmıyor mu?)
Kim Ki-Soo (Kim Min-Jong): Dizinin en delikanlı karakteri budur arkadaş!! Bir de sallamıyorlar bu elemanı güya ama ne zaman başları sıkışsa, ne zaman bir şey olsa Ki-Soo koş. Bu garibimde koşuyor hani. Eskinin K.Kore ajanı, şimdinin boşta gezenin boş kalfası ama tam bir gönül insanı, dert ortağı. Kendi başının çaresine de kendi bakıyor, kimseden yardım istemiyor. Joon Ho ile dizinin en duyarlı, en insan canlısı karakteridir bu adam.Ey Jung-Woo , Şef Park bana bildiğim her şeyi öğretti diyorsun, zırlıyorsun da adam çocuklarını buna emanet etti, sesini çıkarmadın. sen tabii karı kız peşinde koş...
Dizide en sevdiğim karakterdir Ki-Soo. Hakkını yedirtmem.
(İlerleyen bölümler ağır spoiler içerebilir.)
Dizi iyi güzel hoş... Fakkkkat... nedenini ve gerekçesini anlayabilsem de gereksiz uzatmalara gitmeselermiş daha iyi olacakmış hani. Misal Boa' lı bölüm kadar gereksiz sahneler olmaz. Anladık BOA da insan falan da ( ahaha bunları Boayı sevmediğim için yazmıyorum ahaha) boş. Boa da bu elemana yazdı ya daha ne diyeyim?
İlk bölümde yer alan James Bond teması, rüya için koca bölüm harcayacaklarına ihtimal vermemiştim hani, eyvah eyvah dedim ilk anda sonraki abartılardan çaktık iyi ki rüya olduğunu.
NIS ajanı olarak kendini gösteren Changmin' im, kaç kutu jöle kullandılar yavrum kafanda? Saçların dökülecek. Kulakları o kadar ön plana çıkarmasalardı iyi olacaktı be canım. Ama Siwon ile birlikte son bölümde adam dövdükleri sahneler hoştu şimdi.
Swatlar, Yıldız Savaşlarında Stormtrooperlar ne ise bu dizide de odur. Ne adam vururlar ne başka şeye yararlar ama sadece vurulurlar, patlamalarda havaya uçarlar. O kadar teçhizat var, sıradan ajanlar çat çat adam indiriyor bir taneniz adam vuramadı. O kadar çok ldüler ki dizinin seyrettiği evrende swat kalmadığını düşünüyorum.
Zaten NTS de yaratılan katliam dolayısıyla ajan da kalmadı sanki? Nasıl bir kurumdur arkadaş?
(bitti)
Gelelim dizinin OST'u içindeki favorilerime;
İlki TVXQ DAN... Diziyi izlemeden önce de hastaydım buna
Diğeri True Love. Aslında en sevdiğim mi bilmiyorum ama bu parça başka bir dizinin ostuna ya da başka bir parçaya müthiş derecede benziyor, çıkaramıyorum. Ben unutmaya çalışacağım zira böyle şeyler aklıma takılınca hayatı zehir ediyor bana.Yine de bilen ya da yorumu olan varsa beni haberdar etsin- çatlamak üzereyim -
Tabii ki Taeyeon - I Love You
Jang Jae in - Please
Başta hiç hoşlanmamıştım bu parçadan ama sonra sevdim
Etiketler:
Boa,
cha seung won,
chang min,
Choi Si-Won,
dizi,
jung woo sung,
kim min-jong,
korean,
lee ji ah,
soo-ae,
TVXQ
28 Temmuz 2012 Cumartesi
X Japan Rusty Nail ve TVXQ Chang Min
Daha önce de belirttiğim gibi insanlar X Japan şarkılarını coverlamayı seviyorlar. Bu blog içinde daha önce Dragonland' ın yorumuna yer vermiştim.
Tvxq Chang Min de Rusty Nail' e el atıvermiş...
Buyrunuz...
(Yalnız hal ve hareketlere dikkat :)) )
Etiketler:
chang min,
Changmin,
rusty nail,
TVXQ,
X-Japan
19 Mayıs 2012 Cumartesi
KLİP YORUMU: HERBO, FANMIN,MIKKIRABU SPECIAL EVENT; TVXQ SUPERSTAR
Günlerden bir gün ama uzun zaman sonra bir baktım Herbo, Mikkirabu, Fanmin çıkıp gelmişler. Höööytt çok uzun zaman oldu, çok boş bırakmışız burayı, görmeyeli sevgi yumağı olmuş gruplar, değişmişler, hemen el atmalıyız diye endişe edip atlayıp gelmişler. Duruma el atmak adına special event yapmaya karar vermişler. Bilimsel çalışmalarımıza uzun süre ara verdik diye ölmedik henüz yaklaşımıyla kolları sıvayıp hemen ilk göz ağrıları ancak bir süre önce ikiye bölünen beş gençten Tvxq' nun "Superstar"' ı na el attılar.
İşte üçlünün yorumları...
*****************************************************************************
Fanmin: Çangmin çirkin olmuş kıvırcık saçlarla, hatun da safkan koreli değil kırma gibi birşey
Herbo: Şişe dibi gözlüklü Chang, yeni akım sanırım...
Fanmin: Çangminim nerd olmuş yaban ellerde
Mikkirabu: Kızın nutku tutuldu abi, geek gözlüğü ekolü tutuyor ya !
yalnız niçin batılı hatun?!? Koreli hatun olsam çok pis ayar olurdum
Herbo: Dışa açılıma politikası sanırım bu k popta Mikkiciğim
Mikkirabu: Bari güzel bir şey koysalardı
Fanmin: Çangmin ve ayna fantazisi
Herbo: Bak Yunho ya. Yunho' nun saç çok komik olmuş
Mikkirabu: Yunho'nun saç feci olmuş
Fanmin: Evet
Herbo: Bizim buradaki apaçilere benziyor.
Fanmin: Çang min de Ciguli' ye benzemiş aynı, Ciguli' nin uzun boylusu
Mikkirabu: Beyaz da kötü bi renk seçimi ya, Chang' ın siyah ceket fena değil ama. Yalnız o resmin olayı nedir ne tarz bi subtext war orada onu düşünmek lazım
Herbo: Çok manalı bir klip olmuş gerçekten!
Fanmin:Yıpranmış çocuklar, sek sek oynuyorlar gibi
Mikkirabu: Resim galerisi ve metro arasında bir bağlantı kuramadım !
Herbo: aaaa sonda mal mal bakan bir Chang, çok şaşırdım!
Mikkirabu: Sondaki Changın kuzu bakışı yardı beni de
Herbo: Bence resimde değil ama keramet gözlükte
Fanmin: Var ama bir değişiklik çocukta ya, gözleri falan küçülmüş.
Estetik mi oldu noldu?
Herbo: Büyümüş yaşlanıyor o da artık, ehehehe
Mikkirabu: Ahaha Fanmin, çok görmeyince unutmuşun işte çocuğu itiraf et kofti fan
Fanmin: Dalgalı kıvırcık saçlarını beğenmedim, hergün bakıyorum bir sefer wallpaperım çangmin, tamam mı!!
Mikkirabu: Yaa işte böyle, etrafta onca bişiye sarkarken Changını unutmuşun gitmişin
Bu kısımda kısa süreli bir gerginlik yaşandı Mikkirabu ile Fanmin arasında ancak araya giren zamanın verdiği bir etki sonucu kan çıkmadan tamamlandı. Ben endişeli gözlerle izlerken Herbo ise gayet sakin klipteki tabloyu süzüyordu.
Sonra herkes dönüp Herbo' ya resim hakkındaki düşüncelerini sordu. Gelecek yorumları merak ediyorlardı. Herbo' nun yorumu şöyle oldu; "Ben tabloyu değil, ekrana konmuş olan küçük sineğin davranışlarını izliyordum"
Herbo: Tekerleme tadındaki sözler... Sözlerin yüzde seksenbeşi superstar kelimesinden oluşuyor zaten ve tek düze ritmi nedeniyle şarkıdan pek hoşlanmadım ama Chang ve Yunho hatırına 6. Böyle sanatsal bir yaklaşım yapacağız diyip metroda klip çekmek başka bir yaratıcılık olsa gerek. Koreografi de göz doldurmuyor ayrıca teyzeyi rüyamda görsem korkarım
Ne biçim bir zevk bu? Klip 6
Fanmin: Uzun zamandır izlemediğimiz Dbsk iyi geldi bünyeme, 1 haftadır aldığım c vitaminleri gribi vücudumdan çıkaramazken bir sefer dbsk gribi yenmemi sağladı vitamin gibi çocuklar ama çangminin inek gibi bakması, ayna fantazisi ve görgüsüz giyinmesi hoşuma gitmedi. Başına fötr şapka taksam sokakta bu kim diye sorsam millet Ciguli der. Şarkı ilk çıktığından beri favorim 10. Klibi beğenmedim Yunho' yu çok az gördük o da Küçük Hüsamettin saçıyla itici. Bir tane de zebani bir kadın koymuşlar, ne olduğu belli değil. klip 2. Çok çalışın evlatlarım
Mikkirabu: Hmm dışa açılım politikasından pek hazzetmedim. Klipteki bu uzakdoğulu müzisyenlerdeki yabancı hatun oynatalım tribi bizdekilerin Rus manken koyalım açılımına benziyor. Çok yanlış!! Ayrıca Koredeki hatunlar o teyzeye basardı ya neyse... Chang' ın teyze ile derdi neydi, niye mütamadiyen melül bakış yaptı? Bu sorular kafamı uzun süre kurcalayacak. Şarkı catchy ama beni pek sarmadı, 7
Klip çok gizemliydi. Dansçı kullanımı felan idare ederdi ama seyirlik bişi çıkmamış pek 6
*****************************************************************************
Sabah masamda bir not buldum bu üçünden;
"Yorumlarımız devam edecek... Kayboluruz sonra aniden zortlarız" diye...
5 Nisan 2011 Salı
KLİP YORUMU: DBSK Maximum

Dayanamadılar ve yine Homin' e sardılar. Bu sefer ellerindeki malzeme "Maximum"' du...
************************************************************************************
Fanmin: Yunho yakışıklı ya... Arkadan profili bile güzel
Mikkirabu: Hastasıyım bu şarkının
Herbo: Parçanın girişi güzel
Mikkirabu: Oha Yunho resmen Donnie Yen olmuş
Fanmin: Güzel iş çıkarmış çocuklar, hayır dans ederken şarkı söylemek o kadar zordur ki
Herbo: Yunho'nun yüzü şişmiş sanki yaw
Mikkirabu: Çok ritmik ya böyle kıpır kıpır
Fanmin: Bravo çocuklara. Yunho' nun canı Bir şey çekmiştir SM almamıştır ondan şişmiştir.
Herbo:Koreografi yakıyor.
Mikkirabu: Kesinlikle! Maskeli amcalar bayıldım, Yunho' nun giysi de yakıyor.
Herbo. Kıpır kıpır parça hakkaten
Fanmin: oooo... Geldi kepço emo ama ya
Mikkirabu: Güzel giriş
Herbo: Şu kalkışlarına bayılıyorum
Mikkirabu: Yerim sırtarışını ya
Fanmin: Öhöm öhöm
Mikkirabu: Fanmin sana mı sırtarıyor?
Fanmin: Tabii ki de
Herbo. Aha dansçıya bögh yaptı benim ekolden bu ya...
Fanmin: Yalnız bu yumurcak usulü saç kesimi yakışmıyor ya
Mikkirabu: Chang scream rulez ya
Fanmin: Kepazeye çevirmişler çocuğu, herşeyi güzel onun
Herbo: İyi ki güzel çocuk başkası olsa maymun olurdu
Fanmin: Oha dansa bittim
Mikkirabu: Bu ikisinde kimya tavan yapmış ha
Fanmin: Yunho ile Chang birbirlerini tamamlıyorlar
Mikkirabu: Çok uyumlular hakkaten. Bu şarkının üzerine tanımam ya
Herbo: Ya bunu demek istemiyorum ama bunlar dağılmasalarmış dünyayı ele geçireceklermiş demek ki.
Herbo: Parça çok güzel, girişi şeker, kıpır kıpır cıvıl cıvıl neşe doluyor gaza geliyor insan. 9. Bu performansı beğenmek ben. Sade ama akılcı. Kostümler ve fon oldukça hoş. Koreografiye lafım yok. Homin ve dansçılar da gayet iyi taşımışlar koreografiyi.8
Fanmin: Geleneksel Kore enstrümanıyla – adını bilmiyorum yalan söyleyerek komik duruma düşmeyeyeim- giriş şarkıya artı puan getiriyor. Yunho rulezzz ya! Dans desen güzel şarkı desen güzel sesler güzel. Chang Min ile Yunho' nun iyi bir iş çıkardığını bir kere daha gördük. Diğer çocuklara üzüldüm Japonlar harcadılar. Şarkı kıpır kıpır 9. Chang Min' in salak saç stilinden puan kırıyorum gösteri 7.
Mikkirabu: Şarkı 10. İlk dinleyince resmen gözlerimden kalpler çıktı işte DBSK budur ya dedim öldüm bittim yani performans da 9. Dans koreografisi girişler dansçılar kostümler herşey dört dörtlük, elemanların uyumuna da ayrıca hastayım.
**********************************************************************************
Sonra maskelerini takıp - Herbo He-man, Mikkirabu İskelator, Fanmin She-ra - “ güüüççç bendeee artııııkkkkk” adlı oyunlarını oynamaya başladılar...
30 Mart 2011 Çarşamba
KLİP YORUMU: DBSK Keep Your Head Down
Herbo, Mikkirabu ve Fanmin uzun süre ara vermelerine bağlı olarak gündemden uzak kaldıklarını düşünüyorlardı bu nedenle acilen gözbebekleri ancak bölünerek üreyen dbsk' in ikili kısmını masaya yatırmaya karar verdiler ve keep your head down' a giriştiler.
Dbsk ya da tvxq adı altında Yunho ve Chang Min olarak devam eden ikilinin bu çalışmaları ve akabinde gelen albümü beklentimin üzerinde çıktı. JYJ olarak devam eden, Jae, Micky ve Junsu da diğer tarafta çalışmalarını sürdürüyor tabii.. Üzüntülü olmama rağmen bir geri dönüş olmayacağı için merakla Herbo, Mikkirabu ve Fanmin' in yorumlarını dinlemeye başladım.
Bu arada Fanmin' i özel olarak tebrik ettim ben Herbo gibi Fanmin' in ayağını kaydırmaya çalışmadım. Bir ara gözü Micky' e kaysa da Chang Min hakkında verdiği kararla benim de şu anda takdirimi topluyor... Eleman büyüdükçe güzelleşiyor sanki :))
*************************************************************************************************
Herbo: Bu sahneler çok güzeeellll
Fanmin: Yunho ve kırbaç fantazisi...
Mikkirabu: Giriş cidden güzel ha
Herbo:Chang Miiiinnn...
Fanmin:Çıktı fındık kurdum rüzgarla ahenkle dans eden saçlarıyla
Herbo:Fanmin iki dakika sarkabilir miyim?
Mikkirabu: Chang' ın kısmı daha da güzel, slow motionlar falan
Herbo: Yunho bu dans işini biliyor.
Fanmin: Adamlar güzel dans ediyor ya
Mikkirabu: Kesinlikle ya...
Fanmin: Ateşler içinde Yunho...
Herbo: Yalnız o vatkalar, napıyorsun Chang ya?
Fanmin: Işıklar prensi modunda fındık kurdum.
Mikkirabu: Ay ağzımdan aldın, vatkalar kabus gibi olmuş.
Fanmin: Sarkmayın diye bana özel fan servisidir.
Herbo: X Men olmuşlar gerçi
Mikkirabu: İzleyen ölmesin diye düşünülmüş sanırım onlar.
Herbo. Bence de
Fanmin: Sesi bitiryor beni ya
Herbo: Off bu renkli zerzavatta kötü.
Mikkirabu: Aaaaaa daha korkunç bir outfit geldi.
Fanmin: Kanatlı topaç Yunho ahaha, Chang Min de sıfat acıların çocuğu
Herbo: Dansçılar da ilginç tiplermiş.
Mikkirabu: Dansçılar içinde sarı kafa dikkat çekici. Duo dans bitirdi beni yalnız siyahlar içindeyken...
Fanmin: Chang Min de rap kısmını güzel yapıyor...
Herbo. Chang' ı maymun etmek için uğraşmılar saç falan... ama koreografi güzel.
Fanmin: Çocukları çok yaklaştırmışlar birbirlerine, böyle olmaz tükürse ağzına girecek.
Mikkirabu: Dans koreografileri cidden iyi olmuş ya... Arada deli kimya var olm ondan o yakınlık
Fanmin: Yunho' yu bir an Jackie Chan' e benzettim
Mikkirabu: Valla Yunho daha çok Donnie Yen' i andırıyor bana, korkuyorum.
Herbo: Bence burada Star Wars' a gönderme var. 3. bölümün sonundakine benzeyecek şekilde alevler arasında bir platformda final ve Chang' ın elindeki altın sarısı eldiven. Chang Anakin Yunho Obi Wan Kenobi olmuş. Alternatif son yapmışlar !
Fanmin: Eveeet, Changçığımı özlediğim içim gözyaşları içinde izledim arada coşup Chang Miiiiiiin diye bağırdım. Ben gülümü herşeyiyle severim vatkalar falan sorun değil belki de SM Yunho'yu geçmesin diye çirkeflik yapıyordur bilemem. Özlediğim için kusur bulmuyorum. Parçada klipte 10 üstünden 10!
Herbo: Parça güzel sevdim ben ayrıca ritmik ve catchy 8 veriyorum. Klip çeşitli çağrışımlarına kabus gibi kostümlerine rağmen genel içeriği ve görüntüleri ve koreografisi nedeniyle oldukça hoş. 8
Mikkirabu: Şimdi yollarına duo olarak devam eden Yunho ve Chang diğer üçünden daha iyi iş çıkardıklarını bir kez daha kanıtlamışlar. Dans koreografileri güzel, keyifli bir seyirlik sunuyor. Desenli takımlar ve korkunç vatkalı ceket hariç genel olarak giyimler güzel şarkı da gayet sarıcı ritmik 8. Klip de karı kız konsepti olmayan dans koreografisine ağırlık verilmiş eli yüzü düzgün bir klip 9.
***********************************************************************************************
Sonra "sırada ne var acaba hi hi hi hi....."yaptılar ve ışınlandılar....
Etiketler:
chang min,
DBSK,
keep your head down,
klip yorumu,
TVXQ,
yunho
19 Eylül 2010 Pazar
SM TOWN 2010 WORLD TOUR SHANGHAI
bugünleri de görmek varmış ya ne diyelim... Gerçi SM den zerre hazzetmem ama hazır böyle bir fırsat bulmuşuz değerlendirelim mantığı hem de Yunho ve Changmin' i gerçekten şu gözler canlı canlı görebilir mi? merakı ile bu maceramıza başladık.
Shanghai konserini haber aldıktan sonra bir süre gidip gitmemekle ilgili kararsızlık yaşamadım değil tabii çünkü benimle birlikte konsere gelebilecek hiçbir arkadaş Shanghai da değildi o sırada, konsere tek başına gitmekten çekinmemekle birlikte böyle garip ve anlamsız bir duraksama oldu ama hala nedneini çözemiyorum ancak akabinde kendime yaptığım motivasyonlarla ben bu konsere giderim kararını almam uzun sürmedi.
Tabiki kararı almakla herşey bitmiyor. Sıra bilet derdine gelmişti. Öncelikle şu online bilet sitesini safi çince yapan ekibi kutluyorum sağolsunlar varolsunlar. peki ya benim gibiler nolacak? Doğal olarak kendi başlarının çaresine bakacaklar ve Nanjing Road taraflarındaki ofisten elden almaya gidecekler. Ben şu bileti alana kadar günler geçti artık bilet kalmaz diyordum ama denemeye kararlıydım ve bir gün aniden bilet almak için yola çıktım. Bilet maceralarımı detalı yazıp kimseyi sıkmayacağım ama şurada kendime bir not düşmek istiyorum; "ey sivri zekalı saat 19.00 da kapanacağı söylenen ofise gitmek için niye 17 30 da yola çıkarsın?". Epey maceralı bir yolculuk sonucunda - metroda bir gerizekalı nedeniyle bir önceki durakta inmek zorunda kalmam, taksi ile gideyim bari çırpınışlarımda taksicinin beni anlamaması akabinde bana yardımcı olan çinlilerle kanka olmam, sonra bir de elemanlara artistlik yapıp "tamam yeaa ben kendim bulurum zahmet etmeyin" demem ve akabinde nanjing sokaklarında kaybolmam, tüm o sokağı baştan sona gece karanlığında tek başıma yürümem ve sonradan anlamam ki aslında eğer metrodan ilk indiğim anda köşeyi dönsem çok rahat bulabileceğim gerçeği, neyse bu sayede süpersonik mekanlar keşfettim, saat 20.00 da ofisin kapısına gidip dayanmam içerideki adama yalvaran gözlerle bakmam ve "kapandı mı ?"sorum akabinde adamın "gel gel hadi verelim sana bilet" diye kapıyı açması falan. Bu arada amcanın hakkını yememyeyim 2. kattan alayım ben bileti dediğimde "hmm madem yalnız gideceksin sana en iyi yerden vereceğim bileti" dediğinde inanmamıştım ama amcanın gerçekten güzel ve sote yerden bileti vermiş olmasına mutlu olmadım değil. Sonra mutlulukla eve dönmem.
Ben bileti aldıktan birkaç gün sonra zaten konser tarihi gelmişti. 11 Eylül 2010... Şimdi programda başlangıç saati 19.30 yazarken bilette 18.30 u görünce sordum tabii adama hangisi doğru diye. Eleman dedi 18.30. Bu durumda normal insanevladı ne yapar zamanında evinden çıkar ortama en azından yarım saat önce gider ki hem yerleşsin hem etrafa baksın hem ortamı sindirsin biz naptık yine oldukça maceralı geçen girişimlerimiz ve öncesinde ki müthiş gebeşliğimiz sayesinde saat 19.00 gibi konserin yapıldığı stada vardık. İyi ki metro dibindeymiş ama aktarma tarihinde rekor kırdım. Her neyse ortam çok kalabalık ve yıkılıyor içeriden Çinli fan girllerin çığlıkları duyuluyor. İşte esas uzamanlık alanı bundan sonra başlıyor. Doğru giriş kapısını bulabilmek... Ben etrafta salak salak dolaşırken konser görevlileri yönlendirdiler, polislere sordum - hepsi benim tipi görünce salaklaşıyor tabii sanırım tüm konserdeki tek yabancı bendim japonlar hariç- falan yaklaşık aşağıda bir 10 kişiye sorduktan sonra üst kat alanına çıkan merdivenleri buldum. Orada da bir 10 polise sorduktan sonra çıkmam gereken merdivenleri buldum. Bu arada etrafta benim gibi sağa sola koşturan pek çok çinlinin bulunduğunu belirteyim yani tek salak ben değilmişim ama elemanlar kapılarını buluyorlar çat diye. Bu arada içeri biletsiz dalmaya çalışan güruhlarda gördüm ancak güvenlik görevlilerin tüm kapıları özel olarak bezlerle kapattığını da belirteyim. Neyse en sonunda giriş kapımı buldum ve stada adımımı attım ki iki tane bişi çinli tarafından karşılandım. Ohoo şansa bak ne iyi dedim. Bilete baktılar daha bişi olanı yerimi tarif etti. Üst katın ilk sıraları neyse binbir güçlükle indim ama biletin neresine koltuk sandalye yazdıklarını anlayamadığımdan etrafa bakıyorum bu arada sahnede Super Junior elemanlarından biri solo şarkısını seslendiriyor. Neyse her yer her koltuk dolu. Nerede benim yerim nasıl geçeceğim ben oraya diye sağa sola bakarken sanırım benim bişi görevli " aha bu salak bulamadı yerini" diyerek içinde bulunduğum durumu anladı, yanıma geldi biletime tekrar baktı sonra kolumdan tuttu çinli fangirlleri büyük bir başarıyla yararak beni koltuğuma kadar geçirdi, yerimi kapmış olan fan girlleri itinayla ayıklayıp kadırdıktan sonra beni koltuğa yerleştirdi. Çok komik bir hissiyat elemanın güzel olması çok hoşta insan kendini ilkokul çocuğu gibi hissediyor ve böylece ben bu konsere gülmekten yarılarak başlamış oldum. Bir süre daha solo performanslar devam etti. Eğleniyoruz, ediyoruz önce tabii etrafı inceledik. Benim arkamdaki çılgın fan girllerin delicesine Super Junior fanı olmaları hiç şaşırtmadı beni. Karşı tribün komple Casseopedia ve E.l.f ' e aitti. Bu esnada Girls Generation ve Super Junior elemanlarının ikili düetleri devam ediyordu. Genel olarak sahneden bahsetmem gerekirse ana sahnenin bir staddaki bir kale tarafına kurulduğunu düşünün. Ana sahneden öne doğru T şeklinde dikey çizgisi oldukça uzun olan bir sahne daha çıkarmışlar ve bu dikeyi de tekrar ikiye bölmüşler. Alt kat izleyicileri bu alanlarda toplaşmış. Sahne bu kadar parçalı olduğu için alt katta olmanın pek bir numarası kalmıyor bence çünkü izleyici tüm sahneye hakim olamıyor. Üst kat ise hem tüm sahneye (ana ve ön sahneye) hakim, koreografiler ve tüm grup elemanları tam olarak görülüyor hem de sahneye yakın her şey net. Bu sahneler ana sahnede 3 dev ekranla tamamlanmış. Alt katı çok fazla tutmamışlar. Stadın yarısında alanı kapatmışlar ve dev ışık kabinini kurmuşlar ve altına da bir dev ekran yerleştirmişler, Geri kalan alanda giriş çıkışların yapılacağı bir alan bırakıldıktan sonra kalan çimlik alan olduğu şekilde muhafaza edilmiş ve giriş çıkışa kapatılmış. Bu arada stadı çeviren tüm tribünlerin full olduğunu belirteyim sadece sahnenin yanındaki üst tribünler boş bırakılmış. Elf inin satd girişine ve stadyuma astığı dev super junior ve s. junior a sevgilerini gösteren diğer afişler dışında daha küçük afişler bulunmakta. Yunho ve Max için de çeşitli afişler asılmış yalnız karşı tribündeki My Yunho afişinden hiç hoşlanmadığımı belirteyim :P Herkese afiş var Boa' ya yok işte ilk anda bu benim süper hoşuma gitti. - Fotoğrafları en kısa sürede buraya yükleyeceğim tabii düzgün çıkanları-
Şimdi bu noktadan sonrasını pek sıra halinde yazacağıma garanti veremiyorum çünkü bu noktalardan sonra olay ve zaman zinciri benim için koptu. Bu noktada öncelikle herkese özürlerimi sunarım...
Sonra Kangra denilen eleman -tanımıyorum cahilim bu konuda ve Shinee veletlerinin bir iki solosu derken ışıklar kapandı veeeee Super Junior ortaya çıktı 13 kişi olarak... Öncelikle şunu belirtmek isterim ki şu satırları yazan kişi Super Junior' ı az çok bilen fakat " ahahah 13 kişi mi? Amma kalabalıklar sahnede birbirlerini nasıl bulacak bunlar?", " Ay bunları da seçmek ayırt etmek ne kadar zordur ahahaha" gibi salakça ve densizce fikirlere sahip olan biri -idi- taki o zamana kadar. İşte bu konserde Super Junior tüm bu düşüncelerimi bana yedirtti. Evet Super Junior ortaya çıktı ve ohanneeeesssss, öyle hayvani bir performans!!! Pek çok kez sahne aldılar doğal olarak, arada başka gruplara sahneyi devrettiler sonra tekrar geldiler vs.... Hayvani performansları, muhteşem, deli dehşet hakimiyetleri, harika koreografileri - 13 kişinin üst düzey koreografiyi müthiş bir uyum ve estetikle uygulamaları ve bunu harika bir şekilde taşımalarını düşünün diyeceğim ama zaten bilenler biliyordur, değil mi? - Kırıp geçirdiler ortamı. Bir bakmışım ben bile tanımadığım fan girllerle tepinmeye başlamışım. Tabii geç kaldığım için o parlak çubuklardan alamadım ve buna çoooook üzüldüm onlarsız konserin tadı çıkmıyor ve çok içimde kaldı tabii naptık, türk zekası göstererek telefonumuzu salladık... ama o çubuklara öyle bir bakışım vardı ki sanırım yanımdaki kızını konsere getirmiş anne halime acuyıp arada bana al salla diye kendi çubuğunu verdi ama ayıp olmasın diye bir iki parça sonunda geri verdim... Bu anne ve kıza da sonra değineceğim. Bir parantez daha açıp uzakdoğulu fan girllerle konser izlemeye değinmek istiyorum yine bunu da bilen biliyor ama alkışlama diye bir kavram yok onun yerine ciyaaaklamak var. Neyi en çok seviyorsan ona ciyaaaklıyorsun. Bir de elindeki zımbırtıları çok heyecanlanmışsan ayağa kalkıp yarım gönülle sallıyorsun.... Eh şimdi bir bekle iki bekle elemanlar sahnede coşmuş, müthiş koreografi, harika vokal, deli performans, seyirciyle inanılmaz iletişim yeter beaaa diyip ayağa fırlayıp dans ederek zıplamaya başlayınca - sanırım herkes bir öncü bekliyormuş- yanımdaki kız ile annesi ve arkamdaki super junior manyakları da ayağa fırladılar ve bizim kalabalık ekip ortamı domine etti böylece... Süper Junior sarangheeeee diye bir yandan da anıran bu arkadaşlarımız bir an ciğerlerini üzerime kusacaklar sandım ama bu nidalar eşliğinde eğlenmemize devam ettik ve Super Junior ın performansı o derece muhteşemdi ki fan girl ciyaklamalarına karşı ses teli ameliyatları teknikleri geliştiren, ahh ulan keşke ışın kılıcımı yanımda getirseydim diye düşünen beni hiç etkilemedi, keyfimi kaçıramadı. Bu arada sanırım bunların parçaları zamanında bilinçaltıma işlemiş zira tüm o parçalara nasıl eşlik ettiğimi ben de anlamadım. Özellikle şu anda gerçekten hangi parça olduğunu hatırlamadığım bir parçada elemanlar öyle bir şov, öyle bir performans, ara koreografiler sergilediler ki binlerce insanın huşu dolu bir sessizlik içinde gözlerini alamadan sahneye odaklandığını gördü şu gözler ve bunlardan bir tanesi bendim ve bu mükemmelik karşısında gözlerim doldu. Özetle Super Junior a ettiğim tüm o lafları yaladım orada ve hala yalıyorum. 13 kişi muhteşem grup, gayette kolay ayırıyorsun elemanları birbirinden ve bazıları hakkaten acayip güzel çocuklar :P Elemanlar bir ara terlemekten ölecek sandım da neyse ölmeden konseri tamamladılar ama o performansa ve efora yakışır o kadar terlemek. Kısaca gecenin en bomba grubuydu diyorum Super Junior için ve 10 üzerinden 9 veriyorum ( TVXQ adı altında çıkan Yunho ve Changmin' i gruptan saymıyorum) - aslında 10 verirdim de 10 u başkasına saklıyorum, bilin bakaılm hangi ikiliye???-
Evet burada bir notta yanımdaki anne ile kıza düşmek istiyorum şimdi ufak sanmayın görseniz bende büyük gösteren bu kız annesiyle gelmiş konsere. S. Junior fanı olan bu kızımıza annesinin desteği tam. Elemanlar teker teker kendilerini tanıttıklarında her biri için elindeki çubuğu sallayan ve ciyaklayan bu teyze ayrıca bana çubuğunu vererek takdirimi kazandı ama iyi niyet göstergesi olarak S. Junior performanslarında almadım çubuğu çünkü S. Junior ın her performansında canı gönülden çubuğunu sallayan bu kadıncağız sonra kızına iyi performans gösterdim mi diye soruyordu. Kızı lavabodayken S. Junior tekrar çıktığında panik olarak kamera çekimine başlamasıyla ve sonra elemanları bana sormasıyla ayrıca beni yaran bu sevimli kişiliğin yanaklarını konser bitiminde sıktım ve sonra kaçtım...
Girls Generation fena değil, sevimlilikten kurtarıyorlar bir de ne bacaklar var arkadaş kızlarda neyse ehehehe.... ama Super Junior la dönüşümlü çıktıkları için tabii ki altta kaldılar, parçaları bence eh işte ama dansları sevimli. Seyirci ile iletişimlerinde de oldukça sempatik buldum bunları. Ara ara salaklaşıp ışıklar kapandığında çıkışlarını bulamamaları ve de yanlışlıkla sahnede kalmalarınıda heyecanlarına ve kalabalıklarına veriyorum ama mesela Super Junior da hiç böyle olaylar yok :)) Bu arada 10- 15 erkek yaş grubu içinde acayip bir fan kitleleri var bu çocuklara bakıp ayrıca yarıldım...Bir tanesi neredeyse tribünden atlayacaktı...Haha bu arada bu tarz konserlerde erkek olmaz demeyin gayet taş delikanlı arkadaşlarımızda konserdeki yerlerini almışlar belirteyim ahahaha...
Gelelim f(x) ' e. Bu grubu da pek tanımam bildiğim bir ya da iki parçaları vardır elemanların da neye benzediklerini bilmezdim ama bu grupta özellikle bir hatun var ki harika bir sesi var. Performans olarakta hem dans hem vokal olarak oldukça başarılı buldum. İstikrar yakalarlarsa gelecekte çok daha başarılı bir grup olur bu 4 kızımız.
Shinee.... İnanamıyorum şu ring dong dong mudur nedir onu bile canlı dinledim yahu... Canlı hali en azından dinlenip izlenebilir. Bu arada hakkını yemeyeyim bu parçanın koreografisi efsane olmaya adaydır ve sahnede de çok güzel duruyor ama genel anlamda Shinee' nin sahnesi fena olmamasına rağmen fazla tutmadım yer yer sıkıcı bile geldiler. Artık bir DBSK olmadığı için en azından bir Super Junior olmalarına daha var her ne kadar çoğunluk aksini idda ediyor olsada. Sahne hakimiyeti açısından daha büyümeleri lazım...
Veeee gelelim Boa (salağına/hiç sevmem). Öyle bir kraliçe havalarıyla çıktıki ilk sahneye kelimelerle tarif edemem. İlk performansı bence rezildi. İnanılmaz Lady Gaga, Madonna, Beyonce karışımı bir özentilik, kostüm Rihanna kostümü... Bu arada Boa acayip çirkinleşmiş çakma Mariah Carey olmaya falan mı özeniyor anlamadım. Ben superstarım triplerinde konuşmalar...İkinci parçaya başladığında bir baktım benim tribün ve karşı tribün inanılmaz bir sessizliğe büründüler. Benim arkamdaki çılgınlarda sustular ben de arkama yaslandım esniyorum falan... Arkadakilerden biri sordu bana "Boa yı bilmiyor musun ?"diye, dedim "günahım olsa vermem". Şaka şaka bunu diyecek Çince bende nerede? Sevmem,dinlemem de dedim güldüler falan... Sonra bu kızcağız bir slow parça söylemeye başladı ki şişe olayıda bu esnada sanırım yanlış hatırlamıyorsam. Dansçılarını yolladı bir sandalye getirildi... Artist artist takılıyor şöyle sahne önüne yerleştirilmiş sulardan bir tane aldı biraz içti-- çok yoruldu ya-- sandalyeye yerleşmeye çalışrıken şişeyi fırlattı ileri ahahaha şişe 5 adım ötesinde kaldı. Sonra bir kararsızlık otursam mı diye ama rahat edemedi kesin ayağa kalkınca basar düşerim ben buna diye düşündü gitti şişeyi tekrar aldı bir çalımlarla sahne kenarına attı falan sandalyeye oturmaya çalıştı onu da beceremedi - ay madem yerleşemeyeceksin çok lazım o sandalye orada ayakta söyleyiver- sonra parçaya başladı falan artık iyice uyuklamak üzereydim ki o anda nedenini anlamadım ama millet dong ban shinki diye tezahurata başladı.... - acaba bilinçli mi diye düşündüm bir an- ve parça bu tezhurat eşliğinde bitti. Ahahaha çok üzüldüm gerçekten :)
Yani üst tribünler ve alttakilerin bir kısmı bilinçli mi bilinçsiz mi bilemeyeceğim ama Boa ya hadi yavrum bye bye çekip durdular her seferinde suratı daha çok düşüyordu ya en çok bu keyiiflendirdi beni :))
Sonra Kangra tekrar sahne aldı yanlış hatırlamıyorsam iki parça söyledi. Arkasından F(x), Super Junior ve Girls Generation ın bir kısım üyeleri harika bir dans şov sergilediler. Sonra Boa tekrar sahneye çıktı.. Üff tam havamızı bulurken diyordum, performansı çok içe kapalıydı bende uyukluyordum yine sonra bir elemanı çıkardı ama sesleri senkron olmadı falan. Böyle abla tripleri ama altta öyle yüce gönüllüyüm ki gençlerin elinden tutuyorum metni falan.... Sonra yine bir parçaya başladı ve ahahahahaha işte gelelim o efsane anlara....Bu Boa sahnede bir tarafını yırtarken - ama kasıntılıktan patlayacak sandım -stadın arkasında bir hareketlenme yaşandı. Neyse hareketlenme ciyaaaklamalara dönüştü ve gittikçe bizim taraflara doğru yayılmaya başladı.. Ben sandım ki Super Junior elemanları çimlik alana çıktı futbol oynuyor. Sesler öyle bir yükseldi ki Boa nın parçası falan yalan oldu zaten çok büyük bölüm döndü bir tarafını sahneye arkaya katıldı... Don banshinki tezahuratları falan iyice yayıldı.....Ahahahah meğer Yunho ile Changmin çıkmış... Boa nın şarkı tamamiyle yalan oldu tabii zaten kimse de sallamadı. Işıklar kapatıldı ve işte o an yer yerinden oynadı. İnanılmazdı .... Max ve Yunho arka kaleden sahneye uçarak getirildiler. Bizim de önümüzden uçan Yunho geçti ahahaha.... Ortam yıkılıyordu tabii ki... Neyse bu iki arkadaş sahneye geldiler. The way that you're, don t bring me down ve bir iki parçayı daha sadece kendi bölümlerini söyleyerek seslendirdiler, dans ettiler... Sonra Mirotic başladı işte o an uzaya gidiyoruz sandım. Yunho' nun solosu falan millet kendinden geçti. Sonrasını ben de bir süre hatırlamıyorum. Bir ara müzik durdu ortam tezhuratlarla inliyor. Bu ikisi seyirciyi selamladılar sonra sanırım şöyle bir şey söylediler " Dbsk olarak çağırdığınız için teşekkürler. Hala bu adı duymak çok güzel. Tüm Dbsk elemanları adına ve dbsk adına teşekkür ederiz " ve eğilerek seyriciyi selamladılar. Acaba bu kısmı ben mi bir tarafımdan uyduruyorum diye düşündüm ama yanımdakiler ve çıkışta konuştuğum çinlilerde benzer şeyler söylediler çünkü Yunho ve Max Çince konuşuyorlardı. Neyse danslar falan bir Yunho bir Max... geberdik.... - ama ben buruldum da yanı zamanda- Akabinde sahneye Super Junior çıktı alttan da bir anda Max çıkartıldı. Changmin, gruba harika screamlariyle eşlik etti falan kafayı yemeceler...Elemanda harbi ne ses var arkadaş!!!! Sonra S. Junior eğilerek selam verdi Max ayakta kaldı yani onu alkışlattılar falan...Bu arada bu performans esnasında t-şörtünü parçalayan Max a" oha sende mi fan service!!" dedim ama aynı zamanda bunun kostüm değişikliğini hızlandırmak için kullanılan bir numara olduğunu görünce rahatladım o anlar stadı inletti tabii ne yalan söyleyeyim güzel de manzara yani :P Böyle devam etti işte. Akabinde tekrar Girls Generation, Shinee falan... Ama heyacan doruğa çıkmışken bunları pek sallayamıyor insan, doğal olarak ben de sallamadım...
Muhtemelen aradaki pek çok detayı ve olayı atladım ama böyle işte...Bir o bir bu derken son bölüm geldi... Selam bölümünde hepsi sahneye çıkıp birlikte ikili üçlü şarkı söylediler. Sonra Shinee elamanları sahnede su savaşı başlattı. Shinee elemanlarından biri Changmin' in kafasından aşağıya bir şişe su boşalttı. Changmin hss noluyoruz tepkisi falan ama hala gülüyor. Çok sevimli yaaa.. Sonra selam esnasında kameralar özellikle bir ara Yunho ile Changmin' i çektiler böyle ikisi bir durulmuş, salaklaşmış, garip olmuş. Yunho' nun surat düşmüş ama hala gülüyor falan. - çok etkilendim ya ben- Bu arada Super Junior elemanları selamlamada bu ikisini hiç yalnız bırakmadılar, hep yanlarında durdular, bir yere giderken bunlarıda birlikte götürdüler... Bu esnada yani herkesler önde seyriciyi selamlarken Boa hazretleri ana sahnede tek başına duruyor. Kraliçe ya ön sahneye adımını atmadı hatun, arkada kaldı. Chang gördü bunu ve bence muhteşem bir efendilik yaparak yanına gitti tek kalmasın diye çünkü elemanlar önde bir kısmı su savaşı yapıyor bir kısmı seyirciyi selamlıyor, seyirci s. junior lideri ve Yunho ya tezahurat yapıyor kimsenin Boa yı salladığı falan yok. Sonra herkes kendi halindeyken kameralar Boa yı gösterdi yani hatun tezahurat bekliyor ya da Yunho veya S. Junior ın lideri kendisini çağırsın selamlatsın diye bekliyor. Bu arada ilginçtir lider elemanda hiç sallamadı Boa' yı, seyirci de sallamadı sonra kameralar yanındaki Chang Mİn i gösterince stad ciyakladı. İşte o andır Boa nın dönüp sahneyi terkettiği an. Ahahahahaha çok eğlendim ya... Öldüm bittim ama tüm o eğlence esnasında Chang ve Yunho gerçekten çok buruktular... Acaba sadece ben mi böyle hissetim diye düşündüm fakat çıkışta konuştuğum Çinli ve Japonlar da aynı şeyi söylediler. Bu arada Super Junior elemanları hem selamda bu ikisini yalnız bırakmadıları için hem de konser esnasında en azından benim gözlemlediğim kadarıyla bu ikisine sahip çıktıkları ve gösterdikleri destek nedeniyle ve bundan hiçbir gocunma duymamaları nedeniyle de benden ayrıca çook büyük sempati topladılar.
Şu var ki DBSK nin ölüsü yeter ve herkese basar ancak Yunho, Chang Min ve genel anlamda Dbsk için gerçekten çok üzüldüm çünkü sahneye çıkıyorlar ama kendi besteleri yok parçaları yarım söylüyorlar ya da dans ediyorlar, böyle sanki yamama gibiler tam olarak anlatamıyorum ancak buna rağmen oldukça profesyoneller ve seyirciyi acayip umursuyorlar.
Sonra konser bitti. O anda elf ve casseopedia birleşip DBSK tezahuratına başladılar acaba Sm e mi saydırıyorlar diye düşündüm. Çok uzun süre özellikle casseopedia tribünü boşaltmadı. Polisler zorla boşalttı ben de sonuna kadar kaldım fotoğraflarını falan çekiyorum polis amca geldi " sen çince anlamıyorsun hadi gel çıkış burada bak boşaltıyoruz " dedi, tamam amca çıkıyorum bir iki fotoğraf çekeyim dedim gülüyor. En komiği casseopedia nın liverpool taraftarları u will never walk alone u söylerken atkı tutarlar ya o tarz atkı ve kumaşları açıp hiç susmaması ve uzun süre o şekilde beklemesiydi.
Son kez genel bir değerlendirme yaparsam;
Girls Generation: Sevimli. Gecenin en iyi 3. sahnesi ödülünü onlara verdim.
F(x): İleride daha çok bahsettirirler kendilerinden.
Shinee: Daha çok büyümeleri gerek. Seyirci ile iletişim - seyirci neredeyse bunları yönlendirecek- , sahnede yapmacık hareketlerden uzak durmak ve genel anlamda sahne hakimiyetlerinin bence daha artması lazım. Bir de evlatlarım o sulu sahnede kayıp kafanızı kıracaksınız bir de son bölümde sahneyi hakkaten şovşaklık yapacaz diye terketmediler neyse fazla uzatmadılar iyi ki gençliklerine veriyorum sevinmek istediler sanırım.
Super Junior: Deneyimli olmalarına rağmen, profesyonelliklerine, hakimiyetlerine, makina gibi işlemelerine rağmen hala sahnede çok eğlenmelerine ve kendileri eğlendikçe izleyeni de eğlendirmelerine, iletişimlerine, - hatta aradaki ufak fan servicelarine-e, semaptikliklerine, ve genel anlamdaki sevimli ve mütevazi tavırlarına bittim. Onlara sadece sorry, sorry, sorry diye sesleniyorum.... ( Bu arada bu sadece bir gözlem ama Elf i casseopedia dan çok daha organize ve derli toplu gördüm)
Sahne aldıkları isimle TVXQ demeyeceğim ve DBSK hiç demeyeceğim o yüzden Yunho ve Changmin diyerek bahsedeceğim. Bu ikisi de her şeyden önce sahneye çok yakışıyor ve çok profesyonel. Her şeyi geçtim bu kadar yamama bir şekilde sahnede olmak bile aslında motivasyon kırıcı olmalı ama bunu hiç bir şekilde yansıtmamaları gerçekten takdire değer. Performansları da ayrıca çok iyiydi belirteyim bir yanlış anlaşılma olmasın. Ama o sondaki halleri gerçekten insanın kalbini yaralıyordu bunlara rağmen çok sempatik, çok yetenekli ve sahneye çok yakışıyorlar. (10 puanı bunlara verim :P)
Bu vesile ile de öncelikle SM e ya da bu ayrılma olayında kimin ya da kimlerin payı varsa kafam girsin diyorum.
DBSK: Ben bu grubu gerçekten tahminimden de fazla seviyormuşum sanırım. Gecede beni üzen en önemli öğelerden biri orada bir DBSK nin olmaması oldu. Eğer olsalardı zaten şunları yazıyor olabilir miydim bilmiyorum :) Ama çok özel ve güzel bir grup DBSK. Bir gün canlı dinleyebilmek dileğiyle....
Çıkıştada bir sürü maceradan sonra ki anlatmayacağım hepsini çıktım ve ben ömrümde böyle kalabalık görmedim, metal konserlerinde bile... Neyse arada çinli ve japonlarla muhabbet falan fakat taksi bulmanın imkanı yok... Bir ara beklesem acaba elemanları görür müyüm diye düşündüm ama DBSK izleyememenin verdiği mutsuzluk aynı zamanda konserin yaşatmış olduğu duygu kaosları nedeniyle de zaten böyle bir girişimde bulunmak istemediğimn farkına vardım. Bu arada konser yaklaşık 5 saat sürdü... Fan girllerden ayrılıp taksi bulabileceğim bir yerlere doğru yürümeye başladım fakat mümkün değil. Ben birilerine dalmadan önce hem biraz sakinleşeyim, dinleneyim hemde vakit geçsin diye kendimi ilk görüdüğüm strabucks a attım. Orada otururken yan masadaki çekik gözlü kadının kamerada birşeyler izlediğini gördüm. acaba nedir ki diye düşünürken kahvem bitti şimdi bir yandan da acayip merak ediyorum ama çinli ise nasıl anlaşacağız derken tam yanından geçiyordum ki ekranda chang ı görünce dayanamadım "bu akşam ki konser mi diye sordum" evet dedi. ahaha japon çıktı iyiki de sohbetimiz japonca devam etti. Bende oradaydım falan dedim. Hangi grubu daha çok seviyorsun diye sordu. Ben yunho ile Max için geldim dedim o da ne çat diye onların bölümlerini açtı izleyelim dedi. Bir de bir güzel yakından çekmiş. Süper iş yapmışsın dedim çekmekle dedim gülüyor falan bu esnada bayağı muahbbet ettik. O da aynı şeyleri bana sordu, "konserin sonunda ikisi çok üzgün görünüyordu değil mi ?" dedi. Evet dedim ben de aynı şeyi düşünüyorum. Muhabbetimiz uzadıkça uzadı hatta araya kat-tun ve arashi bile girdi hayır şu güzel sohbete nasıl girdiler anlamadım. Böylece konseri bir güzel bir de ekrandan izlemiş oldum :)) Bu benden yaşça büyük Japon hatun inanılmaz bir DBSK sever çıktı. Japonya da ki tüm konserlerine gitmiş olan teyze bana özellikle Mirotic konserini anlata anlata bitiremedi. Tapıyorum sana dedim gülmekten öldük. Diğer üçünden falan bahsetti. 1 saati aşkınca muhabbet ettikten sonra keşke tekrar birleşseler diyerek sohbetimizi bitirdik ve sonra birleşsnler diye dua ederek ayrıldık.
Sonra benim eve dönüş maceram başladı ki bunun konserle bir alakası yok.
Böyle işte bu da bir anımdır ama diyeceğim şu ki şu tarz grupları canlı izlemek gerçekten bambaşka, diliyorum ki her sevenin hayatta en az bir kere başına gelir ve bunu yaşar. Hatta Türkiye ye gelsinler hep birlikte izleyelim... Ama siz siz olun o ışıklı zımbırtılardan almayı unutmayın ( sapıtıp çakmak yakıp sallasaydım ne olurdu acaba diye düşünüyorum ? :P)
Shanghai konserini haber aldıktan sonra bir süre gidip gitmemekle ilgili kararsızlık yaşamadım değil tabii çünkü benimle birlikte konsere gelebilecek hiçbir arkadaş Shanghai da değildi o sırada, konsere tek başına gitmekten çekinmemekle birlikte böyle garip ve anlamsız bir duraksama oldu ama hala nedneini çözemiyorum ancak akabinde kendime yaptığım motivasyonlarla ben bu konsere giderim kararını almam uzun sürmedi.
Tabiki kararı almakla herşey bitmiyor. Sıra bilet derdine gelmişti. Öncelikle şu online bilet sitesini safi çince yapan ekibi kutluyorum sağolsunlar varolsunlar. peki ya benim gibiler nolacak? Doğal olarak kendi başlarının çaresine bakacaklar ve Nanjing Road taraflarındaki ofisten elden almaya gidecekler. Ben şu bileti alana kadar günler geçti artık bilet kalmaz diyordum ama denemeye kararlıydım ve bir gün aniden bilet almak için yola çıktım. Bilet maceralarımı detalı yazıp kimseyi sıkmayacağım ama şurada kendime bir not düşmek istiyorum; "ey sivri zekalı saat 19.00 da kapanacağı söylenen ofise gitmek için niye 17 30 da yola çıkarsın?". Epey maceralı bir yolculuk sonucunda - metroda bir gerizekalı nedeniyle bir önceki durakta inmek zorunda kalmam, taksi ile gideyim bari çırpınışlarımda taksicinin beni anlamaması akabinde bana yardımcı olan çinlilerle kanka olmam, sonra bir de elemanlara artistlik yapıp "tamam yeaa ben kendim bulurum zahmet etmeyin" demem ve akabinde nanjing sokaklarında kaybolmam, tüm o sokağı baştan sona gece karanlığında tek başıma yürümem ve sonradan anlamam ki aslında eğer metrodan ilk indiğim anda köşeyi dönsem çok rahat bulabileceğim gerçeği, neyse bu sayede süpersonik mekanlar keşfettim, saat 20.00 da ofisin kapısına gidip dayanmam içerideki adama yalvaran gözlerle bakmam ve "kapandı mı ?"sorum akabinde adamın "gel gel hadi verelim sana bilet" diye kapıyı açması falan. Bu arada amcanın hakkını yememyeyim 2. kattan alayım ben bileti dediğimde "hmm madem yalnız gideceksin sana en iyi yerden vereceğim bileti" dediğinde inanmamıştım ama amcanın gerçekten güzel ve sote yerden bileti vermiş olmasına mutlu olmadım değil. Sonra mutlulukla eve dönmem.
Ben bileti aldıktan birkaç gün sonra zaten konser tarihi gelmişti. 11 Eylül 2010... Şimdi programda başlangıç saati 19.30 yazarken bilette 18.30 u görünce sordum tabii adama hangisi doğru diye. Eleman dedi 18.30. Bu durumda normal insanevladı ne yapar zamanında evinden çıkar ortama en azından yarım saat önce gider ki hem yerleşsin hem etrafa baksın hem ortamı sindirsin biz naptık yine oldukça maceralı geçen girişimlerimiz ve öncesinde ki müthiş gebeşliğimiz sayesinde saat 19.00 gibi konserin yapıldığı stada vardık. İyi ki metro dibindeymiş ama aktarma tarihinde rekor kırdım. Her neyse ortam çok kalabalık ve yıkılıyor içeriden Çinli fan girllerin çığlıkları duyuluyor. İşte esas uzamanlık alanı bundan sonra başlıyor. Doğru giriş kapısını bulabilmek... Ben etrafta salak salak dolaşırken konser görevlileri yönlendirdiler, polislere sordum - hepsi benim tipi görünce salaklaşıyor tabii sanırım tüm konserdeki tek yabancı bendim japonlar hariç- falan yaklaşık aşağıda bir 10 kişiye sorduktan sonra üst kat alanına çıkan merdivenleri buldum. Orada da bir 10 polise sorduktan sonra çıkmam gereken merdivenleri buldum. Bu arada etrafta benim gibi sağa sola koşturan pek çok çinlinin bulunduğunu belirteyim yani tek salak ben değilmişim ama elemanlar kapılarını buluyorlar çat diye. Bu arada içeri biletsiz dalmaya çalışan güruhlarda gördüm ancak güvenlik görevlilerin tüm kapıları özel olarak bezlerle kapattığını da belirteyim. Neyse en sonunda giriş kapımı buldum ve stada adımımı attım ki iki tane bişi çinli tarafından karşılandım. Ohoo şansa bak ne iyi dedim. Bilete baktılar daha bişi olanı yerimi tarif etti. Üst katın ilk sıraları neyse binbir güçlükle indim ama biletin neresine koltuk sandalye yazdıklarını anlayamadığımdan etrafa bakıyorum bu arada sahnede Super Junior elemanlarından biri solo şarkısını seslendiriyor. Neyse her yer her koltuk dolu. Nerede benim yerim nasıl geçeceğim ben oraya diye sağa sola bakarken sanırım benim bişi görevli " aha bu salak bulamadı yerini" diyerek içinde bulunduğum durumu anladı, yanıma geldi biletime tekrar baktı sonra kolumdan tuttu çinli fangirlleri büyük bir başarıyla yararak beni koltuğuma kadar geçirdi, yerimi kapmış olan fan girlleri itinayla ayıklayıp kadırdıktan sonra beni koltuğa yerleştirdi. Çok komik bir hissiyat elemanın güzel olması çok hoşta insan kendini ilkokul çocuğu gibi hissediyor ve böylece ben bu konsere gülmekten yarılarak başlamış oldum. Bir süre daha solo performanslar devam etti. Eğleniyoruz, ediyoruz önce tabii etrafı inceledik. Benim arkamdaki çılgın fan girllerin delicesine Super Junior fanı olmaları hiç şaşırtmadı beni. Karşı tribün komple Casseopedia ve E.l.f ' e aitti. Bu esnada Girls Generation ve Super Junior elemanlarının ikili düetleri devam ediyordu. Genel olarak sahneden bahsetmem gerekirse ana sahnenin bir staddaki bir kale tarafına kurulduğunu düşünün. Ana sahneden öne doğru T şeklinde dikey çizgisi oldukça uzun olan bir sahne daha çıkarmışlar ve bu dikeyi de tekrar ikiye bölmüşler. Alt kat izleyicileri bu alanlarda toplaşmış. Sahne bu kadar parçalı olduğu için alt katta olmanın pek bir numarası kalmıyor bence çünkü izleyici tüm sahneye hakim olamıyor. Üst kat ise hem tüm sahneye (ana ve ön sahneye) hakim, koreografiler ve tüm grup elemanları tam olarak görülüyor hem de sahneye yakın her şey net. Bu sahneler ana sahnede 3 dev ekranla tamamlanmış. Alt katı çok fazla tutmamışlar. Stadın yarısında alanı kapatmışlar ve dev ışık kabinini kurmuşlar ve altına da bir dev ekran yerleştirmişler, Geri kalan alanda giriş çıkışların yapılacağı bir alan bırakıldıktan sonra kalan çimlik alan olduğu şekilde muhafaza edilmiş ve giriş çıkışa kapatılmış. Bu arada stadı çeviren tüm tribünlerin full olduğunu belirteyim sadece sahnenin yanındaki üst tribünler boş bırakılmış. Elf inin satd girişine ve stadyuma astığı dev super junior ve s. junior a sevgilerini gösteren diğer afişler dışında daha küçük afişler bulunmakta. Yunho ve Max için de çeşitli afişler asılmış yalnız karşı tribündeki My Yunho afişinden hiç hoşlanmadığımı belirteyim :P Herkese afiş var Boa' ya yok işte ilk anda bu benim süper hoşuma gitti. - Fotoğrafları en kısa sürede buraya yükleyeceğim tabii düzgün çıkanları-
Şimdi bu noktadan sonrasını pek sıra halinde yazacağıma garanti veremiyorum çünkü bu noktalardan sonra olay ve zaman zinciri benim için koptu. Bu noktada öncelikle herkese özürlerimi sunarım...
Sonra Kangra denilen eleman -tanımıyorum cahilim bu konuda ve Shinee veletlerinin bir iki solosu derken ışıklar kapandı veeeee Super Junior ortaya çıktı 13 kişi olarak... Öncelikle şunu belirtmek isterim ki şu satırları yazan kişi Super Junior' ı az çok bilen fakat " ahahah 13 kişi mi? Amma kalabalıklar sahnede birbirlerini nasıl bulacak bunlar?", " Ay bunları da seçmek ayırt etmek ne kadar zordur ahahaha" gibi salakça ve densizce fikirlere sahip olan biri -idi- taki o zamana kadar. İşte bu konserde Super Junior tüm bu düşüncelerimi bana yedirtti. Evet Super Junior ortaya çıktı ve ohanneeeesssss, öyle hayvani bir performans!!! Pek çok kez sahne aldılar doğal olarak, arada başka gruplara sahneyi devrettiler sonra tekrar geldiler vs.... Hayvani performansları, muhteşem, deli dehşet hakimiyetleri, harika koreografileri - 13 kişinin üst düzey koreografiyi müthiş bir uyum ve estetikle uygulamaları ve bunu harika bir şekilde taşımalarını düşünün diyeceğim ama zaten bilenler biliyordur, değil mi? - Kırıp geçirdiler ortamı. Bir bakmışım ben bile tanımadığım fan girllerle tepinmeye başlamışım. Tabii geç kaldığım için o parlak çubuklardan alamadım ve buna çoooook üzüldüm onlarsız konserin tadı çıkmıyor ve çok içimde kaldı tabii naptık, türk zekası göstererek telefonumuzu salladık... ama o çubuklara öyle bir bakışım vardı ki sanırım yanımdaki kızını konsere getirmiş anne halime acuyıp arada bana al salla diye kendi çubuğunu verdi ama ayıp olmasın diye bir iki parça sonunda geri verdim... Bu anne ve kıza da sonra değineceğim. Bir parantez daha açıp uzakdoğulu fan girllerle konser izlemeye değinmek istiyorum yine bunu da bilen biliyor ama alkışlama diye bir kavram yok onun yerine ciyaaaklamak var. Neyi en çok seviyorsan ona ciyaaaklıyorsun. Bir de elindeki zımbırtıları çok heyecanlanmışsan ayağa kalkıp yarım gönülle sallıyorsun.... Eh şimdi bir bekle iki bekle elemanlar sahnede coşmuş, müthiş koreografi, harika vokal, deli performans, seyirciyle inanılmaz iletişim yeter beaaa diyip ayağa fırlayıp dans ederek zıplamaya başlayınca - sanırım herkes bir öncü bekliyormuş- yanımdaki kız ile annesi ve arkamdaki super junior manyakları da ayağa fırladılar ve bizim kalabalık ekip ortamı domine etti böylece... Süper Junior sarangheeeee diye bir yandan da anıran bu arkadaşlarımız bir an ciğerlerini üzerime kusacaklar sandım ama bu nidalar eşliğinde eğlenmemize devam ettik ve Super Junior ın performansı o derece muhteşemdi ki fan girl ciyaklamalarına karşı ses teli ameliyatları teknikleri geliştiren, ahh ulan keşke ışın kılıcımı yanımda getirseydim diye düşünen beni hiç etkilemedi, keyfimi kaçıramadı. Bu arada sanırım bunların parçaları zamanında bilinçaltıma işlemiş zira tüm o parçalara nasıl eşlik ettiğimi ben de anlamadım. Özellikle şu anda gerçekten hangi parça olduğunu hatırlamadığım bir parçada elemanlar öyle bir şov, öyle bir performans, ara koreografiler sergilediler ki binlerce insanın huşu dolu bir sessizlik içinde gözlerini alamadan sahneye odaklandığını gördü şu gözler ve bunlardan bir tanesi bendim ve bu mükemmelik karşısında gözlerim doldu. Özetle Super Junior a ettiğim tüm o lafları yaladım orada ve hala yalıyorum. 13 kişi muhteşem grup, gayette kolay ayırıyorsun elemanları birbirinden ve bazıları hakkaten acayip güzel çocuklar :P Elemanlar bir ara terlemekten ölecek sandım da neyse ölmeden konseri tamamladılar ama o performansa ve efora yakışır o kadar terlemek. Kısaca gecenin en bomba grubuydu diyorum Super Junior için ve 10 üzerinden 9 veriyorum ( TVXQ adı altında çıkan Yunho ve Changmin' i gruptan saymıyorum) - aslında 10 verirdim de 10 u başkasına saklıyorum, bilin bakaılm hangi ikiliye???-
Evet burada bir notta yanımdaki anne ile kıza düşmek istiyorum şimdi ufak sanmayın görseniz bende büyük gösteren bu kız annesiyle gelmiş konsere. S. Junior fanı olan bu kızımıza annesinin desteği tam. Elemanlar teker teker kendilerini tanıttıklarında her biri için elindeki çubuğu sallayan ve ciyaklayan bu teyze ayrıca bana çubuğunu vererek takdirimi kazandı ama iyi niyet göstergesi olarak S. Junior performanslarında almadım çubuğu çünkü S. Junior ın her performansında canı gönülden çubuğunu sallayan bu kadıncağız sonra kızına iyi performans gösterdim mi diye soruyordu. Kızı lavabodayken S. Junior tekrar çıktığında panik olarak kamera çekimine başlamasıyla ve sonra elemanları bana sormasıyla ayrıca beni yaran bu sevimli kişiliğin yanaklarını konser bitiminde sıktım ve sonra kaçtım...
Girls Generation fena değil, sevimlilikten kurtarıyorlar bir de ne bacaklar var arkadaş kızlarda neyse ehehehe.... ama Super Junior la dönüşümlü çıktıkları için tabii ki altta kaldılar, parçaları bence eh işte ama dansları sevimli. Seyirci ile iletişimlerinde de oldukça sempatik buldum bunları. Ara ara salaklaşıp ışıklar kapandığında çıkışlarını bulamamaları ve de yanlışlıkla sahnede kalmalarınıda heyecanlarına ve kalabalıklarına veriyorum ama mesela Super Junior da hiç böyle olaylar yok :)) Bu arada 10- 15 erkek yaş grubu içinde acayip bir fan kitleleri var bu çocuklara bakıp ayrıca yarıldım...Bir tanesi neredeyse tribünden atlayacaktı...Haha bu arada bu tarz konserlerde erkek olmaz demeyin gayet taş delikanlı arkadaşlarımızda konserdeki yerlerini almışlar belirteyim ahahaha...
Gelelim f(x) ' e. Bu grubu da pek tanımam bildiğim bir ya da iki parçaları vardır elemanların da neye benzediklerini bilmezdim ama bu grupta özellikle bir hatun var ki harika bir sesi var. Performans olarakta hem dans hem vokal olarak oldukça başarılı buldum. İstikrar yakalarlarsa gelecekte çok daha başarılı bir grup olur bu 4 kızımız.
Shinee.... İnanamıyorum şu ring dong dong mudur nedir onu bile canlı dinledim yahu... Canlı hali en azından dinlenip izlenebilir. Bu arada hakkını yemeyeyim bu parçanın koreografisi efsane olmaya adaydır ve sahnede de çok güzel duruyor ama genel anlamda Shinee' nin sahnesi fena olmamasına rağmen fazla tutmadım yer yer sıkıcı bile geldiler. Artık bir DBSK olmadığı için en azından bir Super Junior olmalarına daha var her ne kadar çoğunluk aksini idda ediyor olsada. Sahne hakimiyeti açısından daha büyümeleri lazım...
Veeee gelelim Boa (salağına/hiç sevmem). Öyle bir kraliçe havalarıyla çıktıki ilk sahneye kelimelerle tarif edemem. İlk performansı bence rezildi. İnanılmaz Lady Gaga, Madonna, Beyonce karışımı bir özentilik, kostüm Rihanna kostümü... Bu arada Boa acayip çirkinleşmiş çakma Mariah Carey olmaya falan mı özeniyor anlamadım. Ben superstarım triplerinde konuşmalar...İkinci parçaya başladığında bir baktım benim tribün ve karşı tribün inanılmaz bir sessizliğe büründüler. Benim arkamdaki çılgınlarda sustular ben de arkama yaslandım esniyorum falan... Arkadakilerden biri sordu bana "Boa yı bilmiyor musun ?"diye, dedim "günahım olsa vermem". Şaka şaka bunu diyecek Çince bende nerede? Sevmem,dinlemem de dedim güldüler falan... Sonra bu kızcağız bir slow parça söylemeye başladı ki şişe olayıda bu esnada sanırım yanlış hatırlamıyorsam. Dansçılarını yolladı bir sandalye getirildi... Artist artist takılıyor şöyle sahne önüne yerleştirilmiş sulardan bir tane aldı biraz içti-- çok yoruldu ya-- sandalyeye yerleşmeye çalışrıken şişeyi fırlattı ileri ahahaha şişe 5 adım ötesinde kaldı. Sonra bir kararsızlık otursam mı diye ama rahat edemedi kesin ayağa kalkınca basar düşerim ben buna diye düşündü gitti şişeyi tekrar aldı bir çalımlarla sahne kenarına attı falan sandalyeye oturmaya çalıştı onu da beceremedi - ay madem yerleşemeyeceksin çok lazım o sandalye orada ayakta söyleyiver- sonra parçaya başladı falan artık iyice uyuklamak üzereydim ki o anda nedenini anlamadım ama millet dong ban shinki diye tezahurata başladı.... - acaba bilinçli mi diye düşündüm bir an- ve parça bu tezhurat eşliğinde bitti. Ahahaha çok üzüldüm gerçekten :)
Yani üst tribünler ve alttakilerin bir kısmı bilinçli mi bilinçsiz mi bilemeyeceğim ama Boa ya hadi yavrum bye bye çekip durdular her seferinde suratı daha çok düşüyordu ya en çok bu keyiiflendirdi beni :))
Sonra Kangra tekrar sahne aldı yanlış hatırlamıyorsam iki parça söyledi. Arkasından F(x), Super Junior ve Girls Generation ın bir kısım üyeleri harika bir dans şov sergilediler. Sonra Boa tekrar sahneye çıktı.. Üff tam havamızı bulurken diyordum, performansı çok içe kapalıydı bende uyukluyordum yine sonra bir elemanı çıkardı ama sesleri senkron olmadı falan. Böyle abla tripleri ama altta öyle yüce gönüllüyüm ki gençlerin elinden tutuyorum metni falan.... Sonra yine bir parçaya başladı ve ahahahahaha işte gelelim o efsane anlara....Bu Boa sahnede bir tarafını yırtarken - ama kasıntılıktan patlayacak sandım -stadın arkasında bir hareketlenme yaşandı. Neyse hareketlenme ciyaaaklamalara dönüştü ve gittikçe bizim taraflara doğru yayılmaya başladı.. Ben sandım ki Super Junior elemanları çimlik alana çıktı futbol oynuyor. Sesler öyle bir yükseldi ki Boa nın parçası falan yalan oldu zaten çok büyük bölüm döndü bir tarafını sahneye arkaya katıldı... Don banshinki tezahuratları falan iyice yayıldı.....Ahahahah meğer Yunho ile Changmin çıkmış... Boa nın şarkı tamamiyle yalan oldu tabii zaten kimse de sallamadı. Işıklar kapatıldı ve işte o an yer yerinden oynadı. İnanılmazdı .... Max ve Yunho arka kaleden sahneye uçarak getirildiler. Bizim de önümüzden uçan Yunho geçti ahahaha.... Ortam yıkılıyordu tabii ki... Neyse bu iki arkadaş sahneye geldiler. The way that you're, don t bring me down ve bir iki parçayı daha sadece kendi bölümlerini söyleyerek seslendirdiler, dans ettiler... Sonra Mirotic başladı işte o an uzaya gidiyoruz sandım. Yunho' nun solosu falan millet kendinden geçti. Sonrasını ben de bir süre hatırlamıyorum. Bir ara müzik durdu ortam tezhuratlarla inliyor. Bu ikisi seyirciyi selamladılar sonra sanırım şöyle bir şey söylediler " Dbsk olarak çağırdığınız için teşekkürler. Hala bu adı duymak çok güzel. Tüm Dbsk elemanları adına ve dbsk adına teşekkür ederiz " ve eğilerek seyriciyi selamladılar. Acaba bu kısmı ben mi bir tarafımdan uyduruyorum diye düşündüm ama yanımdakiler ve çıkışta konuştuğum çinlilerde benzer şeyler söylediler çünkü Yunho ve Max Çince konuşuyorlardı. Neyse danslar falan bir Yunho bir Max... geberdik.... - ama ben buruldum da yanı zamanda- Akabinde sahneye Super Junior çıktı alttan da bir anda Max çıkartıldı. Changmin, gruba harika screamlariyle eşlik etti falan kafayı yemeceler...Elemanda harbi ne ses var arkadaş!!!! Sonra S. Junior eğilerek selam verdi Max ayakta kaldı yani onu alkışlattılar falan...Bu arada bu performans esnasında t-şörtünü parçalayan Max a" oha sende mi fan service!!" dedim ama aynı zamanda bunun kostüm değişikliğini hızlandırmak için kullanılan bir numara olduğunu görünce rahatladım o anlar stadı inletti tabii ne yalan söyleyeyim güzel de manzara yani :P Böyle devam etti işte. Akabinde tekrar Girls Generation, Shinee falan... Ama heyacan doruğa çıkmışken bunları pek sallayamıyor insan, doğal olarak ben de sallamadım...
Muhtemelen aradaki pek çok detayı ve olayı atladım ama böyle işte...Bir o bir bu derken son bölüm geldi... Selam bölümünde hepsi sahneye çıkıp birlikte ikili üçlü şarkı söylediler. Sonra Shinee elamanları sahnede su savaşı başlattı. Shinee elemanlarından biri Changmin' in kafasından aşağıya bir şişe su boşalttı. Changmin hss noluyoruz tepkisi falan ama hala gülüyor. Çok sevimli yaaa.. Sonra selam esnasında kameralar özellikle bir ara Yunho ile Changmin' i çektiler böyle ikisi bir durulmuş, salaklaşmış, garip olmuş. Yunho' nun surat düşmüş ama hala gülüyor falan. - çok etkilendim ya ben- Bu arada Super Junior elemanları selamlamada bu ikisini hiç yalnız bırakmadılar, hep yanlarında durdular, bir yere giderken bunlarıda birlikte götürdüler... Bu esnada yani herkesler önde seyriciyi selamlarken Boa hazretleri ana sahnede tek başına duruyor. Kraliçe ya ön sahneye adımını atmadı hatun, arkada kaldı. Chang gördü bunu ve bence muhteşem bir efendilik yaparak yanına gitti tek kalmasın diye çünkü elemanlar önde bir kısmı su savaşı yapıyor bir kısmı seyirciyi selamlıyor, seyirci s. junior lideri ve Yunho ya tezahurat yapıyor kimsenin Boa yı salladığı falan yok. Sonra herkes kendi halindeyken kameralar Boa yı gösterdi yani hatun tezahurat bekliyor ya da Yunho veya S. Junior ın lideri kendisini çağırsın selamlatsın diye bekliyor. Bu arada ilginçtir lider elemanda hiç sallamadı Boa' yı, seyirci de sallamadı sonra kameralar yanındaki Chang Mİn i gösterince stad ciyakladı. İşte o andır Boa nın dönüp sahneyi terkettiği an. Ahahahahaha çok eğlendim ya... Öldüm bittim ama tüm o eğlence esnasında Chang ve Yunho gerçekten çok buruktular... Acaba sadece ben mi böyle hissetim diye düşündüm fakat çıkışta konuştuğum Çinli ve Japonlar da aynı şeyi söylediler. Bu arada Super Junior elemanları hem selamda bu ikisini yalnız bırakmadıları için hem de konser esnasında en azından benim gözlemlediğim kadarıyla bu ikisine sahip çıktıkları ve gösterdikleri destek nedeniyle ve bundan hiçbir gocunma duymamaları nedeniyle de benden ayrıca çook büyük sempati topladılar.
Şu var ki DBSK nin ölüsü yeter ve herkese basar ancak Yunho, Chang Min ve genel anlamda Dbsk için gerçekten çok üzüldüm çünkü sahneye çıkıyorlar ama kendi besteleri yok parçaları yarım söylüyorlar ya da dans ediyorlar, böyle sanki yamama gibiler tam olarak anlatamıyorum ancak buna rağmen oldukça profesyoneller ve seyirciyi acayip umursuyorlar.
Sonra konser bitti. O anda elf ve casseopedia birleşip DBSK tezahuratına başladılar acaba Sm e mi saydırıyorlar diye düşündüm. Çok uzun süre özellikle casseopedia tribünü boşaltmadı. Polisler zorla boşalttı ben de sonuna kadar kaldım fotoğraflarını falan çekiyorum polis amca geldi " sen çince anlamıyorsun hadi gel çıkış burada bak boşaltıyoruz " dedi, tamam amca çıkıyorum bir iki fotoğraf çekeyim dedim gülüyor. En komiği casseopedia nın liverpool taraftarları u will never walk alone u söylerken atkı tutarlar ya o tarz atkı ve kumaşları açıp hiç susmaması ve uzun süre o şekilde beklemesiydi.
Son kez genel bir değerlendirme yaparsam;
Girls Generation: Sevimli. Gecenin en iyi 3. sahnesi ödülünü onlara verdim.
F(x): İleride daha çok bahsettirirler kendilerinden.
Shinee: Daha çok büyümeleri gerek. Seyirci ile iletişim - seyirci neredeyse bunları yönlendirecek- , sahnede yapmacık hareketlerden uzak durmak ve genel anlamda sahne hakimiyetlerinin bence daha artması lazım. Bir de evlatlarım o sulu sahnede kayıp kafanızı kıracaksınız bir de son bölümde sahneyi hakkaten şovşaklık yapacaz diye terketmediler neyse fazla uzatmadılar iyi ki gençliklerine veriyorum sevinmek istediler sanırım.
Super Junior: Deneyimli olmalarına rağmen, profesyonelliklerine, hakimiyetlerine, makina gibi işlemelerine rağmen hala sahnede çok eğlenmelerine ve kendileri eğlendikçe izleyeni de eğlendirmelerine, iletişimlerine, - hatta aradaki ufak fan servicelarine-e, semaptikliklerine, ve genel anlamdaki sevimli ve mütevazi tavırlarına bittim. Onlara sadece sorry, sorry, sorry diye sesleniyorum.... ( Bu arada bu sadece bir gözlem ama Elf i casseopedia dan çok daha organize ve derli toplu gördüm)
Sahne aldıkları isimle TVXQ demeyeceğim ve DBSK hiç demeyeceğim o yüzden Yunho ve Changmin diyerek bahsedeceğim. Bu ikisi de her şeyden önce sahneye çok yakışıyor ve çok profesyonel. Her şeyi geçtim bu kadar yamama bir şekilde sahnede olmak bile aslında motivasyon kırıcı olmalı ama bunu hiç bir şekilde yansıtmamaları gerçekten takdire değer. Performansları da ayrıca çok iyiydi belirteyim bir yanlış anlaşılma olmasın. Ama o sondaki halleri gerçekten insanın kalbini yaralıyordu bunlara rağmen çok sempatik, çok yetenekli ve sahneye çok yakışıyorlar. (10 puanı bunlara verim :P)
Bu vesile ile de öncelikle SM e ya da bu ayrılma olayında kimin ya da kimlerin payı varsa kafam girsin diyorum.
DBSK: Ben bu grubu gerçekten tahminimden de fazla seviyormuşum sanırım. Gecede beni üzen en önemli öğelerden biri orada bir DBSK nin olmaması oldu. Eğer olsalardı zaten şunları yazıyor olabilir miydim bilmiyorum :) Ama çok özel ve güzel bir grup DBSK. Bir gün canlı dinleyebilmek dileğiyle....
Çıkıştada bir sürü maceradan sonra ki anlatmayacağım hepsini çıktım ve ben ömrümde böyle kalabalık görmedim, metal konserlerinde bile... Neyse arada çinli ve japonlarla muhabbet falan fakat taksi bulmanın imkanı yok... Bir ara beklesem acaba elemanları görür müyüm diye düşündüm ama DBSK izleyememenin verdiği mutsuzluk aynı zamanda konserin yaşatmış olduğu duygu kaosları nedeniyle de zaten böyle bir girişimde bulunmak istemediğimn farkına vardım. Bu arada konser yaklaşık 5 saat sürdü... Fan girllerden ayrılıp taksi bulabileceğim bir yerlere doğru yürümeye başladım fakat mümkün değil. Ben birilerine dalmadan önce hem biraz sakinleşeyim, dinleneyim hemde vakit geçsin diye kendimi ilk görüdüğüm strabucks a attım. Orada otururken yan masadaki çekik gözlü kadının kamerada birşeyler izlediğini gördüm. acaba nedir ki diye düşünürken kahvem bitti şimdi bir yandan da acayip merak ediyorum ama çinli ise nasıl anlaşacağız derken tam yanından geçiyordum ki ekranda chang ı görünce dayanamadım "bu akşam ki konser mi diye sordum" evet dedi. ahaha japon çıktı iyiki de sohbetimiz japonca devam etti. Bende oradaydım falan dedim. Hangi grubu daha çok seviyorsun diye sordu. Ben yunho ile Max için geldim dedim o da ne çat diye onların bölümlerini açtı izleyelim dedi. Bir de bir güzel yakından çekmiş. Süper iş yapmışsın dedim çekmekle dedim gülüyor falan bu esnada bayağı muahbbet ettik. O da aynı şeyleri bana sordu, "konserin sonunda ikisi çok üzgün görünüyordu değil mi ?" dedi. Evet dedim ben de aynı şeyi düşünüyorum. Muhabbetimiz uzadıkça uzadı hatta araya kat-tun ve arashi bile girdi hayır şu güzel sohbete nasıl girdiler anlamadım. Böylece konseri bir güzel bir de ekrandan izlemiş oldum :)) Bu benden yaşça büyük Japon hatun inanılmaz bir DBSK sever çıktı. Japonya da ki tüm konserlerine gitmiş olan teyze bana özellikle Mirotic konserini anlata anlata bitiremedi. Tapıyorum sana dedim gülmekten öldük. Diğer üçünden falan bahsetti. 1 saati aşkınca muhabbet ettikten sonra keşke tekrar birleşseler diyerek sohbetimizi bitirdik ve sonra birleşsnler diye dua ederek ayrıldık.
Sonra benim eve dönüş maceram başladı ki bunun konserle bir alakası yok.
Böyle işte bu da bir anımdır ama diyeceğim şu ki şu tarz grupları canlı izlemek gerçekten bambaşka, diliyorum ki her sevenin hayatta en az bir kere başına gelir ve bunu yaşar. Hatta Türkiye ye gelsinler hep birlikte izleyelim... Ama siz siz olun o ışıklı zımbırtılardan almayı unutmayın ( sapıtıp çakmak yakıp sallasaydım ne olurdu acaba diye düşünüyorum ? :P)
Etiketler:
Boa,
Changmin,
DBSK,
f (x),
Girls Generation,
Kangra,
korean,
mirotic,
Shinee,
SM Entertainment,
SM Town 2010,
Super Junior,
TVXQ,
yunho
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



