shojo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
shojo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2010 Cuma

LOVELY COMPLEX: Love Com; İnsanın Boyu bir Kompleks Konusu mudur?


Evet, bu yazının yazıldığı zamanlarda beni eğlendiren anime serilerinden bir tanesi daha. Aslı itibariyle Aya Nakahara' nin kaleminden çıkma shojo manga serisi. Ayrıca henüz izlemediğim doraması da bulunmakta ancak burada ele alacağımız versiyonu 24 bölümlük animesi ki onu izledim ancak.

24 bölüm içerisinde çok eğlendim, koptuğum yerler oldu ara ara gerildim hadi itiraf edeyim az da olsa zaman zaman sıkıldım yine de tadında tuzunda bırakılmış, oldukça hoş ve sürükleyici bir seri olduğunu belirtmeliyim.



Konu itibariyle bakıldığında elimizde 1.72 lik bir kızımız ve 1.56 lık bir oğlanımız bulunmaktadır ki bunlar etrafındakiler tarafından komedi ikilisi olarak çağırılmaktadırlar. Gerçekten birarada şanlarına yakışır bir performans çıkarmaktadırlar. Serinin gelişimi bu ikili tabuları yıkarak birlikte olabilecek midir olayının üzerine kurulmuştur. İşleyiş ve kurgudaki komedinin yanı sıra birbirinden dangalak -ama sevimli olan- baş karakterler Risa ve Otani insanı hem hasta etmekte hem de güldürmektedirler. Bir de olayda Kansai aksanı meselesi var bu da ayrı bir olay.


Esas kızımız Risa Koizumi, bahsettiğimiz 1.72 lik devdir (valla benim için öyle :P) . Klasik kızlardan farklı olarak kendini büyük bir disiplin ile bilgisayar oyunlarına adamış, ara ara ağzı bozuk, içi dışı bir insan olmaktadır. En büyük dertlerinden bir tanesi kendi boyuna göre bir sevgili bulamamaktır. Ha, şimdiye kadar bulmuş mu ki kendi boyuna göre istiyor derseniz, işte en büyük hayali budur. Dersleri pek sallamamasına rağmen Otani ile sınıf başkanıdır. Hocaları seçim zahmetine hiç girmez biraz gelenekçi bir yaklaşım gösteririr başkanlık konusunda. Neyse, Risa kızımızın yer aldığı komedi ikilisinin diğer yanı 1.56 lık Atsushi Otani kardeşimizdir. Basketbol takımında yer alan ve sabırla çalışıp ilerleyen, kızlar tarafından genellikle çekici bulunmayan, - ancak kendisinin hayran kitlesi bulunmaktadır- Risa gibi boy mevzuunu kafasına takmış olarak yaşayan, enerjik ve zaman zaman insanı felç edecek kadar salak olabilen bir arkadaştır. Risa ve Otani' nin fiziksel zıtlıklarına rağmen beyinsel ve ruhsal olarak oldukça fazla ortak noktaları bulunmaktadır ki bunlara değinmeyeceğim ancak bir isim var ki ben seriyi izlerken Risa ve Otani' nin sevgileri ve tepkileri neticesinde gerçek olduğuna inanmaya başlamıştım; o da Umibozu'dur. Yaratılan bu etkiye istinaden yolda yürüken "Umibozuuuuu !!!!!!!!! " diyerek yolumu keseceğine inanmaya başladığım bu müzisyen kardeşimize Risa da Otani de deyim yerindeyse tapmaktadır.


( Bilin bakalım ortadaki amca kim ? )


Nobuko Ishihara ve Heikichi Nakao, Risa ve Otani' nin en yakın arkadaşları olup aynı sınıfta yer almaktadırlar. Serideki favori karakterim olan Nobuko, kararlılığı, hisleri ve sağduyusu ile kalpleri fethetmektedir ayrıca aşk travmaları yaşayan Risa' ya dayanabilmekte kolay değil hani. Nobuko kendini Risa' nın annesi olarak tanıtmakla birlikte esasen baş danışmanı ve stratejistidir. Nakao da onun erkek arkadaşı bu arada.

Chiharu Tanaka ve Ryoji Suzuki de diğer arkadaşlar. Risa , Otani , Chiharu, Suzuki arasında yaşanan dörtgen hoşlanmalık sonucu Chiharu ve Suzuki çift olmuş, Risa ve Otani bir bardak su içmişlerdir.Haruka Fukagawa , serinin hem sinir bozucu hem de koparan elemanı olabilmeyi başarabilmekle birlikte serinin en fantastik ve bilge karakteri Seiko Kotobuki' dir. Olaylara bakış açısı, enerjisi ve pozitifliği kayda değerdir kendisinin.Kuniumi Maitake ise lisede uğruna fan clupları kurulmuş olan, kız öğrencilerin salyalarının akmasına vesile olan, lisede bulunan tüm kızların ideal tipi olabilecek potansiyele sahip serinin öğretmenidir.Kendisi de bir takım olaylara dahil olur.


Bunların dışında seriye giriş çıkış yapan Mimi, Kohori gibi pek çok karakter bulunmakta. Genel olarak ilişkiler üzerine kurulan seride yine üzerinde en çok durulan konulardan bir tanesi bir şey için çabalamak ve uğraş vermek. Bunun dışında şekilciliğin dışına çıkabilmek ve yanındakinin farkına varabilmek gibi noktalara da değinilmiş klasik olarak. Ancak insanda beyin devrelerini yakan bir konu var ki o da Otani kardeşimizin büyük beyinsizliği ve algılamadaki özürüdür. Yani koşul ve durumlar itibariyle bir yere kadar da... Ben bu tarz insanlar tanıyorum kimse onların eline su dökemez derdim yanılmışım. Otani bu klasmanda bir numaraya yerleşmiştir, kesinlikle kendisini tebrik ediyorum. Bu arada Risa' nın depresyon döneminde iyice kendini verdiği bilgisayar oyununda yer alan Cain - sama da fena tip değil hani! :P Ailesinin dumurlardan dumur beğenmeside ayrı konudur.

Tüm bunların sonunda lisenin son dönemlerine doğru - aynı şekilde serinin de - herkesin kendi yollarını çizmesi, ayrılmayacak olsalar da çizginin yine değişeceğini görmek falan insanı incitmiyor değil. Nedense bana - anime izleyerek alakasız tespitler yapma durumu - zamanın durmadan aktığını ve herşeyin zamanında güzel olduğunu hatırlattı yine...

Bu ince burkulmanın dışında yine de çok keyif alarak izlediğim bir seri olan bu animeyi herkese tavsiye ederim.


8 Aralık 2008 Pazartesi

LUDWIG KAKUMEI: HAYALLERİNİZİN ANTİ BEYAZ ATLI PRENSİ



**Bu yazı Ank-su-namun tarafından yazılmıştır. Kendisi bir manga canavarıdır.


Kaori Yuki teyzeminiz 4 volümlük enfes manga serisi olup şahsi kanaatimce en sewilesi yapıtıdır.türü gotik ambiyanslı korku öğeleri serpiştirilmiş shojo manga (bilmeyenler için ekliyorum: Shojo genel olarak 10-18 yaş genç hatun kitlesine hitap eden manga çeşidi olup benim gibi 28 yaşına merdiven dayamış yaşlı teyzeler tarafından bile aslanlar gibi okunmaktadır) Serinin esas adamı Ludwig visual-kei giyinen,nekrofili,megalomanyak,egoist,kadın düşkünü (büyük boy göğüs takıntılı) ve edepsiz bir beyaz atlı prens olup kral babasının baskıları sonucu ewlenmeye uygun bir prenses aramak üzere sürekli eziyet ettiği,yakışıklı,saf,iyi kalpli,sadık yardımcısı (ki kendisi Lui'nin olduğu herşeyin tersidir) Wilhelm ile birlikte yollara düşmüştür.Bu arada bildiğimiz tüm peri masalı kahramanlarıyla olabilecek en hastalıklı şekilde yolu kesişir ve olaylar gelişir.

yuki teyzemiz bu çalışmasında her nasılsa shounen-ai öğelerini çok akıllıca kullanmış öyle ki bazen öyle olmadığı halde okurken öyle sanılabiliniyor (şimdi yine biraz açıklama yapalım.shonen ai ve yaoi genelde bayan manga-ka'lar tarafından çizilen erkek erkeğe ilişkileri konu alan mangalara verilen adlar olup erkek karakterlerin pek bir sevişgen olduğu yaoi'nin aksine shonen ai'de bu ilişkiler romantizm ile sınırlı kalıp cinselliğe dökülmez.Kaba tabirle shonen ai öğeleri kullanılması erkek kararkterler arası eşcinsel iması yapılması anlamına gelmektedir) tabi bu bir algı meselesi olduğundan algınızın ne kadar pervert olduğunu da bu şekilde görebilirsiniz. manga sadece 4 volümcük ama Lui'ye doyamayanalr üzülmesin sonu gayet açık bırakmış bir seri bu.yuki teyzemiz bizi kırmaz ileride bir sequel yayınlar belki de.

Son olarak hikayenin sonunda kendinizi benim gibi "Lui'cim ben seninle ewlenirdim ama göğüslerim küçük" derken bulabilirsiniz korkmayın hangimiz bishie'lere sulanmıyoruz ki..hem ebisu sensei gibi closer pervert olacağınıza jiraiya gibi open pervert olun,daha sağlıklı (ero sennin gönlümüzde yaşıyor,yazdıklarıma naruto göndermesi yapmasaydım çatlardım kusura bakmayınız gari)

diyorum ki bu seriden sonra peri masallarına asla aynı gözle bakamayacaksınız..

by ank-su-namun

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...