anakin skywalker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anakin skywalker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Şubat 2010 Pazar
STAR WARS:Star Wars Episode III: Revenge of the Sith ; Battle of The Heroes
Hmm ne denilebilir ki... Sonradan çekilen bu ilk üçlemenin en iyisi, en etkileyicisi ve aynı zamanda insanın içinde hüzün bırakan bölümü... Bir insan bininci kez izleyip yine mi etkilenir?
Palpatine/Darth Sidious' un büyük bir sabır,incelik ve zeka ile ördüğü ağ herkesi artık içine çeker ve bu ağa usta Yoda da dahil takılmayan kalmaz böylece iki adet jedi dışında tüm Jedi ların kökü kazınarak kontrol Sith in eline geçerken 30 küsur yıl sürecek İmpratorluk devri de galakside başlamış olur. Anakin ölür ve Darth Vader doğar. Padme ölürken, Luke ve Leia hayata gelir. Kelimelere dökebilmek güç gerçekten bu nedenle detaylara ve derinlemesine yorumlara girmeden şöyle bir üstten değinelim...
Anakin; annesinin kaybı, Jedi konseyinin güvensizliği, Padme' yi kaybetme korkusu ile boğuşurken ve aynı zamanda Palpatine' in ince manevralarıyla beyni haşat edilirken bir de Obi Wan ile yolları Jedi Konseyi tarafından görevlendirme nedeniyle ayrılınca kendini Darth Sidious' un öğretilerine adar. Obi Wan' ı General Griveous' u avlamaya gönderirken farkında olmadan son vedalaşmaları insanın içini burkar... Sidious tarafından kendine biçilen Darth Vader ismi ile daha fazla güç kazanmak için ustasının dediklerini yerine getirir, geri dönüşü olmadığını bilir. Bu bağlamda Jedi Tapınağına görkemli bir giriş yaparak - filmde ki muhteşem sahnelerden bir tanesi- çoluk çocuk tüm jediları keser biçer . O zavallı, korkuyla saklanmış küçüklere bile acımaz.
Mace Windu; ah Mace Windu dememek elde değil. Bu serzenişin de bir anlamı yok biliyorum zira Palpatine tüm olasılıkları düşünerek bu senaryoyu kurmuştur yine de Mace Windu vs Palpatine kapışmasında Mace Windu' ya kızarım elimde olmadan, yüzbin kere seyretmeme rağmen "hayır Anakin" derim her seferinde. Vaapad olayına falan da girmeyeceğim.
Yoda; Sen hissettikçe biz de hissettik Yoda. Sonucu bilmeme rağmen Palpatine' nin odasına daldığında yine de heyecan yaptım. Bu arada Wookielerle birlikte iken Chewbacca' yı görmek ayrı bir güzellik sanki çok eski bir dostu görmüş gibi hissetmiştim.
Darth Sidious: Zeki adam. Bu bölümde ilahlaşıyor ne yazık ki. Count Dooku'yu Anakin' e harcattığı sahneye ayrıca hastayım. Senatoda, İmparatorluğu ilan ettiği konuşma mükemmeldir kanımca, tüyleri diken diken eder.
Obi Wan Kenobi: Nedir senin bu çektiklerin Kenobi? "Hello There" diyerek General Grievous ve ekibinin ortasına dalman ayrı bir konu. Bu filme çok espritüel başlamıştı ama dramı gittikçe arttı. Bu serilerin en baba Jedi' yı, çocuk bakıcısı, en büyük kahramanı ve en büyük sabır taşısı. Jedi Konseyi seni de yaktı.
Padme: Anakin' in dark side a geçmesiyle senin de işin bitti yine de ilkelerini takip etmek konusunda gösterdiği irade kayda değer.
Codi: Ulan Codi iki dakika önce ışın kılıcını geri iade et sonra emir gelsin Obi Wan' ı nişan tahtası yap. Genleriyle oynanmış klon işte ne olacaktı?
Order 66 bambaşka bir konu. İçi kanamayan yoktur herhalde tüm jedilar arkalarından vurulurken.
Ve Obi Wan Kenobi - Anakin kapışması efsanevidir. Etkileyici fazla söze gerek yok. İkisi arasındaki diyaloglar insanın içini cız ettirmeye yeter de artar.
Film geleceğe bağlantılar ile birlikte kapanırken, Darth Vader doğmuşken, Luke Tatooine' e Owen amcasına teslim edilmek üzere götürülmüşken, Yoda inzivaya çekilirken ve Obi Wan Tatooine' e çilesine devam etmek ve filmin en sevindirici haberlerinden biri olan yeni eğitimine başlamak üzere yerleşirken film huzursuzluk bırakıyor işte insanın üzerine ve yeni bir umudu beklemekten başka çare kalmıyor.
Böyle diyerekten A New Hope a doğru yol alalım ve Anakin' in kendisinden de emo olan oğlu ve annesinin saç modellerine yeni bir yaklaşım getiren Leia' yı görmeyi bekleyelim... (şaka şaka Luke da Leia da candır)
Not: Bu kadar yüzeysel yaklaşımı ben bile beklemiyordu çok şaşırdım ama düşüncelerimi yazıya dökmeye kalksam zaman yetmez. En güzeli izlemek, izlemek,izlemek....
Güç sizinle olsun...
7 Şubat 2010 Pazar
STAR WARS:Star Wars Episode II: Attack of the Clones; Across The Stars...

Phantom Menace' da izlediğimiz padawan Obi Wan Kenobi ve sevimli velet (ahaha ne dedim ben ya? ) Anakin Skywalker' ın, Jedi Master Obi Wan Kenobi ve genç, dinamik, ukala,atletik :p Anakin' e, Kraliçe Amidala' nın Senatör Amidala' ya dönüştüğü, ilk filmden 10 yıl sonrasını anlatan bu film için de zamanında dörtgözle beklemiştim. Gösterime girdiğinde bir sevinç, bir kıyamet.... Mutlu oldum mu? Sonuna kadar. Evet geçen hafta tekrar bu filmi 100 küsuruncu kez izlemiş ve film sonrası etkilerini atlatmış olarak, kısa bir iki not düştükten sonra henüz tanışmayanları John Williams/ Across The Stars ile tanıştırmak istiyorum.
Palpatine' in "Bu cumhuriyet' in ikiye bölünmesine asla müsaade etmeyeceğim" diyerek açtığı , "Bana verilen bu yetkiyi Cumhuriyet' i korumak için kabul ediyorum. Cumhuriyet' i çok seviyorum. Zamanı geldiğinde bu yetkiye derhal geri iade edeceğim" mealli sözler söyleyerek kapattığı filmde, bu şekilde Yüce başkan Palpatine, Count Dooku' nun başını çektiği ayrılıkçılara karşı kulllanabileceği ordu kurma/kullanma yetkisini zorlanmadan elde eder, zaten yıllar önce hazırlanmaya başlanmış Klon ordusu ile tanışırız bizde. Filmin başında Mace Windu biz barışın koruyucularıyız, asker değiliz derken, filmin sonunda topyekün klonlarla birlikte jedilar da bir şekilde savaşa sürüklenmiş olurlar. Anakin ile Padme arasındaki ilişki 10 yıl sonra başka bir boyut kazanır ve birbirlerine olan aşkları evlilikle son bulur. Gariban Obi Wan yine her yere koşturur.
Anakin'in annesine karşı duyduğu özlem, Padme' ye duyduğu aşk, içindeki öfke, kızgınlık, korkunun yavaş yavaş ortaya çıkması ile birlikte onun karanlık tarafa göz kırpması hafiften hissedilmeye başlar. Palpatine'in gizliden Anakin' e nasıl destek verdiği ortaya çıkar. Darth Sidious büyük bir sabır ile planlarını örerken yıllardır, Jedi konseyinin ve jedilerın yıllardır huzur içinde uyumuş olduğunu anlarız böylece ve hepsinin yavaş yavaş Darth Sidious' un oyununa sürüklenişini izleriz.
Jango Fett ve yavru Boba Fett ile karşılaşmak, Mace Windu'yu aksiyon halinde görmek, Usta Yoda' nın ışın kılıcını çekerek Dooku'ya dalması ve her zaman bahsedilen ışın kılıcıdındaki ustalığını görebilmek diğer artı ve heyecan verici öğeler.
Arenada Jedilar teker teker düşerken gözlerim doldu, Count Dooku' nun asaleti ve karizması karşısında durumu için hüzünlendim... Ve... Imperial March eşliğinde zamanın klon askerlerini, gemilerine büyük bir düzen içinde binerken görerek duygu seline kapıldım.
Güzel göndermeleri barındıran, güzel bir film... - orijinal üçlemeyi değerlendirme dışı bırakıyorum- . Jediların kumanda edeceği klon ordusunun, İmparatorluk askerleri olan Storm Trooperslara dönüşeceği yolda bağlantıları sağlayan bir ara film...
Tüm bunlar ile birlikte John Williams 'ın müzikleri olmadan Star Wars düşünülemez tabii ve Across the Stars yine tek başına filmin barındırdığı tüm duyguları anlatabilecek kadar harika...
Böylece tüm bu olaylar sonucunda, yıllar sürecek Klon Savaşları başlar ve biz de üçüncü filmi görebilmek için beklemeye başlarız.
Dışarıda bardaktan boşanırcasına yağmur yağarken ben de an itibariyle duygu seli oldum. Yaşlılık zor, gidip biraz force kullanarak meyve soymaya çalışayım.
Güç sizinle olsun...
Etiketler:
across the stars,
anakin skywalker,
count dooku,
darth sidious,
film,
imperial march,
jango fett,
jedi,
john williams,
obi wan kenobi,
Star Wars,
Star Wars Episode II: Attack of the Clones,
yoda
29 Ocak 2010 Cuma
STAR WARS: Star Wars Episode I: The Phantom Menace; Duel Of The Fates

Eşşek kadar olmakla birlikte ne zaman nerede bulursam Star Wars izlerim mottosuna sahip insan güruhundan olarak geçen hafta Star Wars Episode I: The Phantom Menace' ı tekrar izleme şerefine nail oldum. Gerçi her film ya da Star Wars ile ilgili her hikaye benim için sancılı bir süreç oluyor çünkü Star Wars sever bünyelerin çoğunun yaşadığı acı soslu süreç olan SW evreninin akabinde adlandırıldığı şekliyle gerçekliğe dönmek/dönmeye çabalamak zor oluyor.
Bu süreci bu haftalık atlatabilmiş biri olarak çok kısa notlar düşmem gerektiğini hissettim ama çok zooorrr. Uvvv benim için Star Wars hakkında yazmak gerçekten çok zorlayıcı ve gerici, stres yaşıyorum şu anda burada... Neyse yine de ana odaklanmaya çalışarak çok fazla daldan dala atlamadan kısa ve öz bir şekilde derdimi anlatmaya çalışayım.
Hatırlıyorum da yıllar önce çocukluğu ve gençliği Star Wars orijinal üçleme ( 4-5-6) ile birlikte geçmiş olan biri olarak, Star Wars' un ilk üç bölümü çekilecekmiş dendiğinde benim gibi olan insanların içini hem büyük bir heyecan hem de ufak bir tedirginlik kaplamıştı. Hadi canım derken bu bilgiler resmi olarak doğrulandığında ağlamaklı olmuştum neredeyse ve benim gibi kişilerin kalplerinde yaşadığı bu titreşimler güçte büyük bir dalgalanma yaratmıştı. Günler günleri, aylar ayları kovaladı ve gösterime gireceği gün geldi çattı. Ekranda Star Wars Episode I: The Phantom Menace vardı artık. Uzun zaman sonra Star Wars main theme eşliğinde o yazıları bile görmek mutluluk verici idi, o anı anlatabilmek için kelimeler kifayetsiz... Fakat sağolsun etrafımda varlık gösteren anti SW ciler ve çok değerli film eleştirmenleri suretine bürünmüş insanlar, sinema salonundan dışarı adımımı attığım anda etrafıma üşüşerek aldığım tüm keyfi tüketmeye, binbir kelime, cümle ve esprilerle içimdeki gücü yok etmeye çalıştılar... Bu insanların ağızlarının oynayışını seyrederken bir yandan da düşünüyordum. SW evreni ile ilk kez bu film ile tanışanlara biraz hak verebileceğim kanısına vardım. Maksat empati ...
Sonuç olarak net bir şekilde şu yazılabilir ki; Phantom Menace altı filmin en zayıf halkasıdır evet, hiçte nesnel olmak gibi bir kaygım olmasa bile gayet açıklıkla şunu söyleyebilirim ki en zayıf halka olmasına rağmen yerden yere vurmaya da gerek yoktur. - öncelikle George Lucas ın ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışmakta da yarar var- İlk üçlemeyi izleyip özümsemiş, o yıllarda extended universe a ulaşabilmek için sağı solu tırmalayan insanların yüzünde tebessümler yaratmayı başarabilmiştir.Herşeyden önce bu film, ilk üçlemenin imparatorluk hakimiyetinin gerisinde, galakside yaşanan cumhuriyet dönemini, ilk üçlemenin biraz daha karanlık atmosferinden sonra o dönemin renkleriyle tanıştırmaktaydı izleyiciyi.Jedi Konseyini görmek bambaşka bir rüya iken, Obi Wan Kenobi' nin padawan halini görmek tebessümden öte bir şeydi. Filmde zaman zaman geçen küçük göndermeler bile insanı mutlu etmeye yetip artmaktaydı. R2-D2 ve C3PO ikilisi ile tekrar karşılaşmak -ki R2-D2 bence serinin en baba kahramanıdır- Jedi konseyinde Usta Yoda' yı görmek ve Anakin' e - ve evet Anakin Skywalker, hayalleri olan, iyi kalpli küçük çocuk... - şu sözleri sarfederken;
"fear is the path to the dark side. fear leads to anger. anger leads to hate. hate leads to suffering.i sense much fear in you."
ilk üçlemenin tepkisel olarak gözlerin önünden geçmesi, Darth Sidous' un kanda yarattığı dalgalanma ve filmde zaman zaman yer alan geleceğe gönderme yapılan küçük kareler filmin o yüzeyselliği içinde kaybolmayan beni mutlu etmeye oldukça yetiyordu.
Tüm bunların dışında Star Wars Episode I: The Phantom Menace izleyenleri iki adet güzellikle tanıştırmaktaydı. Bunlardan bir tanesi olan Darth Maul başka bir yazının konusu olacakken, ikincisi bir John Williams güzelliği olan her faninin tanışması gereken bir eser olan "Duel of the Fates"' dir.
John Williams, kendisinin bu yıllarda yaşayan en önemli bestecilerden bir tanesi olduğunu düşünen beni Duel of the Fates ile tekrar kendisine hayran bıraktı. -Yanlış anlaşılma olmasın Star Wars Episode I: The Phantom Menace' ın albümü tümüyle harika olmakla birlikte Duel of the Fates' i biraz daha ön planda tutuyorum.-
Bu parçanın sözleri aslen Keltik şiiiri olan "The Battle of the Trees"'e ait fakat burada Sanskritçe kullanılmış. Sanskritçe sözleri aşağıdaki şekilde;
"Kor-ah, Mah-tah, Kor-ah, Rah-tah-mah.
Kor-ah, Rah-tah-mah. Yood-hah, Kor-ah.
Kor-ah, Syahd-ho. Rah-tah-mah, Daan-yah. Kor-ah, Kee-lah, Daan-yah.
Nyo-hah, Kee-lah, Kor-ah, Rah-tah-mah. Syahd-ho, Kee-la, Kor-ah, Rah-tah-mah.
Kor-ah, Daa-nyah. Kor-ah, Rah-tah-mah.
Kor-ah, Daa-nyah. Kor-ah, Rah-tah-mah.
Nyo-hah, Kee-lah, Kor-ah, Rah-tah-mah. Syahd-ho, Kee-la, Daan-yah, Rah-tah-mah. Kor-ah! "
Bir de Qui-Gon Jinn' in cenazesi esnasında kullanılan bölümü için sözleri şu şekilde;
"madhura svapnya
go ra dama svapnya
madhura svapnya
go ra dama svapnya
mari tu madhura svapnya "
İngilizce anlamlarını merak edenler arayıp bulabilirler...
90 lı yılların sonlarında gösterime giren ilk üçlemenin special editionlarından bir tanesinde sinemada önümde oturan kadının yanındaki adama "bu eski bir film değil mi yaaa? Niye yeniymişçesine bunu gösterime sokuyorlar ki, bir de üzerine para verdik!!" deyişine kendi gözleri ve kulakları ile şahit olan biri olarak - ki o an "special editon mıı?? yaşasıııın!!! hemen ilk gün izlemeliyim!" diyerek kendi çapında seferberlik ilan ederek sinemaya koşmuş ve filmleri sinemada izleyebilmenin heyecanını yaşayan biri olarak kendime baktım - o an durup hayatı sorguladım; ( kadının kafasını ışın kılıcı ile uçurmak geçti aklımdan ama karanlık tarafa geçebileceğimden korkup durdum ) o dakikadan sonra Star Wars ile ilgili yapılan hiçbir abidik gubudik yoruma ya da espriye aldırmadım fakat bunu asla anlamayacak olan insanlar için üzülmeye başladım. Bu ve benzeri tecrübelerimden çıkardığım sonuçlara dayanarak söyeleyebiilirim ki bir insana dışarıdan zorla Star Wars sevgisi aşılamak mümkün değildir, bu kişinin kanında ve beyin hücrelerinde var olan bir durumdur fakat buna bir taraflarıyla gülen kişilere de tavsiyem çok fazla dar açılardan konuya bakmamalarıdır zira Star Wars evreninin içerisi o kadar zengin ki yakalayabilecekleri taşlar aslında orada sinsice kendilerine parlamaktadır. "Duel of the Fates" de bu taşlardan bir tanesidir.
Uvvv gerçekten zormuş Star Wars ile ilgili yazmak. Neyse işte böyle diyeyim ve ışın kılıcım ile oynamaya gideyim.
Güç sizinle olsun...
http://www.youtube.com/watch?v=xaiEHNv2g6w
http://www.youtube.com/watch?v=pefoJcg6JzQ&feature=related
Etiketler:
anakin skywalker,
darth maul,
darth sidious,
duel of the fates,
film,
jedi,
john williams,
obi wan kenobi,
qui-gon jinn,
sith,
Star Wars,
Star Wars Episode I: The Phantom Menace
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)