Boa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Boa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Eylül 2015 Çarşamba
Big Match (Big Maechi) : K Movie
Choi Ho' nun yönetmenliğini yaptığı, 2014 yılında gösterime giren Big Match izlemesi keyifli aksiyon komedilerden. Film kadrosunda Lee Jung-Jae, Shin Ha-Kyun, Lee Sung Min, BoA, Bae Sung-Woo gibi isimler barındıryor.
Choi Ik Ho ( Lee Jung Jae) bir futbolcu iken yaptığı centilmenliğe aykırı bir hareket sonucu içindeki dövüş sanatları aşkını keşfederek abisinin antrenörlüğüve menejerliği eşliğinde hayatını bir dövüşçü olarak sürdüren biridir. Öyle böyle değil, alanında oldukça başarılıdır ayrıca kendi içinde sallamaz ve esprili bir tiptir ancak bir gün abisi kaçırılınca huzurları bozulur. Ace isimli bir oyun kurucu insanı, ki bu tip şehir içinde kodamanların iddia girip zaman öldürüp para kazanabilecekleri canlı ve gizli oyunlar yaratmakta ve düzenlemektedir, Choi Ik Ho' yu bir şekilde oyununa zorlar ve ona aşması gereken parkurlar oluşturur. Choi Ik Su da abisini kurtarmak için bu parkurlardan sağ çıkmak ve bölüm sonu canavarına - eğer varsa - ulaşmak zorunda kalır.
Kurgusu, konusu oldukça basit. Aksiyon güzel aynı zaman da esprili bir film. Filme bir şekilde dahil olan eski boks şampiyonu şimdinin Ace kuklası Soo Kyung, BoA imiş. Ben film esnasında tanıyamadım. Tanımama da pek gerek yok zaten.
Oyunculuklar film için yeterli ancak Lee Jung Jae göstermiş olduğu aksiyonel performans ile ayrıca bir takdiri hak ediyormuş gibi hissettiriyor.
Eylül başlangıcında izlenebilecek çerezlik ve eğlenceli bir Kore filmi bence.
23 Eylül 2013 Pazartesi
ATHENA: Goddess of War (K-Drama)
Her zamanki gibi günlerden bir gün ne izlesem ne izlesem sıkıntısına girdiğimde başladım bu 20 bölümlük Kore dizisine...
Aşağıda yazacaklarım Iris ve kıyaslamasından bağımsızdır.
21. yy da artık Athena' nın Yunan mitolojisindeki yeri ve ne olduğunu herkesin bildiğini varsayarak bu bölümü atlıyorum.
K. Koreli bir bilim adamı nükleer enerji üzerinde çalışmaktadır ve çalışması tek bir hamleyle atık yaratmadan 100 yıllık enerjiyi sağlamak üzerinedir. Bu amca K. Kore' nin kendi ve projesi üzerindeki planlarından rahatsız olmuştur ve G. Kore' ye sığınmak ister. Lakin proje dünya enerji kaynakları açısından çok ama çok önemlidir (haliyle) bu nedenle pek çok ülkenin gizli servisleri bu amcanın peşindedir ve kendi ülkelerinde zorla ya da severek çalışmasını istemektedir. Hikaye bu şekilde açılıyor işte... Sonuçta bu amca G. Kore' ye getiriliyor ve G. Kore için çalışmaya ve karşılık olarak bu ülke tarafından korunmaya başlıyor.
Ülkenin başbakanı tontoş amca bu nükleer gücü savaş için değil bölgenin gelişmesi adına pozitif anlamda kullanmaya çoktan karar vermiştir.Profesör, projesi ve yapılan nükleer tesisi korumak adına NTS denilen bir organizasyon oluşturmuştur. ( Ulusal Anti-terör Güvenlik Birimi)
Açılıştan üç yıl sonra gelişen olaylar burayı merkez alır. Merkez diğer ülkelere karşı mücadele ederken diğer yandan farkına vardıkça Athena adı verilen, dünya enerji piyasasında tek oyuncu olmaya çalışan, silah lobisinin enerji versiyonu şeklinde tezahür eden bir organizasyona karşı da çarpışmaya başladığını anlayacaktır.
İşte bu proje ve dizinin devamı için diyebilirim ki: Nükleer enerji uğruna ya Rab ne canlar heba oluyor...
(İzlemeyenlere spoiler vermeden buraya kadar gelebiliyorum. Yazının devamı hafif içerik içeriyor olabilir.)
Gelelim karakterlere ve benim yorumlarıma:
Lee Jung-Woo (Jung Woo-Sung): NTS' nin başına buyruk, şımarık, sevimsiz, kendine güveni yüksek olan ama bir işe yaramayan, boş gidenin önde gideni olan ajanı. Hadi sonlara doğru biraz daha topluyor, ağırlaşıyor diyeyim ama benim için dizinin en itici, en bencil karakteri halini aldı, zerre sempatim yok kendisine. Bir ukalalık, kimseyi ciddiye almama, dünya benim etrafımda dönüyor sendromu. Karaktere olan antipatim o kadar büyüktü ki Jung Woo Sung' un performansı iyi mi kötü mü kestiremedim :P. Öyle bir karakter ki dişi sinek bile kendisine hasta oluyor bir anda, anlamadım. Dizide aptallaştığı, etrafa kendince sevimli bakışlar attığı kısımları atlamak için çok yoğun istek duydum, yalan değil.Kwon Yong-Kwan (Yoo Dong-Geun): Kötü adamlarla önceden tanışıklığı olan bu amca daha sonra başkan tarafından NTS' nin başına getiriliyor. İnsancıl. Hele son bölümlerde eline silahı alınca daha da sevimli oluyor ama elinde kaç ajan ölüyor, yazık.
Han Jae-Hee (Lee Ji-Ah): NIS den NTS' ye transfer olan, kurumun top ajanlarından. Güçlü, kararlı, inatçı zaman zaman öz güveni nedeniyle sinir bozucu olma kapasitesine sahip bu karakterin üzerine feleğin sillesi çok feci geliyor seride. Jung-Woo' nun eski manitası, babası nedeniyle ayrılmalarına rağmen unutamamış elemanı. Daha da gelen şoklar nedeniyle serinin sonlarında eskinin bu sert ajanından eser kalmıyor. Feci depresyona giriyor da kimsenin farkettiği yok garibanı, Joon Ho dışında. En büyük destekçin Joon Ho' dur abla. Lee Ji Ah için düşüncelerim karışıktır ama bu seride performansını genel anlamda beğendim de bir iki sahnede elinde silahla podyumda yürüyormuş gibi yürümese iyi olacakmış. Üzüntüm şu ki serinin esasında en yalnız karakterlerinden.
Kim Joon Ho (Choi Siwon): Eskinin dram yaşamış alan ajanlarından. Efendi çocuk, abilerine ablalarına saygılı, kafası çalışanlardan. Bence Siwon hep ajanlı, polisli dizilerde oynasın :) nasıl oluyor bilmiyorum ama yakışıyor bu çocuğa. Joon ho dizinin en duyarlı, en insancıl, bencillikten en uzak iki karakterinden bir tanesidir kendisi. Diğerine ileride değineceğim.Park Cheol-Yeong: Dizinin en cool karakterlerinden biri. Amcanın duruşu yetiyor.

Yoon Hye-In: (Soo-Ae) Soo Ae ne yaparsa yapsın benim için Emperor Of the Sea' nin ablak suratıdır. Ne yapalım ilk izlenimler önemlidir:)
Hye-In serinin Jae Hee' nin tam tersi grafik gösteren karakteri. Ne karaktermiş arkadaş ama itiraf etmeliyim ki sonlara doğru sempatim arttı bu karaktere. Bir de kader işte, sıkışınca intihar ediyor ama yine yaşıyor yine yaşıyor, bir değişik :)

Son-Hyuk (Cha Seung-Won): Bu dizide tamamen kötü adam karizmasının karşılığı kendisi :) Makyajcılara ayrıca ayrı bir alkış gönderiyorum. O kadar akıllı ve zeki ama kötü bir huyu var çok sinirlenince bodoslama dalıyor ya da dalmaya çalışıyor karşısındakine. Hye In ile olan bağı göz yaşartıcı.
Bir de dizide Andy diye bir adamı var bunun. Andy koşulsuz sadakat, itaatin sözlük anlamı olsa gerek. Hye In den ziyade Andy ye yanık olsaydın mutlu mesut bir hayatınız olurdu be amca. Ayrıca elinde bardak kırmanın kitabını yazmasıyla da gönlümü aldı :) Bu da dokuz canlı familyasından yalnız. Yıprattınız yahu adamı. Cha Seung Won iyi iş çıkarmış.
Bir de bir sorum var şimdi. Bu ikisini benzeten ben miyim ki?
benzemiyorlar mı şimdi?


(fotoğraflarda çok belirgin değil ama dizi içinde Son-hyuk andırmıyor mu?)
Kim Ki-Soo (Kim Min-Jong): Dizinin en delikanlı karakteri budur arkadaş!! Bir de sallamıyorlar bu elemanı güya ama ne zaman başları sıkışsa, ne zaman bir şey olsa Ki-Soo koş. Bu garibimde koşuyor hani. Eskinin K.Kore ajanı, şimdinin boşta gezenin boş kalfası ama tam bir gönül insanı, dert ortağı. Kendi başının çaresine de kendi bakıyor, kimseden yardım istemiyor. Joon Ho ile dizinin en duyarlı, en insan canlısı karakteridir bu adam.Ey Jung-Woo , Şef Park bana bildiğim her şeyi öğretti diyorsun, zırlıyorsun da adam çocuklarını buna emanet etti, sesini çıkarmadın. sen tabii karı kız peşinde koş...
Dizide en sevdiğim karakterdir Ki-Soo. Hakkını yedirtmem.
(İlerleyen bölümler ağır spoiler içerebilir.)
Dizi iyi güzel hoş... Fakkkkat... nedenini ve gerekçesini anlayabilsem de gereksiz uzatmalara gitmeselermiş daha iyi olacakmış hani. Misal Boa' lı bölüm kadar gereksiz sahneler olmaz. Anladık BOA da insan falan da ( ahaha bunları Boayı sevmediğim için yazmıyorum ahaha) boş. Boa da bu elemana yazdı ya daha ne diyeyim?
İlk bölümde yer alan James Bond teması, rüya için koca bölüm harcayacaklarına ihtimal vermemiştim hani, eyvah eyvah dedim ilk anda sonraki abartılardan çaktık iyi ki rüya olduğunu.
NIS ajanı olarak kendini gösteren Changmin' im, kaç kutu jöle kullandılar yavrum kafanda? Saçların dökülecek. Kulakları o kadar ön plana çıkarmasalardı iyi olacaktı be canım. Ama Siwon ile birlikte son bölümde adam dövdükleri sahneler hoştu şimdi.
Swatlar, Yıldız Savaşlarında Stormtrooperlar ne ise bu dizide de odur. Ne adam vururlar ne başka şeye yararlar ama sadece vurulurlar, patlamalarda havaya uçarlar. O kadar teçhizat var, sıradan ajanlar çat çat adam indiriyor bir taneniz adam vuramadı. O kadar çok ldüler ki dizinin seyrettiği evrende swat kalmadığını düşünüyorum.
Zaten NTS de yaratılan katliam dolayısıyla ajan da kalmadı sanki? Nasıl bir kurumdur arkadaş?
(bitti)
Gelelim dizinin OST'u içindeki favorilerime;
İlki TVXQ DAN... Diziyi izlemeden önce de hastaydım buna
Diğeri True Love. Aslında en sevdiğim mi bilmiyorum ama bu parça başka bir dizinin ostuna ya da başka bir parçaya müthiş derecede benziyor, çıkaramıyorum. Ben unutmaya çalışacağım zira böyle şeyler aklıma takılınca hayatı zehir ediyor bana.Yine de bilen ya da yorumu olan varsa beni haberdar etsin- çatlamak üzereyim -
Tabii ki Taeyeon - I Love You
Jang Jae in - Please
Başta hiç hoşlanmamıştım bu parçadan ama sonra sevdim
Etiketler:
Boa,
cha seung won,
chang min,
Choi Si-Won,
dizi,
jung woo sung,
kim min-jong,
korean,
lee ji ah,
soo-ae,
TVXQ
19 Eylül 2010 Pazar
SM TOWN 2010 WORLD TOUR SHANGHAI
bugünleri de görmek varmış ya ne diyelim... Gerçi SM den zerre hazzetmem ama hazır böyle bir fırsat bulmuşuz değerlendirelim mantığı hem de Yunho ve Changmin' i gerçekten şu gözler canlı canlı görebilir mi? merakı ile bu maceramıza başladık.
Shanghai konserini haber aldıktan sonra bir süre gidip gitmemekle ilgili kararsızlık yaşamadım değil tabii çünkü benimle birlikte konsere gelebilecek hiçbir arkadaş Shanghai da değildi o sırada, konsere tek başına gitmekten çekinmemekle birlikte böyle garip ve anlamsız bir duraksama oldu ama hala nedneini çözemiyorum ancak akabinde kendime yaptığım motivasyonlarla ben bu konsere giderim kararını almam uzun sürmedi.
Tabiki kararı almakla herşey bitmiyor. Sıra bilet derdine gelmişti. Öncelikle şu online bilet sitesini safi çince yapan ekibi kutluyorum sağolsunlar varolsunlar. peki ya benim gibiler nolacak? Doğal olarak kendi başlarının çaresine bakacaklar ve Nanjing Road taraflarındaki ofisten elden almaya gidecekler. Ben şu bileti alana kadar günler geçti artık bilet kalmaz diyordum ama denemeye kararlıydım ve bir gün aniden bilet almak için yola çıktım. Bilet maceralarımı detalı yazıp kimseyi sıkmayacağım ama şurada kendime bir not düşmek istiyorum; "ey sivri zekalı saat 19.00 da kapanacağı söylenen ofise gitmek için niye 17 30 da yola çıkarsın?". Epey maceralı bir yolculuk sonucunda - metroda bir gerizekalı nedeniyle bir önceki durakta inmek zorunda kalmam, taksi ile gideyim bari çırpınışlarımda taksicinin beni anlamaması akabinde bana yardımcı olan çinlilerle kanka olmam, sonra bir de elemanlara artistlik yapıp "tamam yeaa ben kendim bulurum zahmet etmeyin" demem ve akabinde nanjing sokaklarında kaybolmam, tüm o sokağı baştan sona gece karanlığında tek başıma yürümem ve sonradan anlamam ki aslında eğer metrodan ilk indiğim anda köşeyi dönsem çok rahat bulabileceğim gerçeği, neyse bu sayede süpersonik mekanlar keşfettim, saat 20.00 da ofisin kapısına gidip dayanmam içerideki adama yalvaran gözlerle bakmam ve "kapandı mı ?"sorum akabinde adamın "gel gel hadi verelim sana bilet" diye kapıyı açması falan. Bu arada amcanın hakkını yememyeyim 2. kattan alayım ben bileti dediğimde "hmm madem yalnız gideceksin sana en iyi yerden vereceğim bileti" dediğinde inanmamıştım ama amcanın gerçekten güzel ve sote yerden bileti vermiş olmasına mutlu olmadım değil. Sonra mutlulukla eve dönmem.
Ben bileti aldıktan birkaç gün sonra zaten konser tarihi gelmişti. 11 Eylül 2010... Şimdi programda başlangıç saati 19.30 yazarken bilette 18.30 u görünce sordum tabii adama hangisi doğru diye. Eleman dedi 18.30. Bu durumda normal insanevladı ne yapar zamanında evinden çıkar ortama en azından yarım saat önce gider ki hem yerleşsin hem etrafa baksın hem ortamı sindirsin biz naptık yine oldukça maceralı geçen girişimlerimiz ve öncesinde ki müthiş gebeşliğimiz sayesinde saat 19.00 gibi konserin yapıldığı stada vardık. İyi ki metro dibindeymiş ama aktarma tarihinde rekor kırdım. Her neyse ortam çok kalabalık ve yıkılıyor içeriden Çinli fan girllerin çığlıkları duyuluyor. İşte esas uzamanlık alanı bundan sonra başlıyor. Doğru giriş kapısını bulabilmek... Ben etrafta salak salak dolaşırken konser görevlileri yönlendirdiler, polislere sordum - hepsi benim tipi görünce salaklaşıyor tabii sanırım tüm konserdeki tek yabancı bendim japonlar hariç- falan yaklaşık aşağıda bir 10 kişiye sorduktan sonra üst kat alanına çıkan merdivenleri buldum. Orada da bir 10 polise sorduktan sonra çıkmam gereken merdivenleri buldum. Bu arada etrafta benim gibi sağa sola koşturan pek çok çinlinin bulunduğunu belirteyim yani tek salak ben değilmişim ama elemanlar kapılarını buluyorlar çat diye. Bu arada içeri biletsiz dalmaya çalışan güruhlarda gördüm ancak güvenlik görevlilerin tüm kapıları özel olarak bezlerle kapattığını da belirteyim. Neyse en sonunda giriş kapımı buldum ve stada adımımı attım ki iki tane bişi çinli tarafından karşılandım. Ohoo şansa bak ne iyi dedim. Bilete baktılar daha bişi olanı yerimi tarif etti. Üst katın ilk sıraları neyse binbir güçlükle indim ama biletin neresine koltuk sandalye yazdıklarını anlayamadığımdan etrafa bakıyorum bu arada sahnede Super Junior elemanlarından biri solo şarkısını seslendiriyor. Neyse her yer her koltuk dolu. Nerede benim yerim nasıl geçeceğim ben oraya diye sağa sola bakarken sanırım benim bişi görevli " aha bu salak bulamadı yerini" diyerek içinde bulunduğum durumu anladı, yanıma geldi biletime tekrar baktı sonra kolumdan tuttu çinli fangirlleri büyük bir başarıyla yararak beni koltuğuma kadar geçirdi, yerimi kapmış olan fan girlleri itinayla ayıklayıp kadırdıktan sonra beni koltuğa yerleştirdi. Çok komik bir hissiyat elemanın güzel olması çok hoşta insan kendini ilkokul çocuğu gibi hissediyor ve böylece ben bu konsere gülmekten yarılarak başlamış oldum. Bir süre daha solo performanslar devam etti. Eğleniyoruz, ediyoruz önce tabii etrafı inceledik. Benim arkamdaki çılgın fan girllerin delicesine Super Junior fanı olmaları hiç şaşırtmadı beni. Karşı tribün komple Casseopedia ve E.l.f ' e aitti. Bu esnada Girls Generation ve Super Junior elemanlarının ikili düetleri devam ediyordu. Genel olarak sahneden bahsetmem gerekirse ana sahnenin bir staddaki bir kale tarafına kurulduğunu düşünün. Ana sahneden öne doğru T şeklinde dikey çizgisi oldukça uzun olan bir sahne daha çıkarmışlar ve bu dikeyi de tekrar ikiye bölmüşler. Alt kat izleyicileri bu alanlarda toplaşmış. Sahne bu kadar parçalı olduğu için alt katta olmanın pek bir numarası kalmıyor bence çünkü izleyici tüm sahneye hakim olamıyor. Üst kat ise hem tüm sahneye (ana ve ön sahneye) hakim, koreografiler ve tüm grup elemanları tam olarak görülüyor hem de sahneye yakın her şey net. Bu sahneler ana sahnede 3 dev ekranla tamamlanmış. Alt katı çok fazla tutmamışlar. Stadın yarısında alanı kapatmışlar ve dev ışık kabinini kurmuşlar ve altına da bir dev ekran yerleştirmişler, Geri kalan alanda giriş çıkışların yapılacağı bir alan bırakıldıktan sonra kalan çimlik alan olduğu şekilde muhafaza edilmiş ve giriş çıkışa kapatılmış. Bu arada stadı çeviren tüm tribünlerin full olduğunu belirteyim sadece sahnenin yanındaki üst tribünler boş bırakılmış. Elf inin satd girişine ve stadyuma astığı dev super junior ve s. junior a sevgilerini gösteren diğer afişler dışında daha küçük afişler bulunmakta. Yunho ve Max için de çeşitli afişler asılmış yalnız karşı tribündeki My Yunho afişinden hiç hoşlanmadığımı belirteyim :P Herkese afiş var Boa' ya yok işte ilk anda bu benim süper hoşuma gitti. - Fotoğrafları en kısa sürede buraya yükleyeceğim tabii düzgün çıkanları-
Şimdi bu noktadan sonrasını pek sıra halinde yazacağıma garanti veremiyorum çünkü bu noktalardan sonra olay ve zaman zinciri benim için koptu. Bu noktada öncelikle herkese özürlerimi sunarım...
Sonra Kangra denilen eleman -tanımıyorum cahilim bu konuda ve Shinee veletlerinin bir iki solosu derken ışıklar kapandı veeeee Super Junior ortaya çıktı 13 kişi olarak... Öncelikle şunu belirtmek isterim ki şu satırları yazan kişi Super Junior' ı az çok bilen fakat " ahahah 13 kişi mi? Amma kalabalıklar sahnede birbirlerini nasıl bulacak bunlar?", " Ay bunları da seçmek ayırt etmek ne kadar zordur ahahaha" gibi salakça ve densizce fikirlere sahip olan biri -idi- taki o zamana kadar. İşte bu konserde Super Junior tüm bu düşüncelerimi bana yedirtti. Evet Super Junior ortaya çıktı ve ohanneeeesssss, öyle hayvani bir performans!!! Pek çok kez sahne aldılar doğal olarak, arada başka gruplara sahneyi devrettiler sonra tekrar geldiler vs.... Hayvani performansları, muhteşem, deli dehşet hakimiyetleri, harika koreografileri - 13 kişinin üst düzey koreografiyi müthiş bir uyum ve estetikle uygulamaları ve bunu harika bir şekilde taşımalarını düşünün diyeceğim ama zaten bilenler biliyordur, değil mi? - Kırıp geçirdiler ortamı. Bir bakmışım ben bile tanımadığım fan girllerle tepinmeye başlamışım. Tabii geç kaldığım için o parlak çubuklardan alamadım ve buna çoooook üzüldüm onlarsız konserin tadı çıkmıyor ve çok içimde kaldı tabii naptık, türk zekası göstererek telefonumuzu salladık... ama o çubuklara öyle bir bakışım vardı ki sanırım yanımdaki kızını konsere getirmiş anne halime acuyıp arada bana al salla diye kendi çubuğunu verdi ama ayıp olmasın diye bir iki parça sonunda geri verdim... Bu anne ve kıza da sonra değineceğim. Bir parantez daha açıp uzakdoğulu fan girllerle konser izlemeye değinmek istiyorum yine bunu da bilen biliyor ama alkışlama diye bir kavram yok onun yerine ciyaaaklamak var. Neyi en çok seviyorsan ona ciyaaaklıyorsun. Bir de elindeki zımbırtıları çok heyecanlanmışsan ayağa kalkıp yarım gönülle sallıyorsun.... Eh şimdi bir bekle iki bekle elemanlar sahnede coşmuş, müthiş koreografi, harika vokal, deli performans, seyirciyle inanılmaz iletişim yeter beaaa diyip ayağa fırlayıp dans ederek zıplamaya başlayınca - sanırım herkes bir öncü bekliyormuş- yanımdaki kız ile annesi ve arkamdaki super junior manyakları da ayağa fırladılar ve bizim kalabalık ekip ortamı domine etti böylece... Süper Junior sarangheeeee diye bir yandan da anıran bu arkadaşlarımız bir an ciğerlerini üzerime kusacaklar sandım ama bu nidalar eşliğinde eğlenmemize devam ettik ve Super Junior ın performansı o derece muhteşemdi ki fan girl ciyaklamalarına karşı ses teli ameliyatları teknikleri geliştiren, ahh ulan keşke ışın kılıcımı yanımda getirseydim diye düşünen beni hiç etkilemedi, keyfimi kaçıramadı. Bu arada sanırım bunların parçaları zamanında bilinçaltıma işlemiş zira tüm o parçalara nasıl eşlik ettiğimi ben de anlamadım. Özellikle şu anda gerçekten hangi parça olduğunu hatırlamadığım bir parçada elemanlar öyle bir şov, öyle bir performans, ara koreografiler sergilediler ki binlerce insanın huşu dolu bir sessizlik içinde gözlerini alamadan sahneye odaklandığını gördü şu gözler ve bunlardan bir tanesi bendim ve bu mükemmelik karşısında gözlerim doldu. Özetle Super Junior a ettiğim tüm o lafları yaladım orada ve hala yalıyorum. 13 kişi muhteşem grup, gayette kolay ayırıyorsun elemanları birbirinden ve bazıları hakkaten acayip güzel çocuklar :P Elemanlar bir ara terlemekten ölecek sandım da neyse ölmeden konseri tamamladılar ama o performansa ve efora yakışır o kadar terlemek. Kısaca gecenin en bomba grubuydu diyorum Super Junior için ve 10 üzerinden 9 veriyorum ( TVXQ adı altında çıkan Yunho ve Changmin' i gruptan saymıyorum) - aslında 10 verirdim de 10 u başkasına saklıyorum, bilin bakaılm hangi ikiliye???-
Evet burada bir notta yanımdaki anne ile kıza düşmek istiyorum şimdi ufak sanmayın görseniz bende büyük gösteren bu kız annesiyle gelmiş konsere. S. Junior fanı olan bu kızımıza annesinin desteği tam. Elemanlar teker teker kendilerini tanıttıklarında her biri için elindeki çubuğu sallayan ve ciyaklayan bu teyze ayrıca bana çubuğunu vererek takdirimi kazandı ama iyi niyet göstergesi olarak S. Junior performanslarında almadım çubuğu çünkü S. Junior ın her performansında canı gönülden çubuğunu sallayan bu kadıncağız sonra kızına iyi performans gösterdim mi diye soruyordu. Kızı lavabodayken S. Junior tekrar çıktığında panik olarak kamera çekimine başlamasıyla ve sonra elemanları bana sormasıyla ayrıca beni yaran bu sevimli kişiliğin yanaklarını konser bitiminde sıktım ve sonra kaçtım...
Girls Generation fena değil, sevimlilikten kurtarıyorlar bir de ne bacaklar var arkadaş kızlarda neyse ehehehe.... ama Super Junior la dönüşümlü çıktıkları için tabii ki altta kaldılar, parçaları bence eh işte ama dansları sevimli. Seyirci ile iletişimlerinde de oldukça sempatik buldum bunları. Ara ara salaklaşıp ışıklar kapandığında çıkışlarını bulamamaları ve de yanlışlıkla sahnede kalmalarınıda heyecanlarına ve kalabalıklarına veriyorum ama mesela Super Junior da hiç böyle olaylar yok :)) Bu arada 10- 15 erkek yaş grubu içinde acayip bir fan kitleleri var bu çocuklara bakıp ayrıca yarıldım...Bir tanesi neredeyse tribünden atlayacaktı...Haha bu arada bu tarz konserlerde erkek olmaz demeyin gayet taş delikanlı arkadaşlarımızda konserdeki yerlerini almışlar belirteyim ahahaha...
Gelelim f(x) ' e. Bu grubu da pek tanımam bildiğim bir ya da iki parçaları vardır elemanların da neye benzediklerini bilmezdim ama bu grupta özellikle bir hatun var ki harika bir sesi var. Performans olarakta hem dans hem vokal olarak oldukça başarılı buldum. İstikrar yakalarlarsa gelecekte çok daha başarılı bir grup olur bu 4 kızımız.
Shinee.... İnanamıyorum şu ring dong dong mudur nedir onu bile canlı dinledim yahu... Canlı hali en azından dinlenip izlenebilir. Bu arada hakkını yemeyeyim bu parçanın koreografisi efsane olmaya adaydır ve sahnede de çok güzel duruyor ama genel anlamda Shinee' nin sahnesi fena olmamasına rağmen fazla tutmadım yer yer sıkıcı bile geldiler. Artık bir DBSK olmadığı için en azından bir Super Junior olmalarına daha var her ne kadar çoğunluk aksini idda ediyor olsada. Sahne hakimiyeti açısından daha büyümeleri lazım...
Veeee gelelim Boa (salağına/hiç sevmem). Öyle bir kraliçe havalarıyla çıktıki ilk sahneye kelimelerle tarif edemem. İlk performansı bence rezildi. İnanılmaz Lady Gaga, Madonna, Beyonce karışımı bir özentilik, kostüm Rihanna kostümü... Bu arada Boa acayip çirkinleşmiş çakma Mariah Carey olmaya falan mı özeniyor anlamadım. Ben superstarım triplerinde konuşmalar...İkinci parçaya başladığında bir baktım benim tribün ve karşı tribün inanılmaz bir sessizliğe büründüler. Benim arkamdaki çılgınlarda sustular ben de arkama yaslandım esniyorum falan... Arkadakilerden biri sordu bana "Boa yı bilmiyor musun ?"diye, dedim "günahım olsa vermem". Şaka şaka bunu diyecek Çince bende nerede? Sevmem,dinlemem de dedim güldüler falan... Sonra bu kızcağız bir slow parça söylemeye başladı ki şişe olayıda bu esnada sanırım yanlış hatırlamıyorsam. Dansçılarını yolladı bir sandalye getirildi... Artist artist takılıyor şöyle sahne önüne yerleştirilmiş sulardan bir tane aldı biraz içti-- çok yoruldu ya-- sandalyeye yerleşmeye çalışrıken şişeyi fırlattı ileri ahahaha şişe 5 adım ötesinde kaldı. Sonra bir kararsızlık otursam mı diye ama rahat edemedi kesin ayağa kalkınca basar düşerim ben buna diye düşündü gitti şişeyi tekrar aldı bir çalımlarla sahne kenarına attı falan sandalyeye oturmaya çalıştı onu da beceremedi - ay madem yerleşemeyeceksin çok lazım o sandalye orada ayakta söyleyiver- sonra parçaya başladı falan artık iyice uyuklamak üzereydim ki o anda nedenini anlamadım ama millet dong ban shinki diye tezahurata başladı.... - acaba bilinçli mi diye düşündüm bir an- ve parça bu tezhurat eşliğinde bitti. Ahahaha çok üzüldüm gerçekten :)
Yani üst tribünler ve alttakilerin bir kısmı bilinçli mi bilinçsiz mi bilemeyeceğim ama Boa ya hadi yavrum bye bye çekip durdular her seferinde suratı daha çok düşüyordu ya en çok bu keyiiflendirdi beni :))
Sonra Kangra tekrar sahne aldı yanlış hatırlamıyorsam iki parça söyledi. Arkasından F(x), Super Junior ve Girls Generation ın bir kısım üyeleri harika bir dans şov sergilediler. Sonra Boa tekrar sahneye çıktı.. Üff tam havamızı bulurken diyordum, performansı çok içe kapalıydı bende uyukluyordum yine sonra bir elemanı çıkardı ama sesleri senkron olmadı falan. Böyle abla tripleri ama altta öyle yüce gönüllüyüm ki gençlerin elinden tutuyorum metni falan.... Sonra yine bir parçaya başladı ve ahahahahaha işte gelelim o efsane anlara....Bu Boa sahnede bir tarafını yırtarken - ama kasıntılıktan patlayacak sandım -stadın arkasında bir hareketlenme yaşandı. Neyse hareketlenme ciyaaaklamalara dönüştü ve gittikçe bizim taraflara doğru yayılmaya başladı.. Ben sandım ki Super Junior elemanları çimlik alana çıktı futbol oynuyor. Sesler öyle bir yükseldi ki Boa nın parçası falan yalan oldu zaten çok büyük bölüm döndü bir tarafını sahneye arkaya katıldı... Don banshinki tezahuratları falan iyice yayıldı.....Ahahahah meğer Yunho ile Changmin çıkmış... Boa nın şarkı tamamiyle yalan oldu tabii zaten kimse de sallamadı. Işıklar kapatıldı ve işte o an yer yerinden oynadı. İnanılmazdı .... Max ve Yunho arka kaleden sahneye uçarak getirildiler. Bizim de önümüzden uçan Yunho geçti ahahaha.... Ortam yıkılıyordu tabii ki... Neyse bu iki arkadaş sahneye geldiler. The way that you're, don t bring me down ve bir iki parçayı daha sadece kendi bölümlerini söyleyerek seslendirdiler, dans ettiler... Sonra Mirotic başladı işte o an uzaya gidiyoruz sandım. Yunho' nun solosu falan millet kendinden geçti. Sonrasını ben de bir süre hatırlamıyorum. Bir ara müzik durdu ortam tezhuratlarla inliyor. Bu ikisi seyirciyi selamladılar sonra sanırım şöyle bir şey söylediler " Dbsk olarak çağırdığınız için teşekkürler. Hala bu adı duymak çok güzel. Tüm Dbsk elemanları adına ve dbsk adına teşekkür ederiz " ve eğilerek seyriciyi selamladılar. Acaba bu kısmı ben mi bir tarafımdan uyduruyorum diye düşündüm ama yanımdakiler ve çıkışta konuştuğum çinlilerde benzer şeyler söylediler çünkü Yunho ve Max Çince konuşuyorlardı. Neyse danslar falan bir Yunho bir Max... geberdik.... - ama ben buruldum da yanı zamanda- Akabinde sahneye Super Junior çıktı alttan da bir anda Max çıkartıldı. Changmin, gruba harika screamlariyle eşlik etti falan kafayı yemeceler...Elemanda harbi ne ses var arkadaş!!!! Sonra S. Junior eğilerek selam verdi Max ayakta kaldı yani onu alkışlattılar falan...Bu arada bu performans esnasında t-şörtünü parçalayan Max a" oha sende mi fan service!!" dedim ama aynı zamanda bunun kostüm değişikliğini hızlandırmak için kullanılan bir numara olduğunu görünce rahatladım o anlar stadı inletti tabii ne yalan söyleyeyim güzel de manzara yani :P Böyle devam etti işte. Akabinde tekrar Girls Generation, Shinee falan... Ama heyacan doruğa çıkmışken bunları pek sallayamıyor insan, doğal olarak ben de sallamadım...
Muhtemelen aradaki pek çok detayı ve olayı atladım ama böyle işte...Bir o bir bu derken son bölüm geldi... Selam bölümünde hepsi sahneye çıkıp birlikte ikili üçlü şarkı söylediler. Sonra Shinee elamanları sahnede su savaşı başlattı. Shinee elemanlarından biri Changmin' in kafasından aşağıya bir şişe su boşalttı. Changmin hss noluyoruz tepkisi falan ama hala gülüyor. Çok sevimli yaaa.. Sonra selam esnasında kameralar özellikle bir ara Yunho ile Changmin' i çektiler böyle ikisi bir durulmuş, salaklaşmış, garip olmuş. Yunho' nun surat düşmüş ama hala gülüyor falan. - çok etkilendim ya ben- Bu arada Super Junior elemanları selamlamada bu ikisini hiç yalnız bırakmadılar, hep yanlarında durdular, bir yere giderken bunlarıda birlikte götürdüler... Bu esnada yani herkesler önde seyriciyi selamlarken Boa hazretleri ana sahnede tek başına duruyor. Kraliçe ya ön sahneye adımını atmadı hatun, arkada kaldı. Chang gördü bunu ve bence muhteşem bir efendilik yaparak yanına gitti tek kalmasın diye çünkü elemanlar önde bir kısmı su savaşı yapıyor bir kısmı seyirciyi selamlıyor, seyirci s. junior lideri ve Yunho ya tezahurat yapıyor kimsenin Boa yı salladığı falan yok. Sonra herkes kendi halindeyken kameralar Boa yı gösterdi yani hatun tezahurat bekliyor ya da Yunho veya S. Junior ın lideri kendisini çağırsın selamlatsın diye bekliyor. Bu arada ilginçtir lider elemanda hiç sallamadı Boa' yı, seyirci de sallamadı sonra kameralar yanındaki Chang Mİn i gösterince stad ciyakladı. İşte o andır Boa nın dönüp sahneyi terkettiği an. Ahahahahaha çok eğlendim ya... Öldüm bittim ama tüm o eğlence esnasında Chang ve Yunho gerçekten çok buruktular... Acaba sadece ben mi böyle hissetim diye düşündüm fakat çıkışta konuştuğum Çinli ve Japonlar da aynı şeyi söylediler. Bu arada Super Junior elemanları hem selamda bu ikisini yalnız bırakmadıları için hem de konser esnasında en azından benim gözlemlediğim kadarıyla bu ikisine sahip çıktıkları ve gösterdikleri destek nedeniyle ve bundan hiçbir gocunma duymamaları nedeniyle de benden ayrıca çook büyük sempati topladılar.
Şu var ki DBSK nin ölüsü yeter ve herkese basar ancak Yunho, Chang Min ve genel anlamda Dbsk için gerçekten çok üzüldüm çünkü sahneye çıkıyorlar ama kendi besteleri yok parçaları yarım söylüyorlar ya da dans ediyorlar, böyle sanki yamama gibiler tam olarak anlatamıyorum ancak buna rağmen oldukça profesyoneller ve seyirciyi acayip umursuyorlar.
Sonra konser bitti. O anda elf ve casseopedia birleşip DBSK tezahuratına başladılar acaba Sm e mi saydırıyorlar diye düşündüm. Çok uzun süre özellikle casseopedia tribünü boşaltmadı. Polisler zorla boşalttı ben de sonuna kadar kaldım fotoğraflarını falan çekiyorum polis amca geldi " sen çince anlamıyorsun hadi gel çıkış burada bak boşaltıyoruz " dedi, tamam amca çıkıyorum bir iki fotoğraf çekeyim dedim gülüyor. En komiği casseopedia nın liverpool taraftarları u will never walk alone u söylerken atkı tutarlar ya o tarz atkı ve kumaşları açıp hiç susmaması ve uzun süre o şekilde beklemesiydi.
Son kez genel bir değerlendirme yaparsam;
Girls Generation: Sevimli. Gecenin en iyi 3. sahnesi ödülünü onlara verdim.
F(x): İleride daha çok bahsettirirler kendilerinden.
Shinee: Daha çok büyümeleri gerek. Seyirci ile iletişim - seyirci neredeyse bunları yönlendirecek- , sahnede yapmacık hareketlerden uzak durmak ve genel anlamda sahne hakimiyetlerinin bence daha artması lazım. Bir de evlatlarım o sulu sahnede kayıp kafanızı kıracaksınız bir de son bölümde sahneyi hakkaten şovşaklık yapacaz diye terketmediler neyse fazla uzatmadılar iyi ki gençliklerine veriyorum sevinmek istediler sanırım.
Super Junior: Deneyimli olmalarına rağmen, profesyonelliklerine, hakimiyetlerine, makina gibi işlemelerine rağmen hala sahnede çok eğlenmelerine ve kendileri eğlendikçe izleyeni de eğlendirmelerine, iletişimlerine, - hatta aradaki ufak fan servicelarine-e, semaptikliklerine, ve genel anlamdaki sevimli ve mütevazi tavırlarına bittim. Onlara sadece sorry, sorry, sorry diye sesleniyorum.... ( Bu arada bu sadece bir gözlem ama Elf i casseopedia dan çok daha organize ve derli toplu gördüm)
Sahne aldıkları isimle TVXQ demeyeceğim ve DBSK hiç demeyeceğim o yüzden Yunho ve Changmin diyerek bahsedeceğim. Bu ikisi de her şeyden önce sahneye çok yakışıyor ve çok profesyonel. Her şeyi geçtim bu kadar yamama bir şekilde sahnede olmak bile aslında motivasyon kırıcı olmalı ama bunu hiç bir şekilde yansıtmamaları gerçekten takdire değer. Performansları da ayrıca çok iyiydi belirteyim bir yanlış anlaşılma olmasın. Ama o sondaki halleri gerçekten insanın kalbini yaralıyordu bunlara rağmen çok sempatik, çok yetenekli ve sahneye çok yakışıyorlar. (10 puanı bunlara verim :P)
Bu vesile ile de öncelikle SM e ya da bu ayrılma olayında kimin ya da kimlerin payı varsa kafam girsin diyorum.
DBSK: Ben bu grubu gerçekten tahminimden de fazla seviyormuşum sanırım. Gecede beni üzen en önemli öğelerden biri orada bir DBSK nin olmaması oldu. Eğer olsalardı zaten şunları yazıyor olabilir miydim bilmiyorum :) Ama çok özel ve güzel bir grup DBSK. Bir gün canlı dinleyebilmek dileğiyle....
Çıkıştada bir sürü maceradan sonra ki anlatmayacağım hepsini çıktım ve ben ömrümde böyle kalabalık görmedim, metal konserlerinde bile... Neyse arada çinli ve japonlarla muhabbet falan fakat taksi bulmanın imkanı yok... Bir ara beklesem acaba elemanları görür müyüm diye düşündüm ama DBSK izleyememenin verdiği mutsuzluk aynı zamanda konserin yaşatmış olduğu duygu kaosları nedeniyle de zaten böyle bir girişimde bulunmak istemediğimn farkına vardım. Bu arada konser yaklaşık 5 saat sürdü... Fan girllerden ayrılıp taksi bulabileceğim bir yerlere doğru yürümeye başladım fakat mümkün değil. Ben birilerine dalmadan önce hem biraz sakinleşeyim, dinleneyim hemde vakit geçsin diye kendimi ilk görüdüğüm strabucks a attım. Orada otururken yan masadaki çekik gözlü kadının kamerada birşeyler izlediğini gördüm. acaba nedir ki diye düşünürken kahvem bitti şimdi bir yandan da acayip merak ediyorum ama çinli ise nasıl anlaşacağız derken tam yanından geçiyordum ki ekranda chang ı görünce dayanamadım "bu akşam ki konser mi diye sordum" evet dedi. ahaha japon çıktı iyiki de sohbetimiz japonca devam etti. Bende oradaydım falan dedim. Hangi grubu daha çok seviyorsun diye sordu. Ben yunho ile Max için geldim dedim o da ne çat diye onların bölümlerini açtı izleyelim dedi. Bir de bir güzel yakından çekmiş. Süper iş yapmışsın dedim çekmekle dedim gülüyor falan bu esnada bayağı muahbbet ettik. O da aynı şeyleri bana sordu, "konserin sonunda ikisi çok üzgün görünüyordu değil mi ?" dedi. Evet dedim ben de aynı şeyi düşünüyorum. Muhabbetimiz uzadıkça uzadı hatta araya kat-tun ve arashi bile girdi hayır şu güzel sohbete nasıl girdiler anlamadım. Böylece konseri bir güzel bir de ekrandan izlemiş oldum :)) Bu benden yaşça büyük Japon hatun inanılmaz bir DBSK sever çıktı. Japonya da ki tüm konserlerine gitmiş olan teyze bana özellikle Mirotic konserini anlata anlata bitiremedi. Tapıyorum sana dedim gülmekten öldük. Diğer üçünden falan bahsetti. 1 saati aşkınca muhabbet ettikten sonra keşke tekrar birleşseler diyerek sohbetimizi bitirdik ve sonra birleşsnler diye dua ederek ayrıldık.
Sonra benim eve dönüş maceram başladı ki bunun konserle bir alakası yok.
Böyle işte bu da bir anımdır ama diyeceğim şu ki şu tarz grupları canlı izlemek gerçekten bambaşka, diliyorum ki her sevenin hayatta en az bir kere başına gelir ve bunu yaşar. Hatta Türkiye ye gelsinler hep birlikte izleyelim... Ama siz siz olun o ışıklı zımbırtılardan almayı unutmayın ( sapıtıp çakmak yakıp sallasaydım ne olurdu acaba diye düşünüyorum ? :P)
Shanghai konserini haber aldıktan sonra bir süre gidip gitmemekle ilgili kararsızlık yaşamadım değil tabii çünkü benimle birlikte konsere gelebilecek hiçbir arkadaş Shanghai da değildi o sırada, konsere tek başına gitmekten çekinmemekle birlikte böyle garip ve anlamsız bir duraksama oldu ama hala nedneini çözemiyorum ancak akabinde kendime yaptığım motivasyonlarla ben bu konsere giderim kararını almam uzun sürmedi.
Tabiki kararı almakla herşey bitmiyor. Sıra bilet derdine gelmişti. Öncelikle şu online bilet sitesini safi çince yapan ekibi kutluyorum sağolsunlar varolsunlar. peki ya benim gibiler nolacak? Doğal olarak kendi başlarının çaresine bakacaklar ve Nanjing Road taraflarındaki ofisten elden almaya gidecekler. Ben şu bileti alana kadar günler geçti artık bilet kalmaz diyordum ama denemeye kararlıydım ve bir gün aniden bilet almak için yola çıktım. Bilet maceralarımı detalı yazıp kimseyi sıkmayacağım ama şurada kendime bir not düşmek istiyorum; "ey sivri zekalı saat 19.00 da kapanacağı söylenen ofise gitmek için niye 17 30 da yola çıkarsın?". Epey maceralı bir yolculuk sonucunda - metroda bir gerizekalı nedeniyle bir önceki durakta inmek zorunda kalmam, taksi ile gideyim bari çırpınışlarımda taksicinin beni anlamaması akabinde bana yardımcı olan çinlilerle kanka olmam, sonra bir de elemanlara artistlik yapıp "tamam yeaa ben kendim bulurum zahmet etmeyin" demem ve akabinde nanjing sokaklarında kaybolmam, tüm o sokağı baştan sona gece karanlığında tek başıma yürümem ve sonradan anlamam ki aslında eğer metrodan ilk indiğim anda köşeyi dönsem çok rahat bulabileceğim gerçeği, neyse bu sayede süpersonik mekanlar keşfettim, saat 20.00 da ofisin kapısına gidip dayanmam içerideki adama yalvaran gözlerle bakmam ve "kapandı mı ?"sorum akabinde adamın "gel gel hadi verelim sana bilet" diye kapıyı açması falan. Bu arada amcanın hakkını yememyeyim 2. kattan alayım ben bileti dediğimde "hmm madem yalnız gideceksin sana en iyi yerden vereceğim bileti" dediğinde inanmamıştım ama amcanın gerçekten güzel ve sote yerden bileti vermiş olmasına mutlu olmadım değil. Sonra mutlulukla eve dönmem.
Ben bileti aldıktan birkaç gün sonra zaten konser tarihi gelmişti. 11 Eylül 2010... Şimdi programda başlangıç saati 19.30 yazarken bilette 18.30 u görünce sordum tabii adama hangisi doğru diye. Eleman dedi 18.30. Bu durumda normal insanevladı ne yapar zamanında evinden çıkar ortama en azından yarım saat önce gider ki hem yerleşsin hem etrafa baksın hem ortamı sindirsin biz naptık yine oldukça maceralı geçen girişimlerimiz ve öncesinde ki müthiş gebeşliğimiz sayesinde saat 19.00 gibi konserin yapıldığı stada vardık. İyi ki metro dibindeymiş ama aktarma tarihinde rekor kırdım. Her neyse ortam çok kalabalık ve yıkılıyor içeriden Çinli fan girllerin çığlıkları duyuluyor. İşte esas uzamanlık alanı bundan sonra başlıyor. Doğru giriş kapısını bulabilmek... Ben etrafta salak salak dolaşırken konser görevlileri yönlendirdiler, polislere sordum - hepsi benim tipi görünce salaklaşıyor tabii sanırım tüm konserdeki tek yabancı bendim japonlar hariç- falan yaklaşık aşağıda bir 10 kişiye sorduktan sonra üst kat alanına çıkan merdivenleri buldum. Orada da bir 10 polise sorduktan sonra çıkmam gereken merdivenleri buldum. Bu arada etrafta benim gibi sağa sola koşturan pek çok çinlinin bulunduğunu belirteyim yani tek salak ben değilmişim ama elemanlar kapılarını buluyorlar çat diye. Bu arada içeri biletsiz dalmaya çalışan güruhlarda gördüm ancak güvenlik görevlilerin tüm kapıları özel olarak bezlerle kapattığını da belirteyim. Neyse en sonunda giriş kapımı buldum ve stada adımımı attım ki iki tane bişi çinli tarafından karşılandım. Ohoo şansa bak ne iyi dedim. Bilete baktılar daha bişi olanı yerimi tarif etti. Üst katın ilk sıraları neyse binbir güçlükle indim ama biletin neresine koltuk sandalye yazdıklarını anlayamadığımdan etrafa bakıyorum bu arada sahnede Super Junior elemanlarından biri solo şarkısını seslendiriyor. Neyse her yer her koltuk dolu. Nerede benim yerim nasıl geçeceğim ben oraya diye sağa sola bakarken sanırım benim bişi görevli " aha bu salak bulamadı yerini" diyerek içinde bulunduğum durumu anladı, yanıma geldi biletime tekrar baktı sonra kolumdan tuttu çinli fangirlleri büyük bir başarıyla yararak beni koltuğuma kadar geçirdi, yerimi kapmış olan fan girlleri itinayla ayıklayıp kadırdıktan sonra beni koltuğa yerleştirdi. Çok komik bir hissiyat elemanın güzel olması çok hoşta insan kendini ilkokul çocuğu gibi hissediyor ve böylece ben bu konsere gülmekten yarılarak başlamış oldum. Bir süre daha solo performanslar devam etti. Eğleniyoruz, ediyoruz önce tabii etrafı inceledik. Benim arkamdaki çılgın fan girllerin delicesine Super Junior fanı olmaları hiç şaşırtmadı beni. Karşı tribün komple Casseopedia ve E.l.f ' e aitti. Bu esnada Girls Generation ve Super Junior elemanlarının ikili düetleri devam ediyordu. Genel olarak sahneden bahsetmem gerekirse ana sahnenin bir staddaki bir kale tarafına kurulduğunu düşünün. Ana sahneden öne doğru T şeklinde dikey çizgisi oldukça uzun olan bir sahne daha çıkarmışlar ve bu dikeyi de tekrar ikiye bölmüşler. Alt kat izleyicileri bu alanlarda toplaşmış. Sahne bu kadar parçalı olduğu için alt katta olmanın pek bir numarası kalmıyor bence çünkü izleyici tüm sahneye hakim olamıyor. Üst kat ise hem tüm sahneye (ana ve ön sahneye) hakim, koreografiler ve tüm grup elemanları tam olarak görülüyor hem de sahneye yakın her şey net. Bu sahneler ana sahnede 3 dev ekranla tamamlanmış. Alt katı çok fazla tutmamışlar. Stadın yarısında alanı kapatmışlar ve dev ışık kabinini kurmuşlar ve altına da bir dev ekran yerleştirmişler, Geri kalan alanda giriş çıkışların yapılacağı bir alan bırakıldıktan sonra kalan çimlik alan olduğu şekilde muhafaza edilmiş ve giriş çıkışa kapatılmış. Bu arada stadı çeviren tüm tribünlerin full olduğunu belirteyim sadece sahnenin yanındaki üst tribünler boş bırakılmış. Elf inin satd girişine ve stadyuma astığı dev super junior ve s. junior a sevgilerini gösteren diğer afişler dışında daha küçük afişler bulunmakta. Yunho ve Max için de çeşitli afişler asılmış yalnız karşı tribündeki My Yunho afişinden hiç hoşlanmadığımı belirteyim :P Herkese afiş var Boa' ya yok işte ilk anda bu benim süper hoşuma gitti. - Fotoğrafları en kısa sürede buraya yükleyeceğim tabii düzgün çıkanları-
Şimdi bu noktadan sonrasını pek sıra halinde yazacağıma garanti veremiyorum çünkü bu noktalardan sonra olay ve zaman zinciri benim için koptu. Bu noktada öncelikle herkese özürlerimi sunarım...
Sonra Kangra denilen eleman -tanımıyorum cahilim bu konuda ve Shinee veletlerinin bir iki solosu derken ışıklar kapandı veeeee Super Junior ortaya çıktı 13 kişi olarak... Öncelikle şunu belirtmek isterim ki şu satırları yazan kişi Super Junior' ı az çok bilen fakat " ahahah 13 kişi mi? Amma kalabalıklar sahnede birbirlerini nasıl bulacak bunlar?", " Ay bunları da seçmek ayırt etmek ne kadar zordur ahahaha" gibi salakça ve densizce fikirlere sahip olan biri -idi- taki o zamana kadar. İşte bu konserde Super Junior tüm bu düşüncelerimi bana yedirtti. Evet Super Junior ortaya çıktı ve ohanneeeesssss, öyle hayvani bir performans!!! Pek çok kez sahne aldılar doğal olarak, arada başka gruplara sahneyi devrettiler sonra tekrar geldiler vs.... Hayvani performansları, muhteşem, deli dehşet hakimiyetleri, harika koreografileri - 13 kişinin üst düzey koreografiyi müthiş bir uyum ve estetikle uygulamaları ve bunu harika bir şekilde taşımalarını düşünün diyeceğim ama zaten bilenler biliyordur, değil mi? - Kırıp geçirdiler ortamı. Bir bakmışım ben bile tanımadığım fan girllerle tepinmeye başlamışım. Tabii geç kaldığım için o parlak çubuklardan alamadım ve buna çoooook üzüldüm onlarsız konserin tadı çıkmıyor ve çok içimde kaldı tabii naptık, türk zekası göstererek telefonumuzu salladık... ama o çubuklara öyle bir bakışım vardı ki sanırım yanımdaki kızını konsere getirmiş anne halime acuyıp arada bana al salla diye kendi çubuğunu verdi ama ayıp olmasın diye bir iki parça sonunda geri verdim... Bu anne ve kıza da sonra değineceğim. Bir parantez daha açıp uzakdoğulu fan girllerle konser izlemeye değinmek istiyorum yine bunu da bilen biliyor ama alkışlama diye bir kavram yok onun yerine ciyaaaklamak var. Neyi en çok seviyorsan ona ciyaaaklıyorsun. Bir de elindeki zımbırtıları çok heyecanlanmışsan ayağa kalkıp yarım gönülle sallıyorsun.... Eh şimdi bir bekle iki bekle elemanlar sahnede coşmuş, müthiş koreografi, harika vokal, deli performans, seyirciyle inanılmaz iletişim yeter beaaa diyip ayağa fırlayıp dans ederek zıplamaya başlayınca - sanırım herkes bir öncü bekliyormuş- yanımdaki kız ile annesi ve arkamdaki super junior manyakları da ayağa fırladılar ve bizim kalabalık ekip ortamı domine etti böylece... Süper Junior sarangheeeee diye bir yandan da anıran bu arkadaşlarımız bir an ciğerlerini üzerime kusacaklar sandım ama bu nidalar eşliğinde eğlenmemize devam ettik ve Super Junior ın performansı o derece muhteşemdi ki fan girl ciyaklamalarına karşı ses teli ameliyatları teknikleri geliştiren, ahh ulan keşke ışın kılıcımı yanımda getirseydim diye düşünen beni hiç etkilemedi, keyfimi kaçıramadı. Bu arada sanırım bunların parçaları zamanında bilinçaltıma işlemiş zira tüm o parçalara nasıl eşlik ettiğimi ben de anlamadım. Özellikle şu anda gerçekten hangi parça olduğunu hatırlamadığım bir parçada elemanlar öyle bir şov, öyle bir performans, ara koreografiler sergilediler ki binlerce insanın huşu dolu bir sessizlik içinde gözlerini alamadan sahneye odaklandığını gördü şu gözler ve bunlardan bir tanesi bendim ve bu mükemmelik karşısında gözlerim doldu. Özetle Super Junior a ettiğim tüm o lafları yaladım orada ve hala yalıyorum. 13 kişi muhteşem grup, gayette kolay ayırıyorsun elemanları birbirinden ve bazıları hakkaten acayip güzel çocuklar :P Elemanlar bir ara terlemekten ölecek sandım da neyse ölmeden konseri tamamladılar ama o performansa ve efora yakışır o kadar terlemek. Kısaca gecenin en bomba grubuydu diyorum Super Junior için ve 10 üzerinden 9 veriyorum ( TVXQ adı altında çıkan Yunho ve Changmin' i gruptan saymıyorum) - aslında 10 verirdim de 10 u başkasına saklıyorum, bilin bakaılm hangi ikiliye???-
Evet burada bir notta yanımdaki anne ile kıza düşmek istiyorum şimdi ufak sanmayın görseniz bende büyük gösteren bu kız annesiyle gelmiş konsere. S. Junior fanı olan bu kızımıza annesinin desteği tam. Elemanlar teker teker kendilerini tanıttıklarında her biri için elindeki çubuğu sallayan ve ciyaklayan bu teyze ayrıca bana çubuğunu vererek takdirimi kazandı ama iyi niyet göstergesi olarak S. Junior performanslarında almadım çubuğu çünkü S. Junior ın her performansında canı gönülden çubuğunu sallayan bu kadıncağız sonra kızına iyi performans gösterdim mi diye soruyordu. Kızı lavabodayken S. Junior tekrar çıktığında panik olarak kamera çekimine başlamasıyla ve sonra elemanları bana sormasıyla ayrıca beni yaran bu sevimli kişiliğin yanaklarını konser bitiminde sıktım ve sonra kaçtım...
Girls Generation fena değil, sevimlilikten kurtarıyorlar bir de ne bacaklar var arkadaş kızlarda neyse ehehehe.... ama Super Junior la dönüşümlü çıktıkları için tabii ki altta kaldılar, parçaları bence eh işte ama dansları sevimli. Seyirci ile iletişimlerinde de oldukça sempatik buldum bunları. Ara ara salaklaşıp ışıklar kapandığında çıkışlarını bulamamaları ve de yanlışlıkla sahnede kalmalarınıda heyecanlarına ve kalabalıklarına veriyorum ama mesela Super Junior da hiç böyle olaylar yok :)) Bu arada 10- 15 erkek yaş grubu içinde acayip bir fan kitleleri var bu çocuklara bakıp ayrıca yarıldım...Bir tanesi neredeyse tribünden atlayacaktı...Haha bu arada bu tarz konserlerde erkek olmaz demeyin gayet taş delikanlı arkadaşlarımızda konserdeki yerlerini almışlar belirteyim ahahaha...
Gelelim f(x) ' e. Bu grubu da pek tanımam bildiğim bir ya da iki parçaları vardır elemanların da neye benzediklerini bilmezdim ama bu grupta özellikle bir hatun var ki harika bir sesi var. Performans olarakta hem dans hem vokal olarak oldukça başarılı buldum. İstikrar yakalarlarsa gelecekte çok daha başarılı bir grup olur bu 4 kızımız.
Shinee.... İnanamıyorum şu ring dong dong mudur nedir onu bile canlı dinledim yahu... Canlı hali en azından dinlenip izlenebilir. Bu arada hakkını yemeyeyim bu parçanın koreografisi efsane olmaya adaydır ve sahnede de çok güzel duruyor ama genel anlamda Shinee' nin sahnesi fena olmamasına rağmen fazla tutmadım yer yer sıkıcı bile geldiler. Artık bir DBSK olmadığı için en azından bir Super Junior olmalarına daha var her ne kadar çoğunluk aksini idda ediyor olsada. Sahne hakimiyeti açısından daha büyümeleri lazım...
Veeee gelelim Boa (salağına/hiç sevmem). Öyle bir kraliçe havalarıyla çıktıki ilk sahneye kelimelerle tarif edemem. İlk performansı bence rezildi. İnanılmaz Lady Gaga, Madonna, Beyonce karışımı bir özentilik, kostüm Rihanna kostümü... Bu arada Boa acayip çirkinleşmiş çakma Mariah Carey olmaya falan mı özeniyor anlamadım. Ben superstarım triplerinde konuşmalar...İkinci parçaya başladığında bir baktım benim tribün ve karşı tribün inanılmaz bir sessizliğe büründüler. Benim arkamdaki çılgınlarda sustular ben de arkama yaslandım esniyorum falan... Arkadakilerden biri sordu bana "Boa yı bilmiyor musun ?"diye, dedim "günahım olsa vermem". Şaka şaka bunu diyecek Çince bende nerede? Sevmem,dinlemem de dedim güldüler falan... Sonra bu kızcağız bir slow parça söylemeye başladı ki şişe olayıda bu esnada sanırım yanlış hatırlamıyorsam. Dansçılarını yolladı bir sandalye getirildi... Artist artist takılıyor şöyle sahne önüne yerleştirilmiş sulardan bir tane aldı biraz içti-- çok yoruldu ya-- sandalyeye yerleşmeye çalışrıken şişeyi fırlattı ileri ahahaha şişe 5 adım ötesinde kaldı. Sonra bir kararsızlık otursam mı diye ama rahat edemedi kesin ayağa kalkınca basar düşerim ben buna diye düşündü gitti şişeyi tekrar aldı bir çalımlarla sahne kenarına attı falan sandalyeye oturmaya çalıştı onu da beceremedi - ay madem yerleşemeyeceksin çok lazım o sandalye orada ayakta söyleyiver- sonra parçaya başladı falan artık iyice uyuklamak üzereydim ki o anda nedenini anlamadım ama millet dong ban shinki diye tezahurata başladı.... - acaba bilinçli mi diye düşündüm bir an- ve parça bu tezhurat eşliğinde bitti. Ahahaha çok üzüldüm gerçekten :)
Yani üst tribünler ve alttakilerin bir kısmı bilinçli mi bilinçsiz mi bilemeyeceğim ama Boa ya hadi yavrum bye bye çekip durdular her seferinde suratı daha çok düşüyordu ya en çok bu keyiiflendirdi beni :))
Sonra Kangra tekrar sahne aldı yanlış hatırlamıyorsam iki parça söyledi. Arkasından F(x), Super Junior ve Girls Generation ın bir kısım üyeleri harika bir dans şov sergilediler. Sonra Boa tekrar sahneye çıktı.. Üff tam havamızı bulurken diyordum, performansı çok içe kapalıydı bende uyukluyordum yine sonra bir elemanı çıkardı ama sesleri senkron olmadı falan. Böyle abla tripleri ama altta öyle yüce gönüllüyüm ki gençlerin elinden tutuyorum metni falan.... Sonra yine bir parçaya başladı ve ahahahahaha işte gelelim o efsane anlara....Bu Boa sahnede bir tarafını yırtarken - ama kasıntılıktan patlayacak sandım -stadın arkasında bir hareketlenme yaşandı. Neyse hareketlenme ciyaaaklamalara dönüştü ve gittikçe bizim taraflara doğru yayılmaya başladı.. Ben sandım ki Super Junior elemanları çimlik alana çıktı futbol oynuyor. Sesler öyle bir yükseldi ki Boa nın parçası falan yalan oldu zaten çok büyük bölüm döndü bir tarafını sahneye arkaya katıldı... Don banshinki tezahuratları falan iyice yayıldı.....Ahahahah meğer Yunho ile Changmin çıkmış... Boa nın şarkı tamamiyle yalan oldu tabii zaten kimse de sallamadı. Işıklar kapatıldı ve işte o an yer yerinden oynadı. İnanılmazdı .... Max ve Yunho arka kaleden sahneye uçarak getirildiler. Bizim de önümüzden uçan Yunho geçti ahahaha.... Ortam yıkılıyordu tabii ki... Neyse bu iki arkadaş sahneye geldiler. The way that you're, don t bring me down ve bir iki parçayı daha sadece kendi bölümlerini söyleyerek seslendirdiler, dans ettiler... Sonra Mirotic başladı işte o an uzaya gidiyoruz sandım. Yunho' nun solosu falan millet kendinden geçti. Sonrasını ben de bir süre hatırlamıyorum. Bir ara müzik durdu ortam tezhuratlarla inliyor. Bu ikisi seyirciyi selamladılar sonra sanırım şöyle bir şey söylediler " Dbsk olarak çağırdığınız için teşekkürler. Hala bu adı duymak çok güzel. Tüm Dbsk elemanları adına ve dbsk adına teşekkür ederiz " ve eğilerek seyriciyi selamladılar. Acaba bu kısmı ben mi bir tarafımdan uyduruyorum diye düşündüm ama yanımdakiler ve çıkışta konuştuğum çinlilerde benzer şeyler söylediler çünkü Yunho ve Max Çince konuşuyorlardı. Neyse danslar falan bir Yunho bir Max... geberdik.... - ama ben buruldum da yanı zamanda- Akabinde sahneye Super Junior çıktı alttan da bir anda Max çıkartıldı. Changmin, gruba harika screamlariyle eşlik etti falan kafayı yemeceler...Elemanda harbi ne ses var arkadaş!!!! Sonra S. Junior eğilerek selam verdi Max ayakta kaldı yani onu alkışlattılar falan...Bu arada bu performans esnasında t-şörtünü parçalayan Max a" oha sende mi fan service!!" dedim ama aynı zamanda bunun kostüm değişikliğini hızlandırmak için kullanılan bir numara olduğunu görünce rahatladım o anlar stadı inletti tabii ne yalan söyleyeyim güzel de manzara yani :P Böyle devam etti işte. Akabinde tekrar Girls Generation, Shinee falan... Ama heyacan doruğa çıkmışken bunları pek sallayamıyor insan, doğal olarak ben de sallamadım...
Muhtemelen aradaki pek çok detayı ve olayı atladım ama böyle işte...Bir o bir bu derken son bölüm geldi... Selam bölümünde hepsi sahneye çıkıp birlikte ikili üçlü şarkı söylediler. Sonra Shinee elamanları sahnede su savaşı başlattı. Shinee elemanlarından biri Changmin' in kafasından aşağıya bir şişe su boşalttı. Changmin hss noluyoruz tepkisi falan ama hala gülüyor. Çok sevimli yaaa.. Sonra selam esnasında kameralar özellikle bir ara Yunho ile Changmin' i çektiler böyle ikisi bir durulmuş, salaklaşmış, garip olmuş. Yunho' nun surat düşmüş ama hala gülüyor falan. - çok etkilendim ya ben- Bu arada Super Junior elemanları selamlamada bu ikisini hiç yalnız bırakmadılar, hep yanlarında durdular, bir yere giderken bunlarıda birlikte götürdüler... Bu esnada yani herkesler önde seyriciyi selamlarken Boa hazretleri ana sahnede tek başına duruyor. Kraliçe ya ön sahneye adımını atmadı hatun, arkada kaldı. Chang gördü bunu ve bence muhteşem bir efendilik yaparak yanına gitti tek kalmasın diye çünkü elemanlar önde bir kısmı su savaşı yapıyor bir kısmı seyirciyi selamlıyor, seyirci s. junior lideri ve Yunho ya tezahurat yapıyor kimsenin Boa yı salladığı falan yok. Sonra herkes kendi halindeyken kameralar Boa yı gösterdi yani hatun tezahurat bekliyor ya da Yunho veya S. Junior ın lideri kendisini çağırsın selamlatsın diye bekliyor. Bu arada ilginçtir lider elemanda hiç sallamadı Boa' yı, seyirci de sallamadı sonra kameralar yanındaki Chang Mİn i gösterince stad ciyakladı. İşte o andır Boa nın dönüp sahneyi terkettiği an. Ahahahahaha çok eğlendim ya... Öldüm bittim ama tüm o eğlence esnasında Chang ve Yunho gerçekten çok buruktular... Acaba sadece ben mi böyle hissetim diye düşündüm fakat çıkışta konuştuğum Çinli ve Japonlar da aynı şeyi söylediler. Bu arada Super Junior elemanları hem selamda bu ikisini yalnız bırakmadıları için hem de konser esnasında en azından benim gözlemlediğim kadarıyla bu ikisine sahip çıktıkları ve gösterdikleri destek nedeniyle ve bundan hiçbir gocunma duymamaları nedeniyle de benden ayrıca çook büyük sempati topladılar.
Şu var ki DBSK nin ölüsü yeter ve herkese basar ancak Yunho, Chang Min ve genel anlamda Dbsk için gerçekten çok üzüldüm çünkü sahneye çıkıyorlar ama kendi besteleri yok parçaları yarım söylüyorlar ya da dans ediyorlar, böyle sanki yamama gibiler tam olarak anlatamıyorum ancak buna rağmen oldukça profesyoneller ve seyirciyi acayip umursuyorlar.
Sonra konser bitti. O anda elf ve casseopedia birleşip DBSK tezahuratına başladılar acaba Sm e mi saydırıyorlar diye düşündüm. Çok uzun süre özellikle casseopedia tribünü boşaltmadı. Polisler zorla boşalttı ben de sonuna kadar kaldım fotoğraflarını falan çekiyorum polis amca geldi " sen çince anlamıyorsun hadi gel çıkış burada bak boşaltıyoruz " dedi, tamam amca çıkıyorum bir iki fotoğraf çekeyim dedim gülüyor. En komiği casseopedia nın liverpool taraftarları u will never walk alone u söylerken atkı tutarlar ya o tarz atkı ve kumaşları açıp hiç susmaması ve uzun süre o şekilde beklemesiydi.
Son kez genel bir değerlendirme yaparsam;
Girls Generation: Sevimli. Gecenin en iyi 3. sahnesi ödülünü onlara verdim.
F(x): İleride daha çok bahsettirirler kendilerinden.
Shinee: Daha çok büyümeleri gerek. Seyirci ile iletişim - seyirci neredeyse bunları yönlendirecek- , sahnede yapmacık hareketlerden uzak durmak ve genel anlamda sahne hakimiyetlerinin bence daha artması lazım. Bir de evlatlarım o sulu sahnede kayıp kafanızı kıracaksınız bir de son bölümde sahneyi hakkaten şovşaklık yapacaz diye terketmediler neyse fazla uzatmadılar iyi ki gençliklerine veriyorum sevinmek istediler sanırım.
Super Junior: Deneyimli olmalarına rağmen, profesyonelliklerine, hakimiyetlerine, makina gibi işlemelerine rağmen hala sahnede çok eğlenmelerine ve kendileri eğlendikçe izleyeni de eğlendirmelerine, iletişimlerine, - hatta aradaki ufak fan servicelarine-e, semaptikliklerine, ve genel anlamdaki sevimli ve mütevazi tavırlarına bittim. Onlara sadece sorry, sorry, sorry diye sesleniyorum.... ( Bu arada bu sadece bir gözlem ama Elf i casseopedia dan çok daha organize ve derli toplu gördüm)
Sahne aldıkları isimle TVXQ demeyeceğim ve DBSK hiç demeyeceğim o yüzden Yunho ve Changmin diyerek bahsedeceğim. Bu ikisi de her şeyden önce sahneye çok yakışıyor ve çok profesyonel. Her şeyi geçtim bu kadar yamama bir şekilde sahnede olmak bile aslında motivasyon kırıcı olmalı ama bunu hiç bir şekilde yansıtmamaları gerçekten takdire değer. Performansları da ayrıca çok iyiydi belirteyim bir yanlış anlaşılma olmasın. Ama o sondaki halleri gerçekten insanın kalbini yaralıyordu bunlara rağmen çok sempatik, çok yetenekli ve sahneye çok yakışıyorlar. (10 puanı bunlara verim :P)
Bu vesile ile de öncelikle SM e ya da bu ayrılma olayında kimin ya da kimlerin payı varsa kafam girsin diyorum.
DBSK: Ben bu grubu gerçekten tahminimden de fazla seviyormuşum sanırım. Gecede beni üzen en önemli öğelerden biri orada bir DBSK nin olmaması oldu. Eğer olsalardı zaten şunları yazıyor olabilir miydim bilmiyorum :) Ama çok özel ve güzel bir grup DBSK. Bir gün canlı dinleyebilmek dileğiyle....
Çıkıştada bir sürü maceradan sonra ki anlatmayacağım hepsini çıktım ve ben ömrümde böyle kalabalık görmedim, metal konserlerinde bile... Neyse arada çinli ve japonlarla muhabbet falan fakat taksi bulmanın imkanı yok... Bir ara beklesem acaba elemanları görür müyüm diye düşündüm ama DBSK izleyememenin verdiği mutsuzluk aynı zamanda konserin yaşatmış olduğu duygu kaosları nedeniyle de zaten böyle bir girişimde bulunmak istemediğimn farkına vardım. Bu arada konser yaklaşık 5 saat sürdü... Fan girllerden ayrılıp taksi bulabileceğim bir yerlere doğru yürümeye başladım fakat mümkün değil. Ben birilerine dalmadan önce hem biraz sakinleşeyim, dinleneyim hemde vakit geçsin diye kendimi ilk görüdüğüm strabucks a attım. Orada otururken yan masadaki çekik gözlü kadının kamerada birşeyler izlediğini gördüm. acaba nedir ki diye düşünürken kahvem bitti şimdi bir yandan da acayip merak ediyorum ama çinli ise nasıl anlaşacağız derken tam yanından geçiyordum ki ekranda chang ı görünce dayanamadım "bu akşam ki konser mi diye sordum" evet dedi. ahaha japon çıktı iyiki de sohbetimiz japonca devam etti. Bende oradaydım falan dedim. Hangi grubu daha çok seviyorsun diye sordu. Ben yunho ile Max için geldim dedim o da ne çat diye onların bölümlerini açtı izleyelim dedi. Bir de bir güzel yakından çekmiş. Süper iş yapmışsın dedim çekmekle dedim gülüyor falan bu esnada bayağı muahbbet ettik. O da aynı şeyleri bana sordu, "konserin sonunda ikisi çok üzgün görünüyordu değil mi ?" dedi. Evet dedim ben de aynı şeyi düşünüyorum. Muhabbetimiz uzadıkça uzadı hatta araya kat-tun ve arashi bile girdi hayır şu güzel sohbete nasıl girdiler anlamadım. Böylece konseri bir güzel bir de ekrandan izlemiş oldum :)) Bu benden yaşça büyük Japon hatun inanılmaz bir DBSK sever çıktı. Japonya da ki tüm konserlerine gitmiş olan teyze bana özellikle Mirotic konserini anlata anlata bitiremedi. Tapıyorum sana dedim gülmekten öldük. Diğer üçünden falan bahsetti. 1 saati aşkınca muhabbet ettikten sonra keşke tekrar birleşseler diyerek sohbetimizi bitirdik ve sonra birleşsnler diye dua ederek ayrıldık.
Sonra benim eve dönüş maceram başladı ki bunun konserle bir alakası yok.
Böyle işte bu da bir anımdır ama diyeceğim şu ki şu tarz grupları canlı izlemek gerçekten bambaşka, diliyorum ki her sevenin hayatta en az bir kere başına gelir ve bunu yaşar. Hatta Türkiye ye gelsinler hep birlikte izleyelim... Ama siz siz olun o ışıklı zımbırtılardan almayı unutmayın ( sapıtıp çakmak yakıp sallasaydım ne olurdu acaba diye düşünüyorum ? :P)
Etiketler:
Boa,
Changmin,
DBSK,
f (x),
Girls Generation,
Kangra,
korean,
mirotic,
Shinee,
SM Entertainment,
SM Town 2010,
Super Junior,
TVXQ,
yunho
27 Ekim 2009 Salı
Bir DBSK Klip Yorumu:Triangle the Efsane...
Eveeet, bilindiği gibi DBSK sevgim ayrıdır. Onlar beni can sıkıcı günlerimde eğlendirmiş bir gruptur :p Ayrıca kim ne derse desin çokta eğlenceli, renkli çocuklar. Bu hastalığımı bulaştırdığım bir kaç arkadaş üşenmeden oturup çeşitli klipler izleyerek aralarında yaptırdıkları geyikler ile birlikte yeni boyutlara kapı açtı. Bu arada gözlemlediğim kadarıyla sağlam bir DBSK fanı olmaya doğru ilerliyorlar.
Kendileri yaptıkları geyiklerden o kadar eğlendiler ki üçlü bir juri oluşturarak kendilerini klip yorumculuğuna verdiler. Bize de izinleriyle yorumlarının bir kısmını aktarmak düştü. Tabii üçüncü ağız olunca o kadar eğlenceli olmuyor ama yine de denemekte fayda var.Öncelikle bu üç şahsı tanıştırmak lazım.
Fanmin
MikkiRabu
Herbo
Ve işte......
Bu üçlünün yorumladığı gecenin bir yarısı sıkıntıdan patlarken sardıkları o efsanevi - bunu ciddi anlamda söylüyorum izlendikten sonra efsane bulunabilir- klip.....
Daha ilk saniyelerde Fanmin ve Mikkirabu bu sarı saçlı uzun saçlı elemanın kim olduğunu sorarak konuşmaya girdiler (junsu) ve kendisine Legolas takma adını verdiler. Herbo her ne kadar onun Junsu olduğunu söylese de bir süre buna inanamadılar. Bir süre sonra Mikkirabu visual kei olmuş bunlar nidalarıyla ses üstünlüğünü ele geçirdi zaten. Akabinde "Yunho nun gözünde tavuk tüyleri bitmiş" adlı türküyü seslendirmeye başladı. Fanmin ise aniden irkilerek "bu karı kim bea zebani gibi girdi rüya gibi klibin ortasına " diyerek ortamı iyice dağıttı. Sonradan sürekli zebani karı olarak bahsedeceği kadın aslında Boa tabii. Hoş bence de zebani...:)
************************************************************************************
mikkirabu: jae ye uzun saç yakışmış ama metalci kimlik fazla gelmiş. yapmasınlar böyle şeyler bu güzelim çocuklara. changmin in hızlı yükselişinin önü kesilsin diye herhalde diken tarzı emo saç modeli uygulamışlar.onca saçma ayrıntı yüzünden dansları heba olmuş çocukların. Bu trax' ın davulcusu erkek mi ya?çok fazla kalabalık, çok fazla şey tıkıştırmışlar,oysa koy çocukları söylesinler şarkılarını dans etsinler. göz yorucu olmuş...
herbo: ben changming' in saç modelini beğendim ama hayır emo değilim.
mikkirabu: bayağı deneysel takılmış elemanlar ha! mickey'i yerim ya...canım benim.ama changmin' i fena harcamışlar. yunho' nun tüylerine hala gülüyorum
fanmin:Deri pantalonları biraz daha dar olsa, şalvar gibi ... Ayrıca Changming e laf ettirmem. güzele herşey yakışır. canım benimm...
mikkirabu:junsu' nun sarı lapiska saçları ilk görüşte irkiltse de sonradan sevdiriyor kendini kız olmuş ama iyice juliet misali süzülüyor söylerken
fanmin:Junsu' nun yüzüklere de ben hayran oldum her parmakta Bülent ablamızı aratmıcak yüzüklerrrr
herbo: daldan dala atlama rekorunu bu klip ve çalışma ile ellerinde tutuyorlar, klip güzeli olarak mickey seçtim
mikkirabu: mickey forever tabi, onu kimseye kaptırmam
fanmin: Zebani karı beni irkiltti gene Mis gibi rüya gibi klibin içine zebani gibi iniyor melek gibi uçuyor
herbo: "Boa the zebani" artık o...
fanmin:ayrıca Senin Mickey den önce Benim Chang Minim var.
herbo: chang yine punk olmuş. Ooohhhh...chang' ın hareeketler pek havalı
fanmin:Allah'ıııııııııııım...Pişik olmuyomu bunlar???
herbo: komikler valla...
mikkirabu: ayyyy sevdiceğim naruto olmuş....mickey'in naruto gözlüğüne hasta oldum kafasındaki. gitar solo girdi yalnız bu davulcu çok şovşak.Boa geliyo kırıta kırıta
fanmin:changı tek geçerim...
herbo:Boa dan bir dans solo....
Mikkirabu: Bu Boa niye böyle zayıf ya? Kıl oldum
Herbo: Ben de hemfikirim
Mikkirabu:Jae yi maymun etmişler. Mikkicim de naruto olmuş...Yunho çok komik hem live hem klipte. Tavuk tüyleri ?!
Herbo:İki klipte de deli eğlendim...
Fanmin: Ben de çok eğlendim...Yalnız Chang a en çok kısa saç yakışıyor..o miroticteki saçı.Yüzü açılıyor çocuğun...
Herbo:yani çocuklar profesyonel, takdir ettik. Dans var, şov var, işin hakkını da veriyorlar, sesler güzel
Mikkirabu:Yalnız The TRax ın davulcusunda ciddi bir sugizo sendromu var...
Fanmin: Güzellik var...Onu unutmayalım
Herbo:Ay pardon en önemli noktayı atladık.
Mikkirabu:Oyyy. Chang ın sondaki scream kısmı güzelmiş. scream'e başlamadan bir de haylaz haylaz bakmış ya alem çocuk vallahi
Fanmin:o bakış banamıydı acaba?
Mikkirabu: belki de...
Fanmin:Aman Allah'ıııııııııııım.......Şizofren Aşık olmaya başladım.
Mikkirabu:10 üzerinden puanlamama gelirsek klip 7 canlı 9. boa olmasa live 10 olucaktı sonra yandı zaten alev alev. alevli meyva tabağı tadı werdi
Fanmin: Klip 6 Canlı 9. Boa yüzünden.O live deki kıvırta kıvırta gelmesi bak geliyorum sizi yakıcam diye sonra alevlerin fırlaması.
Birde böyle tavşan derisini kürkünü takmasalar Hayvan sever kitlenin tepkisini alabilirler
mikkirabu: Evet kürk hadisesi çok kıroca. sempatilerine yakışmamış :P
herbo: klip 6 canlı 7 .Boa fazla gelmiş.
Mickey gerçekten Naruto olmuş nerede klipteki karizması nerede live daki narutoluğu.Chang live da daha iyiydi yedirmiş kendine..
Fanmin:Chang kendini öne çıkarsın biraz Öyle ezdirmesin kendini. Geleceği parlak o çocuğun
Mikkirabu: Jaeyi harcamışalr live'da
Toplu yorum: Bu klip bir efsane...
************************************************************************************
Böylece bu çocuklar 10 üzerinden bu notlarla olayı kapattılar.
Kişisel fikrim:Valla parçayı altyapısını falan es geçiyorum. söyleyebileceğim tek şey klipleri ve kendisi bir süre sonra bağımlılık yapıyor.
buda benden bonus başka liveımsı:
Bu yazıyı Fanmin in Mikkirabuya Chang için yazdığı şiiirle noktalıyorum. Buyrun...
Aman mickey senin olsun
Görünce aşııık oldum
O çekik gözlerine
Başkasını istemem
Benim gönlüm sende......
Kendileri yaptıkları geyiklerden o kadar eğlendiler ki üçlü bir juri oluşturarak kendilerini klip yorumculuğuna verdiler. Bize de izinleriyle yorumlarının bir kısmını aktarmak düştü. Tabii üçüncü ağız olunca o kadar eğlenceli olmuyor ama yine de denemekte fayda var.Öncelikle bu üç şahsı tanıştırmak lazım.
Fanmin
MikkiRabu
Herbo
Ve işte......
Bu üçlünün yorumladığı gecenin bir yarısı sıkıntıdan patlarken sardıkları o efsanevi - bunu ciddi anlamda söylüyorum izlendikten sonra efsane bulunabilir- klip.....
Daha ilk saniyelerde Fanmin ve Mikkirabu bu sarı saçlı uzun saçlı elemanın kim olduğunu sorarak konuşmaya girdiler (junsu) ve kendisine Legolas takma adını verdiler. Herbo her ne kadar onun Junsu olduğunu söylese de bir süre buna inanamadılar. Bir süre sonra Mikkirabu visual kei olmuş bunlar nidalarıyla ses üstünlüğünü ele geçirdi zaten. Akabinde "Yunho nun gözünde tavuk tüyleri bitmiş" adlı türküyü seslendirmeye başladı. Fanmin ise aniden irkilerek "bu karı kim bea zebani gibi girdi rüya gibi klibin ortasına " diyerek ortamı iyice dağıttı. Sonradan sürekli zebani karı olarak bahsedeceği kadın aslında Boa tabii. Hoş bence de zebani...:)
************************************************************************************
mikkirabu: jae ye uzun saç yakışmış ama metalci kimlik fazla gelmiş. yapmasınlar böyle şeyler bu güzelim çocuklara. changmin in hızlı yükselişinin önü kesilsin diye herhalde diken tarzı emo saç modeli uygulamışlar.onca saçma ayrıntı yüzünden dansları heba olmuş çocukların. Bu trax' ın davulcusu erkek mi ya?çok fazla kalabalık, çok fazla şey tıkıştırmışlar,oysa koy çocukları söylesinler şarkılarını dans etsinler. göz yorucu olmuş...
herbo: ben changming' in saç modelini beğendim ama hayır emo değilim.
mikkirabu: bayağı deneysel takılmış elemanlar ha! mickey'i yerim ya...canım benim.ama changmin' i fena harcamışlar. yunho' nun tüylerine hala gülüyorum
fanmin:Deri pantalonları biraz daha dar olsa, şalvar gibi ... Ayrıca Changming e laf ettirmem. güzele herşey yakışır. canım benimm...
mikkirabu:junsu' nun sarı lapiska saçları ilk görüşte irkiltse de sonradan sevdiriyor kendini kız olmuş ama iyice juliet misali süzülüyor söylerken
fanmin:Junsu' nun yüzüklere de ben hayran oldum her parmakta Bülent ablamızı aratmıcak yüzüklerrrr
herbo: daldan dala atlama rekorunu bu klip ve çalışma ile ellerinde tutuyorlar, klip güzeli olarak mickey seçtim
mikkirabu: mickey forever tabi, onu kimseye kaptırmam
fanmin: Zebani karı beni irkiltti gene Mis gibi rüya gibi klibin içine zebani gibi iniyor melek gibi uçuyor
herbo: "Boa the zebani" artık o...
fanmin:ayrıca Senin Mickey den önce Benim Chang Minim var.
herbo: chang yine punk olmuş. Ooohhhh...chang' ın hareeketler pek havalı
fanmin:Allah'ıııııııııııım...Pişik olmuyomu bunlar???
herbo: komikler valla...
mikkirabu: ayyyy sevdiceğim naruto olmuş....mickey'in naruto gözlüğüne hasta oldum kafasındaki. gitar solo girdi yalnız bu davulcu çok şovşak.Boa geliyo kırıta kırıta
fanmin:changı tek geçerim...
herbo:Boa dan bir dans solo....
Mikkirabu: Bu Boa niye böyle zayıf ya? Kıl oldum
Herbo: Ben de hemfikirim
Mikkirabu:Jae yi maymun etmişler. Mikkicim de naruto olmuş...Yunho çok komik hem live hem klipte. Tavuk tüyleri ?!
Herbo:İki klipte de deli eğlendim...
Fanmin: Ben de çok eğlendim...Yalnız Chang a en çok kısa saç yakışıyor..o miroticteki saçı.Yüzü açılıyor çocuğun...
Herbo:yani çocuklar profesyonel, takdir ettik. Dans var, şov var, işin hakkını da veriyorlar, sesler güzel
Mikkirabu:Yalnız The TRax ın davulcusunda ciddi bir sugizo sendromu var...
Fanmin: Güzellik var...Onu unutmayalım
Herbo:Ay pardon en önemli noktayı atladık.
Mikkirabu:Oyyy. Chang ın sondaki scream kısmı güzelmiş. scream'e başlamadan bir de haylaz haylaz bakmış ya alem çocuk vallahi
Fanmin:o bakış banamıydı acaba?
Mikkirabu: belki de...
Fanmin:Aman Allah'ıııııııııııım.......Şizofren Aşık olmaya başladım.
Mikkirabu:10 üzerinden puanlamama gelirsek klip 7 canlı 9. boa olmasa live 10 olucaktı sonra yandı zaten alev alev. alevli meyva tabağı tadı werdi
Fanmin: Klip 6 Canlı 9. Boa yüzünden.O live deki kıvırta kıvırta gelmesi bak geliyorum sizi yakıcam diye sonra alevlerin fırlaması.
Birde böyle tavşan derisini kürkünü takmasalar Hayvan sever kitlenin tepkisini alabilirler
mikkirabu: Evet kürk hadisesi çok kıroca. sempatilerine yakışmamış :P
herbo: klip 6 canlı 7 .Boa fazla gelmiş.
Mickey gerçekten Naruto olmuş nerede klipteki karizması nerede live daki narutoluğu.Chang live da daha iyiydi yedirmiş kendine..
Fanmin:Chang kendini öne çıkarsın biraz Öyle ezdirmesin kendini. Geleceği parlak o çocuğun
Mikkirabu: Jaeyi harcamışalr live'da
Toplu yorum: Bu klip bir efsane...
************************************************************************************
Böylece bu çocuklar 10 üzerinden bu notlarla olayı kapattılar.
Kişisel fikrim:Valla parçayı altyapısını falan es geçiyorum. söyleyebileceğim tek şey klipleri ve kendisi bir süre sonra bağımlılık yapıyor.
buda benden bonus başka liveımsı:
Bu yazıyı Fanmin in Mikkirabuya Chang için yazdığı şiiirle noktalıyorum. Buyrun...
Aman mickey senin olsun
Görünce aşııık oldum
O çekik gözlerine
Başkasını istemem
Benim gönlüm sende......
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

