gintama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gintama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2016 Pazar

ÜÇ ELMA MİMİ: Gökten 3 Elma Düşmüş.... (Ben yaptım ^^)






Eylül ayının ilk günlerini yaşadığımız şu günlerde benim beyin devrelerim iyice yandı. O derece yandı ki artık eriyip damlamaya başladılar. Bu yetmezmiş gibi yapmam ve yetiştirmem gereken işler var ancak karakterimin bir özelliği olarak onları son ana kadar bekletmeli ve bu esnada boş kalacağım için başka şeylerle uğraşmalıyım. İşte bu mim böyle bir durumun ürünü.



Bilemiyorum mimler böyle mi hazırlanıyor ancak oturup tüm ilgi ve alakamı bu mimi hazırlamaya sonra kendime sorup cevaplamaya verdim :)) (Daha önce hazırlanmış, böyle bir mim var mıydı bilmiyorum.Umarım yoktur.)



Adından da anlaşılabileceği gibi gökten üç elma düşüyor. İlk iki elma belli, üçüncüyü biz buluyoruz.

 Kurallar şöyle;

I - Doğal olarak 3. elma için tek bir doğru bir cevap yok, cevap bize kalmış ancak yanıtlarken sorunun ya da cevapların içindeki kısıtlara dikkat ediyoruz.

Örneğin;

Dostoyesvki' den 3 elma düşmüş, 1. si Karamazov Kardeşler  2. si Beyaz Geceler  3. ise ..... imiş.

Cevaplarda bir kısıt yok, soru Dostoyevski olarak sınırlamış. Dostoyevski' nin eserleri bol, içinden istediğimiz, sevdiğimiz birini seçiyoruz.


Gökten üç spor dalı düşmüş, birincisi futbol, ikincisi voleybol üçüncüsü ise .... miş.

Burada, ilk iki elma takım sporu olduğu için 3.yü seçerken bunun da bir takım sporu olmasına dikkat ediyoruz.



II- "Çünkü" kısmını mutlaka doldurmak. Burası tamamen yanıtlayana kalmış. İsterseniz kısaca, isterseniz uzun uzun nedeninizi yazabilirsiniz. İsterseniz, çünkü gökte yürürken başı dönmüş pat diye aşağı düşmüş de diyebilirsiniz. Burası cevaplayanın. Önemli olan burayı boş bırakmamak.



III - Herkes alıp yapabilir. (Olur da hoşuna giden, yapmak isteyen olur diye yazıyorum bunu :P) Herkesin ilgi alanı farklı olduğu için kimse tüm soruları cevaplamak zorunda değil. İsteyen hepsini cevaplar, isteyen hoşuna giden soruları alıp cevaplar. Tek şart; en az 10 soruyu cevaplamak.



Neyse, insanlar kendi mimlerini cevaplıyor mu çoğunlukla, bilmiyorum ama ben cevaplayacağım :)) Şimdi kendi kendimle diyaloğa giriyorum izninizle...



1- Gökten üç Shakespeare trajedisi düşmüş. İlki Hamlet imiş, ikincisi Kral Lear, üçüncüsü ise .... imiş.

Çünkü....

Othello

 Çünkü, aslında ilk anda Macbeth diyecektim - çok severim - ama" Arabın İntikamı" hatırına Othello diyorum. :)



2 - Rusya'dan 3 elma düşmüş. 1. Dostoyevski imiş. 2. Turgenyev 3. ise ....

Çünkü...


Gogol

Çünkü, bu aralar Gogol' ün tüm eserlerini tekrar elime alasım var.


3 - Gökten 3 elma düşmüş. 1 Oğuz Atay imiş 2. Reşat Nuri Güntekin 3. ise ....

Çünkü...

İhsan Oktay Anar

Çünkü  çok iyi, mutlaka okuyun (bence) En son Amat' ı okuduktan sonra bir iki gün ne yapacağımı bilememiştim.


4 - Gökten 3 elma düşmüş. Birincisi Raistlin Majere imiş. İkincisi Meursault' muş. (A. Camus/ Yabancı) Üçüncüsü ise .....

Çünkü....

Sun Wukong (Batıya Yolculuk)

Çünkü, en büyük anti kahraman bizim anti kahraman :)) Geyik bir yana Sun Wukong' un anti kahramanlığı biraz tartışmalı bir konu olabilir. Her şeyden önce kitabın yazıldığı yıllarda son dönemlerde popülerliği yükselmiş bir anti kahraman tanımı yoktu. Buna rağmen bana kalırsa Sun Wukong, tanım içerisinde birden fazla öğeyi içinde barındırması nedeniyle anti kahraman sayılır (en azından ilk bölümde). Geçerli nedenlerim var, gerçekten, ama uzun uzun yazamayacağım şimdi.


5 -  Yüzük Kardeşliğinden 3 elma düşmüş. Birincisi Aragorn, ikincisi Frodo, üçüncü ise .... imiş.

Çünkü...

Legolas

Çünkü, ah Legolas elf gözlerim olsun isterdim.


6 - Gökten 3 elma düşmüş.

Birincisi; Molloy - Malone ölüyor - Adlandıralamayan (S. Beckett) imiş.

İkincisi; Yüzük Kardeşliği - İki Kule -Kralın Dönüşü ( Tolkien) imiş.

Üçüncüsü ise ....

Çünkü....

Efsaneler Üçlemesi  ( İkizlerin Sınavı - İkizlerin Savaşı - İkizlerin Zamanı)

Çünkü Raistlin Majere :)


7 - Gökten üç elma düşmüş. Birincisi müzik imiş, ikincisi bale, üçüncü ise ....

Çünkü ...

Tiyatro

Çünkü anlatılmaz yaşanır.


8 - Gökten üç elmanın içinde üç masal düşmüş. 1. Pamuk Prenses ve 7 Cüceler  imiş 2. Hansel ile Gretel  imiş  3. ......   imiş.

Çünkü.....

Kurbağa Prens

Çünkü nice nesil öpülünce kurbağanın yakışıklı bir prense dönüşeceğini düşünerek perişan oldu.


9 - Gökten 3 elma düşmüş. 1. Yunan Mitolojisi imiş. 2. İskandinav Mitolojisi imiş 3...... imiş.

Çünkü....

Çin Mitolojisi

Çünkü, sınırlar ve çizgiler çok iç içe. Ayrıca isimleri aklımda hiç tutamıyorum. Yani kısacası içinden henüz çıkamadım.


10 - Gökten 3 elma düşmüş. 1. Ilyada imiş 2. Ramayana imiş  3. ...... imiş.

Çünkü....

Gılgamış (Gılgameş) Destanı

Çünkü, işin yok kayalara, tabletlere destan yazmışsın. Ondan da öte ölümsüzlük arayışı:)



11 - Gökte 3 elma asılı duruyormuş. 1. Dünya 2. Mars 3. ise  .... imiş.

Çünkü...

Satürn

Çünkü çok şık ve kendine münhasır. Halkalarına ayrıca bayılmakla birlikte tek sorunum (eğer bilgiler hala güncelse) bin yılda bir yağmur alması :(

Not: Pluton, kalbim seninle....



(Satürn: Şu endama şu karizmaya bakar mısınız? )


12- Gökten ak sakallı dede sarkıp fısıldamış; "Kardeş elimde üç elma var. Her biri ayrı bir zaman dilimini temsil ediyor. Hangi yy. a  gitmek istersin? Ama  ikisini sana hayatta vermem." Ak sakallı dedenin elindeki ilk elma   13. yy'mış. İkinci elma 24.yy. 3. elma ise...

Çünkü....

20. yy gibimsi.

Çünkü, eski maceraperest ben olsam MÖ 1 yy ya da 26. yy (insanlık yoksa da gidip bakacağız işte) falan derdim ama ben eski ben değilim artık. O nedenle 90' lar hatta 2000' lerin başı . (hahahaha şu anda kendimi çalımlayarak kendime gol attım yalnız!) Hadi 20.yy sonları diyeyim bari.



13- Gökten 3 elma düşmüş. 1. piyano imiş. 2. gitar 3. ise .... imiş.

Çünkü.....

Keman

Çünkü, çalabilmeyi en çok istediğim alet.


14 - Gökten üç elma düşmüş. Birincisi Joe Hisaishi imiş 2. Hans Zimmer 3. ise ....

Çünkü


Çünkü  John Williams demek Star Wars, Indiana Jones, E.T, Jaws, Minority Report, Jurassic Park, Saving Private Ryan ... falan demek.


15- Gökten 3 K-Pop grubu düşmüş. 1. DBSK imiş 2. Super Junior 3....imiş.

Çünkü....


Çünkü bir anda aklıma geliverdiler. (Bu arada yaşıyorlar mı, bilgim yok)


16- Göklerin kafasına esmiş, yönleri elma yapmış eğlenmek için jonklörlük yapıp bunları çeviriyormuş ki üç elmayı düşürmüş. 1. elma batı imiş 2. elma güney 3. ise... imiş.

Çünkü....

Kuzey

Çünkü karizmatik. Her dilde bu kelimenin bir karizması, bir ağırlığı var bence.



17- Gökten elma şeklinde üç adet film türü düşmüş. 1. si bilim kurgu imiş. 2. si komedi imiş.  si  3. sü ise ..... imiş.

Çünkü.....

Aksiyon. 

Çünkü derinliğe ya da detaylı alt metne gerek yok. Aksiyon- hareket olsun. Dünyayı kurtar kahraman ol, insanlığı kurtar kahraman ol, en zor durumlardan kurtul dünyadaki en cesur insan ol. Hepsinde kötü adamları döv, yen, kazan. Fazla kafa yorma.  Oh bir nevi katarsis, mis... Rahatlamak için ideal.



18 -  Gökten 3 elma düşmüş 1. Star Wars (Triology) 2. The Godfather 3. ..... imiş.

Çünkü....

Geleceğe Dönüş (Back to the Future)

Çünkü, Marty Mcfly ve Profesör.


19 - Gökten üç elma düşmüş. 1. Cha Seung Won imiş. 2. Dong won Kang imiş 3. ise .... imiş.

Çünkü........

Park Hae Jin

Çünkü en son Bad Guys' ı izledim ve hoşuma gitti. (Aslında 3. elma için de Dong won Kang diyebilirdim :P)



20 - Gökten 3 elma düşmüş. 1.Takuya Kimura imiş. 2.Shun Oguri imiş. 3. ....... imiş.

Çünkü.......


Çünkü eğlenceli.


21-Gökten 3 elma düşmüş. Yaşamak için 1. ve 2.de kontenjanlar doluymuş, 3. elmada kontenjan boşluğu varmış.  1. Beijing imiş 2. Londra  3. ...... miş.

Çünkü.....

Hmmm, şu aralar Seul.

Çünkü, biraz gözümüz gönlümüz açılsın, fena mı olur?


22- Gintama' dan üç elma düşmüş. Birincisi Sakata Gintoki, ikincisi Hijikata, üçüncüsü ise ...

Çünkü....

Iyyyy, bu zor olmuş biraz. Kagura

Çünkü ( zaten karar verirken çok zorlandım) yağmur yağıyor, şemsiye.




23- One Piece' den üç elma düşmüş. Birincisi Luffy, ikincisi Zoro, üçüncüsü ise ...

Çünkü....

Sanji

Çünkü Sanji, sevmemek mümkün değil!!



24- Gökten 3 elma düşmüş 1. Hateke Kakashi 2. Kisuke Uruhara 3....... imiş.

Çünkü.....

All Might

En son izlediğim  bu tanıma uyan bir karaktere sahip anime Boku no Hero Academia idi. Yine de Kakashi ve Uruhara, All Might' a nazaran daha şanslı çünkü ne Naruto ne de Ichigo, Midoriya kadar ağlak.


25 - Gökte üç elma süzülüyormuş. 1. Planör 2. Uçak 3. ise ..... imiş.

Çünkü ....

Zeplin

Çünkü hep merak etmişimdir içinde olmak nasıl bir duygu diye.




İşte böyle... Şimdi yapmak isterler belki diye bu mimi öncelikle  Paul Muad-Dib, Shuu, esra, Alice Lawliet  ve   görüpte yapmak isteyen herkese paslıyorum. (sevipte kavuşamayanlar gibi oldu ^^)


Umarım görürsünüz ve yapmak istersiniz.



See you soon!!!






22 Kasım 2014 Cumartesi

Brave 10: Bir Anime




2012 yapımı 12 bölümlük animenin aslı Kairi Shimotsuki ' nin mangasına dayanıyor. Hikaye, zamanında yani bu "savaşan eyaletler" döneminde Sanada Yukimura' ya hizmet eden ve "Sanada On"lusu olarak adlandırılan 10 efsanevi ismi baz alıyor ve kendine göre yorumluyor. "Sanada Ten Braves" olarak bilinen hikayenin orjinali Sanada Sandaiki' ye ait ve Edo döneminde yayınlanmış.

Yalnız bu dönemden, dönemin isimlerinden ne ekmek çıktı arkadaş? Yazarı, mangakası,  anime firmaları falan takdirle anıyordur sanırım. Ben de takdir ediyorum :)

Dönem Sekigahara Savaşından bir yıl önce. Iga Klanından ninja Saizo, "efendi mefendi kabul etmem, ben kendi kendimin efendisiyim" halinde etrafta dolaşırken, Izumo Tapınağı' nın rahibelerinden bir tanesi ile karşı karşıya geliyor. Bu Isanami kişisini, tapınağı yıkan, yakan, kendisi hariç diğer herkesi öldüren tipler kovalıyor. Saizo, istemeden de olsa kıza yardım ediyor ve yine istemeden birlikte Isanami' nin aradığı Sanada Yukimura' nın kalesine ulaşıyorlar ve ikisi yine istemeden Sanada' nın adamlarından oluveriyor...

Animesever pek çok kişinin bildiği isimler burada animenin kendi yorumuyla görünüyor. Sasuke Sarutobi, Masamune Date, Hattori Hanzo vs...

12 bölüm olduğu için sıkmıyor. Başlarda Isanami' nin sürekli "Saizo, Saizo" diye dolaşması, insanda Isanami' nin boğazını sıkma isteği oluştursa da ilk 2 bölümü atlatınca duruma alışıyorsunuz ya da Isanami daha tahammül edilebilir bir hale geliyor. Fazla karakter bulunduğu  (şimdi karakterlerin bazıları da güzel yalnız öhöm :) )  ve hepsi çoğunlukla eğlenceli olduğu için, Isanami' ye odaklanmak zorunda kalmıyor insan.  Bu arada seiyuular çok iyi, sürekli tanıdık sesler duymak iyi geliyor.




Saizo Kirigakune:

( seiyuusu Daisuke Ono bu arada... Misal;

Durarara - Heiwajima  Shizuo
Giant Killing - Luigi,
Kuroshitsuji  - Michaelis Sebastian
Shingeki no Kyojin - Erwin Smith
Shinrei Tantei Yakumo - Saitou Yakumo
Working!! - Jun Satou )  


Hiç öyle karakter analizi falan yapamayacağım. Sığ bir insan olarak başka yönlerle uğraşacağım :)

Iga ninjalarından, başına buyruk, ciddi ve tehlikeli bir suikastçiden şeker kıvamında arkadaşlık, dostluk bağımlısı bir insana dönüşmesine ve "biz hep beraber bir onluyuz, birimiz eksik olmamalı " vb... konuşmalarıyla klişenin doruklarına yükselmesine rağmen çok eğlenceli bir karakter haline gelebiliyor. Ayrıca inkar edilemez  bir çekiciliği var şimdi. Güzel çocuk!  Kendisini tebrik ediyor ve 10 üzerinden 8 vererek, hayattaki başarılarının devamını diliyorum.


Isanami: Vıyk Vıyk vıyk dolanıp, ağlayarak en sonunda çağırdığı gücü de kontrol edemeyerek, animede hiç bir şey yapmama kavramının en üst basamaklarına oturmasına rağmen, durmak bilmeyen boğazıyla takdirimi kazandı.




Anastasia: Yani güzel kadın şimdi de nasıl o sahte zımbırtıya kandın sonra nasıl gerçeği anladın bilemiyorum. Kendisini animenin en güzel kadını ilan ediyorum gerçi ben etmedim zaten anime içinde ilan edilmiş olduğu her bölümde alttan alta söyleniyor.


Benmaru: Çok sevimli kesinlikle.




Kakei Juuzo: Tipim olmasa ve biraz tutucu bir kafaya sahip olsa da sevdim kendisini. Sözüne sadık en azından. Yalnız ninja kadınların favorisi kendisi sanırım. İyi niyeti ve centilmenliğinden dolayı kendisine puanım 7.





Sarutobi  Sasuke: "Orman benim bölgem" diyen, Veronica ile arasından ayrı bir bağ bulunan, zavallı Amaharu için çırpınan, her ne kadar bir ninja olsa da sanki evin iyi niyetli, temiz kalpli ve saf yüzlü çocuğu kıvamında takılan bir karakter. Utangaçlığının ardına sığınırmış gözüküp pek konuşmayan ama yeri gelince lafı koyan bir kişi. Güzel çocuk şimdi! O saç tonu ve yeşil gözler çok iyi... hakkını yememek lazım. Saizo' ya da iyi geçirmişliği vardır hatta kafa attığı bölüm iyidir, güzeldir. Kendisinin ninja dünyasında bu haliyle ayakta kalmasını diliyor ve  kendisine puanım olan 7' i sunuyorum.

Seikai Nyuudou  Miyoshi: Tam bir odun kafa. Sığ bir insan olarak arka planda yaptığı çıkarımlara falan zaten hiç değinmeyeceğim de onların dışında da algılama sorunları var. Yaptığı kasların ve zaman zaman eğlenceli olmasının hatırına puanım 6.

Nezu Jinpachi: Ta-daaam!!!!!!.....  Bu adam animeye girdiğinde beynimde ilk yankılanan sesi oldu. "Ben denizlerde  özgürüm, denizler benim evim" sözleri ve kendine has tavırlarıyla beni kazandı. Tamam benim de denizlere karşı duygularım ve bir bağım var ama itiraf etmem gerekir ki son zamanlarda One Piece beni çok etkiledi.  Son bölümlerdeki şık tavırlarıyla da iyice sempatimi kazandı. Kendisini gönülden tebrik ediyor ve 9 puanı sunuyorum.

Bu 9 puanın nedenselliklerinden bir tanesi de seiyuusu başta da değindiğim şekilde. Kendi anime tarihimde en sevdiğim karakterlerin çoğunu seslendiren Nakai Kazuya benim için;

One Piece -  Zoro
Gintama - Hijikata Toshiro
Blade of the Immortal - Magatsu Taito
Samurai Champloo - Mugen
Sengoku Basara - Date Masamune
Yondemasu yo, Azazel-san - Salamander .... demek. Hepsini ayrı ayrı özenle seviyorum. Burada bir paradoks başlıyor ama o, bu sığ yazının bir parçası değil.

Yuri  Kamanosuke: Pembemsi saçlar, yeşil gözler, dövmeler falan. Güzel kombinasyon. Anime boyunca yaratılan kız mı erkek mi sorusuna ben cevap bulamadım. Kan ve adrenalin bağımlısı, esasında eğlenceli karakter. Sana puanım 7 Kamanosuke.





Unno Rokurou: Bu nedir ya biri bana izah edebilir mi? O duruş, o vücut, o saçlar, o göz, o ses  falan? İnsaf yani böyle karakter çizilip bu kadar geri plana atılır mı? Hemen 10 puanı yapıştıracaktım ama bir puanı, ( en pozitif düşünce tarzıyla bakıyorum ) Sanada Yukimura' yı  iyi niyetle ve bağlılıkla efendisi olarak kabul etmesi nedeniyle kendisine saçını süpürge etmesi, her dediğini onaylaması, "bu itaatsizliğimi affedin" klişeleri nedeniyle kırıyorum. Yoksa Rokuro, animenin en estetik, kendi çapında en karizmatik kişisidir.

Seiyuudan da kazandı kerata. Kamiya Hiroshi yani;

Ao no Exorcist - Mephistopheles
Durarara!! -  Izaya
Macross Frontier - Blanc Mikhail
Mobile Suit Gundam 00 -  Tieria
One Piece - Trafalgar Law
Shingeki no Kyojin - Levi
Working!! - Souma
vs....

Sanada Yukimura: Doğal karizmatik. Rahat görünen, eğlenceli, elinden düşürmediği yelpazesiyle yüzünden gülümsemesi eksik olmaksızın etrafta vakit öldüren, kadınlara düşkün, gerekince ciddileşenlerden. Kendisine puanım  8.

Hattori Hanzou: Yüzünü gözünü açsaydınız ilk zamanlarda da görseydik. Halbuki saç örgüsü yakışmıştı. Yüzünü açtınız, vücudu saçma şekilde kapalı kaldı, dar bir şey giydirmeye ne gerek vardı? Haa, tip olarak hoş değil. Karizması da yok. Goygoycu ama altı boş. Hırslı ama zeki değil. Bu kadar kötü sonlandıramazdı bir aksiyonu. Sadece seslendirmeden karizma kazanıyor o da Sakurai Takahiro'dan geliyor. İlk anda çıkaramadım da sonradan aklıma geldi;

Black Blood Brothers - Mochizuki Jirou'su
Bleach - Kira
Code Geass: Hangyaku no Lelouch - Suzaku
Peace Maker Kurogane - Yamazaki, Susumu
Psycho-Pass - Makishima, Shougo
Uragiri wa Boku no Namae wo Shitteiru - Luka Crosszeria
Zombie-Loan - Tachibana Shito
.
Sana puanım 5 Hattori Hanzo. (düşündüm şimdi kötü karakter olduğu için mi 5 puan verdim diye  ama kötü karakterleri severim normalde.  insan kötü karakteri az biraz karizmatik yapar arkadaş!)

Date Masamune: Bu seride en çok güldüğüm karakter Date oldu. Yani şimdi Sengoku Basara' dan gelen bir Date Masamune sevgim vardır. Henüz fangirl kıvamına tam olarak geldim mi bilemiyorum ama en azından Jugde End' i izleyince fangirllük mertebesine tam anlamıyla ulaşacağımı düşünüyorum. Bu Date güzellemesi bitmez o nedenle   Brave 10' deki Masamune' ye bakalım öhöm.. Yani hem iyi hem kötü. Sanada ve ekibi ön plana çıksın diye bir karakter bu kadar iteklenmez! Halbuki iyi başlamıştı. Beyaz saçlar, sayko tavırlar, adamlarının zapt edememesi. Kötü bir moda zevki olmasına rağmen kendine olan güveni... Beyaz saç, kırmızımsı göz kombosu üzerinden kendisine puanım 7. (hahahah torpil yaptım)



Şimdi anlıyorum ki  favori karakterlerim 9 puanla Jinpachi ve Rokuro olmuş. İzninizle ben Rokuro' yu 9' luklar arasında ön plana alacağım.

Neyse işte, kendi çapında eğlenceli anime bence. Başlıyor, bitiyor.  Müzikler falan da ortalama.

Beni gereksiz yere sabahın köründe uyandırıp uykumu alamama sebep olanlar utasın !!

18 Haziran 2014 Çarşamba

Sengoku Basara: Animeye Gel




Bir oyun uyarlaması olan Sengoku Basara için ciddi anlamda söylenebilecek fazla şey yok sanki? Ha ben iki sezonu da izlerken eğlendim, keyif aldım, keyiften dört köşe oldum orası tamamen ayrı konu.

Oyun ve anime her ne kadar gerçek tarihi karakterleri ele alsa da karakterleri pek öyle gerçekçi ve tarihi çizgisinde  yansıtmamış bu nedenle gerçek karakterleri bir yana iterek animeye odaklanıyorum.

Dank diye damdan düşer gibi alakasız bir giriş yazarak animenin müzikleri güzel diyeceğim ve bu söylememi ileride de tekrarlayacağım.

Feodal Japonya döneminde geçiyor her iki sezonda, generaller ülkenin dört bir yanında birbirini boğazlayıp toprak kazanmak peşinde.



Date Masamune benim açımdan animenin yıldızı. Gayet karizmatik, ilgi çekici, vurdum mu deviren bir karakter yaratmışlar. İşte bu arkadaş İngilizce konuşacağım diye kasıp karizmayı arada çizmese her şey güllük gülistanlık  olacaktı. (ara sıra ciddi anlamda kafasını patlatmak istedim) Elemanda bir de taktik anlayışı falan pek öne çıkmıyor, direkt kafadan savaşa dalayım, kazanayım düşüncesi hakim. (başarılı mı? evet, oarası ayrı konu)Yanında Katakura olmasa çok çeker de iyi ki Katakura arkasını kolluyor zeka gerektiren bölümlerde. Masamune' nin ordusu komik. Oyunda da böyle mi bilmiyorum ama çete gibi durmaları eğlenceli. Neyse Masamune hem komik hem eğlenceli hem de aksiyonlu. Let's party insanı.  Pek bir severim.

( bu kadar sevmemdeki faktörlerden biri seiyusudur. Gintama' nın Hijikatsı Nakai Kazuya)



Sanada Yukimura: Tam odun, kas kafalı ama bir o kadar samimi. Yukimura candır. Takeda Shingen' e yürekten bağlı.  Masamune ile de aşk yaşıyorlar :) Seslendirmesi karaktere uymuş. Normalde sinir bozucu o konuşma tonu ama Yukimura' ya yakışıyor bence.

Sarutobi Sasuke: Sengoku Basara' nın  R2-D2' su. Haber taşı, akış takip et, alet edavat geliştir, Yukimura' nın arkasını topla, Kasuga' ya göz kulak ok. İyi maaş aldığını umarım.

Takeda Shingen, tam bir eski toprak. Uesugi Kenshin ile birlikte sahalarda görmek istediğimiz generallerden.



(şimdi bu parça güzel değil mi?)

Katakura Kojuurou: Bu adam  karizmatik. Animede kafası çalışan elemanlar kategorisinde. Takdir ediyorum kendisini her anlamda.

Maeda Keiji: Ben umutluydum Maeda Keiji' den ama onunla ilgili en güzel tanımları Masamune yapıyor anime içinde. Gerçi ilk sezonda ittifak için önemli katkıları oldu hakkını yemeyeyim. Maymununa hastayım o ayrı.




Sengoku Basara:  Birinci Sezon

Doğruyu söylemek gerekirse ilk bölümde bırakmayı düşündüm "bu ne ya?!" diyerek ama iyi ki böyle bir eylemde bulunmamışım. Haa ikinci sezonun sonuna kadar çoğu zaman neresi nerede anlayamadığımı itiraf edeyim de karakterlerin isimlerinden çıkarım yapabildim en azından.

Anime içinde "döverek öğretme" ve "hem severim hem döverim" kavramları için birebir örnek bulunmakta. Sevgili Oyakata-sama ve Yukimura bu örnekleri biz izleyenler için gönülden bol kepçe ile sunuyorlar.. Sasuku' nin tepkisini çok anlamlı buluyorum.

Birinci sezonda kötü adamımız Oda Nobunaga. Kendisi şeytani bir varlık olarak tasvir ediliyor. Kahraman generallerimiz birbirlerini yemeyi bırakıp bu amcaya karşı güç birliğine gitmek gerektiğini anlıyor ve gençlerin kafasına vura vura bunu izah ediyorlar ama gençlerin de bu işte gönlü var zaten.



(çok güzel.......)

Karakterler ikinci bölümden sonra kendine bağlayıcı oluyorlar. Aksiyon sahneleri fantastik ama zaten bu animeyi seyrediyorsa insan böyle şeyleri sallamayacak. Veeee müzikler enfes!!!!  Yani şimdi Şeytan Oda' nın bir fon müziği var ki bir de dağın başından olayları izlerken yıldırımlar eşliğinde çalmaya başlıyor, insan gaza gelmeden, karakterin etkisini hissetmeden edemiyor. Bu sadece bir örnek. Fon müzikleri gerekli etkiyi bünye üzerinde oldukça etki bırakıyor.



(Oda Nobunaga' nın tema parçaşı. Şimdi fonda bu çalarken Oda' dan etkilenmemek mümkün mü?)

Bir diğer nokta ise karakterlerin pozları. Bazı noktalarda karakterlerin ifadeleri öyle bir veriliyor ki o durgunluk anı ve arkasından gelen müzik ve aksiyonla izleyene inanılmaz keyif veriyor.

Aksiyon sahneleri demiştim değil mi? Güzel ikili kapışmalar var ama benim favorilerimden bir tanesi Nagamasa vs Masumene arasındakidir anlam ve gidişat bakımından.

Bu sezonda hakkı yenmemesi gereken karakter: Akechi Mitsuhide.

Jenerikte dans eden askerlere de   alkış istiyorum.

Bu sezonun açılış parçası Abingdon Boys School' dan "JAP". Hoş parça.

Kapanış Dustz' dan "Break &Peace".

( Bu yazıyı müziklere boğmamak için kendimi zor tutuyorum. Bunun bir göstergesi olarak açılış ve kapanışlara yer veremeyeceğim. )




Sengoku Basara İkinci Sezon (Sengoku Basara Ni)

Bu sezonun kötü adamı Toyotomi Hideyoshi. Gerçekten gorile benzetmişler adamı. Fantastik derecede güçlü öyle ki adam denize adımını attı sular çekildi bir süreliğine ahahah.

Bu sezonu ilkine göre daha insani buldum ben. Arka planda insana ve ilk sezonun girişi ile birlikte karakterler arasındaki bağa dair daha fazla nokta olması benim için daha ilgi çekici yaptı bu sezonu. Aynı zamanda Hideyoshi, Oda Nobunaga gibi şeytani bir varlık olarak tasvir edilmemiş.



(This is a fight to Change the World - Şimdi bunu dinlerken insanın yerinde oturmaya devam etmesi biraz zor oluyor. Ost' un en iyilerinden bir tanesi)

Müzikler yine enfes ve yine vurucu.

Bu sezonun ve genelin en sevimsiz karakteri bana kalırsa Mouri Motonari. Güneşin çocuğuymuş, peh! Yani bu seride az sayıda karaktere gıcık olmuşumdur.



Aksiyon sahneleri daha az ama daha da vurucu. Garibim Masamune kafayı gözü yardı ara sıra gerçi ama şu İngilizce konuşma huyundan vazgeçemedi. Chousokabe Motochika ile karşılaştıkları yer favorilerim arasındadır. Masamune bu sezonda yine koptu gitti.



Ve Takenaka Hanbei. Ben çok sempati duydum Takenaka' ya.




( Ruisen - Ishikawa Chiaki)

Sengoku Basara Ni' nin açılış parçası T.M Revolution' dan "Sword Summit"

Kapanışlar içinde favorim Angelo' dan "Fate".


Sengoku Basara geyik falan ama tam da aman anime  izleyeyim ama kafam yorulmasın, gaz karakterler ve  gaza getirici aksiyon olsun, beni derdimden tasamdan uzaklaştırsın, eğlendirsin tarzı anime arayanlara yönelik komik, aksiyonel ve sürükleyici. İki sezon toplamda 24 bölüm, zaman varsa iki günde kafadan biter.

Oldukça keyifli buldum. Şahsen Sengoku Basara izlemek  bana iyi geldi.

Gidip filmini bulup izleyeyim bari.

Let's have party!!



(Heaven' s Door)

(müzikle boğmayacağım dedim ama yapamadım )

14 Haziran 2014 Cumartesi

GÜNLÜK HAYATTA ANİME: Sahip olunmak istenen aletler





Bildiğimiz gibi pek çok animede karakterlerin bir şekilde kendilerini ifade ettikleri, güç ve yetilerini dışa vurmalarına yardımcı olan, o animenin olmazsa olması bazı alet edavatlar var. Daha önce şurada anime karakterlerinin teknik ve güçlerinin günlük hayatta nasıl kullanılabileceğine ait bir çalışma yapmıştım. Bu sefer ise  çoğu zaman izlerken "keşke bende de olsa dediğimiz bu alet edevatlar" hakkında aklıma ilk gelenlerden bir liste yaptım ve günlük hayatta nasıl kullanılabilecekleri üzerine biraz kafa yordum. (boş işler müdürlüğü)




1 - İlk sırada tabii ki animeyi her izleyenin "yaaaa ben de istiyorum!!!!!" diye sızlandığı defter var. Anime Death Note.

Kira' nın kullandığı bu defteri istemeyen var mı? Üzerine çat çut isim yazacağız.

Bu maddeyi fazla uzatmak istemiyorum. Her ne kadar izleyicilerin en fazla istediği alet - edavat sıralamasında ilk sıralara oynasa da (kaynak: hislerim) bu defter bir o kadar  tehlikeli. Adalet ve genel doğruların göreceli olması ve kişiselliğe eğimi, insanın adil yargılama yetisinin zamanla yine insanın doğasında bulunan duygularla körleşmeye başlaması ve daha pek çok nedenden dolayı dünya üzerinde insan kalmamasına sebep verebilir! İşte bu noktada Kira'yı tekrar anıyorum.

Ve diyorum ki düşünün!! Şu defterin 13-14 yaşlarında, dünyadan nefret eden, aşk acısıyla ve ebeveyn düşmanlığıyla kıvranan, okulda itilip kakılan  bir ergenin eline geçtiğini. Şimdi size kolay gelsin diyor, diğer maddeye geçiyorum.



2 - Shingeki no Kyoujin' deki manevra aletleri. Günlük hayatta kullanılması gayet olumlu sonuçlar verecek, pratik bu aletlerden ben de istiyorum. 

Büyük şehirlerde trafik malum. Bir yerden bir yere gitmek için sinir krizine gireceğimize aletimizi kuşanıyor, kendimizi boşluğa bırakıyor, arada zevkten zik zaklar çizerek şekil yapıyoruz. Tabii ki her yolculuktan önce gazımızı kontrol ediyoruz ki akülü motorsikletlerin yollarda yaşadığı talihsizliklere benzer olaylar yaşamayalım..

Bir kaç kişi yola çıkarsak daha eğlenceli olur diye düşünüyorum. Nelere dikkat ediyoruz?

(I) Son sürat giderken kendimizin ve etrafımızdakilerin güvenliğini tehlikeye atmıyoruz, önümüze çıkabilecek elektrik tellerine büyük dikkat gösteriyoruz.

(II) Bu dünyada biz küçükken  "topunuzu keseceğim" diye topu bıçaklayan büyüklerin ardıllarının olduğunu unutmuyor, mümkünse kimselere duyurmadan  gezimizi tamamlamaya çalışıyoruz. Pislik olsun diye balkona çıkıp ipinizi kesmeye çalışacak insanların olabileceğini asla  unutmuyoruz.

(III) Artık pek ağaç mağaç kalmadığından binalara odaklanmak zorunda olunduğunu aklımızda tutuyoruz.


Tabii  şehircilik ve estetik anlayışından uzak, herkesin şekil, ebat olarak kafasına göre takıldığı, ardı ardına, yan yana dizilmiş düzensiz binaların bulunduğu şehirlerde yolculuk yapacağımızı lütfen unutmayalım. Rehavete kapılmayalım ki bu estetik ve nizam yoksunu şehirlerdeki tehlikenin birini atlatıp ardından kendimizi şekilsiz bir binanın duvarından kazıtmayalım.

Bu aletler yaygınlaşınca kurnaz girişimcilerden gaz istasyonları ve yedek parça istasyonları bekliyorum.



3- Uruhara Bastonu

 Bleach' ten Uruhara' nın çoğunlukla yanında bulundurduğu bu baston biliyorsunuz ki çok işlevli. Burada sadece bir baston olarak ele alacağım ( gerçekçi olalım lütfen hahahah) bu alet günlük hayatımızı kolaylaştıracak eminim ki. Eh sonuçta bir baston, yanınızda bulundurun, dayanır, destek alırsınız, Yolda biri size bel altı laflar söyler ya da eylemde bulunmaya kalkışırsa bir savunma aleti olarak kullanırsınız. Bu bastonun altında bir şekil vardı yanılmıyorsam yoksa da damga gibi oyup şekillendirebiliriz, kendimizi savunurken adamın ya da kadının alnına mühür gibi yapıştırırız onu. (buradaki hayalgücü size kalmış artık).



4 - Magi'den Alaaddin' in flütü. 

İşte boynumuzda bir kolye halinde taşıyabileceğimiz, küçük ama pratik bir alet. Üstelik müzikten anlamaya, flüt çalmayı bilmeye gerek yok. Gerçi ülke insanlarının %90' ı okullarda aldığı zorunlu ders neticesinde flüt ile seviyeli bir ilişki yaşamış ve yaşıyordur, en azından üflemeyi biliyordur.

Yolda başımıza bir iş mi geldi? Sinirlendik mi? 10 kişi birlik olup tek başına bizi dövmeye mi çalışıyor? Hemen üflüyoruz ve dev geliyor.

Daha ironiği, müzik dersinde öğretmen gıcık bir parçayı çaldırmaya mı çalışıyor ısrarla. Not alamamakla mı tehdit ediliyoruz? Hemen üflüyoruz ve dev gelip öğretmene nazik bir dille açıklama yapıyor ve onun hayal gücünü genişletiyor.

Boyumuz rafa yetişmiyor mu? Üflüyoruz ve dev rafa bizim için uzanıp, gerekli eşyaları oradan alıyor.

Çok acil bir yere mi yetişmemiz gerekiyor?  Hemen üflüyoruz ve dev geliyor. Omuzuna atlıyor ve o dev adımlarla koşarken biz saçımızı tarayarak gideceğimiz yere varıyoruz.

Saymakla bitmez, çok kullanışlı. Tavsiye ediyorum.



5 - Gintama'dan Madao gözlüğü. 

Şimdi bu gözlük tek başına bir şey ifade etmeyebilir, içinden dev çıkmayabilir ya da baktığınız insana elektrik çarptırmayabilir ama bu gözlük sizi var eder.





6 - Bir adet Kon.

Bleach' te yer alan Kon' u hemen hemen herkes biliyordur. Biz de evimizde bir adet Kon besleyeceğiz ki, sinirlenince üzerine basacağız, onu alıp cama yapıştıracağız, sinirimizi stresimizi ondan çıkaracağız. Hafif röntgenci olsa da ara ara yaptığı geyiklerle canımız sıkkınken bizi neşelendirebilir.



7- Captain Harlock Kılıcı

Hem kılıç hem farklı dizaynlı bir lazer tabancası olarak kullanılabilen bu alet  oldukça işe yarama potansiyeline sahip fakat bunu kullanmak için öncelikle kılıç kullanmayı öğreniyoruz. Bir de normal hayatta bunu dışarıda taşımamız sorun yaratabileceğinden alternatif taşıma yolları araştırıyoruz. Bulamazsak evdeki duvara asıyoruz, eve hırsız girdiğinde kullanıyoruz.



8- Kagura şemsiyesi

 İşte tüm kadınların sahip olmak isteyebileceği bir ürün. Güneşli günlerde cildimizi koruyoruz. Gerektiğinde baston şeklinde adam dövüyoruz. Hiç olmadı ve çok kötü durumdayız bir silaha dönüşüyor. Daha ne olsun?



Bu liste daha böyle uzayıp gider. İlerleyen zaman da devamını da gelir. Şimdi önemli olan bu ilk 8 arasında bir değerlendirme  yapıp, ak sakallı dede "evladım, hangisini istiyorsun?" diye sorduğunda kalbimizde 1. sırada yatanı şak diye yapıştırmak.

8 Mayıs 2014 Perşembe

KOUTETSU SANGOKUSHI: Bir Anime




Oldukça rastlantısal bir şekilde denk geldiğim 25 bölümlük bu animeye ruhsal durumum nedeniyle  bağlanmam çok zor olmadı. Kimine göre vasattır ama benim vakit geçirmeme yardımcı oldu.

Shonen ai olduğunu başlarken bilmiyordum tabii. Düşündüğüm gibi tarihsel bağlantıları olan güzel bir hikaye olmuş. Wiki' ye göre "Romance of Brotherhood"' dan etkilenerek oluşturulmuş bir adaptasyon. "brotherhood" noktası dışında pek bir bağlantı kuramadım gerçi ama Komei' ye Zhuge Liang demişler daha ne olsun :)

Rikuson (Lu Xun' muş) öğretmeni Komei ( Zhuge Liang) tarafından yetiştirilmekte ve birlikte dolaşmaktadırlar. Go Hanedanlığı büyülü güçleri olan İmparatorluk Mühürünü ele geçirmiştir. Rikuson' un mührü hayatları pahasına  koruyan Riku ailesinin bir üyesi olduğu ilk bölümde ortaya çıkar. Komei, Rikuson' u  Go' ya kendi yolunu seçmesi için gönderir. Böylece olaylar, kader başlar. Karakterler ortaya çıkar.
Serinin en güzel yanlarından bir tanesi  çatır çatır adam harcaması. Diğer noktası karakterler. Bir diğer yanı da ele alınan "brotherhood" olayı.

Seride hiç kadın karakter olmadığını ben biraz geç fark ettim. Zira 20. bölüme kadar Sonken' in kadın olduğundan emindim. Ryubi' yi daha erken keşfettim iyi ki.

Animede çok fazla karakter var ve karakterlerin dönüşümleri ve birbirleri ile olan iletişimlerini ben beğendim. ( bu tarz tarihsel animeleri sevdiğimden de kaynaklanmış olabilir.) . Karakter bolluğu nedeniyle top 5' ime değineceğim aşağıda. (bu arada seiyuulara dikkat!!)



Shuyu: Her imparatorluğun ihtiyaç duyduğu, her imparatorun adamı olsun isteyeceği, zeki, stratejist, sadık, dürüst, kendine hakim, muhteşem bir savaşçı ve yetenekli bir flütçü. Serideki en sağlam karakterdir bana kalırsa. Hayranıyım. Bir de kaşların çatık olmadan bir görebilseydik seni. Seiyuusu Miki  Shinichiro. Efendim Bleach' in Uruhara Kisuke'si, Fullmetal Alchemist: Brotherhood' un Roy Mustang' ı, Gintama' nın Sakamato'su, Hakuouki' nin Hijikata Toshizou' su vs...

Komei: Rikuson' un hocası, Sokatsukin' in kardeşi. Güzellikte ve bilgelikte aşmış. Şimdi düşünüyorum da bir Komei olmak insanı sıkabilir. İyi mi kötü mü bilinmez. Zeka konusuna değinmiyorum bile. Seiyuusu Koyasu Takehito; efendim Gintama' da Shinsuke Takasugi, Saiunkoku Monogatari' de  Sakujun vs...

Hele bir de Shuyu vs Komei sahneleri var ki oy oy... Derbi heyecanı!

Taijishi: Salak ama güçlü ve sadık kontenjanını dolduran Taijishi gürültücü bir can dostu.

Kannei: Bu ne sadakat, ne olgunluk, ne cool luk diyorum.

Ryomo: Eleman "art of war"' u hatmetmiş de meğer yemek yaparak bu yeteneğini gizliyormuş. Sevilesi ve sevimli. Elemanın Three Kingdoms' da kim olduğunu direkt çözersiniz zaten, oldukça net. Seiyuusu  Ishida Akira yani Gintama' nın Katsura' sı, Naruto' nun Gaara'sı, Psycho-Pass' ın Kagari' si vs...

Shokatsukin: Komei' in abisi. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. İlk görüşe aldırmamak lazım.
seiyususu  Yusa Kouji yani amatsuki' nin kon'u, Bleach' in Ichimaru Gin'i , Nurarihyon no Mago' nun Nurarihyon' u,



Gelelim serinin ana oğlanı Rikuson' a. Öncelikle belirtmeliyim ki;

Miyano Mamoru 'nun ağlak seslendirmesine çoğu zaman tahammül edemedim. Bunda Rikuson' un şamarla dövülesi karakter yapısının da etkisi var elbette ki. Evladım bir harekete geç, bir kılıcını kaldır da işe yara. Etrafındakiler helak oldu seni idare etmekten.

Bu arada Komei ile Rikuson arasındaki öğrenci öğretmen ilişkisi dokunaklıdır. Benzer şekilde Komei-Shokatsukin arasındaki kan bağı ile kurulmuş ağabey-kardeş ilişkisine dokunaklıdır. Sonsaku - Shuyu bağı da dokunaklıdır. Taishijin- Ryomo öğrenci öğretmen ilişkisi göz yaşartır.

Benim en zayıf bulduğum bağ Rikuson- Ryoto bağı oldu bu da Rikuson kaynaklı muhetemelen.

Gelelim özel bölüm olan 26. bölüme;  Ryoto büyümüş delikanlılığa adım atmış. Mal tip olarak babasına benzeyeceğine ağlak Rikuson' a benzemiş üzerine de babasının cübbesini giymiş. Eh be salak oğlanım, anladık serideki temalardan biri kardeşlikte, babanın o karizması varken o Rikuson saçları ne be?

Neyse Sonken ve Ryomo' yu da görüyoruz da Kannei ile Shokatsukin nerede? Onlar nerede ha?

Tüm bunlar bir yana animenin açılış parçası olan Camino' dan Nostalgia' yı pek beğendim. Kapanış parçası da Miyano Mamoru' nun seslendirdiği Kuon. Dinleyin bence.

(Camino - Nostalgia)



Velhasıl Romance of Three Kingdom karakterlerinden ve aralarındaki bağlardan esinlenerek tarza oturtulmuş ve kendi kurgusallığını yaratmış bu anime ara sıra power rangers' a bağlasa da insanı pek rahatsız etmiyor. Ben beğendim -duygusal bağım var-



22 Nisan 2014 Salı

Random Play Mimi





2014 yılı benim için çok ama çok kötü geçiyor. Pek çok durum oldu, acılar, üzüntüler, sıkıntılar. Hele öyle bir tanesi var ki burada yazmayacağım hatta hiçbir  yerde bahsetmeyeceğim çünkü yazarsam sanki gerçek olduğuna inanacağım. Her ne kadar bu acı gerçek olsa ve ben görünüşte bunu kabullenmiş görünsem de içimde hala bir şeyler bunu reddediyor sanırım.

 Her neyse, kötü ve çok üzücü bir yıl. Üstesinden geldim mi, gelmiş gibi görünüyorum ama doğruyu söylemek gerekirse bilmiyorum ve bu kişisel girizgahı burada noktalıyorum.

  Paul Muad-Dib beni mimlemiş sağolsun. İyi gelebileceğini de düşünerek, şehirler arası taşınmamı noktaladıktan sonra bu gece yapmaya niyetlendim, biraz da kafa dağıtmak istedim. Üstelik uzun zamandır müzik dinlemiyorum.

 KURALLAR :

1.Müzik listenizi - her nerede olursa olsun- açın ve karışık çal moduna alın.
2. Her soru için play'e basarak bir sonraki şarkıya geçin
3. Her ne kadar komikli ya da uyumsuz olursa olsun, çıkan şarkı ismini sorunun cevabı olarak yazmanız gerekiyor!
4. Dilediğiniz kadar arkadaşınızı mimleyin
5. Mim'lenmiş isimler mutlaka yapsın
6. Tadını çıkarın!

Şimdi taşınırken bilgisayardaki pek çok parçayı yer açmak için sildim. Eldekilerle idare edeceğiz artık. O zaman başlıyorum


 Birisi “iyi misin” diye sorarsa cevabın…      Man with a mission - white world

 

 hehehe iyi ki bu kadar konuşmuyorum. kafadaki sorular, insanın içindeki düşünceler falan. parçanın sözleri için buraya bakabilirsiniz: http://lyricstranslate.com/en/white-world-white-world.html


 Kendini nasıl tanımlarsın?    Mari Hamada - Lights
 

 alakaya gel :))

 Bir erkekte/kadında hoşlandığın şey nedir?    animetal - dark side of the angel yok artık !! pek cool durdu ama ters köşe. ben ki obi wan kenobiiiiii diye ağlayan bir insanım :) animetal marathon vıı de yer alan bu enstrümental parçaya hastayım orası ayrı.


 Bugün nasıl hissediyorsun? stormriders (chinese)
 

 uhhh baby! inişli çıkışlı. storm riders ost'undan bir parça. storm riders da ekin cheng ve aaron kwok' un seslendirdiği wind meets cloud un enstrümental hali.

 Yaşam amacın nedir?    coldrain - time to go

 time to go dediğim çok zaman var...


 Motton nedir?        mozart - requiem vay arkadaş diyorum sadece!

 Arkadaşların senin hakkında ne düşünür?      kotoko - absurd
 


 buna çok güldüm :) öyle düşününen var mı ki?


 Ailen senin hakkında ne düşünüyor?   concerto moon - half way to the sun

hiç sanmam :)


 En çok düşündüğün şey nedir? anathema - eternal rise of the sun
 

 ahaha bilemedim, hem öyle hem böyle

 2+2 ?       show ya survivor yorumsuz :)


 En iyi arkadaşın hakkında ne düşünüyorsun? poisonblack -rush


Hayat hikayen nedir?     russian circles - death rides a horse

 hayat hikayem mi bilemem ama parça şahane.


 Büyüyünce ne olmak istiyorsun? kamagata eiichi - kabuki machi blues heyyyy.... eşek kadar oldum ama Gintama karakteri olmak istiyorum, evet!


 Hoşlandığın insanı görünce ne düşünürsün? manipulated slaves - escape
 

evet, ergen zamanlarımı hatırladım.


 Düğününde hangi şarkıyla dans edeceksin? double dealer - already feel sick düğün o noktada sonlanacak sanırım :)

 Cenazende ne çalacak? kingdom ost parça 13.

 http://www.divshare.com/download/25453296-d98 (çalacak şekilde yerleştiremedim)

 evet, evet. vasiyetim olsun bunu çalın mutlaka.

 Hobin/ilgi alanın nedir? takayoshi ohmura - cry for the faith

ilgi alanına bak...

 En büyük korkun nedir? sebastian bach - falling into you

 ahah gülmek ben.

 En büyük sırrın nedir? tvx - purple line çok büyük sırlarım var.


 Şu anda ne istiyorsun? Konno Yukari - tokimeki no doukasen ta daaammm



 Arkadaşların hakkında ne düşünüyorsun? racer x - Technical Difficulties arkadaşlarım hakkında böyle düşünmüyorum ama 10 numara parça olduğunu düşünüyorum


 Bunu ne olarak yayınlayacaksın? azrael - brocken dream

 şu anda gecenin üçü olmasının etkisi var sanırım.



Mimi hazırlayana ve bana paslayan  Paul Muad-Dib' e teşekkürler. Sayelerinde gerçekten bir kaç saat kafa dağıttım, uzun zamandan sonra müzik dinledim ve boyut değiştirdim.

Ben gecikmeli yaptığım için bu zamana kadar herkesler yapmıştır sanırım, yine de yapmamış olan varsa buyursun.


Not1: Eldekilerle yetineceğiz dedim ama stoklar fena değilmiş. playlistte 10066 parçadan oluştu.
Not2: youtube a giremeyenlerdenim ve kafayı yedim şurada parçaları bulacağım diye. Youtube konusunda emeği geçen herkese saygılarımı iletiyorum.
Not3: Şekil şemal, yerleşim, imla konusunda kimse kusura bakmasın lütfen.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...