little big soldier etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
little big soldier etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2012 Pazar

Qin' s Moon: Qin Shi Ming Yue... Birinci Sezon






Storm Rider - Clash Of Evils' dan  sonra diğer bir Çin yapımı animeye sıra geldi;  Qin's  Moon.

Şu ana kadar bildiğim 4 sezonu yayınlanan seri aynı isimli romandan uyarlama. Doğal olarak roman uyarlaması olduğu için birbirinden hoş karakterler ve gelişen bir olay öyküsüne sahip.

Birinci sezon 10 bölüm. Japoncadan sonra Çince (Mandarin) konuşan karakterler garip gelebilir bir an ama dert edilmemeli. Bu 10 bölümde daha çok hikayenin geçtiği döneme ve yavaştan karakterlere, kim kimdir olayına giriş yapılıyor...

Hikaye Qin Hanedanlığı döneminde geçiyor. Qin Hanedanının İmparatoru büyük hayali gerçekleştirmek için bölgede bulunan diğer 6 hanedalığı kendi çatısı altında toplamak için ortama girişiyor ve bu hayalinin önünde duran herkesi ve herşeyi yok ediyor. Han, Wei, Yan vs...gibi tüm krallıklar teker teker yok oluyor. Doğal olarak bu duruma direnişler gerçekleşiyor. Çin tarihinin uzmanı değilim  ama son yıllarda konuyla ilgili ya da bu dönemi ele alan filmlere göz atmış olanların bir fikrinin olabileceği bir dönem. Örnek olarak, The Emperor and the Assassin,  Jet Li' nin Hero' su, ufakta olsa Jackie Chan' ın Little Big Soldier' ının döngüsü vs verilebilir.

Bu dönemin bir diğer özelliği ise tek çatı altında birleştirilme nedeniyle yüz düşünce okuluna dair tüm kitapların yakılması. Benim bildiğim tarihte ilk toplu kitap yakma eylemi... Tarih boyunca devamında çeşitli örnekler bizim de yabancı olmadığımız şekilde gerçekleştirildi bilindiği gibi. Konfüçyüsçülük ilerleyen yıllarda kendini toparlıyor ancak yüz düşünce altındaki pek çok okulun eserleri bir daha geri dönmemecesine tarihten yok oluyor.

Hikayeye dönelim, diğer krallıklar  Qin İmparatoru' nun bu planını engellemek için bir suikastçi gönderirler ancak bu girişim başarısız olur ve nedense Qin İmparatoru suikastçinin 8 yaşındaki oğlunun peşine düşer. Çocuk, İmparatorluğun başka bir suikastçisi tarafından evlat edinilir ve ikisi birlikte Qin imparatorluğundan kaçarlar ve yolculukları başlar. Bu yolculuk esnasında hem iyi hem kötü pek çok karakterle karşılaşırlar.



Jing Tianming: Bahsettiğimiz bu çocuk oluyor kendisi. Eğlenceli, şapsal ama özünde zeki bir velet bu. 12 yaşlarında, dünyadan habersiz bir çocuk. İlk başlarda kendisini evlat alan Ge Nie' nin babası olduğunu düşünse bile daha sonra onu amcası olarak kabulleniyor.  Ying Yang okulu tarafından ne zaman olduğunu bilmediğimiz bir dönemde lanetlenmiş. Bu lanet birini çıldırtabilecek bir lanet ancak etkisi bu sezonda pek görülmüyor. Her ne kadar salak ve umursamaz görünse bile alttan alta cesur, pratik bir zekaya sahip. Öğrenmeye aç olsa da algılamakta biraz sıkıntısı oluyor. Yemeğe düşkün. Sonuç olarak çok sevimli. Yu er' a tutkun belki de ilk gördüğü andan itibaren. Bu tutkusu oldukça saf. Bir bölümde Yu er geçmişi nedeniyle biraz sarsıldıktan sonra bir gökkuşağı çıkıyor. Tianming ilk kez gökkuşağını gördüğüne bu kadar seviniyor ve mutlu oluyor çünkü o kısa saniyelerde Yu er' ın kendisini üzen geçmişinden bir an olsa da kurtulduğunu, gözlerindeki ışığın tekrar geri gördüğünü düşünüyor. Şeker bir şey.

Ge Nie: Jing Tianming' i evlat edinen, cool amca. Bir zamanlar Qin İmparatorunun suikastçisi. Ne oldu da Tiaming' i aldı bilemiyoruz ama babasına verdiği bir söz olduğunu söylüyor. Rainbow Abyss adlı tüm kılıçlar içinde ikinci sırada yer alan bir kılıcı kullanan martial art dahisi. Gui Gu okulunda (ghost valley), Wei Zhuan ile birlikte eğitim görmüş. Bu elemanın geçmişi nedeniyle her taraftan kendisinden nefret eden pek çok insan bulunmakta. Göründüğü kadarıyla güçlü olmanın ne demek olduğunu bilen, akıllı, mantıklı bir eleman. Okulunun geleneği olarak, ustaları hayatı boyunca iki tane öğrenci alıyor ve ikisi daha baştan rakip oluyor çünkü sadece bir tanesi yaşayabilir, Wei Zhuan ile rakip.



Gao Yue (Yu er): Aslında Yan Hanedanının prensesi... oldukça akıllı, sevimli, nazik bir kız.

Xiang Shaoyu: Chun hanedanlığından bir eleman, kabilesi en güçlülerinden. 14 yaşındaki bu velet Tianming' in ilk arkadaşı belkide.

Duanmu Rong: Yu er' ı korumakla görevli eleman. İyileştime konusunda Mohist okulun en iyilerinden.

Wei Zhuang: Ge Nie' den ölesiye nefret eden bu eleman kendi suikatçi ordusunu kurmuş. Altında birbirinden sayko eleman bulunmakta. Seride bir ksımını görüyoruz ki bana kalırsa içlerinde en karizması White Phoneix dir. Karizma bir amca. Parayı veren için çalışmakta. Mohist okulun son liderini kendi elleriyle  öldürdüğü söylenmekte. Han Krallığından gelmekte.

Bunlar sadece bazıları...

Serinin açılış parçası... (Moonlight /Anson Hu)



Hikayenin gidişatında iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış pek çok düşünce birbiriyle çarpışıyor.

Misal Mohist okulun Makine Köyü diye kabaca çevireceğim bir saklı kenti bulunmakta. Qin İmparatoru bunu öğrendiğinde deliriyor. Bu topraklarda Qin Kanunlarının geçmediği bir bölge ha!!!

Ben bu 7 krallık birbiriyle savaşmasın, kan dökmesin, diller farklı olduğu için yanlış anlaşılma olmasın, yazılar farklı olduğu için anlaşılmazlıklar yaşanmasın diye hepsini dize getirdim, tek dil yarattım... ama hala böyle bir bölge var ha!!! diyerek dellenmesinin karşısında farklı krallıklardan gelenlerin kendi kültürlerini, ailelerini vahşice kaybetmeleri karşısındaki acıları görülüyor.

Duanmu bir bölümde şöyle diyor, "bu üçüde savaşın çocukları, savaşın yetimleri. Tüm bu acıyı üzerlerinde taşımalarına rağmen yüzlerindeki gülümsemeyi görmek inanılmaz. Bu bir umut doğruyor, onlar gülümsedikçe belki gelecek nesiller huzur içinde yaşayacaklardır."



Yu er, Tiangming' e Mohist Okulunu anlatıyor bir bölümde; Mohist Okul' un iki prensibi var; savaş karşıtı olmak ve dünyayı sevmek. Tianming' in çocuk yaşta tepkisi şu oluyor. Okulun kurucusu çok düzgün ve cesur bir adammış ama savaşın olmadığı bir dünya mümkün değil...

Mohist Okul zaten bu yüzden savaştan kaçanların, savaş istemeyenlerin sığınacağı gizli bir kent inşa ediyor.

Falan filan işte... Gayet renkli bir anime bana kalırsa. Çizimleri beğendim ben genel anlamda... Diğer sezonlara gözümü çevirdim.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

LITTLE BIG SOLDIER: JACKIE CHAN

Bu filmi izleyeli yıllar oldu ama o kadar tembel bir insanım ki şunu şuraya eklemek bugüne denk geldi. Benim de bu tembellik ve uyuzluk hastalığı nedeniyle hayatım çok zor gerçekten. Neyse...


Açık söylemek gerekirse öylesine vakit geçirmek için seçmiştim filmi sonrasında Jackie Chan filmi olduğunu görmüş akabinde kadroda Amerikalı isimler görmeyince de şaşırmıştım. Jackie Chan' ın Hong Kong zamanlarından kalma güzel bir filmdir diyerek başlamıştım izlemeye ve izlediğime gayet memnun olmuştum.

2010 yapımı olduğunu görünce filmin dumurlara uğradım. Pek çok kişi aynı şeyi söyleyecektir muhtemelen ama ben de diyebilirim ki bu filmi izlediğim zaman "Jackie Chan' ın uzun zamandır izlediğim en iyi filmiydi!" diye düşünmüştüm.

Filmin ana öyküsü ve materyali aslında Jackie Chan' a ait ve 2010 da çekim fırsatını bulduklarında yönetmen koltuğuna Ding Sheng oturmuş ve ikili oldukça iyi bir iş çıkarmışlar. Aksiyon kurguları tabii ki Jackie Chan' e ait. Kadroda yer alan isimlerden bazıları şu şekilde; Wang-Lee Hom, Lin Peng, Steve Yoo Sung-Jun (bu eleman koreliymiş).


Öyküye gelirsek, Çin' de krallıkların birbirine daldığı sıralarda Wei Liang' a saldırır. Asker - ya da filmin deyimiyle “Old Soldier” - Jackie Chan Liang ordusunda savaşmaktadır ancak büyük çarpışmadan sağ kurtulan bir iki kişiden biridir. Bu esnada biraz da tesadüfler sonucu Wei generalini ele geçirince şans ona gülmüş olur. Amacı General' i ( aslında Wei prensi) gidip Liang yetkililerine teslim ederek karşılığında esas mesleği olan çiftçiliğe geri dönebilmek için ödül olarak biraz toprak alabilmektir. Böylece yolculuk başlar. Wei prensi (Wang-Lee Hom ) ile oldukça farklıdırlar. Statü farkının dışında hayata bakış açıları da birbirinden ayrıdır. Old Soldier için yaşamak daha önemliyken prens onur, şerefli ölüm vs... gibi kavramlarla kendini avutmaktadır. Birbirlerinden pekte hoşlandıkları söylenemez. Ara sıra fırsat buldukça prens kaçmak için Old Soldier' a saldırır vs... Buların dışında - bir ayı ile bile karşılaşmakla birlikte - peşlerine Wei Prensi olan ağabeyini öldürerek tahta kendisi çıkmayı amaçlayan prensin kardeşi ve adamları takılır. Diğer yandan yolculukları esnasında yerel kabilelere de bulaşmak zorunda kalırlar.

Tüm bu yolculuk sırasında savaş ve etkilerine çok üstü kapalı şekilde vurgu yapılır. Karakterler de tadında tuzunda, yine kime kötü deneceğini söyleyebilmek zorlaşıyor. Kabile adamları bile bir süre sonra aslında uzlaşmaya açık ? ya da insancıl tipler olarak gösteriliyor. Big soldier dövüşten mümkün olduğu kadar kaçan, öldürmekten uzak yaşayan biri iken prensin de kavramları yavaşça değişiyor. En büyük değişimi sanıyorum ki küçük prens geçiriyor. Neyse spoilera dalmamak lazım keselim burada.


Epik ya da muhteşem dövüş ya da savaş sahneleri yok filmde bunu arayanları uyarayım öncelikle. Biraz da karakterelere bağlı olarak araya serpiştirilmiş ufak aksiyon sahneleri var. Bir Jackie Chan filminden beklenecek şekilde oldukça keyifli, akıcı ve eğlenceli bu sahneler. Wei prensi rolünde Wang-Lee Hom aslında pek bir şey yapmasa da role güzel oturmuş. ( güzel çocukmuş bu arada :) )


Filmin tema parçası 油菜花 (YouCai Flower) // Jackie Chan




(Çince öğrendiğim dönemde ağzımda sakız olmuştu bu parça... Bu da film gibi basit ama aslında temel, eğlenceli görünen ama ardında bir anlamı olan...)


İşte bu zorlu yolculukta pek çok sorun ve kişi ile karşılaştıktan sonra Liang' a ulaşırlar. Bu yolculuk öyküsünün olaya dahil olanlarla birlikte güzel işlendiği kanısındayım. Filmin amacı çok dramatik ya da derin mesajlar vermek değil bu nedenle işlenişte öğeler gayet dengeli kullanılmış. Güldürürken arka plandakiler de hafifleştirilmemiş. Ayrıca içinde barındırdığı ufak döngüsellik ve küçük bir sembol filmi daha da hoşlaştırıyor.


Bence Jackie Chan bu filmde ışıldamış ki bilindiği üzere kendisi çok yönlü ve oldukça yaratıcı bir sanatçıdır ve bu filmde bunları kullanma fırsatını bulmuş. Uzun bir süre sonra Hong Kong ve Jackie Chan buluşmasının sonucu güzel olmuş zaten bence geri dönsünler Hollywood' dan. Chow Yun Fat de geri dönsün. John Woo' nun dönüşü ne güzel oldu öyle değil mi? ( Chi bi ve Chi Bi Xia Jue Zhan Tian Xia //Red Cliff 1-2).

Özellikle The Forbidden Kingdom' da yaşadığım hayal kırıklığından sonra bu film iyi geldi. Bence herkes bir göz atmalı. Muhteşem ya da epik bir film değil ama harcanan vakte değecektir diye düşünüyorum.


Bu da bir performans olsun;


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...