ao no exorcist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ao no exorcist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2017 Pazar

Ao No Exorcist: Kyoto Fujouou-hen (Anime)




Uzun bir aradan sonra Ao no Exorcist : Kyoto Fujouou-hen' i izlediğime memnunun. 2017' nin 12 bölümlük bu animesi - belki de zamanlama nedeniyle- bana iyi geldi, keyif verdi.


Bu seriyi genel olarak seviyorum çünkü öncelikle seslendirmeleri çok güzel. Efendim, bir Okamoto  Nobuhiko  olsun, bir Kamiya Hiroshi  olsun, bir Yusa Kouji  olsun ve daha nicesini dinlemek çok keyifli. Nakai Kazuya' ya zaten hastayım burada yine kulaklarımın pasını aldı hatta bir anlığına kulaklarımı  tamamen mest etti ^^


Karakterleri seviyorum, eğlenceliler.


Bu 12 bölümün en vurucu sözleri daha doğrusu alıntısı tabii ki Mephistophilesten geldi. Nietzsche' den yaptığı alıntı ile bir nevi her şeyi özetleyiverdi.

Nietzsche' nin İyinin ve Kötünün Ötesinde adlı eserinde yer alan söz şöyle; ( Kitabı raftan indirip bakmaya biraz üşendiğim için bölümdeki çevirisini ekliyorum buraya)


"Canavarlarla savaşanlar, sonunda canavar olmamaya dikkat etmelidirler. Ve bir boşluğa uzun süre bakarsan, boşluk da sana bakar."


Mephisto' nun ağzına çok yakıştı ve şık durdu bu sözler. Eğer zamanınız olursa kitabı da okuyun bence.


Bu arada Nietzsche çok sevdiğim bir yazar olmasına rağmen adını hala tek seferde yazdığımdan emin olamıyorum :( Bir de Soren  Kierkegaard var bu şekilde. Bunu hele mümkün değil yazamıyorum :(



Neyse, ve tabii  müzikler var bir de işin içinde. Ao No Exorcist' in müzikleri çok güzel bence.

Misal, Matsuri. Şu güzelliğe bakar mısınız? Gerçi, movie' nin de ost' undaydı yanlış hatırlamıyorsam. Eh, ne güzel yeri gelmişken hemen buraya ekleyelim.





Bir manga cahili olarak manganın gidişatını, durumunu bilemiyorum ama daha fazlası olsun istiyorum.

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Ao No Exorcist




Eğlenceli günler geçirmeme neden olan bu animeyi ilk bölümünde bögh bu ne diyerek bırakıyordum bir klasik olarak... Neyse ki devam etmişiz. Giriş kısmı biraz yavaş olmasına rağmen ilerledikçe esasen çiğ olmasına rağmen sarmadı ve eğlenmedim desem yalan olur. Mangasından bağımsız olarak sadece bu 24 bölüm için konuşmam gerekirse;

Her ne kadar shounen kalıbının içine sıkışmışlığın sıkıntılarını yaşasa da sonuç itibariyle karakterleri ve diyaloglarıyla sıkılmadan kendini izletiyor.

Rin herşeyden önce oldukça kazma ama bir o kadar  eğlenceli. Şahsen ben kendisiyle eğlendim. Yukio ise kalıp içerisinde üzerine düşen görevi başarıyla yerine getiriyor. Ciddi, içten düşünceli vs... tavırlarıyla.

Hani Astaroh' u öylesine harcanmış görmek insanı üzüyor tabii sonuçta şeytan alemindeki en baba elemanlardan birinden bahsediyoruz ama bilindiği gibi bu Astaroth' un da geçmişi bir bulanık. Şöyle ki Pagan inanışlarda yani Hristiyanlık öncesinde tanrıça adı olduğu  konusunda büyük bir çoğunluk birleşiyor. Babil, Sümer, Akad ve Asurlularda da adı farklı şekilde anılan tanrıça, Hristiyan literatüründe şeytan oluyor.

Onun dışında Satan' ın oğullarıyla diyalogları koparmadı değil hani ama Satan bildiğimiz satan dan öte psikolojik sorunları olan, egoist, ergenlerin dilini konuşmaya çalışan sorunlu bir ebeveyn gibi yansıdı animede Assiah olarak geçen insanların yaşadığı boyuta. Yine de seri içindeki görevini gördü sayılır.



Seride iki elemanım var. Bir tanesi Mephisto Pheles - ne yalan söyleyeyim Faust olayı oldukça klişeydi ama güldüm - ve kardeşi Amaimon ki bu da cehennemin prenslerinden biri olan Amaymon dan geliyor. Daha şeker, sevimli bir şey burada. Gerçi anıldığı gibi garip kişiliği hafiften yansımış animeye. (hehe her ikisi de seiyulardan kazanıyor ama haksızlık etmeyeyim karakterlerin bir çoğunun seiyusu sevdiğim isimler) Mephisto Pheles' in ise ikircikli aynı zamanda renkli ve eğlenceli kişiliği izleyeni keyiflendiriyor.

Rin' in sınıf arkadaşları içinde Suguro seiyu farkıyla kazanıyor doğal olarak bir de elemanın kafa çalışıyor.
Shiemi ise en azından taşıdığı misyon çerçevesinde diğer bazı serilerdeki karakterler kadar sinir bozucu değil.
Sonu hakkında yorum yapmayacağım. Bunun ötesinde Vatikan' ın üst yönetimi, eski kardinalin oyunları ve Satan' ın birbirlerinin ayakalarını kaydırma ancak ötesinde işbirliklerinin yaşandığı dünyada Rin' in ve bir derecede Yukio' nun insan gerçeğiyle birlikte yoğrulmalarının öyküsü.

Genel anlamda eğlenceli ve keyifli eğer büyük bir şeyler beklenmiyorsa.

UVERworld/ Core Pride, açılış parçalarından.



Diğer açılış Rookiez is Punk'd nin In My World'ü de sağlam.


Açılışlar her ne kadar iyiyse kapanışlar bir o kadar kötü!!

2PM Take Off, buyrun...



LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...