Jay Chou etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jay Chou etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Ağustos 2015 Çarşamba
Yaz ve Müzik : 1
Efendim, yaşadığımız şu sıcak yaz günleri pek çoğumuzu bunaltırken ben de dedim ki yaz ile ilgili şarkıları şöyle bir toplayayım. Yalnız bu öyle yazın dinlenilecek parçalar ya da yazın hitleri gibi bir topluluk değil. Oldukça birebir bir şekilde içinde ya da başlığında yaz kelimesi geçen şarkıları bir güzel toparladım. Aslında çeşitli kombinasyonlar da oluşturdum yaz rüzgarı, yaz aşkım ( böyle bir şarkı vardı değil mi? ) gibi ama genelden başlayayım dedim.
Öncelikle ortamı Joe Hisaishi' ye bırakıyorum. Bana kalırsa her fani hayatında en az bir kez Joe Hisaishi' yi dinlemeli.
(Joe Hisaishi- Summer)
Eski bir parça olmasına rağmen Kore' den f(x) - "Hot Summer"' ı seçiyorum.
Çin tarafını temsilen Tayvan dolaylarından Jay Chou - "I want Summer" ile geliyor. "I want summer" mış, bak bak! Hani yaz ayı ve sıcaktan hoşlanmayan bir insan olarak hiç hoş bakmadım konuya ama parça benim gibileri hafiften gaza getirmek için yapılmışa benziyor. Deniz, kumsal falan biraz çekilebilir, uzun sürmemek kaydıyla.
Jay Chou' nun bu parçası Aralık 2014 tarihli albümü "Aiyo, Not Bad"' de yer alıyor bu arada.
Havuz, deniz, parti falan biraz içiniz açılsın...
Bu bölümü kapatırken, blog kapsamı dışındaki konuk parça olarak "Summer In The City" i sunuyorum sizlere... Bu parça, sıcak günleri şehirde geçirmek zorunda kalanlara, yıllık izinlerini kullanamayan çalışanlara, sıcakta şehir içinde bunalanlara gelsin...
Parça taaa 60' lardan, The Lovin' Spoonful' un. Yüz binlerce kez coverlanan bu parçanın en çok Styx yorumunu seviyorum şahsen. Ama öncelikle hediyeyi gönderme niyetimi güzelce açıklayan klibi ve çifte nostalji yapmak adına Joe Cocker versiyonuna dalıyorum.
Bu da Styx hali...
7 Ocak 2015 Çarşamba
Karlı Şarkılar... (Part I)
Madem son iki üç gündür kara odaklı yaşıyoruz o zaman bu akşamın yazı konusu olarak karlı parçaları seçiyorum ve sizleri aşağıdaki üç parça ( aslında dört ) ile baş başa bırakıyorum...
1- Öncelikle Güney Kore' ye uzanıyor ve sözü Seo Taiji' ye bırakıyorum.
Seo Taiji - 아침의 눈 (Morning Snow)
2 - Çin' e dönerek Jay Chou' ya bağlanıyorum.
Çin dedim ama biliyorsunuz Jay Chou Tayvan asıllı, Asya' da çok popüler bir isim.
Jay Chou - 发如雪 - Hair Like Snow
3- Japonya' ya dönerek sözü An Cafe' ye bıraktım...
An Cafe - Snow Scene
Bir yazıyı daha burada sonlandırırken, hepinize bol karlı günler dileyerek bu da bonus diyorum.
Yine Çin' den geliyor... Parçanın adı 雪诉离歌 ( snow telling the departure song) Parça Çin yapımı bir RPG oyunu için yapılmış. Orijinali kimin bilmiyorum. Pek çok versiyonu bulunuyor. Bunu Fairy2 yani Ling Zhixuan ve Meng Lan seslendiriyor.
24 Şubat 2013 Pazar
The Viral Factor: Jik Zin
2012 yapımı bu Dante Lam filmini bekletiyor izleyecek geniş bir zaman aralığı yaratıp keyifle izlemeyi planlıyordum ama dayanamayıp izleyip bitirdim...
Dante Lam ve kadrolu oyuncuları Nicholas Tse, Liu Ka Chi ile birlikte Jay Chou, Andy On ... Nasıl bir iş çıkmış ortaya bakalım diye kıvranmama ve iyi bir aksiyon filmi diye sayıklıyor olmama çare oldu bir nevi...
Film Ürdün' de başlıyor, bir ara Çin' e uzanıyor oradan rotayı Malezya' ya çeviriyor sonra tekrar Çin' e dönüyor. Jay Chou kardeşimiz Ürdün' de görevli koruma timlerinden birinde çok güçlü bir virüsün yaratıcısı olan amca ve ailesini korumakla görevli bir timdeyken yaralanıp Çin' e annesinin yanına dönüyor. Annesi burada sen benim tek oğlum değilsin küçükken seni alıp babanla ağabeyini terk ettim diyince bu sefer Malezya'ya bu ikisini bulmaya gidiyor. Senaryo yazımına el atmış Dante Lam' dan çok daha korkunç bir özet çıkarmış oldum.
Filmin senaryosu çok feci, büyük bütçeli ve diğer açılardan başarılı bu filme hiç yakışmamış zira tamamen rastlantısallık üzerine kurulu ve 21. yüzyıla gelmişiz dünya ne kadar küçük be kardeş dedittiriyor ne yazık ki... Bu nedenle senaryo bahane aksiyon şahane tarzında bir film.

Görüntüler ve aksiyon sahneleri bunun aksi olarak tatmin edici. Görüntüler ve aksiyon koreografileri oldukça başarılı zaten insan bunlara kapılıp gidiyor.
Nicholas Tse zaman zaman abartılı olsa da genel anlamda iyi bir performans çıkarmış bana kalırsa. Jay Chou' nun pek bir şey yapmasına gerek kalmamış ama resime iyi oturmuş.
Filmde yer lana kadınlar Bai Bing ve Lin Peng' in pek bir aksiyonu ya da geri planı olmasa da - es geçilmişler duygusunu yaratsa da - ikisi de çok güzel :) Kadınlar silik ama filmin en akıllı ve olgun karakteri Man Yeung' un kızıdır sanırım.
Bu bütçe, bu görüntüler, bu aksiyon sahelerine daha inandırıcı bir senaryo eklenseymiş ortalığı darma dağın edermiş, bu haliyle yine izlenir yine keyif verir orası ayrı.
30 Eylül 2011 Cuma
The Treasure Hunter: Ci Ling

2009 yapımı bu filmin yönetmeni Kevin Chu (Chu Yen-Ping) iken kadroda Jay Chou, Lin Chi-Ling ve Eric Tsang gibi isimler yer almakta.
Filmin kısaca özetine gelirsek; yazarımsı olan hafif depresif, ilgi budalası, babam zamanında beni terketmişti bunalımına sahip esas kızımız, babasıyla doğum gününde buluşamadan çölde bulunan saklı kenti bulmanın peşinde olan bir grup tarafından kaçırılır. Eş zamanlı olarak başka kötü adamlar tarafından babası öldürülür. Bu durumda saklı kentin haritasını yanına alarak esas kızı kurtarmak, gençliği çöllerde ve bu kızın babasının yanında geçmiş olan (şaka şaka hala genç merak etmeyin) Qiao Fei' ye düşer( Jay Chou). Bu buluşmada kızı kaçıran Usta Hua ve Chop ile tanışırlar. Çölde izbe bir barınağımsıda tam skoru eşitleyeceklerken bir mumya adam bunlara saldırır ve bu arada bir adet velet haritayı kaçırır. Tam o esnada da efsanevi çöl ordusu bu gruba saldırır ( bir geldi mi art arda geliyor işte). Tabii ki bu dörtlü araba ve motorlarıyla bu çöl ordusundan kaçmayı başarır. Filmin en sevimli karakteri olan velet, çaldığı haritayı çölde bir uğrak yeri olan köyündeki gizemli şefe götürür ki bu şefe hasta oldum, belirteyim. Sonra depresif kızımız "Babam bizi niye terk etti anlamak istiyorum. Bunun için de en iyisi şu kenti bulayım" deyince oğlanla kız da haritanın peşine düşer. Usta Hua ve Chop' un da yolları bu köye düşer. Bu arada hep merak ederiz filmin başında tanıtılan efsanevi çöl kartalı kim diye ama buraya kadar bir açıklık gelmez. Neyse, harita bir süre sonra hayırsever şef tarafından çoğaltılarak beleşe tüm hazine avcılarına dağıtılır. Böylece herkes saklı kentin peşine düşer. Tabii ki esas kız ve oğlan yolculukları boyunca hafiften cilveleşmekten de geri durmaz. Özellikle kız biraz ilgi budalası olduğu için normal karşılıyoruz. İkili saklı kentin yüzeyine geldiklerinde filmin en taş karakteri, ehemm yani çöl kartalı ile karşılaşırız. Buraya gelen şef ile birlikte Qiao Fei, çöl kartalı ve şef arasındaki problemin çözümüne tanıklık ederiz. Sonra Usta Hua ve Chop da eksik kalmaz, gelir, saklı kenti bulurlar falan...
İzlerken sıkıldım desem yalan olur ama öyle çok bir şey beklememek lazım başlarken. "Mumya" tarzı hafif fantastik, hafif görsel, espirili, eğlenceli sayılabilecek bir film. Aslında eldeki malzeme güzelmiş, farklı şekilde işlense daha hoş bir film ortaya çıkarmış gibi duruyor ama olan olmuş tabii yapacak bir şey yok. Aksiyon sahneleri fena değil diyeceğim ama efekt kullanılmış cinsi sizi rahatsız etmiyorsa ayrıca halat olayı çok belirgin kalmış. Yine de izleniyor mu izleniyor orası ayrı... Kafaya ne, neden diye takmazsanız seyir keyfiniz bozulmuyor ama çöl ordusuna ne oldu, hayaletler niye çıktı ve sonra yok oldu gibi anlamları pek aramayın filmde.
Bu da filmin müziklerinden. Beste Jay Chou' ya ait. Piyano versiyonu;
Gelelim serinin en bomba karakterlerine;
En sevimlisi kesinlikle velettir.
"Rüyamda tanrılar beni kovaladıııııı!!!" diye tüm tanrı heykellerini parçalayan şefe hastayım. :)
Serinin en cool kadın karakteri Dao Dao' dur hele puro içişine hasta oldum.
En taş karakteri - her ne kadar çöl kartalı efsanesinin altında kalmışsa da çöl kartalı olan Baron Chen' dir.
Filmin en güzel, en bomba, en eğlenceli çifti Dao-Dao ve Çöl kartalıdır.
Böyle bir film işte. Beklenti olmadığında eğlence yaratıyor ama bir tek sorum var sadece o ilk bar sahnesinde çıkan mumya adama ne oldu?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


