Blade of the Immortal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blade of the Immortal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2014 Cumartesi

Brave 10: Bir Anime




2012 yapımı 12 bölümlük animenin aslı Kairi Shimotsuki ' nin mangasına dayanıyor. Hikaye, zamanında yani bu "savaşan eyaletler" döneminde Sanada Yukimura' ya hizmet eden ve "Sanada On"lusu olarak adlandırılan 10 efsanevi ismi baz alıyor ve kendine göre yorumluyor. "Sanada Ten Braves" olarak bilinen hikayenin orjinali Sanada Sandaiki' ye ait ve Edo döneminde yayınlanmış.

Yalnız bu dönemden, dönemin isimlerinden ne ekmek çıktı arkadaş? Yazarı, mangakası,  anime firmaları falan takdirle anıyordur sanırım. Ben de takdir ediyorum :)

Dönem Sekigahara Savaşından bir yıl önce. Iga Klanından ninja Saizo, "efendi mefendi kabul etmem, ben kendi kendimin efendisiyim" halinde etrafta dolaşırken, Izumo Tapınağı' nın rahibelerinden bir tanesi ile karşı karşıya geliyor. Bu Isanami kişisini, tapınağı yıkan, yakan, kendisi hariç diğer herkesi öldüren tipler kovalıyor. Saizo, istemeden de olsa kıza yardım ediyor ve yine istemeden birlikte Isanami' nin aradığı Sanada Yukimura' nın kalesine ulaşıyorlar ve ikisi yine istemeden Sanada' nın adamlarından oluveriyor...

Animesever pek çok kişinin bildiği isimler burada animenin kendi yorumuyla görünüyor. Sasuke Sarutobi, Masamune Date, Hattori Hanzo vs...

12 bölüm olduğu için sıkmıyor. Başlarda Isanami' nin sürekli "Saizo, Saizo" diye dolaşması, insanda Isanami' nin boğazını sıkma isteği oluştursa da ilk 2 bölümü atlatınca duruma alışıyorsunuz ya da Isanami daha tahammül edilebilir bir hale geliyor. Fazla karakter bulunduğu  (şimdi karakterlerin bazıları da güzel yalnız öhöm :) )  ve hepsi çoğunlukla eğlenceli olduğu için, Isanami' ye odaklanmak zorunda kalmıyor insan.  Bu arada seiyuular çok iyi, sürekli tanıdık sesler duymak iyi geliyor.




Saizo Kirigakune:

( seiyuusu Daisuke Ono bu arada... Misal;

Durarara - Heiwajima  Shizuo
Giant Killing - Luigi,
Kuroshitsuji  - Michaelis Sebastian
Shingeki no Kyojin - Erwin Smith
Shinrei Tantei Yakumo - Saitou Yakumo
Working!! - Jun Satou )  


Hiç öyle karakter analizi falan yapamayacağım. Sığ bir insan olarak başka yönlerle uğraşacağım :)

Iga ninjalarından, başına buyruk, ciddi ve tehlikeli bir suikastçiden şeker kıvamında arkadaşlık, dostluk bağımlısı bir insana dönüşmesine ve "biz hep beraber bir onluyuz, birimiz eksik olmamalı " vb... konuşmalarıyla klişenin doruklarına yükselmesine rağmen çok eğlenceli bir karakter haline gelebiliyor. Ayrıca inkar edilemez  bir çekiciliği var şimdi. Güzel çocuk!  Kendisini tebrik ediyor ve 10 üzerinden 8 vererek, hayattaki başarılarının devamını diliyorum.


Isanami: Vıyk Vıyk vıyk dolanıp, ağlayarak en sonunda çağırdığı gücü de kontrol edemeyerek, animede hiç bir şey yapmama kavramının en üst basamaklarına oturmasına rağmen, durmak bilmeyen boğazıyla takdirimi kazandı.




Anastasia: Yani güzel kadın şimdi de nasıl o sahte zımbırtıya kandın sonra nasıl gerçeği anladın bilemiyorum. Kendisini animenin en güzel kadını ilan ediyorum gerçi ben etmedim zaten anime içinde ilan edilmiş olduğu her bölümde alttan alta söyleniyor.


Benmaru: Çok sevimli kesinlikle.




Kakei Juuzo: Tipim olmasa ve biraz tutucu bir kafaya sahip olsa da sevdim kendisini. Sözüne sadık en azından. Yalnız ninja kadınların favorisi kendisi sanırım. İyi niyeti ve centilmenliğinden dolayı kendisine puanım 7.





Sarutobi  Sasuke: "Orman benim bölgem" diyen, Veronica ile arasından ayrı bir bağ bulunan, zavallı Amaharu için çırpınan, her ne kadar bir ninja olsa da sanki evin iyi niyetli, temiz kalpli ve saf yüzlü çocuğu kıvamında takılan bir karakter. Utangaçlığının ardına sığınırmış gözüküp pek konuşmayan ama yeri gelince lafı koyan bir kişi. Güzel çocuk şimdi! O saç tonu ve yeşil gözler çok iyi... hakkını yememek lazım. Saizo' ya da iyi geçirmişliği vardır hatta kafa attığı bölüm iyidir, güzeldir. Kendisinin ninja dünyasında bu haliyle ayakta kalmasını diliyor ve  kendisine puanım olan 7' i sunuyorum.

Seikai Nyuudou  Miyoshi: Tam bir odun kafa. Sığ bir insan olarak arka planda yaptığı çıkarımlara falan zaten hiç değinmeyeceğim de onların dışında da algılama sorunları var. Yaptığı kasların ve zaman zaman eğlenceli olmasının hatırına puanım 6.

Nezu Jinpachi: Ta-daaam!!!!!!.....  Bu adam animeye girdiğinde beynimde ilk yankılanan sesi oldu. "Ben denizlerde  özgürüm, denizler benim evim" sözleri ve kendine has tavırlarıyla beni kazandı. Tamam benim de denizlere karşı duygularım ve bir bağım var ama itiraf etmem gerekir ki son zamanlarda One Piece beni çok etkiledi.  Son bölümlerdeki şık tavırlarıyla da iyice sempatimi kazandı. Kendisini gönülden tebrik ediyor ve 9 puanı sunuyorum.

Bu 9 puanın nedenselliklerinden bir tanesi de seiyuusu başta da değindiğim şekilde. Kendi anime tarihimde en sevdiğim karakterlerin çoğunu seslendiren Nakai Kazuya benim için;

One Piece -  Zoro
Gintama - Hijikata Toshiro
Blade of the Immortal - Magatsu Taito
Samurai Champloo - Mugen
Sengoku Basara - Date Masamune
Yondemasu yo, Azazel-san - Salamander .... demek. Hepsini ayrı ayrı özenle seviyorum. Burada bir paradoks başlıyor ama o, bu sığ yazının bir parçası değil.

Yuri  Kamanosuke: Pembemsi saçlar, yeşil gözler, dövmeler falan. Güzel kombinasyon. Anime boyunca yaratılan kız mı erkek mi sorusuna ben cevap bulamadım. Kan ve adrenalin bağımlısı, esasında eğlenceli karakter. Sana puanım 7 Kamanosuke.





Unno Rokurou: Bu nedir ya biri bana izah edebilir mi? O duruş, o vücut, o saçlar, o göz, o ses  falan? İnsaf yani böyle karakter çizilip bu kadar geri plana atılır mı? Hemen 10 puanı yapıştıracaktım ama bir puanı, ( en pozitif düşünce tarzıyla bakıyorum ) Sanada Yukimura' yı  iyi niyetle ve bağlılıkla efendisi olarak kabul etmesi nedeniyle kendisine saçını süpürge etmesi, her dediğini onaylaması, "bu itaatsizliğimi affedin" klişeleri nedeniyle kırıyorum. Yoksa Rokuro, animenin en estetik, kendi çapında en karizmatik kişisidir.

Seiyuudan da kazandı kerata. Kamiya Hiroshi yani;

Ao no Exorcist - Mephistopheles
Durarara!! -  Izaya
Macross Frontier - Blanc Mikhail
Mobile Suit Gundam 00 -  Tieria
One Piece - Trafalgar Law
Shingeki no Kyojin - Levi
Working!! - Souma
vs....

Sanada Yukimura: Doğal karizmatik. Rahat görünen, eğlenceli, elinden düşürmediği yelpazesiyle yüzünden gülümsemesi eksik olmaksızın etrafta vakit öldüren, kadınlara düşkün, gerekince ciddileşenlerden. Kendisine puanım  8.

Hattori Hanzou: Yüzünü gözünü açsaydınız ilk zamanlarda da görseydik. Halbuki saç örgüsü yakışmıştı. Yüzünü açtınız, vücudu saçma şekilde kapalı kaldı, dar bir şey giydirmeye ne gerek vardı? Haa, tip olarak hoş değil. Karizması da yok. Goygoycu ama altı boş. Hırslı ama zeki değil. Bu kadar kötü sonlandıramazdı bir aksiyonu. Sadece seslendirmeden karizma kazanıyor o da Sakurai Takahiro'dan geliyor. İlk anda çıkaramadım da sonradan aklıma geldi;

Black Blood Brothers - Mochizuki Jirou'su
Bleach - Kira
Code Geass: Hangyaku no Lelouch - Suzaku
Peace Maker Kurogane - Yamazaki, Susumu
Psycho-Pass - Makishima, Shougo
Uragiri wa Boku no Namae wo Shitteiru - Luka Crosszeria
Zombie-Loan - Tachibana Shito
.
Sana puanım 5 Hattori Hanzo. (düşündüm şimdi kötü karakter olduğu için mi 5 puan verdim diye  ama kötü karakterleri severim normalde.  insan kötü karakteri az biraz karizmatik yapar arkadaş!)

Date Masamune: Bu seride en çok güldüğüm karakter Date oldu. Yani şimdi Sengoku Basara' dan gelen bir Date Masamune sevgim vardır. Henüz fangirl kıvamına tam olarak geldim mi bilemiyorum ama en azından Jugde End' i izleyince fangirllük mertebesine tam anlamıyla ulaşacağımı düşünüyorum. Bu Date güzellemesi bitmez o nedenle   Brave 10' deki Masamune' ye bakalım öhöm.. Yani hem iyi hem kötü. Sanada ve ekibi ön plana çıksın diye bir karakter bu kadar iteklenmez! Halbuki iyi başlamıştı. Beyaz saçlar, sayko tavırlar, adamlarının zapt edememesi. Kötü bir moda zevki olmasına rağmen kendine olan güveni... Beyaz saç, kırmızımsı göz kombosu üzerinden kendisine puanım 7. (hahahah torpil yaptım)



Şimdi anlıyorum ki  favori karakterlerim 9 puanla Jinpachi ve Rokuro olmuş. İzninizle ben Rokuro' yu 9' luklar arasında ön plana alacağım.

Neyse işte, kendi çapında eğlenceli anime bence. Başlıyor, bitiyor.  Müzikler falan da ortalama.

Beni gereksiz yere sabahın köründe uyandırıp uykumu alamama sebep olanlar utasın !!

15 Kasım 2009 Pazar

BLADE OF THE IMMORTAL:100 vs 1000



Hiroaki Samura tarafından sunulan manga serisi olmakla birlikte Kōichi Mashimo tarafından yönetilmiş 13 bölümlük anime serisidir kendisi. Mangası kopup gidiyordur muhtemelen ancak bu konuda yorum yapamayacağım zira bu yazıda animesini ele alacağız çünkü mangasını okumamak ben ancak alınan duyumlara göre mangasıda gayet sürükleyici biçimde devam etmekte...

Animenin açılış parçası - ki özellikle ilk bölümlerde oldukça itici bulmuştum sonra alıştım- Akai Usagi - Makura no Sōshi
Kapanış parçası - wants - GRAPEVINE

Açılış ve kapanıştan ziyade bölüm içi müziklerinin harika olduğunu belirtmeliyim.

Gelelim animeye. Dediğimiz gibi 13 bölüm sadece. Manganın belirli bir bölümünü kapsıyor ve öyle bir final yapıyor ki aman aman...



Efendim esas oğlanımız Manji geçmişte birçok samurayı - kendi kızkardeşinin kocasıda dahil- bir şekilde öldürmüştür. En son kızkardeşi de ölünce Yaobikuni adlı bir nun sayesinde ölüsüz olur. 1000 kötü adamı öldürmelidir. Bu süreç içerisinde hiçbir yara - sadece bir zehir haricinde- onu öldüremeyecektir. Akabinde Manji, Asano Rin ile karşılaşır. Rin'in ailesi Anotsu Kagehisa ve adamları tarafından Rin'in gözü önünde öldürülmüştür. Kagehisa bu şekilde Rin'in babasını ve tüm öğrencilerini öldürerek dojosuna son vermiştir.Rin in amacı Kagehisa ve annesine tecavüz ederek öldüren adamları öldürüp ailesinn intikamını almaktır. Manji ile tanışınca Manji Rin e eşlik etmeye karar verir. Böylece ikisi birbirine yol arkadaşı olmuş olur.



Anotsu Kagehisa zeki bir varlık olmak ile birlikte amacı tüm dojoları bir şekilde -ikna olmazlarsa yok et- ortadan kaldırıp hepsini tek bir çatının altında toplamaktır. Buda Ittō-ryū oluyor. Tekniğe yada kullanılan silaha bakılmaksızın sadece kazanan tekniğin öğretildiği ve geçerli olduğu bir okuldur burası.

Manji ve Rin yollarına devam ederken ve Itto Ryu üyeleri ile tek tek karşılşırken aynı zamanda kendi ikilemlerini yaşarken, Anotsu Kagehisa kendi hamlelerini yaparken, ortaya başka başka gizemli elemanlar ortaya çıkar, bölümlerde sıkça görürüz zaten bunları. Bunlarda Mugai-ryū olmaktadır. Temel amacı ve bakışı - önemli olan kazanmak-teknik-silah önemsiz- Itto Ryu ye benzemekle birlikte, kimin liderlik yaptığı yada kime hizmet ettikleri bilinmez.



Burada değindiğimiz Kagehisa, Manji ve Rin dışındaki diğer karakterlerde oldukça etkileyici olmaktadır. Değinmiyoruz çünkü çok var :)- yaşasın tembellik-

Bu 13 bölüm daha çok olay örgüsünün ve karakterlerin yavaşça serildiği, Manji, Rin ve Itto Ryu nun ön plana çıktığı ve karakterlerin bakış açılarının bir şekilde tanıltıldığı bir arc şekline olmuş.

Serinin en güzel özellikleri her karakterin arka planının gayet dolu olması ve hepsinin bir amacının olması ve bu doğrultuda adımlar atmaları. Hal böyle olunca çoğu zaman iyi yada kötüden ziyade amaçları uğruna karşı karşıya gelen insanların birbirlerini yargılamaları ortaya çıkmakla birlite tabiki grinin yanında siyah yada beyazı da barındırmakta. Ancak bu olurken bile , geçmiş, nedenler ve şu an sunulduğu için çoğu zaman gri tanımı tercih edilebilir.Bununla birlikte Bushido kavramları, intikam tanımı, insanın hareketleri yada kararlılığını sekteye uğratan ikilemleri, ölüm, ölümsüzlük gibi başka sorunlarıda içinde barındırmakta.

Gayet bölük pörçük ilerliyoruz ama aklımıza gelmişken değinmekte fayda var. Şu ölümsüz amcanın olduğu bölüm aslında hem sürükleyici hemde insana ağırlık veren bir bölüm olmakta. 200 yıl kadar yaşa ama hatırlanabilecek yada faydalı hiçbir şey yapma... yapama... bir çeşit korkunçluk

Güzellik düşkünü amca...-adını hatırlamıyorum- tarih boyunca varolmuş bir obsesyonu taşımakta ve daha bir sürü... :P



Taito Magatsu karakterini özellikle yazıyorum hem serideki duruşu hemde seiyusunun Mugen (samurai champloo) ve Hijikata (gintama) olması nedeniyle. Birde Kagehisa nın yavuklusu teyzeye saygılarımı gönderiyorum serideki en etkileyici karakterlerden birisidir kendisi.


Açık söylemek gerekirse ilk bölümünü seyrettikten sonra -opening e ayrıca gıcık olup- bu ne be? dediğim ama iyiki daha sonra izlemeye devam ettiğim bu anime- zaman zaman hafif samurai champloo yu hatırlatmadı değil- kanlı sahneleri de olsa, çizimleri, kurgusu, karakterleri, müzikleri ile birlikte gerçekten izlenilmeyi hakeden çalışmalardan biri. 13 bölümlük bir arc gibi ve öyle bir 13. bölüm ki heyecan verici , tüm karakterlerin hem dağılmaları hemde ileride yollarının kesişeceğinin hisettirilmesi ile birlikte umarım devamı olur bir şekilde. İsteyenler tabiki mangayada devam edebilir.

Bu arada siz siz olun birine benzemek için sakın kızarmış kurbağa yemeye kalkmayın. Kötü oluyor...


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...