officer of the year etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
officer of the year etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Haziran 2017 Çarşamba

Pied Piper ( 2016 - Kore Dizisi ) - Kavallar, Masallar, Hayatlar...




Pied Piper 2016 yapımı Kore dizilerinden bir  tanesi. Nicedir romantizmden uzak polisiye tarzı dizi arayışlarım esnasında dizinin övüldüğünü görüyordum. Sonunda diziyi izlemeye zamanım oldu.


Shin Ha-Kyun , Yu Jun-Sang, Jo Yoon-Hee, Kim Hong-Fa, Sung Dong-Il, Jo Jae-Yun, Yoo Seung-Mok  gibi isimlerin yer aldığı bu Kore dizisini herkese tavsiye ederim.



16 bölümlük bu Kore dizisi temelini Fareli Köyün Kavalcısı üzerine oturtmuş. Hemen hemen hepimiz bu masalı biliriz. Hamelin' i fareler basınca kavalcı halk ile anlaşır ve fareleri kavalından çıkan müzik eşliğinde kasabadan uzaklaştırır. İşini bitirip insanları bu büyük dertten uzaklaştırdığında ise kasabanın önde gelenleri anlaşmayı bozar ve hiçbir şekilde kavalcıya verdikleri sözü yerine getirmez. Sonunda kavalcı bu sefer kavalının peşine kasabanın tüm çocuklarını takar ve onları alır götürür, geride ise sadece bacakları sakat bir çoban kalır. Grimm Kardeşlerin tüm masalları gibi bu masal da son derece karamsar. Çocukken bu masalı okuduğumda hiç kimseyi haklı bulmamış bir de üzerine böyle masal mı olur diye isyan etmiştim, diğerlerinden farklı olarak.  Bana en karanlık gelen masallardan biriydi sanırım.




(Kim Bo Hyung / Spica) - Our Story)




Dizide Joo Sung-Chan ( Shin Ha-Kyun ) bağımsız bir arabulucu olarak hayatını sürdüren biri. Her ne kadar bağımsız olsa da aslında ağırlıklı olarak ilişki içinde bulunduğu bir firmanın iş ile ilgili ara buluculuğunu yapmakta çoğunlukta. Günün birinde bu şirketin Filipinler' deki çalışanları kaçırılır ve üstüne şirketten fidye istenir. Böylece  Joo Sung-Chan' a Filipinler yolu düşer. Hayatı ve pazarlığı bir al-ver ilişkisi içinde gören Joo Sung Chan,  bu 5 rehineden dört tanesi kurtarır. Kore' ye döndüğünde  bir kahraman olarak karşılanırken bir süre sonra o esnada bulunduğu bir restorana bir saldırı düzenlenir. Bu sırada restorandaki bu saldırıya polis çatısı altında zorla kurulmuş olan arabulucu takımı ile bir muhabir olan Yoon Hee-Sung (Yu Jun-Sang) da bu dahil olur. Kavalcının ilk işi olan bu saldırıda bir takım şeyler yüz üstüne çıkarken (aslında bunun buz dağının görünen kısmı olduğu pek anlaşılmıyor) bu durum bazı insanların hayatını etkiler. Bunun ardından Kavalcının diğer planları sırasıyla gelmeye başlar...



Aslında bir toplum ve sistem eleştirisi olan dizide karşıtlıklar, doğru- yanlış, yöntemler, toplumun unutkanlığı, vicdan azapları, öfke ve intikam duyguları bireysel ve kitlesel olarak işlenirken ajitasyondan olabildiğince uzak durulmuş ki bu benim için artı puan. Bunun dışında oyunculukları ben beğendim, doğal ve sırıtmıyor. Dizinin konusunu anlatınca çok karamsarmış gibi geliyor ancak bunu iyi dengelemişler ve dizi kendisini soluksuz izletiyor. Bir alt metni var, bunu ne sloganist ne de baskın bir şekilde sunuyor sadece aslında günümüzde uzak olmadığımız çoğu olayı mümkün olduğu derecede tarafsız bir şekilde izleyenin önüne koyuyor. Öyle geniş ölçekli de değil aslında, küçük bir olay, küçük bir mekan ancak evrensel bir durum denilebilir kısaca...





(Bunu dizi boyunca sık sık duyacaksınız. Diziye ayrı bir hava katmasının yanında çok yakışmış. Bu arada aslında bu sözler  Heinrich Heine' e ait ve  Schubert tarafından bestelenmiş parçalardan bir tanesi ve orijinal adı Der Doppelganger. Yazının altında Schubert versiyonunu bulabilirsiniz)




Bir noktaya ayrıca değinelim. Dizi 14. bölüme kadar kurgu açısından, derlilik topluluk, karakter gelişimi ve diğer açılardan çok iyi ilerliyor. 14. bölümde de bitirebilirlermiş aslında. 15. ve 16. bölümde "olay açısından abartmışlar ama" diyebilirsiniz ancak aslında bu iki bölümde özellikle değinilen bazı noktalar var. Bana kalırsa bu söylenecek olanlar söylenmese eğer eksik kalırmış. Yani belirtmeden geçemeyeceğim, 16. bölümde duygulanmadım değil. Oldukça duygulanmış olabilirim...





( Ost' un güzel parçalarından bir tanesi daha...)




Aslında Pied Piper hakkında yazılacak çok şey var ancak izlemeyenlere haksızlık olmasın, tadı kaçmasın. Çok detaylı bakmadım sadece göz ucuyla okudum ancak yanlış anlamadıysam dizinin reytingleri düşükmüş Kore'de. İlginç bir durum daha...Yine de siz onlara bakmayın ve Pied Piper' a şans verin hatta normalde Kore dizisi izlemiyor olsanız bile bunu atlamayın bence, şiddetle tavsiye ederim.



29 Nisan 2012 Pazar

Officer Of The Year: Chae - Po - Wang



Officer Of The Year, 2011 Lim Chan-ik yapımı bir Güney Kore filmi. Şu cümleyi yazarken aklım birden  "ohooo daha bu senenin filmiymiş"  diyerek hala 2012' ye geçiş yapamadığını da bana  kanıtlamış oldu.
Joong- Hoon Park, Seon-gyun Lee, Sung min Lee gibi isimleri barındıran bence genel anlamda keyifli ve izlenmeye değer bir film.

Seul' de birbirine yakın iki bölge olan Mapo ve Seodaemun ekipleri birbiriyle kıyaslanmaktadır. Bir de emniyetin uygulamaya başladığı puanlama sistemine göre başarı uygulaması nedeniyle iki bölge arasındaki ilişkiler son zamanlarda daha da gerilmiştir. Sistem bir nevi kredi kartı bonusları gibi. Sallıyorum; organize bir çeteyi yakaladın bonus 10 puan, sıradan bir hırsızı yakaladın bonus 2 puan. Bu sistemin en altında ise tecavüz zanlıları yer almakta. Hal böyle olunca tüm ekipler yüksek puanlı işlerin peşinde koşmakta. Bir de teşkilat içinde alaylı-okullu ayrımı olunca rekabet son seviyede.

İki bölgeden iki ekip ortamı ve şehri bir süreden beri huzursuz eden seri tecavüz vakasını incelemek için birlikte çalışmakla görevlendirilir. Sonuç fiyasko olur ve suçluya bir türlü ulaşamazlar. Bu arada yılın memuru yarışması da başlamıştır. İki ekibin en üstteki amirleri bu fiyasko üzerine uzlaşmaya varınca olan ekip şeflerine olur ve deyim yerindeyse başka görevlere sürülürler. Bu süre içinde bu olaylar devam edince bunun üzerine  kendilerine gelerek neden polis olduklarını sorgulamaya başlayarak  bir aydınlanmaya ulaşmaya çalışırlar ve iki  şef birleşerek tekrar zanlının peşine düşerler.

Oyunculuk başarılı, kurguyu da güzel kotarmışlar. Sonuç olarak çoğu Kore filminde görülen o ince mizahı  - ayrıca mizahın ardındaki acı gerçekleri - içinde barındıran seyirlik bir film olmuş.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...