yamamato genryuusai etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yamamato genryuusai etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2012 Pazar

Bleach Karakterlerinden Futbol Takımı Kurmak: Kaptanlar vs Yaşayanlar...



Geçen  hafta içinde o kadar çok sıkıldım ki gün içinde bir ara ruhumu teslim ettiğimi sandım...

Bu ruh sıkıntısı saçma sapan fikirler olarak bünyede etkisini gösterdi. O çalışmalardan biri olarak Bleach karakterlerinden futbol takımı kurup onları kapıştırdım o derece... Daha zilyon tane böyle çalışma yapıp kendimi meşgul etmeye çalıştım. Durumum çooook vahim...

İşte Soul Society kaptanları takımı  vs Yaşanlar Dünyası takımı...

Öncelikle karaketerlerin ilk göründüğü yere ait yaptım yanlış anlaşılma olmasın:)

Öncelikle Soul Society Takımı seçmeleri...

Kaleci konusunda biraz çelişki yaşadım;



Oomeada : Cüssesi ile kalenin bır kısmını kaplayabilir ama  kaleyi bırakıp gelen toptan kaçma potansiyeli var.









Soi Fon: Oldukça çevik. İyi bir kaleci olabilir ama Yoruichi' den gelecek ataklara kaleyi açabilir.



Yaşlı Bunak (Yamamato Genryuusai): Kalpten ölür o nedenle kaleciliği söz konusu bile değil.  Direkt kadro dışı. Sahalarda yaşlı bunaklar istemiyoruz ! Gelen topları yakacağı öngörülmekte.






Komamura Saijin: Eldeki en iyi seçenek kendisi görünüyor o nedenle kaleye onu alıyorum.


Geri üçlü;



Üçlünün ortasına Zaraki Kenpachi' yi aldım. Aslında Kenpachi' yi Soi Fon' la birlikte ileri ikilide oynatmayı planlıyordum ama daha sonra bu fikrimden Kenpachi' nin karşı takımın defans üçlüsünü ve özellikle kalecisini öldürebileceğinden çekindiğim için vazgeçtim. Bu nedenle kendisi için yerleşimde bulabildiğim en iyi yer burası oldu. Ayrıca Ichigo ile karşı karşıya geleceği düşüncesi Kenpachi abiyi mutlu eder sanıyorum.
İki yanında İkkaku ve Yumichika...




Orta beşli;



Şimdi orta beşlinin ortasına zeki adam koymak gerek diye düşündüm sonra ss de zeki adam aradım aradım durdum bulamadım. Eldeki en iyi alternatif  Kuchiki Byakuya idi onu seçtim.  Gerçi pek koşmaktan hoşlanmayan bir insan kendisi ama ara sıra takımı ani ataklara çıkarabilir diye düşünüyorum. Bir iki zaafı var ileride değineceğim o nedenle bunu aşmak için İki yanında Kyouraku ( Shunsui Kyouraku)  ve Ukitake' yi    (Ukitake Jyuushiro) aldım.







Kanatlarda  Hisagi (Hisagi Shuuhei) ve Toushiro (Hitsugaya Toushiro) oynuyor.







İleri  ikilinin sağında çevikliğinden yararlanmak amacıyla Soi Fon diğer tarafa da gücünden yararlanmak  adına Renji' yi (Abarai Renji) alıyorum. ikisinin de ortak yanı hırsları.

Yaşayan Dünya Takımı;

Kaleci pozisyonunda Kidocu  amca Tessai ve Love arasında kaldım ancak Kidocu amcayı daha öngörülü ve atak bulduğum için onda karar kıldım.

Geri üçlünün ortasında Ishida Uryuu yer alıyor.



Sağında Sado (Sado Yasutora) solunda Ururu var. Uryuu analitik zekasıyla gelen atakları farkedebilme ve buna göre defansı yönlendirme kabiliyetine sahip aynı zamanda yine zekasına dayanarak takımı ani ataklara sürükleyebilir. Ururu sol tarafta hafif görünse bile önsezileri ve atikliğiyle iyi iş çıkaracaktır. Sado gücü ve refleksleriyle kendi tarafından gelecek atakları kesebilir.






Orta beşli;



Orta beşlinin ortasında tabii ki Uruhara Kisuke yer alıyor. Hem güçlü hem çevik hem oyunu görebilecek ve yönlendirebilecek zekaya sahip. Başka söze gerek var mı? Yanında Shinji (Hirako Shinji)  ve Karin (Kurasaki Karin)yer alıyor. Karin bu takımın gençlere verdiği önemin bir göstergesi ayrıca kendisi gençliğini futbol sahalarında yaşamış bir velet. Bu açıdan Uruhara' nın da desteğiyle başarılı işlere imza atacaktır.





Sol kanat Kensei' ye ( Muguruma Kensei) emanet. Güçlü ve atak. Kendi kanadından gelecek atakları kesebileceği gibi ofansif olarakta takıma destek verecektir. Sağ kanat ise Hyori' ye ( Sarugaki Hiyori ) ait.







İleri ikili Ichigo ve Yoruichi' den oluşuyor. Şimdi Ichigo' yu başka nereye koyacaksın? Kafa biraz kıt ama yap pasını atar golü.





Yoruichi akıllı, atik, kuvvetli, çekingen değil.Ayrıca yıllardır Kisuke ile birlikte çalışmanın verdiği uyum ofansif anlamda takımı güçlendirecek bir etken.


İki takımın genel değerlendirmesine gelirsek;

Soul Society:

SS de Ikkaku- Kenpachi- Yumichika defans çizgisi ilk anda akla aykırı ve kendi doğalarına ters gelse de defansif anlamda güçlü. Kenpachi aklına eserek illahaki ileri hayde breee diye atılacaktır o nedenle iki yanında Ikkau ve Süslü yer alıyor. Kaç yüz yıllık taicholarını tanırlar ve boşluğunu doldururlar ancak bu ikisinin de gaza gelip ileri atılabilme ve defansı boş bırakma kapasiteleri de  yok değil hani. Ancak yıpratıcı bir defans olacaklarına kesin gözüyle bakılabilir.

Orta saha; Orta sahanın beyni konumundaki Byakuya iyi güzel oldukça da güçlü ancak bireysel oyunu çoğunlukla tercih etmesi ve bencilce oynaması takım adına bir dezavantaj. Bu dezavantajı Ukitake ve Kyouraku' nun dengeleyeceğini umuyorum ki ikisi yüz yıllardır birlikte uyum içinde çalışmaya alışkın. Ayrıca Byakuya' nın suratsız suratını Kyouraku' nın esprili ve canayakın yaklaşımının ısıtacağını düşünüyorum.

Kanatlarda yer alan Hisagi ve Toushiro bana kalırsa takımın en zayıf halkaları ancak Hisagi vs Kensei karşılaşması izleyiciler tarafından merakla beklenen bir karşılaşma. Toushiro için de tribünde yer alan bir Hinamori ateşleyici bir unsur olacaktır. Benzer şekilde Toushiro vs Hiyori karşılaşması da iki oyuncu için sinirleri zorlayıcı bir karşılaşma olacak muhtemelen.

İleri ikili Soi Fon ve Renji hedeflerine ulaşabilecek kapasiteye sahip. Özellikle Byakuya ve Renji arasındaki iletişim takım için önemli olacaktır.

Yaşayanların Takımı:


Takımın en zayıf halkası defans üçlüsü olarak görünse bile Ururu-İshida- Sado arasındaki uyum karşı takımın ataklarını kesebilecek güçte görünüyor. Bu uyumu yakalayamazlarsa ve defans üçlüsünün en güvenilen ismi olan Ishida gününde olmazsa takım için büyük dezavantaj oluşacak.

İleri forvet ikilisi ve takımın beyni konumundaki Kisuke Uruhara yaşayanlar takımının en önemli üç ismi özellikle takım Uruhara' nın takımı zekice yönlendireceğine oldukça güveniyor.  Orta sahanın en zayıf iki elemanı olarak görülen Karin ve Hiyori' nin Kensei - Uruhara- Shinji üçlüsü arasında oynaması  endişeleri biraz azaltıyor. Bu iki ismin takıma bireysel katkıları maç için belirleyici olacak.

Ichigo alacağı pasları sonuna kadar değerlendirecektir. Beynini kullanmasına gerek olmayacağı için takım kendisine güvenmektedir. Yoruichi' nin ise her zaman ki gibi harika bir performans sergileyeceği beklenmekte.

Maçın hakemlerine dönersek;

4. Hakem: Yachiru (Kusajishi Yachiru)
3. Hakem: Ichimaru Gin
2. Hakem:Grimmjow ( Jaegerjaquez Grimmjow)
Ve beklenen büyük maçın hakemi Ulquirra...

Bana göre maçın sonucu: Her iki takımda aşağı yukarı birbirine denk görünse de yaşayanlar takımının takım oyunu oynaması ve ekip çalışması sonucunda maçı alacağını düşünmekteyim.

Yine de bahisler açıldı...


20 Şubat 2011 Pazar

Yamamoto Genryuusai: Yaşlı Bunak...




Uzun süre ara verdikten sonra son sürat bleach izleyip animede 309 u görmüş ve akabinde fazla bleach izlemekten kafayı tırlatmış biri olarak bu yazıyı bleach aleminde hiç sevmediğim ve kendime göre oldukça gereksiz bulduğum yaşlı bunak yamamato genryuusai' ya ayırdım.


Şimdi zaten belach takipçileri bu amcayı tanırlar. 13 takımıdan 1 . sinin taichosu olan bu amca aynı zamanda diğer 13 takımında kaptanıdır bir nevi alemin en güçlüsü bir numarası. 1000 küsur yıldır bulunduğu poziyonda takılmaktadır, bu süre içerisinde kendisinden daha güçlü bir shinigami ne yazık ki var olmamıştır.


Şimdi bu tanımdan yola çıkarak normal insanoğlu ne düşünür? Bu amca hem yaşlı, hem güçlü, hem ss' in 13 takımının kaptanı, hem ak sakallı... Ne beklenir? Yaşlılığı ile bilgelikte kazanmış, iyi bir lider, kafası çalışan bir komutan olduğunu düşünür... Yanlış!! Yamamoto tamamen bunun tersidir. Bilgelikten hiç nasiplenmemiştir, olayları anlamaktan uzaktır, elemanlarıyla bir ilişkisi var mıdır yok mudur bilemiyorum, ezbercidir, bir sorun olması karşısında sadece var olan kuralları uygular.


Tüm bunlar neticesinde bleach içinde en gıcık olduğum karakterdir belki bir de yammy ayısı... hani aizen' e ya da szayel aporro' ya bile zaman zaman sempati duyarım zaman zaman takdir ederim ama bu elemanın bir tane bile sempati kıvılcımı uyandıracak hareketi yok bana göre ve bence soul society' nin bu kadar ezik olmasının ana nedenlerinden bir tanesidir bu 1000 küsur yıl yaşamış, ateş topuna dönmüş ama bilgelikten bir o kadar uzak kalmış olan bunak. gücüne bir şey demem ama zaten onun da bir faydası dokunmadı kimseye şu zamana kadar. bunun kafayla ortam yönetmek gayet kolay. gidişata göre hiçbir öngörüsü olmayan, ne hikmetse her olayı en son öğrenen, kimseyi dinlemeyen, aklı selim kişilerin sözlerini kesen, topladığı bilgilerle geneli görmeyi beceremeyen komutan. komutanlık ona kolay; biri hata mı yaptı? " tez kellesini vurun !", bir sorun mu var? "suçluları yakalayın gebertin! "' den öte işlevi olmayan bu taichoyu da iyi ki kimse pek sallamıyor esasen sonuçta herkes bildiğini okuyor bir şekilde. ichigo bile o ergen haliyle bunun yanında akıllı falan kalıyor ya daha ne diyeyim...



( Görüldüğü üzere suratında meymenet yok )


Tüm soul society gibi aizen' i çözemeyip gidişatı anlamayan, vaizardların durumu (ben kişisel olarak dolaylı yoldan sorumlu tutuyorum bunu) ve akabinde uruhara kisuke' nin sürgününü destekleyen ve daha bir çok fiyaskoya imza atan bir taichodur maalesef belki sürekli gözleri kapalı dolaşıyor bu nedenle.


En büyük atraksiyonunda aizen' e "seni de yakacam, kendimi de yakacam, herkesi de yakacam" diyerek alevli meyve tabağı kıvamı alıp alevlere verdi ortalığı fakat yine yaşlılıktan kaynaklanan ağır işitme sorunu nedeniyle neredeyse tüm ortamı uçuruyordu da son anda topladı zaten başlangıçtan beri başka da numarası yok.


Ne yazık ki Soul society' nin başına gelmiş en olumsuz şeylerden biridir bana göre. Gerçi işte bu olmasa ss biraz adam olur işler de bu kadar uzamazdı ama bunun da serideki misyonu dallamalık yapıp ortamı ss' den alakasız kişilerin temizlemesine neden olmak.


Kendisi sayesinde anlıyoruz ki her yaşlı ve ak sakallı akıllı ve bilge olmaz hatta öğretici hiç olmaz.





Not: Bu arada anladım ki asla bleach hakkında oturup detaylı bir yazı yazamayacağım bu nedenle gelecekte yazmayı düşündüğüm yazı için salladığım opening ve ending kısımlarını araya böyle parça parça serpiştirmeye karar verdim.


Bu nedenle törenle bleach' in ilk açılış parçasını şöyle ortalıyorum;

Orange Range /Asterisk




Oha ya duygu seli oldum... Yıllar yıllar önce zorlama ile başladığım bu serinin ilk açılışı olması çok duygulandırdı beni o zamanda şu açılış hafif heyecan yaratıyordu tabii pek çok şey gizemli falan 13. bölüme kadar nolacak acaba devam etsem mi düşünceleri ile ilerlemişken sonra geri dönüşüm olmadı zaten.


Bu parça ve açılış bana kalırsa bir klasiktir. Sanırım 80 yaşında bile hala bleach te nolacak diyor olacağım, Kubo Tite nin mantığıyla... - benden önce ölürse kurtarırız belki :P -


Bu da ilk kapanış parçası;


Rie Fu/ Life is like a boat




Serinin en iyi kapanış parçalarından bir tanesidir bana kalırsa ve Rie Fu' yi fazla takip etmememe rağmen maneviyattan da ötürü bu parçayı severim. Çok duygu seli oldum zangetsu gibi şiir okumaya başlamadan önce parçanın normal halini de ekleyerek yok oluyorum.





LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...