shinsengumi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
shinsengumi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2015 Cumartesi

Bakumatsu Rock: Anime ve Müzik




Oyundan önce mangaya sonra animeye uyarlanan bir seri Bakumatsu Rock. Yüzeyselliğini neye borçlu olduğunu bu şekilde anlayabiliyoruz. 2014 yapımı 12 bölümlük müzik üzerine kurulmuş bir anime.


Olaylar Bakumatsu döneminde geçiyor. Kılıçlar yerine müziğin kullanıldığı bir dünya. Bir tarafta Shogun, diğer bir noktada shinsengumi öte yanda diğer karakterler ve değişimleri... Şöyle ki; Tokugawa Shogun' u "Heaven Song" denilen müzik düzenlemeleriyle ülke insanlarını çaktırmadan domine etmektedir ancak ortaya rockseverler ortaya çıkar ve olaylar devam eder...


Şimdi aslında Shogun' un eline kılıç ya da başka güç araçları yerine bir alet olarak müzik vermek ve dönemin temeline müzik çarpışmalarını oturtmak güzel fikir. Yani  Okita, Hijikata ve diğer Shinsengumi üyelerinin birer idol olduğunu ve hep beraber bir grupta şarkı söylediğini ve düzeni böyle getirdiğini düşünün. İlk gördüğümde çok güldüm açıkçası. Bunun yanında dönemin diğer bilinen elemanları da müzik ile uğraşarak başkaldırılarını müzik aracılığıyla yapmaktalar. Güç, etraftakileri uyuşturmak ve domine etmek için pop ve idol şablonunu kullanması mantıklı, başkaldırının rock aracılığıyla yapılması da mantıklı. Yani animede arkadaki kurgu açılırken olaylar pop vs rock şeklinde ilerlemekte. Buraya kadar fikir, düşünce iyi, hoş... ama gerisi her açıdan vasat :)


Klişeler batağı. Tamam biliyoruz şimdi pop ve endüstrisine girmeyelim de bir rokku tutturulmuş animede,  rokku yüreğin bir çığlığı, sesi, gümbürtüsü, hönkürtüsü, rokku tutku demek, ne kadar ateşli bir ruh lazım, rokkumuz ile her şeyi değiştireceğiz falan... Animeye uygun, özünde rock tarzına da uygun ama çooook klişe... Bir de vıcık vıcık her bölümde söylenince odamdaki eski plaklara bakarak onlarla bir süre sohbete daldım. Sanırım ben çok yaşlanmışım ve böyle ergen hezeyanlarına gelemiyorum.  Buraya kadar da tamam dedik ama keşke bütün o atıp tutmalara karşı kullanılan parçalar daha bir iyi olsaymış, müzik ile ilgili anime ama parçalar da vasat.

Kendime göre animenin en iyi beş parçasını aşağıdaki şekilde seçtim.

1- Ikıte Yukou /Suzuki Tatsuhisa



Animede Takasugi Shinsaku  bir rokker. Kendisi aynı zamanda Ultra Souls' un bas gitaristi. Parçayı seiyuusu Suzuki Tatsuhisa seslendiriyor. Kendisi aynı zamanda Oldcodex' in de vokali.


 2 - Feedback / Kensho Ono




Animede Okita Souji' nin seiyussu olan Kensho Ono seslendiriyor bu parçayı. Okita başlarda Shogun' un en büyük idollerinden biri iken sonradan Ultra Souls' un klavyeciliğine ve back vokaline geçiyor ve böylece  yüreğinin götürdüğü yere gidiyor.


3- Ride On The Wave




4 - Rolling Thunder




5- What' s This




Aynı zamanda kapanış parçası. Diğer parçaların çoğu gibi Kishou Taniyama  - Tatsuhisa Suzuki - Showtaro Morikubo  - Toshiyuki Morikawa   ve Kensho Ono seslendiriyor.


Animenin sonunda Amerikalı biri geliyor. İkinci sezon olur mu bilmem ama olursa rock vs metal falan olur sanırım. Ama düşünmedim değil bir Türk gelse de acıları pizza margaritanın yanına meze yaptım diyerek bir yandan rakısını yudumlarken diğer yandan arabesk ruhun özüdür diye felsefe yapsa bizim rokkerlarla birlikte takılsalar eğlenceli olabilir.

Böyle bir anime işte Bakumatsu Rock. Ha izledim mi izledim... Yine de müzik ruhun gıdasıdır.

13 Kasım 2014 Perşembe

Peace Maker Kurogane: Bir Anime Daha...




Nanae Chrono' nun tarihsel kurgu mangasından uyarlanmış 24 bölümlük bu anime, Shinsengumi üzerinden ilerliyor. Tarihi organizasyona ya da karakterlere birebir sadık kalmamasına, araya kurgusal karakterler atılmış ya da bazı olayları kurgusal boyuta taşımış olsa da şimdiye kadar konuyla  ilgili  izlediklerim içinde gerçeğe en sadık olanı diyebilirim. (hee zaten bu ülkenin tarihini yiyip hatmetmiştim de başka ülkelerin tarihi kalmıştı !!! )


Benden beklenileceği üzere mangasını okumadım. Anime,  Ikedaya Olayına kadar Shinsengumi içerisinde geçen zamanı 15 yaşında bir çocuk olan, gerçekte de bir Shinsengumi üyesi olan Ichimura Tetsunosuke' nin gözünden anlatıyor. (ne kadar gerçekçi bilemeyeceğim tabii)




Şimdi tarihi bir kenara bırakarak, animeye dönersek;

Tatsunosuke ve Tetsunoke' nin ailesi Choosho Klanı tarafından öldürüldükten iki yıl sonra Tatsu, para kazanmak adına muhasebeci olarak Shinsengumiye katılıyor. İntikam ateşi ve öfkeyle içten içe yanan Tetsu da bir savaşçı olarak Shinsengumi' ye katılmak istiyor ancak sonunda kendini Hijikata' nın yaveri olarak buluyor. Yaygaracı, kısa ve yaşından da minik gösteren ancak oldukça azimli olan Tetsu, insan öldürmek mi yoksa öldürmemek mi, kılıcı niye çekmeliyim gel gitleri yaşarken, öte taraftan diğer üyeleri yakından tanıma fırsatı buluyor ve gelişen olaylar neticesinde gerçek güç nedir ya da ben neyim gibi soruların cevabını buluyor ya da bulacak umarım :P Çok ağlak ve zırlak olması nedeniyle ara sıra dövülmek istediğini düşünsem de animeyi bir şekilde götürüveriyor işte.


Animede Tetsu' dan daha sinir bozucu olan biri varsa o da onun ağabeyi Tatsu' dur. Tetsu' nun aksine, geçmişi geride bırakmak gerektiğine inanarak, en önemli görevinin Tetsu' yu hayatta tutmak olduğunu düşünen Tatsu, çoğunlukla iyi hoş ama zaman zaman çok bağıran ve kardeşini gereğinden fazla koruyan kollayan bir ağabey motifi çizmekte.

Hijikata, cool ve soğuk gözüken, örgütün beyni rolündeyken haikularının peşine düştüğü bölümde insanı gülmekten kırıp geçirmeyi başarıyor.

Serinin en başarılı  karakteri ödülünü Soji Okita' ya veriyorum ben. Saçları ayrıca güzel. Bu verdiğim ödül beni bile hayrete düşürdü.



Bunun dışında Shinsengumi' nin diğer ünlü isimleri de seride görülüyor. Sanosuke, Shinpachi, Heisuke, Hajime Saito, Kesisuke Yamanami, Konso Isao, Yamazaki ve diğerleri. Dediğim gibi araya bir kaç tane kurgusal karakter de eklenmiş. Diğer taraftan Toshimaro Yoshida, Ryoma Sakamato ve adı geçse bile kendisi gözükmeyen Katsura da animeye dahil karakterlerden doğal olarak.
Başta çok ciddi görünse bile zaman zaman oldukça eğlenceli, zaman zaman oldukça samimi, zaman zaman da dokunaklı bir seri olarak buldum bu animeyi.

Açılış parçası Hav/ "You Gonna Feel" ve kapanış parçası yine Hav' dan "Hey, Jimmy!" den pek hazzetmedim esasen.

Arayış içindeyseniz ve tarihi öğelerden hoşlanıyorsanız bir göz atın derim ben.

19 Eylül 2011 Pazartesi

GINTAMA: HASTASIYIM!!!




Huyum gereği ya da beceremediğim içindir hiç bir zaman en sevdiğim 10 anime, en sevdiğim 10 manga gibi listeler çıkaramam. İzlediğim her animenin, filmin, okuduğum her manganın ya da kitabın ayrı bir yeri vardır. Hepsinin iyi ya da kötü yanları bulunur benim için, yerleri ayrıdır. Tek istisnam film konusunda olabilir o da hala bu yaşımda en sevdiğim filmi sorsalar Star Wars diye yanıtlarım... Onun ilk sıradaki yeri asla sarsılmaz.

Hal böyle olunca kendi ufak anime geçmişime baktığımda çok sevdiğim bazı animeler vardır... Ghost in the Shell, Dragon Ball, Cowboy Bebop, Rose of Versailles, Legend of Galactic Heroes, Trigun gibi... Hangisi ilk sırada bilemem ya da her gün yer değiştirebilirler araya yenileri gelir vs... ancak son zamanlarda delicesine tutulduğun ya da son dönemdeki favorin nedir diye sorsalar bu eskilerin arasına girebilecek bir anime/manga var ki hiç tereddüt etmeden yanıtlarım: Gintama!!!







Çoook uzun zamandır hakkında adam gibi birşeyler yazarım diye bekliyorum ama olmayacak. Bu konuyla ilgili düzgün birşey çıkmayacak.Buna karar verdiğim için bodozlama dalmaya gerek gördüm zira artık Gintama' dan bahsetmezsem öleceğim hastalığına yakalandım.

ilk opening:merak edenler için parça Pray//Tommy Heavenly6




Oturup neden Gintama' yı sevdiğimi de akıl ve mantığa dayalı bir çerçevede yazmak gibi bir niyetim yok... yalnız mangakası Hideoki Sorachi' ye saygılarımı sunasım var.
İlk önce yıllar önce tamamen tesadüfen animesini izlemeye başladığı sonra ufaktan mangaya da sardık tabii... Öyle bir bağımlılık yaptı ki her gün belli bir doz almak zorunluluğunda hissetmeye başladım kendimi. - bu bağımlılıktaki önemli esaslardan biri de sanırım daha ilk bölümde elemanlardan birinin ışın kılıcını çıkarmasıydı -

Mr Raindrop - nostalji oluyor. İkinci kapanış. Mr Raindrop//amplified




Gintama genel yapısı itibariyle epizodik denilebilecek bir seri. Her bölüm çoğu zaman birbirinden bağımsız zaman zaman düz kontak saçmalıyorlar ancak bu saçmalama bile insanı baymak ya da sinirlendirmek yerine gülme krizlerine sokmaya yeterli. Klişeler ve belli kalıplarla sağlam kafa buluyor. Ayy bu bölümü beğenmedik diyen izleyici triplerini alıp yerin dibine sokmaktan tutun kendi ekibinin kendi gebeşlikleri, karakterleri ya da yeteneksizileriyle kafa bulmalarına varan noktalara kadar açılmakta. Epizodik olması konusu olmadığı anlamına gelmiyor tabii ki ama bunu izledikçe daha iyi anlar insan o nedenle bu noktaya girmeyeyim. Ha bu arada zaman zaman araya öyle arclar sokuyorlar ki insan yerinde yamuluyor. Pek çok seriden daha sağlamdır bana kalırsa bunlar.





Gintama'da gönderme bol. Bleach, naruto, death note, dragon ball gibi pek çok animeye, rocky ve nice filme, b'z, exile gibi gruplara açık göndermeler mevcut ancak nasıl gönderildiklerini oturup izlemek lazım :) Bunlarla beraber tarihe, kültüre, anlayışa da ince dokundurmalardan geri kalmamakta.

bunu çok duyar insan :)



Bazı tarihi karakterleri ve kurumları da içinde barındırmakta Gintama. Katsuro Katoro ya da Shinsengumi gibi ama Gintama' dan tarihi gerçeklik beklemeyin. Edo döneminin sonunu farklı bir arka planla arkasına almış olsa da Gintama' nın anlattıkları farklı konular.

Filler kavramıyla da bana kalırsa inceden dalgasını bulmakta ama insan yerinde donup kaldığı için kızamıyor bile.. yani misal bir 93. bölüm vardır ki nasıl tanımlayayım bilemiyorum :)

Neyse yine sıkıcı bir gidişat izlemeye başladığımın farkındayım.

Gintama' yı Gintama yapan öğelerden biri de karakterleridir sanırım. Hepsi ayrı ayrı sevilesi, en sinir bozucusu bile özlenebilir. Yoruyaza üçlüsü - Gintoki, Kagura, Shinpachi kontenjandan Sadaharu - , Shinsengumi - Kondo, Okita, Hijikata - , Katsuro ve Elizabethi, Otae'si, Otase'si, Hasegawası daha bir sürü...Hangi birini saysın şu insan?

Anime aleminin en gaz parçalarından biri ilan ettim ben bunu ve en bomba açılışlarından... Does // Donten




Bu da parçanın tamamı hem de canlı canlı. Dayanamadım.





Gintama da yok yok, uzaylı, samuray, ninja, robot ne ararsan... geniş dünya, eğlenceli ve gülmekten öldürebilecek bir mizah - zaman zaman ince zaman zaman gayet açık - ... ancak Gintama' yı sadece bir komedi olarak ele almamak lazım...

Neyse işte Gintama bambaşka bir seri... Hastasıyım. Huyum değildir insanlara bir şeyi zorla sevdirmek ama Gintama' yı itinayla sevmek, bağra basmak lazım. En azından bir şans vermek.
Gintama bir hastalık... İnsan yakalanınca kolay kolay kurtulamıyor.

ore no Jump... Bir Jump manga uğruna neler oluyor???



Evet ben bir Gintama bağımlısıyım. Tüm bölümleri bitirmeme rağmen hala geri dönüp izliyorum...







Aslında ayrıca yazılmayı hak ediyor ama bu parça bambaşka... Yorozuya Blues...Benizakura arc ta kullanılmıştı ama filmde yok. Zaten süper arc bir de üzerine bu...Sanırım tüm ostlar içindeki favorim... sözleri de ayrı bir anlam katıyor.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...