Storm Warriors etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Storm Warriors etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2012 Cumartesi

STORM RIDER - CLASH OF THE EVILS



Storm Riders olayına (The Storm Riders ve The Storm Warriors ) Dante Lam' da elini attı bu Çin yapımı anime ile. Bunu izlemek için bir zamanlar çok aramıştım. Nihayetinde bir gün mutlu sona erdim.

Storm Riders'ın (Fung Wan) yazarı-çizeri Ma Wing-Shing öylesine geniş bir dünyaya imza atmış ki herkes bir yerinden tutup bunu uyarlamaya çalışıyor. Tabii zaman aralıkları, aradakiler, karakterleri anlayabilmek seriye uzak insanlar için bir işkenceye dönüşebiliyor. Bir de uyarlama adı üstünde orijinal mangaya çoğu zaman pek sadık kalmayabiliyor. Clash of Evils' ın en basit tanımı iki film arasında yer almasıdır ancak yine de üç yapım arasında kopukluklar bulunuyor önceden belirteyim.

Clash of Evils fena değil, çizimleri, müzikleri vs..., Dante Lam hevesini alırken fena da bir iş çıkarmamış ve izlediğim çoğu Çin anime ve animasyonundan çok daha iyi ki bu da yönetmenden kaynaklanıyor. Bunun dışında bir diğer not mandarin versiyonunda Cloud' u Nicholas Tse, Kanto versiyonunda ise Raymond Lam seslendiriyor. Bu da Cloud' un karimasına karizma katıyor hehehe. Gerçi burada Cloud çok çirkin görünüyor ama hafıza kaybı yaşadığı için köklerinden ve geçmişinden arınmış daha insancıl bir Cloud görüyoruz.

Neyse efendim bu seriye merak duyanlar izlemekten hoşlanır, uzaktan yakından alakası olmayanların ne düşüneceği konusunda yorum yapmak istemem

Bu da filmin kapanış parçası sevmek ben...



Haa bir de Nameless ustanın kapışma sahnesini ben oldukça öznel olarak beğendim.

9 Ekim 2011 Pazar

SHAOLIN: Vay Vay Vay kadroya gel...



Bu tarz filmleri izlediğimde her seferinde tüfek icat oldu mertlik bozuldu derim. Bu 2011 yapımı Benny Chan filmi de benim için istisna olmadı.

Zamanında afişini görmeme rağmen beni zorla sinemaya götürmek isteyenlere ayak diremişliğim vardır bu film için zira şimdi afişinde Andy Lau, Nicholas Tse, Jackie Chan görüp içim gitti ama filmi Çince izlemeyi hiç istememiştim zira anlayamayacaktım ingilizce altyazı olmadan ve bana göre dışarıdan güzelim gözüken bu filmin heba olmasını istemiyordum ki bir aya boyunca afişin önünde geçip hipnotize oldum ama direndim. Daha sonra işte yakın geçmişte sonunda oturdum Türkçe' ye İntikam Savaşçıları olarak çevrilmiş bu filmi  yine Çince ama bu sefer İngilizce altyazılarıyla izledim.

Nasıl bir film konusuna girmeden önce cıvık moda geçerek vay vay vay kadroya gel diyerek başlamak isterim. Zira Andy Lau var, Nicholas Tse var üzerine Jackie Chan var. Daha bitmedi Wu Jing ve Xing Yu var üstüne üstlük bir adet Fan Bing Bing var...vuuuu..!! Oldukça iddialı.








Filme gelirsek; Çin tarihinde pek çok kez görülen kaos dönemlerinden bir tanesinde yine hakim güçler bir Shaolin Tapınağını gözlerine kestirirler.- Güçler genelde bir tapınağı, shaolin, budist, tao, wu tang, hangisi denk gelirse gözlerine kestirir.- Kaderin bir oyunu olarak egemen güçlerin başı kendini bu tapınakta bulmuştur ve oradaki insanlarla tanışır, yaşadıklarının etkisiyle buraya yakınlaşır ama kendisinin de eskiden dahil olduğu eski güçler bu adam için tapınağa dalmakta zeval görmezler. Burada kesiyorum. Klasik ve bilindik bir konu. Daha önce de sayısız filmde benzer tema işlenmiştir.

Geyik zamanına geri dönüyorum ve öncelikle Nicholas Tse' yi ele alıyorum. Nereden nereye demedim değil. Young& Dangerous, Gen X cops, Tiramisu, Time and Tide, Comic King, New Police Story, Dragon Tiger Gate ve diğerlerinden, Beast Stalker, Bodyguards and Assasins ve Shaolin' e. Kötü adam da olurmuşlara girdim gerçi kötü adam tarihinin öncesinde Storm Warriors var. Hey gidi mazi.. Neyse hakkını yememek lazım ilerleyen zamanla efendi bir adam ve kendini geliştiren bir insan oldu. Yani ben bu kanaatteyim en azından. Performansını da beğendim.

Andy Lau; adam dursa yetiyor. Çoğu zaman insan iyi bir oyuncu mu acaba düşünüyor ne bileyim en azından ben onu izlerken oyunculuğunu pek düşünmüyorum. Aynı anda bir kaç karpuz taşıyan uzakdoğunun süperstarı. Takdir... Ayrıca filmin bence film kadar hoş ve güzel tema parçası "wu" yu da bu amca seslendiriyor. Parça çok hoş gerçekten.





Jackie Chan: Hakkında konuşmak bana düşmez :) kötü bir şey söyleyeni döverler. Bu filmde de son zamanlardaki rol değişimini görüyoruz çokta yer almıyor ama yine bildiğimiz Jackie Chan. Yine esprili, doğrucu, yine süper. Bu filmle birlikte The Forbidden Kingdom faciasını kafamdan tamamiyle sildim artık. Her insan hata yapar diyorum ve kendisinin Hong Kong da kalmasını diliyorum. Yine bu filmde de kendisinden bir dövüş tekniği öğrenilebilir. Yine en eğlencelisi...

Fan Bing Bing: Yine çok güzel...

Doğal ve beklenecek şekilde Wu Jing ve Xing Yu nun filme katkısı büyük.

Tapınak içindeki toplu sahnelere ve veletlere değinmeyeceğim bile.

Bu geçit töreninden sonra filme geri dönersek, konu basit ve bilindik dedik. Duygu geçişleri ya da karakterler arası ilişki bana kalırsa yönetmenin yönlendiriciliğinden ziyade oyuncuların performansından kaynaklanıyor. Yine de istediğini veriyor mu? Çok bir şey vermek istediğini sanmıyorum en azından pek öyle bir derdi yok, bunu tamamen çok daha iyi olabileceğini düşünerek yazıyorum -ama yine de istediğini veriyor ve etkileyici bir film. Özellikle oyunculara alkış. Klasik bir Benny Chan performansı bana kalırsa, nacizane düşüncem. Neyse bu arada filme muazzam bir katkısı olan Wu Jing' i de gördüğüm ilk sahnede Leon Lai sandım kendisinden özür diliyorum ama bu tamamen benim dangalaklığım ve berbat yüz hafızamdan kaynaklanıyor. Klasik ve bilindik dedim ama bu filme kötü diyeni Shaolinler tekmeler, aslan kaplan pençesi atarlar. He sonunda ki o tipsiz yabancının gülüşü adamı gıcık edip kendisine dalma isteği yaratıyor mu? yaratıyor halbuki çok bilindik bir numara. İşte etkileyici olduğunun kanıtlarından biri.

Film konu ya da kurgudan ziyade daha çok aksiyonu ön plana çıkarmayı hedeflemiş bana kalırsa. Bunda da başarılı olmuş. Aksiyon koreograflarından birinin Corey Yuen olduğunu belirteyim ki beklentiler artsın. Koreografiler son derece akıcı, estetik, izlenebilir ve heyecan verici. En kötüsü olmasına rağmen Andy Lau vs N. Tse en beğendiğim oldu bunu da tamamen filmin gazına bağlıyorum başka bir nedeni yok. Bu arada tapınakta Andy Lau ile kung fu çalışan tombiş velete bittim.

Sonuç olarak öncelikle bütçesine demiş, başarılı bir 2011 yapımı. Hele insan Hong Kong filmlerini seviyorsa izlemesinde fayda var.

Ben bu filmi bitirdikten sonra hızımı alamayıp belirli nedenlerden ötürü oturup birde The Shaolin Temple' ı yıllar sonra tekrar izledim. Jet Li' nin ilk filmi... O derece etkilenmişim...

3 Temmuz 2011 Pazar

THE STORM WARRIORS: 10 Yıl Sonra Devam...




The Storm Riders adlı filmin devamı olarak çekilmiş olan 2009 yapımı Hong Kong filmi olmakta kendisi. Bu sefer yönetmenliği Pang Kardeşler yapmışlar ve demişler ki ilk filmin devamı şeklinde olmayacak bu film. Haklılarmış zira aradaki süre ve bunlar ne zaman Lord Godless'ın eline düştüler, Second Dream ile Wind ne ara tanıştı, neredeyiz, ne oluyoruz, Lord Godless ve oğlu Heartless ne ara ortaya çıktı gibi soruların cevabı yok – en azından çizgi romanı bilmeyenler için -


Neyse bodozlama dalmadan önce sakince başlayalım. Öncelikle film öncesini boş bırakmakla birlikte çizgi romana daha sadık.

Ekin Cheng yine Wind, Aaron Kwok yine Cloud. Bu arkadaşları tebrik etmek lazım performansları 10 sene önce bıraktıkları yerde. Tebrik ediyorum.

Şimdi bir Kenny Ho olayı var ki canlandırdığı Nameless karakteri ile filme damgasını vuruyor, başarısının altında yatan nokta bence Nameless' ın müthiş karizmasıdır. Charlene Choi Second Dream olarak karşımıza çıkıyor. Chu Chu ya da Muse bu filmde Qi Shu değil Tiffany Tang olmuş. Serinin kötü adamları Lord Godless olarak Simon Yam ve oğlu Heartless ise Nicholas Tse.


Bu filmde Cloud ve Nameless ve Chu Chu' yu Godless tarafından kaçırılmış buluyoruz. Gelen Wind ve Nameless' ın yardımcıları tarafından kurtarılırlarken kötü kalpli Godless' ın bunlarla birlikte esir aldığı pek çok dövüş ustası hakkın rahmetine kavuşuyor. Godless ve Heartless' ın amacı Çin' i işgal etmek ve bunlar hedeflerine doğru ilerler ve tüm dövüş okullarını yıkıp geçerken, Nameless usta Cloud ve Wind 'i Lord Wicked' ı bulmaya gönderiyor.




Şimdi Nameless ve Lord Wicked bu alemin en baba karakterleri, belirtmeden geçmeyeyim. Burada Wind manitası Second Dream ile de karşılaşıyor. Lord Wicked yaptığı taş testi ile şeytani pislik kung fusunu taşı Cloud gibi ezip parça pinçik etmeyen sadece yakalayan Wind' e öğretmeye karar veriyor. Bu bela bir teknik adamı ele geçirebilyor zira bu nedenle Lord Wicked zamanında delirip etrafındakileri kesmemek için kendi kollarını kesmiş -ki bu esnada pek çok insan mefta olmuş -. Wind kendini bu uğurda feda ederken karakterlerin karakteri Nameless da boş durmayıp Cloud' u çağırıyor ve ona öğreterek kendi kılıç tekniğini yaratmasında yardımcı oluyor. Sonra bu sırada Lord Godless esasen peşinde olduğu Dragon Tomb' un peşinde giderken işte Lord Godless, kafayı yemiş Wind, Cloud, Heartless , kızlar karşı karşıya geliyor...


Görüntü ve efekt konusunda çok iyi bir iş çıkmış ortaya. Bir manganın ya da zaman zaman bilgisayar oyununun sinemaya uyarlanmış bir versiyonu gibi. Çok güzel -estetik açıdan; renk, duruş, poz vs...- kareler barındırıyor. Karakter derinliği, duygusallık, duygu geçisi, hikayeye ait detaylar gibi öğlere pek rastlanmıyor filmde. Anladığım kadarıyla biraz da tercih bu yönde olmuş ki eğer amaç karelerden oluşan, görsel ve teknik olarak tatmin edici bir film yapmaksa oldukça başarılı olmuşlar, gerisi izleyene kalmış...Buna bağlı olarak ilki kadar eğlenceli bir film değil bir de elemanlar hiç gülmüyorlar bu filmde bir tek ara ara Wind pis pis sırıtıyor. Ha bana kalırsa bu filmde Cloud' u daha insancıl buldum orası ayrı..


Lord Godless bir Lord Conquerer olamamış ama iyi hoş yine. Heartless olarak Nicholas Tse' yi beğendim, bir de arada çıkan sub zero - scorpion benzeri ikiliyi daha fazla görseydik keşke...bu arada filmin müzikleri çok güzel...


Bu da Aaron Kwok'tan gelsin...



Görsel açıdan oldukça başarılı diğer noktalarda zayıf fakat yine de kendini izlettiren (böyle şeyleri sevenler için) bir film olmuş.

Nameless usta ve yardımcısı bambaşka gerçekten...Filmin sonuna değinmiyorum...ama sanırım üçüncüsü gelecek.


4 Haziran 2011 Cumartesi

THE STORM RIDERS: Fung wan hung ba tin ha



Sonunda Storm Riders The Clash of the Evils adlı animeyi izlemenin gururunu yaşarken öncelikle geçmişe dönerek bu serilerle tanışıklığımın nedeni olan ilk filmi The Storm Riders' ı, Türkçesi ile Fırtına Süvarileri' ni anmaya karar verdim. Fung wan dünyasına ilk girişim bu film sayesinde olmuştur. Akabinde ikinci film Storm Warriors ve en sonunda bu animeyi izlemenin mutluluğunu yaşamaktayım niyeyse?

Yıllar yıllar önceydi...- kendimi fosil gibi hissettim – Bu filmi bir televizyon kanalında keşfettim. Bir baktım Uzak doğu filmi bir baktım Ekin Cheng bir baktım Aaron Kwok. Ohannes noluyoruz dedim kendi kendime... ve maceram böyle başlayıverdi bu hiç ummadığım tv kanalında... O zamanlar tabii ki The Storm Riders' ın aslında bir çizgi roman serisi olduğunu bilmiyorum çünkü gerçekten oldukça yıllar önce. Ekin Cheng' i tanırım, filmlerinin bir kısmını izlemişimdir, parçalarının bazılarını severim ama esasen Young& Dangerous serisi ile sempatimi kazanmıştır o zamanlar. Aaron Kwok' u kim sevmez zaten? Bir baktım Sonny Chiba filmde Conqueror olarak döktürüyor. İlerleyen kısımlarda Qi Shu... Hikaye cezbedici... Sahneler hoş falan... Sonrasında benim sevdiğim kadar bu tv kanalı da sevmiş olacak ki aynı filmi iki haftada bir yayınlamaya başladılar. Sonra birkaç yıl geçti aynı kanal bu sefer dizisini yayınlamaya başlamış... Hey gidi günler...

Neyse... Orijinali Fung Wan adlı çizgi romana dayanan bu 1998 yapımı Hong Kong filmi şimdi izlendiğinde komik kalabilecek görsel efektleri içinde barındırsa da o zaman için görsel anlamda oldukça etkileyiciydi. Andrew Lau' nun yönetmenliğini yaptığı filmin castını değerlendirmem gerekirse animenin de çizgi romandan uyralandığını düşünerek cast seçiminin oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim. Her şeyden önce Hong Kong' un iki starını ana karakterler olarak ortaya koyması yani Aaron Kwok ve Ekin Cheng zamanında Hong Kong' da yeri göğü sallamış. Diyebileceğim o ki Aaron Kwok Cloud' a cuk demiş oturmuş. Ekin Cheng için kararsız olsam da Wind için aklıma başka alternatif gelmiyor ne yalan söyleyeyim.


Filmin olayı şöyle; bir adet dövüş sanatları ustası olan Conqueror' a kahin Mud Budha der ki; "iki çocuğu bulmalısın adları Wind ve Cloud. Bu iki çocuğa kaderin bağlı onlar sana büyük ün getirecekler. Kehanetin devamını sana 10 sene sonra söyleyeceğim" ve yok olur. Gazı alan Conqueror ( Sonny Chiba) bu iki çocuğu ailelerini katlederek bulur, yanına alır, besler ve kendi oğulları gibi yetiştirir. Bu ikiliyle birlikte büyüyen bir de Frost vardır. On sene içinde bu çocuklar büyür, karakterleri gelişir, her yeri fethederler, usta dövüşçüler olurlar vs.. Tabii Wind ve Cloud aynı zamanda Conqueror efendinin kızı Charity' e de ayrı ayrı yanıktırlar. 10 sene sonra Conqueror ortadan kaybolan Mud Budha' yı buldurur ve kehanetin devamını ister Mud Budha da der ki; "bu çocuklar ya sana katılacakalr ya da felaketin olacaklar". Tırsan Conqueror bunları ben birbirine düşüreyim der kızı Charity' i ortaya salar. Ben de hala soru işaretidir tamam Charity kardeşim Cloud' u seviyorsun ama Wind'le niye takıldın. Neyse... Wind daha insancıl iken daha asi ve bağımsız olan Cloud' a karşı önlem almak için Conqueror kızını Wind ile evlendirmeye karar verir. Cloud düğünü basar kızı kaçırır. Wind ile Cloud kapışır, Conqueror Cloud' u öldürmek isterken elinden çıkardığı top Charity' i vurur Charity mefta olur. Wind ve Cloud' un yolları ayrılır, Frost Conqueror ile kalır. Bu arada Conqueror Wind'i zehirleyip öldürmeye çalışır fakat bu esnada anasını babasını ve Cloud'unkileri kimin öldürdüğünü keşfeder falan filan sonra işte intikam aşaması başlar.

Bu arada ortama peri olarak – yok yani isim olarak peri yoksa insan- Qi Shu -, Sword Saint olarak Anthony Wong girer. İşte olaylar böyle devam eder daha detaya girmeyeceğim.


İşte böyle...İlk izlediğimde oldukça etkilenmiştim. Bakıldığında cast zaten güzel, karakterler güzel, ortam güzel, müzikler güzel, efektler güzel. Şimdi izleyince efektler falan komik gelse de herşeyden öte kurgu güzel, Lord Conquer olarak ortamı domine eden Sonny Chiba insanı gaza getiriyor. Filmin içine bir sürü karakter girince ortam karışıyor biraz ama yine de derdini anlatıyor.

Filmle ilgili üç nokta var ki aklımdan silinmiyor; Birincisi Cloud'un (aaron kwok) merdivenlerde çenesini ellerine yasladığı o karizmatik oturuşudur.

İkincisi her ne kadar Sonny Chiba' nın performansından dolayı lord' a saygı duysam da Frost' un kalbini çok kırıp üzmüştür beni.

Üçüncüsü sword saint' in traji komik başarısızlığıdır.

Bir de Shaolin rahibi ve ateş maymunu serinin vazgeçilmez karakterelrindendir bana kalırsa...

Filmin müzikleri de gayet hoş. Ekin Cheng ve Aaron Kwok da oldukça katkıda bulunmuştur. "wind meets cloud" hem normal hem de enstrümental haliyle film ile oldukça uyumlu olmakla birlikte "cong er fei" de güzel parçadır.

Velhasıl benim sığ bakış açıma göre güzel filmdir. Storm Warriors' a başka açılardan iyi denilebilir ama bunun yerini tutmaz. Storm Riders The Clash of the Evils' ı izleyen ya da izlemeye niyeti olanlara öneririm bu filmi.

Not: ehehehe her zaman riders on the storm' u çağırıştırıyor :)

Not 2: Filmin kurgusu ve karakterlerin bazı yerleşimleri bazı noktalarda çizgi romanlardan farklı.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...