mblaq etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mblaq etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Eylül 2013 Pazartesi

MusicBank Istanbul: 2013: Çoook Keyifli Bir Gece (II)




(İkinci Bölüm)


(Birinci Bölüm için buraya gidebilirsiniz)

Gelelim FT Island' a...



Çivilemişler dördünü sahnenin en dibine, yüzlerine zoom yapmak da yok (ara sıra :P) Hongki önde zıp zıp. Şaka şaka bu durum tanımlamasından kötü anlam çıkarmasın kimse :)) FT Island, çosturdu. Şu gözler gerçi bir Jonghun' u bir Seunghyun' u  yakından görmek isterdi ama olsun. İletişim hoş, performans başarılı, elemanlar sevimli, daha ne diyeyim :) Zıp zıplayan HongKi, balon şişiren Hongki, seyirciye kelime öğreten benden sonra tekrarlayın diyen Hong Ki :)) FT Island' ı dinlemekten ötürü bizim keyfimiz oldukça yerindeydi zira salonun da keyfi son derece yerindeydi :)" I Hope" da özellikle kendimizden geçmiştik muhtemelen zira o arada da anıp çok güldük bu parça ilk çıktığında klibiyle ölümüne dalga geçtiğimizi. Salonda keza zıpzıp zıplıyordu.







FT Island' ı canlı dinlemek çok güzeldi cidden :)



Sırada  Miss A vardı.

Sevimli, hoş ve (bana göre) sakin bir performanstı. Ben bu esnada biraz oturmayı tercih etmiştim, yorulmuş olmamdan da kaynaklanıyordu. Kebap muhabbeti çeviren bu arkadaşlar şöyle bir akım yarattı, sahnenin arkasından aniden öne koşmaya başlayarak tüm salonu ayaklandırıyorlardı :) Bir iki kez bunu yaptılar.





Sonra sahneye Beast çıktı...




Katıksız bir coşkunluk yaşandı salonda. Elemanlarda gayet sevimliydiler. Artık nasıl bir ruh haline büründüysem pek detay hatırlayamıyorum ama Beast' in parçaları canlı dinlenince çok daha iyi geliyor insana.





Ardından G.O ve Suzy' nin düetini dinledik.



Akabinde Ailee,Seungho,Hongki,Dujun  performansı...





Ve en sonunda yedi kişi olarak ortaya çıkan Super Junior...Ortamın durumunu sizlerin hayal gücüne bırakıyorum bu dakikadan sonra.




Kyuhkun, Eunhyuk ve Sungmin bu akşamki performansın yıldızlarıdır bana kalırsa. Enerjik, sempatik, deli dolu ve eğlenceli. Salonun enerjisini yukarıda tutacağız diye ellerinden geleni yaptılar. Kangin' de onlara katıldı.



Türkçe pankart olayı, Türkçe konuşmalar  oldukça hoştu.

Donghae, grup içinde en sevdiğim elemanlardan bir tanesidir. Başta çok odun gözüktü gözüme ama sonra seyirciden aldığı telefonla kendi fotosunu çekmesiyle üzerindeki durgunluğu attı sanki. Kendisine uzatılan bayrağı alması, öpmesi, üzerinde taşıması ile geceye damgasını vurdu.





Super Junior' u daha öncede tam kadro olarak canlı izlemiştim. O zaman ki performansları bundan çok çok daha iyiydi ama bu demek değil ki dün akşam Super Junior vasattı. Bana kalırsa Suju herşeyden önce gayet profesyonel bir ekip, her şartta ve koşulda performansın altından kalkıyorlar. Bununla birlike fan service, seyirciyle iletişim, etkileşim konusunda oldukça başarılılar, kimse onları boşuna izlemeye gitmiyor ya da sevmiyor.

 Dün gecede aslında sadece orada bulunmakla bile insanları kazanmışlardı. Buna rağmen yetinmediler, ayrı ayrı ve grup olarak herkese güzel dakikalar yaşattılar.

Arada hazırlanan videoyu göstermeleri de güzeldi.

Tek sorun sanki ses sistemindeki bir sorundu ya da bana öyle geldi. Zaman zaman vokalleri duymakta zorlandım.







Sonunda herkes sahneye çıktı. Parça esnasında ya da sonrasında tam hatırlamıyorum Türkiye ve Güney Kore balonları aşağı indi.



Gelenlere teşekkür ettiler, el salladılar ki bu aralarda Mir' in dansı beni çok güldürdü. Uzun dakikalar boyunca dinleyicilerle karşılıklı el salladılar. Hoş anlardı...

Ve bu şekilde bir konser son buldu.Sonuç olarak keyifli bir akşamdı.




Benim değerlendirmeme gelirsek tüm gruplar teker teker başarılı ve iyiydiler ancak bana göre en iyi performans Ailee idi.(belki bunda kendisine karşı yaptığım haksızlığın vicdan tellerimi sızlatmasıda bir etkendir)


Şimdi kim diyebilir ki bir Beast, bir Suju, bir Mbla , bir FT Island kötü diye. Diyen çarpılır:P

Tüm k-pop severlerin bu duyguları tekrar yaşamasını, bu gece orada bulunamayanlarında tez zamanda canlı kanlı izleyebilmelerini dilerim. Konsere gidemeyenler üzülmesin, zaman değişti, mesafeler azaldı, sonuçta K-pop ihraç edilmek üzere tasarlanan bir ürün ve ses duyuldu. Bu gecenin bir kırılma noktası olması muhtemel bu nedenle önümüzde daha çok  fırsat olacağını düşünüyorum.




Genel anlamda uzak doğuluların saygılı ve sempatik tavır ve yaklaşımları dışında bu konser tekrar bana K-pop u neden sevdiğimi hatırlattı. Kabul edelim bir dark side var ama bunun yanında işi ciddiye alma ve saygı var. Oraya gelenlerin boşuna gelmediğinin bilincindeler ve buna  mümkün olduğu kadar karşılık verilmeye çalışılıyor. İzleyiciye/dinleyiciye yansıyan bir afra tafra yok. Sadece vokal değil - istisnalar ve tarzlar hariç- baştan savma değil, ciddi ve profesyonel koreografi ve dans var ve herşeyden öte sahne üzerinde bir estetik var.

Bu da bizim sözde idollere kapak olsun diyerek, bu geceyi ve konseri bağlar bu da böyle bir anımdı diyerek yazıyı bitiririm.





8 Eylül 2013 Pazar

MUSICBANK ISTANBUL 2013: Çoook Keyifli Bir Gece (I)





- Birinci Bölüm-


Yıllar önce Çin ve Kore'de konserlere giderken, konser anlarında delicesine eğlensem de hep yanımda aynı dilden konuştuğum beraberce saçmalayabileceğim insaların olmasını istemiş ve her seferinde şu grupları Türkiye' de hep beraber dinleyebilsek bir de demiştim. Sonuçta oldu :)) Bundan sonra umuyorum ki daha fazlası olur...



(Biz gittiğimizde salon buna benziyordu. Saat 18.45 civarı)

Rahat gittik, dışarıda beklemeden kapıdan girdik, yerlerimize yerleştik. Başlama saatine 10 dakika olmasına rağmen henüz salon dolmamıştı. Konserin yapıldığı Ataşehir Ülker Sports Arena bölgesi normal şartlarda bile  trafiğin dolama olduğu yerlerden biridir. Durumu biraz da buna  bağladık gerçi biz girerken henüz açılmamış kapılar vardı sanıyorum.






Salonda, klipler dönüyordu, coşkuya gel... Özellikle Sorry Sorry  her döndüğünde ortam yıkıldı,  keyifli görüntüler vardı.





Benim için konserin en kötü yanı zamanlamasının yorgun ve çok keyifsiz olduğum bir döneme denk gelmiş olmasıydı. İyi ki eğlenmeye ve ciğerlerini ortaya dökmeye and içmiş bir anck vardı yanımda ki daha klipler esnasında kendisi coşmuştu :)




Saat yedi gibi sahneye çıkanlar Korece ve Türkçe anons yaparak bizim girişlerin henüz tamamlanmadığını ve bu nedenle konserin 15 dakika geç başlayacağını anons etti. Anck ile ben biraz üzülmüştük salon  boş diye. Biletler tükendi diye biliyorduk ama gerçekten 15 dakika içinde salona delicesine bir giriş oldu. Bu esnada sahnedeki iki kişi bir süre daha sempatik konuşmalarına devam etti. Diğer ülkelerden gelen hayranlar olduğunu duyduklarını söylediler. Sayıp cevap almak için beklediler. Hatırladıklarım; Bulgaristan, Yunanistan, İran -  yanımda çığlık atan kızlardan o anda tırstım ama iyi ki sonradan pek sesleri çıkmadı- . Kendileri başka bir mevzuudur. Romanya, Mısır. (Irak dediler mi anımsamıyorum ama anck Irak ile ilgili bir pankart gördüğünü söyledi)  -

Şimdi bana kalırsa bu güzel ve hoş bir konudur. Türkiyedeki fanlar ve severler için olumlu bir noktadır. Mesaj şu; Türkiye' ye gelin yakın ülkelerde buraya gelebiliyor burası merkez olsun :P :))




Sahne yine boşaldı, klipler dönmeye devam, salondan görüntüler devam... Coşku devam ... Bir ara üstlerde "will you marry me" tarzında bir pankart gördüm ve ona koptum. O an anck ile üzüldük, çok fantastik pankart fikirlerimiz vardı ama işte zamanlama denk gelmedi fakat salonda gördüğümüz bir kısım pankart keyfimizi yerine getirdi.

Işıklar kapandı, salon çığlık çığlığa... Önce bir video döndü... İpek Yolu' nun yeniden inşaası, Türkiye'de tekvando  yapan insan sayısı, Korece konuşan insanlar, savaşta ülkeye destek veren kardeş ülke Türkiye... Hoş bir video olmuş...

Arkasından halk oyunları ekibi Karadeniz havası ile çıkınca ben bir dumur anı yaşadım. Hatta "her yere şu halk oyunlarını sokmasak olmaz mı üstadım" minvalinde bir diyalog geçti anck ile aramızda ama sonra boşver salla diyerek coşkuya ortak olmaya karar verdik. Onlarda Kore havalarıyla dans etmeye devam ettiler.



Şimdi devamını fazla ayrıntıya girmeden aktarmaya çalışayım...

Halk oyunu ekibi gittikten sonra, sırayla sahneye davet edildiler.

Önce MBLAQ geldi, selamlaştılar...



Sonra Ailee, seyirciyi selamladı...





sonra FT Island geldi, selamlaştı...



sonra Miss A..






Sonra Beast geldi, önlere doğru ilerleyip selamladı...





(bu arada arkadakiler takılıyor :)) )



sonra suju..




Akabinde hep birlikte öne gelerek seyirciyle selamlaştılar, kaynaştılar :))) Gerçi Tarkan' ın "Muck muck" ına bir anlam vermek istemiyorum, hadi jest ve sempatiklik yapma ihtiyacı diyerek geçiyorum.











Sunucu kısımlarını bir kenara koyuyorum, orada da ayrı geyikler döndü, nazar boncuğundan TRT spikeri ablaya "sence kim daha çok bir oyuncuya benziyor?" diye yöneltilen soru (kangin diye cevapladı yanlış hatılrmaıyorsam), "üçümüz içinde hangisini seçersin?" diye yöneltilen soruyu bana jest yapmanız lazım ona göre seçerim şeklinde cevaplamasına karşılık, kendisine sarılan, elini öpenler içinde elini öpen kangin i seçmesi gibi ve daha bir sürü...

Sahneye öncelikle MBLAQ  çıktı...





Bir kaç yıl önce "Oh "Yeah ile tanıştığım bu grup hakkında anck, fanmin, herbo ve Mikkirabu ile çevirdiğimiz geyiklerden sonra MBLAQ i canlı görmek benim için çok manidardı. Sevimli ve enerjiktiler. Salonda kendilerine güzel tepki verdi.



Sizin için bir şey hazırladık umarım beğenirsinizden sonra "En güzel İstanbul, sizi çok seviyoruz" pankartı hoş bir jestti ama bunu önce ters açmaları çok güldürdü :)

MBLAQ ile aramda sevgi ve nefret ilişkisi vardır aynısı Joon ile de geçerli. Hem severim hem yerin dibine sokarım zaman zaman amma velakin dün akşam ki Joon son derece sempatik son derece enerjik çıktı. Keza leader da bir o kadar sempatikti. Anck, Mir hastası olduğu için önceleri Mir için endişelendi bu çocukta bir durgunluk var diye ama sonra Mir şebekliklerine devam ettikçe rahatladı.



Bizim için kayışlar özellikle Oh Yeah de koptu. Konser hakkındaki son durumları takip etmediğimizden söylerler mi söylemezler mi bilmiyorduk açıkçası ihtimalde vermiyorduk. Evden çıkmadan öncede dinleyip anılaaaarrr moduna girmişliğimiz var. Oh Yeah ye geçince arkadaşlar biz coştuk. Aslında salonda koptu. Mbla in performansının aslında performanstan öte seyirciyle etkileşiminin tavan yaptığı parça oh yeah dir bana kalırsa. Anck "aç, aç, aç ..." diye bağırdı mı yanımda hatırlamıyorum ama parça çalarsa Joon' a böyle bağıracağım diye yemin etmişti ki Joon zaten o hareketi yaptı. Göbek kaslarını göremedik gerçi ama bizim için yeterli oldu :))

Mbla den sonra Ailee geldi sahneye...




konserde yer alanlar arasında aramın en uzak olduğu bir Ailee bir de Miss A' dir ama dün anladım ki ben bu kıza çok büyük haksızlık yapmışım.



Performansına Üsküdar' a gider iken" ile başlangıç yapan Ailee zaten salonu o anda ele geçirmişti ve hem vokal hem de
Türkçesiyle çok çok keyifliydi. Sonra kendi parçalarıyla kendi performansını, salondaki coskuyu ve katılımı tavana vurdurdu. O noktada ona karşı durmak pek mümkün değildi.
Sahne koreografisi sade idi, dört kişilik sahne  ekibiyle birlikte sahneyi iyi toparladılar. Bunun dışında bana öyle geliyor ki seyirciden aldığı etkiyle kendi enerjisi daha da yükseldi ve benim gözümde onun performasını daha da güzel kıldı. Mütevazi, sempatik tavırları da cabası.


İşte bu yüzden konserleri seviyorum.




(devamı için buraya lütfen)



LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...