8 Eylül 2013 Pazar

MUSICBANK ISTANBUL 2013: Çoook Keyifli Bir Gece (I)





- Birinci Bölüm-


Yıllar önce Çin ve Kore'de konserlere giderken, konser anlarında delicesine eğlensem de hep yanımda aynı dilden konuştuğum beraberce saçmalayabileceğim insaların olmasını istemiş ve her seferinde şu grupları Türkiye' de hep beraber dinleyebilsek bir de demiştim. Sonuçta oldu :)) Bundan sonra umuyorum ki daha fazlası olur...



(Biz gittiğimizde salon buna benziyordu. Saat 18.45 civarı)

Rahat gittik, dışarıda beklemeden kapıdan girdik, yerlerimize yerleştik. Başlama saatine 10 dakika olmasına rağmen henüz salon dolmamıştı. Konserin yapıldığı Ataşehir Ülker Sports Arena bölgesi normal şartlarda bile  trafiğin dolama olduğu yerlerden biridir. Durumu biraz da buna  bağladık gerçi biz girerken henüz açılmamış kapılar vardı sanıyorum.






Salonda, klipler dönüyordu, coşkuya gel... Özellikle Sorry Sorry  her döndüğünde ortam yıkıldı,  keyifli görüntüler vardı.





Benim için konserin en kötü yanı zamanlamasının yorgun ve çok keyifsiz olduğum bir döneme denk gelmiş olmasıydı. İyi ki eğlenmeye ve ciğerlerini ortaya dökmeye and içmiş bir anck vardı yanımda ki daha klipler esnasında kendisi coşmuştu :)




Saat yedi gibi sahneye çıkanlar Korece ve Türkçe anons yaparak bizim girişlerin henüz tamamlanmadığını ve bu nedenle konserin 15 dakika geç başlayacağını anons etti. Anck ile ben biraz üzülmüştük salon  boş diye. Biletler tükendi diye biliyorduk ama gerçekten 15 dakika içinde salona delicesine bir giriş oldu. Bu esnada sahnedeki iki kişi bir süre daha sempatik konuşmalarına devam etti. Diğer ülkelerden gelen hayranlar olduğunu duyduklarını söylediler. Sayıp cevap almak için beklediler. Hatırladıklarım; Bulgaristan, Yunanistan, İran -  yanımda çığlık atan kızlardan o anda tırstım ama iyi ki sonradan pek sesleri çıkmadı- . Kendileri başka bir mevzuudur. Romanya, Mısır. (Irak dediler mi anımsamıyorum ama anck Irak ile ilgili bir pankart gördüğünü söyledi)  -

Şimdi bana kalırsa bu güzel ve hoş bir konudur. Türkiyedeki fanlar ve severler için olumlu bir noktadır. Mesaj şu; Türkiye' ye gelin yakın ülkelerde buraya gelebiliyor burası merkez olsun :P :))




Sahne yine boşaldı, klipler dönmeye devam, salondan görüntüler devam... Coşku devam ... Bir ara üstlerde "will you marry me" tarzında bir pankart gördüm ve ona koptum. O an anck ile üzüldük, çok fantastik pankart fikirlerimiz vardı ama işte zamanlama denk gelmedi fakat salonda gördüğümüz bir kısım pankart keyfimizi yerine getirdi.

Işıklar kapandı, salon çığlık çığlığa... Önce bir video döndü... İpek Yolu' nun yeniden inşaası, Türkiye'de tekvando  yapan insan sayısı, Korece konuşan insanlar, savaşta ülkeye destek veren kardeş ülke Türkiye... Hoş bir video olmuş...

Arkasından halk oyunları ekibi Karadeniz havası ile çıkınca ben bir dumur anı yaşadım. Hatta "her yere şu halk oyunlarını sokmasak olmaz mı üstadım" minvalinde bir diyalog geçti anck ile aramızda ama sonra boşver salla diyerek coşkuya ortak olmaya karar verdik. Onlarda Kore havalarıyla dans etmeye devam ettiler.



Şimdi devamını fazla ayrıntıya girmeden aktarmaya çalışayım...

Halk oyunu ekibi gittikten sonra, sırayla sahneye davet edildiler.

Önce MBLAQ geldi, selamlaştılar...



Sonra Ailee, seyirciyi selamladı...





sonra FT Island geldi, selamlaştı...



sonra Miss A..






Sonra Beast geldi, önlere doğru ilerleyip selamladı...





(bu arada arkadakiler takılıyor :)) )



sonra suju..




Akabinde hep birlikte öne gelerek seyirciyle selamlaştılar, kaynaştılar :))) Gerçi Tarkan' ın "Muck muck" ına bir anlam vermek istemiyorum, hadi jest ve sempatiklik yapma ihtiyacı diyerek geçiyorum.











Sunucu kısımlarını bir kenara koyuyorum, orada da ayrı geyikler döndü, nazar boncuğundan TRT spikeri ablaya "sence kim daha çok bir oyuncuya benziyor?" diye yöneltilen soru (kangin diye cevapladı yanlış hatılrmaıyorsam), "üçümüz içinde hangisini seçersin?" diye yöneltilen soruyu bana jest yapmanız lazım ona göre seçerim şeklinde cevaplamasına karşılık, kendisine sarılan, elini öpenler içinde elini öpen kangin i seçmesi gibi ve daha bir sürü...

Sahneye öncelikle MBLAQ  çıktı...





Bir kaç yıl önce "Oh "Yeah ile tanıştığım bu grup hakkında anck, fanmin, herbo ve Mikkirabu ile çevirdiğimiz geyiklerden sonra MBLAQ i canlı görmek benim için çok manidardı. Sevimli ve enerjiktiler. Salonda kendilerine güzel tepki verdi.



Sizin için bir şey hazırladık umarım beğenirsinizden sonra "En güzel İstanbul, sizi çok seviyoruz" pankartı hoş bir jestti ama bunu önce ters açmaları çok güldürdü :)

MBLAQ ile aramda sevgi ve nefret ilişkisi vardır aynısı Joon ile de geçerli. Hem severim hem yerin dibine sokarım zaman zaman amma velakin dün akşam ki Joon son derece sempatik son derece enerjik çıktı. Keza leader da bir o kadar sempatikti. Anck, Mir hastası olduğu için önceleri Mir için endişelendi bu çocukta bir durgunluk var diye ama sonra Mir şebekliklerine devam ettikçe rahatladı.



Bizim için kayışlar özellikle Oh Yeah de koptu. Konser hakkındaki son durumları takip etmediğimizden söylerler mi söylemezler mi bilmiyorduk açıkçası ihtimalde vermiyorduk. Evden çıkmadan öncede dinleyip anılaaaarrr moduna girmişliğimiz var. Oh Yeah ye geçince arkadaşlar biz coştuk. Aslında salonda koptu. Mbla in performansının aslında performanstan öte seyirciyle etkileşiminin tavan yaptığı parça oh yeah dir bana kalırsa. Anck "aç, aç, aç ..." diye bağırdı mı yanımda hatırlamıyorum ama parça çalarsa Joon' a böyle bağıracağım diye yemin etmişti ki Joon zaten o hareketi yaptı. Göbek kaslarını göremedik gerçi ama bizim için yeterli oldu :))

Mbla den sonra Ailee geldi sahneye...




konserde yer alanlar arasında aramın en uzak olduğu bir Ailee bir de Miss A' dir ama dün anladım ki ben bu kıza çok büyük haksızlık yapmışım.



Performansına Üsküdar' a gider iken" ile başlangıç yapan Ailee zaten salonu o anda ele geçirmişti ve hem vokal hem de
Türkçesiyle çok çok keyifliydi. Sonra kendi parçalarıyla kendi performansını, salondaki coskuyu ve katılımı tavana vurdurdu. O noktada ona karşı durmak pek mümkün değildi.
Sahne koreografisi sade idi, dört kişilik sahne  ekibiyle birlikte sahneyi iyi toparladılar. Bunun dışında bana öyle geliyor ki seyirciden aldığı etkiyle kendi enerjisi daha da yükseldi ve benim gözümde onun performasını daha da güzel kıldı. Mütevazi, sempatik tavırları da cabası.


İşte bu yüzden konserleri seviyorum.




(devamı için buraya lütfen)



Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...