hei etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hei etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2009 Çarşamba

DARKER THAN BLACK: (kuro no keiyakusha ) Episode 14

Kanımca işleniş, öykü ve renkleri ile birlikte serinin en güzel bölümü. Seride var olan gri ton en çok bu bölümde ortaya çıkıyor öyleki kötü olarak adlandıracağımız contractorlar bile öylesine bir sempati yaratıyor ki onlar için bile üzülüyorsunuz. Müzikler ve görüntüler bir başka. Gai bile öyle bir söylev çekiyor ki , şebeleksin ama gönül insanısın diyor insan.

Aslında herşey 13. bölüm ile birlikte başlıyor. 13 ve 14. bölümler geçmiş yaşantısında adı Kirschi olan Yin ve geçmişi ile ilgili.

*********spoiler olabilir ***********

13. bölüm Yin' in henüz doll olmadan önce küçük bir kızken piyano dersleri aldığı Kastinen' in bizim müthiş dedektif Gai ve süper ortağı Kiko' ya başvurması ile başlar. Kendisi dünya çapında bir piyanisttir ve gittiği her ülkede Kirschi' yi aramaktadır. Böylece ufaktan Yin' in geçmişi parça parça ortaya çıkar. En belirgin özelliği, ayışığını çok sevmesi ve kendine ilham verdiğini belirtmesidir.Olaylar gelişir, Yin' i bulurlar ve ayrılmak için birlikte trene binerler.

Bu arada Syndicate boş durmaz olayı öğreni, iki adet contractor Yin' i aramaktadır. Bu arada Huang ve ekibine de Yin' i öldürme emri verilir.

14. bölümde burada başlar. Mao Hei' ye ana soruyu yöneltir. Yin' i bulduğunda onu öldürebilecek midir? Hei her ne kadar Yin' in sadece bir doll olduğunu ve öldürebileceğini söylese de muhtemelen kendiside emin değildir.

Kirschi, trende Kastinen' e onunla eve dönmek istemediğini söylemekte ancak nedenini bilmemektedir.

Bu arada Yin' in peşindeki sanatçı ruhlu iki adet contractor Bertha ve Itzak kendi düşünceleri ve bahsettikleri kadarıyla geçmişleri ile dikkate değer. Sanırım tüm seri içerisindeki en sempatik /kötü contractorlar. Bertha, insanken opera sanatçısı olduğunu anlatır, çok önemli rollere çıkmışlığı olmasa da o günleri hatırlamadan edemez. Gücü ses ile ilgilidir, kızını anar... Itzak daha çok dollların izleme için kullandıklarını kendi içinde hapsedebilmektedir. Bu arkadaşta contractor olduktan sonra şiir yazmaya başlamıştır.

Olaylar gelişir, saklandıkları eski bir okulda Yin piyano çalarken, çaldığı parça ile birlikte görüntüler akar ve böylece geçmişini hatırlar. Bu arada Hei ile Kastinen karşı karşıya kalır ancak Yin kendi isteği ile kaçtığını çünkü- en birebir şekliyle- kalbinin hareketlendiğini söyler. -sessizlik- . Az önce Gai' ın Hei' ye verdiği ders ile birlikte double efekt yapmıştır.



Bölümde değinilen bir ayışığı vardır ki hem Yin hem Bertha ve Itzak için çok anlamlıdır. Yin, küçükken ayışığını çok sever ancak annesinin ölümünden sonra- ve hell gate in oluşumuyla- ay yokolur. Bertha ve Itzak - sürekli bu satırlar üzerinde konuşurlar- sözlerin kimin olduğunu bilmemekle birlikte, Bertha bir aryanın parçası olabileceğini söyler- ay günahları öder. Itzak, ay artık görünmediğine göre hepsinin sonsuza kadar günah ödemek zorunda olduklarını söyler.

Ve final... Hei Bertha' yı haklar, Huang Itzak' ı vurur. Itzak, düşerken o ana kadar hapsetmiş olduğu izleyicileri salar ve bunlar havada bir ışık yaratırlar. Yin, bu ışığa kendini kaptır, geçmişin görüntüleri ile birlikte, tıpkı ayışığında piyano çaldığı gibi ...ve ağlar...



Bertha, ölmeden önce ışığın ne olduğunu sorar, görememektedir. Itzak ayışığı olduğunu söyler ve mısraları söyler...

Üçü içinde o an çok ama çok önemlidir. Uzun zamandır mahrum kaldıkları ay onlara geri dönmüştür.

Huang, Yin' in ağladığına inanamaz doğal olarak onun mantığına aykırıdır ancak yine de onu vuramaz daha sonra Yin' i geri istediklerinde onu vermeye de yanaşmaz.Yin, Hei' nin onu arkadaşı olarak gördüğünü söylemiş olmasından da etkilenerek Yin olarak kalmayı seçer.

Diyaloglardan ziyade görüntü ve müzik ağırlıklı bölümde dengeler çok yerinde. Gai bile hem komik hem ciddi. Bir tek hala Kiko sulu. Yine bu bölüm Yin' e yeni bir bakış açısı için gayet güzel. Bir de contractor un bile sanatçı ruhlusu bir başka oluyor.:P

25 Ocak 2009 Pazar

DARKER THAN BLACK: kuro no keiyakusha


25 Bölümlük bir anime serisi. Yönetmeni Tensai Okamura

Güney Amerika ve Japonya da birden ortaya çıkan Heaven ve Hell Gate ile birlikte gerçek yıldızlarda yok olur ve yerlerine yapay bir gökyüzü yerleştirilir. Bu kapılar ile birlikte ortaya contractor ve doll denilen doğaüstü güçlere sahip insanlar ortaya çıkar.Kahramanımız Hei ve arkadaşları diyelim bağlı oldukları organizasyonun talimatları doğrultusunda çeşitli görevler alırlar. İnsanlar belli rütbeler, görevler dışında kapıların varlığından haberdar olmakla birlikte, contractor ve doll ların varlıklarından habersizdirler.Bu bilgi yönetenler tarafından kaos olacağı düşüncesi nedeniyle dünyadan saklanmaktadır.

Seride insanlar ile birlikte contractor denilen bu doğaüstü güce sahip insanlar yer alır. Contractorları insanlardan ayıran bir diğer özellik duygulara sahip olmayıp tamamen analitik bir zekaya sahip olmalıdır. Hem güç hem duygusuzluk olunca silah olarak kullanılmaya başlarlar. doll denilen diğer tür ise pasif medyum özellikleri taşıyarak çoğu zaman contractorlara ve organizasyona bağlı insanlara iz sürme ve takip konularında yardımcı olur.Bu arkadaşların varlığıyla beraber yeni silah sektörlerine yatırım yerine bunlar -contractor & doll - savaşlarda yada gizli görevlerde kullanılmaya başlarlar.

Serinin güzel olan tarafı çoğu zaman herkesin tarafının belirsiz olması, en acımasız katil olarak etiketlenen ve contractor iken binlerce kişiyi öldürmüş olan biri, hafızasını kaybettikten sonra insanlar ile birlikte yaşayarak bazı duygularını tam olarak olmasa da kazanabilmekte ve kendini sorgulayabilmektedir yada tam tersi. Genelde bu iki türün -contractor & human - birlikte yaşayıp yaşayamayacağı hakkında kimsenin net bir fikri olmasa da esas soru kimin aslında kötü olduğuna kadar ilerleyebilir. Bu varlıkları silah olarak kullanan güçler mi yada var olmak için düşünmeden insanları öldürebilen contractorlar mı?




Tüm bu noktalara gönderme yapan birbirinden güzel bölümler barındırmakta bu seri. Bununla birlikte müziklerinin dinlenmesi şiddetle tavsiye edilir. Müziklere girmişken serinin ilk 15 bölümünün Abingdon Boys School "Howling" ile açıldığını bildirmeyi özellikle görev sayarım. İkinci açılış parçası ise An Cafe "kakasei heroism- the hero without a name" . Kapanışlar Rie Fu ve High and Mighty Colour. Ve ve ve Yoko Kanno tarafından hazırlanmış müzikler tek kelime ile enfes. Seriyi izlemeseniz bile bunları dinleyin.

İlk bölümler biraz soğuk gelsede biraz direnmekte fayda var zira 8. bölümden itibaren kopup gidiyor. Konuda ilerleyen bölümlerde daha fazla açılarak başlarda anlaşılmayan parçalar zamanla anlaşılır kılıyor. Aynı durum karakter içinde geçerli zira serinin jönü Hei /Li-Kun ilk başlarda soğuk - kıl bir tipken sonradan ısınıveriyorsunuz hatta benim gibi taş çocukmuş da diyebilirsiniz. Zira bunu diyen sadece ben değilim anime içerisindeki hatunlar da genelde böyle düşünüyorlar. Mao - bir hata sonucu kedi vücuduna hapsolmuş bir contractor- ara sıra felsefe parçalıyor bazen bir bakıyorsunuz 4 kişilik hücrenin içerisindeki en aklı başında olan varlık oluvermiş. Gerçi onunda dişi kedilerden çektiği nedir? Hei nin grubunun Doll u olan Yin ilk andan dikkat çekerken 13/14. bölümle tavan yapıyor, seveceksiniz kendisini. Bu dörtlünün bir nevi organizasyon tarafından atanmış olan lideri Huang en taş kalplerin yumuşayabileceğinin bir örneği olarak seri boyunca misyonunu tamamlıyor.

Bunun dışında Şef Kirihara keşke tüm anime hatunları böyle olsa dedirtiyor. Bir kere birini belleyip adını sayıklayıp dolaşmıyor. Kısacası cool hatun gerçi hei ye yazıyor bir süre sonra ama olsun affedilebilir. Kendisi ve ekibi gayet hoş.

Yanlış hatırlamıyorsam 8 bölüm ile birlikte MI6 ajanı November 11 /Jack Simons ve ekibiyle tanışıyoruz. November 11 i ilk gördüğünüzde görüntüsü yada karakteri ile değil eğer benim gibi Kakashi hayranıysanız sesiyle ilgileneceksiniz tabi november sonradan kendisini sevdiriyor mu? Tabi ki evet!!! Geyik esprileri, eğlenceli kişiliği, ses tonu !! , olaylara bakış açısıyla vazgeçilmez karakterlerden biri haline geliyor. Ajan olması yanıltmasın kendisi de bir contractor olmak ile birlikte , tipik contractorlardan farklı bir çizgide yürümekte. Ekip arkadaşları April (contractor) ve July (doll) ile birlikte seyredilesi bir üçlü oluşturuyorlar, gerisini yazmıyorum izlemeyenlere spoiler olmasın .

Ve son olarak dedektif kardeşimiz Gai Kurosawa -ki kendisi eski bir polistir- ve süper yardımcısı Kiko . Serinin en komik en eğlenceli ikilisi. Gerçekten bir ara baydığınız noktada devreye girip sizi kalan 17 bölümü izlemeye ikna edebiliyorlar. Gai ne kadar pervasız, zibidi, yeteneksiz, boşvermiş görünürse görünsün kendisi bir gönül insanı.

Hadi saymadan geçmeyelim bir de Amber yada MI6 ajanıyken kullandığı adıyla February var. Her bölümde daha sevimli oluyor :) Ve Hei nin kız kardeşi Pai ki Hei animenin başından beri bir şekilde kendisini arıyor , son bölümlere doğru geçmişleride netleşiyor.

Tüm bu karakterlerle birlikte adını anmadıklarımdan özür diler, her bölümde yeni kişilerle tanışacağınızı söyleyebilirim. Bölümler kendi içlerinde bir bütün taşımakla birlikte, genel çizgiden ayrılmıyorlar, renk kullanımları özellikle kayda değer.

Konusu biraz karmaşıkta gelse sabırla izlenilmesinde fayda var. Sonunda insan öncelikle sanki havada kaldığını hissetse de aslında temelde incelediği konu babında çok rahatsız edici durmuyor. Yıldızların kıymetini anlamakta fayda var tabi :)

Tüm bu kısa özetin arkasından sonuç olarak diyebiliriz ki izlenmesi gereken bir anime serisi. Hele bir 14. bölüm var ki of off...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...