hiro mizushima etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hiro mizushima etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2016 Pazar

ÜÇ ELMA MİMİ: Gökten 3 Elma Düşmüş.... (Ben yaptım ^^)






Eylül ayının ilk günlerini yaşadığımız şu günlerde benim beyin devrelerim iyice yandı. O derece yandı ki artık eriyip damlamaya başladılar. Bu yetmezmiş gibi yapmam ve yetiştirmem gereken işler var ancak karakterimin bir özelliği olarak onları son ana kadar bekletmeli ve bu esnada boş kalacağım için başka şeylerle uğraşmalıyım. İşte bu mim böyle bir durumun ürünü.



Bilemiyorum mimler böyle mi hazırlanıyor ancak oturup tüm ilgi ve alakamı bu mimi hazırlamaya sonra kendime sorup cevaplamaya verdim :)) (Daha önce hazırlanmış, böyle bir mim var mıydı bilmiyorum.Umarım yoktur.)



Adından da anlaşılabileceği gibi gökten üç elma düşüyor. İlk iki elma belli, üçüncüyü biz buluyoruz.

 Kurallar şöyle;

I - Doğal olarak 3. elma için tek bir doğru bir cevap yok, cevap bize kalmış ancak yanıtlarken sorunun ya da cevapların içindeki kısıtlara dikkat ediyoruz.

Örneğin;

Dostoyesvki' den 3 elma düşmüş, 1. si Karamazov Kardeşler  2. si Beyaz Geceler  3. ise ..... imiş.

Cevaplarda bir kısıt yok, soru Dostoyevski olarak sınırlamış. Dostoyevski' nin eserleri bol, içinden istediğimiz, sevdiğimiz birini seçiyoruz.


Gökten üç spor dalı düşmüş, birincisi futbol, ikincisi voleybol üçüncüsü ise .... miş.

Burada, ilk iki elma takım sporu olduğu için 3.yü seçerken bunun da bir takım sporu olmasına dikkat ediyoruz.



II- "Çünkü" kısmını mutlaka doldurmak. Burası tamamen yanıtlayana kalmış. İsterseniz kısaca, isterseniz uzun uzun nedeninizi yazabilirsiniz. İsterseniz, çünkü gökte yürürken başı dönmüş pat diye aşağı düşmüş de diyebilirsiniz. Burası cevaplayanın. Önemli olan burayı boş bırakmamak.



III - Herkes alıp yapabilir. (Olur da hoşuna giden, yapmak isteyen olur diye yazıyorum bunu :P) Herkesin ilgi alanı farklı olduğu için kimse tüm soruları cevaplamak zorunda değil. İsteyen hepsini cevaplar, isteyen hoşuna giden soruları alıp cevaplar. Tek şart; en az 10 soruyu cevaplamak.



Neyse, insanlar kendi mimlerini cevaplıyor mu çoğunlukla, bilmiyorum ama ben cevaplayacağım :)) Şimdi kendi kendimle diyaloğa giriyorum izninizle...



1- Gökten üç Shakespeare trajedisi düşmüş. İlki Hamlet imiş, ikincisi Kral Lear, üçüncüsü ise .... imiş.

Çünkü....

Othello

 Çünkü, aslında ilk anda Macbeth diyecektim - çok severim - ama" Arabın İntikamı" hatırına Othello diyorum. :)



2 - Rusya'dan 3 elma düşmüş. 1. Dostoyevski imiş. 2. Turgenyev 3. ise ....

Çünkü...


Gogol

Çünkü, bu aralar Gogol' ün tüm eserlerini tekrar elime alasım var.


3 - Gökten 3 elma düşmüş. 1 Oğuz Atay imiş 2. Reşat Nuri Güntekin 3. ise ....

Çünkü...

İhsan Oktay Anar

Çünkü  çok iyi, mutlaka okuyun (bence) En son Amat' ı okuduktan sonra bir iki gün ne yapacağımı bilememiştim.


4 - Gökten 3 elma düşmüş. Birincisi Raistlin Majere imiş. İkincisi Meursault' muş. (A. Camus/ Yabancı) Üçüncüsü ise .....

Çünkü....

Sun Wukong (Batıya Yolculuk)

Çünkü, en büyük anti kahraman bizim anti kahraman :)) Geyik bir yana Sun Wukong' un anti kahramanlığı biraz tartışmalı bir konu olabilir. Her şeyden önce kitabın yazıldığı yıllarda son dönemlerde popülerliği yükselmiş bir anti kahraman tanımı yoktu. Buna rağmen bana kalırsa Sun Wukong, tanım içerisinde birden fazla öğeyi içinde barındırması nedeniyle anti kahraman sayılır (en azından ilk bölümde). Geçerli nedenlerim var, gerçekten, ama uzun uzun yazamayacağım şimdi.


5 -  Yüzük Kardeşliğinden 3 elma düşmüş. Birincisi Aragorn, ikincisi Frodo, üçüncü ise .... imiş.

Çünkü...

Legolas

Çünkü, ah Legolas elf gözlerim olsun isterdim.


6 - Gökten 3 elma düşmüş.

Birincisi; Molloy - Malone ölüyor - Adlandıralamayan (S. Beckett) imiş.

İkincisi; Yüzük Kardeşliği - İki Kule -Kralın Dönüşü ( Tolkien) imiş.

Üçüncüsü ise ....

Çünkü....

Efsaneler Üçlemesi  ( İkizlerin Sınavı - İkizlerin Savaşı - İkizlerin Zamanı)

Çünkü Raistlin Majere :)


7 - Gökten üç elma düşmüş. Birincisi müzik imiş, ikincisi bale, üçüncü ise ....

Çünkü ...

Tiyatro

Çünkü anlatılmaz yaşanır.


8 - Gökten üç elmanın içinde üç masal düşmüş. 1. Pamuk Prenses ve 7 Cüceler  imiş 2. Hansel ile Gretel  imiş  3. ......   imiş.

Çünkü.....

Kurbağa Prens

Çünkü nice nesil öpülünce kurbağanın yakışıklı bir prense dönüşeceğini düşünerek perişan oldu.


9 - Gökten 3 elma düşmüş. 1. Yunan Mitolojisi imiş. 2. İskandinav Mitolojisi imiş 3...... imiş.

Çünkü....

Çin Mitolojisi

Çünkü, sınırlar ve çizgiler çok iç içe. Ayrıca isimleri aklımda hiç tutamıyorum. Yani kısacası içinden henüz çıkamadım.


10 - Gökten 3 elma düşmüş. 1. Ilyada imiş 2. Ramayana imiş  3. ...... imiş.

Çünkü....

Gılgamış (Gılgameş) Destanı

Çünkü, işin yok kayalara, tabletlere destan yazmışsın. Ondan da öte ölümsüzlük arayışı:)



11 - Gökte 3 elma asılı duruyormuş. 1. Dünya 2. Mars 3. ise  .... imiş.

Çünkü...

Satürn

Çünkü çok şık ve kendine münhasır. Halkalarına ayrıca bayılmakla birlikte tek sorunum (eğer bilgiler hala güncelse) bin yılda bir yağmur alması :(

Not: Pluton, kalbim seninle....



(Satürn: Şu endama şu karizmaya bakar mısınız? )


12- Gökten ak sakallı dede sarkıp fısıldamış; "Kardeş elimde üç elma var. Her biri ayrı bir zaman dilimini temsil ediyor. Hangi yy. a  gitmek istersin? Ama  ikisini sana hayatta vermem." Ak sakallı dedenin elindeki ilk elma   13. yy'mış. İkinci elma 24.yy. 3. elma ise...

Çünkü....

20. yy gibimsi.

Çünkü, eski maceraperest ben olsam MÖ 1 yy ya da 26. yy (insanlık yoksa da gidip bakacağız işte) falan derdim ama ben eski ben değilim artık. O nedenle 90' lar hatta 2000' lerin başı . (hahahaha şu anda kendimi çalımlayarak kendime gol attım yalnız!) Hadi 20.yy sonları diyeyim bari.



13- Gökten 3 elma düşmüş. 1. piyano imiş. 2. gitar 3. ise .... imiş.

Çünkü.....

Keman

Çünkü, çalabilmeyi en çok istediğim alet.


14 - Gökten üç elma düşmüş. Birincisi Joe Hisaishi imiş 2. Hans Zimmer 3. ise ....

Çünkü


Çünkü  John Williams demek Star Wars, Indiana Jones, E.T, Jaws, Minority Report, Jurassic Park, Saving Private Ryan ... falan demek.


15- Gökten 3 K-Pop grubu düşmüş. 1. DBSK imiş 2. Super Junior 3....imiş.

Çünkü....


Çünkü bir anda aklıma geliverdiler. (Bu arada yaşıyorlar mı, bilgim yok)


16- Göklerin kafasına esmiş, yönleri elma yapmış eğlenmek için jonklörlük yapıp bunları çeviriyormuş ki üç elmayı düşürmüş. 1. elma batı imiş 2. elma güney 3. ise... imiş.

Çünkü....

Kuzey

Çünkü karizmatik. Her dilde bu kelimenin bir karizması, bir ağırlığı var bence.



17- Gökten elma şeklinde üç adet film türü düşmüş. 1. si bilim kurgu imiş. 2. si komedi imiş.  si  3. sü ise ..... imiş.

Çünkü.....

Aksiyon. 

Çünkü derinliğe ya da detaylı alt metne gerek yok. Aksiyon- hareket olsun. Dünyayı kurtar kahraman ol, insanlığı kurtar kahraman ol, en zor durumlardan kurtul dünyadaki en cesur insan ol. Hepsinde kötü adamları döv, yen, kazan. Fazla kafa yorma.  Oh bir nevi katarsis, mis... Rahatlamak için ideal.



18 -  Gökten 3 elma düşmüş 1. Star Wars (Triology) 2. The Godfather 3. ..... imiş.

Çünkü....

Geleceğe Dönüş (Back to the Future)

Çünkü, Marty Mcfly ve Profesör.


19 - Gökten üç elma düşmüş. 1. Cha Seung Won imiş. 2. Dong won Kang imiş 3. ise .... imiş.

Çünkü........

Park Hae Jin

Çünkü en son Bad Guys' ı izledim ve hoşuma gitti. (Aslında 3. elma için de Dong won Kang diyebilirdim :P)



20 - Gökten 3 elma düşmüş. 1.Takuya Kimura imiş. 2.Shun Oguri imiş. 3. ....... imiş.

Çünkü.......


Çünkü eğlenceli.


21-Gökten 3 elma düşmüş. Yaşamak için 1. ve 2.de kontenjanlar doluymuş, 3. elmada kontenjan boşluğu varmış.  1. Beijing imiş 2. Londra  3. ...... miş.

Çünkü.....

Hmmm, şu aralar Seul.

Çünkü, biraz gözümüz gönlümüz açılsın, fena mı olur?


22- Gintama' dan üç elma düşmüş. Birincisi Sakata Gintoki, ikincisi Hijikata, üçüncüsü ise ...

Çünkü....

Iyyyy, bu zor olmuş biraz. Kagura

Çünkü ( zaten karar verirken çok zorlandım) yağmur yağıyor, şemsiye.




23- One Piece' den üç elma düşmüş. Birincisi Luffy, ikincisi Zoro, üçüncüsü ise ...

Çünkü....

Sanji

Çünkü Sanji, sevmemek mümkün değil!!



24- Gökten 3 elma düşmüş 1. Hateke Kakashi 2. Kisuke Uruhara 3....... imiş.

Çünkü.....

All Might

En son izlediğim  bu tanıma uyan bir karaktere sahip anime Boku no Hero Academia idi. Yine de Kakashi ve Uruhara, All Might' a nazaran daha şanslı çünkü ne Naruto ne de Ichigo, Midoriya kadar ağlak.


25 - Gökte üç elma süzülüyormuş. 1. Planör 2. Uçak 3. ise ..... imiş.

Çünkü ....

Zeplin

Çünkü hep merak etmişimdir içinde olmak nasıl bir duygu diye.




İşte böyle... Şimdi yapmak isterler belki diye bu mimi öncelikle  Paul Muad-Dib, Shuu, esra, Alice Lawliet  ve   görüpte yapmak isteyen herkese paslıyorum. (sevipte kavuşamayanlar gibi oldu ^^)


Umarım görürsünüz ve yapmak istersiniz.



See you soon!!!






22 Ocak 2015 Perşembe

Black Butler : J - Movie


Artık pek çok kişi Kuroshitsuji ve içinde yer alan Ciel ve Sebastian' ı tanıyor. Aslı Yana Toboso' nun mangası olan Kuroshitsuji daha çok animesi üzerinden biliniyor sanırım. ( ben de bu gruba dahilim)
Manganın animesi yapılmış, müzikali yapılmış sıra filme, live action' a gelmişti. Onu da 2013 yılında aradan çıkarmışlar. 2014' de gösterime girmiş. Yönetmenliğini Kentaro Otani ve Keiichi Sato' nun yaptığı filmde;

Mizushima Hiro - Sebastian Michaelis

Ayame Goriki - Genpo Shiori (yani aslında Ciel bir nevi)

Mizuki Yamammato - Lin

Louis Kurihara - Undertaker

ve diğerleri yer alıyor.

Her ne kadar manganın yani Kuroshitsuji' nin live action' ı olsa da bazı farklılar ve düzenlemelere gidilmiş. Öncelikle mekan 19. yy İngiltere değil, geleceğe yani yanlış hatırlamıyorsam 2020' lere ve Asya' ya taşınmış. Ciel, erkek değil, kadın. Ailesi öldürülünce ortadan yok oluyor sonra yanında Sebastian ile birlikte çıkıyor. Kont ünvanını alabilmek için erkek olması lazım o nedenle cinsiyetini saklıyor ve erkek gibi davranıyor. Ailesinin Kraliçe' nin köpeği rolünü devam ettiriyor...

Bana kalırsa animeden sonra bu film olmadı, film zaten olmamış.

Mizushima Hiro' yu severim ama Sebastian için ne kadar zorlasa da Sebastian' ı yakalayamıyor. Aynı konu Ayame Goriki için de geçerli. Ayrıca Ciel, tabii ki gel gitleri olmasına rağmen daha sakin ve soğukkanlı ve net. Ayame' de bu ayar zaman zaman kayıyor. O eğlenceli hizmetçi tayfasından bir tek Lin var. Bir de evin esas kahyası Tanaka mıydı, arada o gözüküyor. Teyzeye falan hiç girmeyeceğim ama değinmeden geçemeyeceğim biri var; Undertaker!!

Naptınız canım Undertaker' a? diye sormak istiyorum. Keşke hiç araya sıkıştırmasaydınız.



Hadi diyelim film olayı farklı bir mekana, zaman taşımış, ne animenin, ne manganın birebir kopyası. Farklı bir kurgu kullanıyor zaten, karakterleri ve aralarındaki ilişkiyi baştan ele alarak kendine göre kurmuş. Buraya kadar tamam ama bana kalırsa yine olmamış.

Diyaloglar arasında çok boşluk var. (Filmin genelinde bir donukluk, tutukluk var sanki ya neyse) Oyuncular da fazla yönlendirilmediler sanırım çünkü konuşuyor ve duruyor sonra tekrar konuşuyorlar. Sürekli bir kopukluk hissi oluşuyor. Aksiyon sahneleri Lin' inki hariç, ortalama altı. Kurgu kendi içinde hatalara sahip. Film akmıyor bir noktadan sonra.

İzlenmeyecek kadar kötü değil. Ayame çok güzel bir kere. Mizushima Hiro için de izlenebilir.  Hiro' nun saçlarına fön çekseymişsiniz keşke. Zaman çok bolsa izlenebilir. Ama Black Butler' ı çekmeseler de olurmuş.

Bu arada müzikler hoş.



23 Mayıs 2013 Perşembe

hanazakari no kimitachi e : ikenai taiyou




Geçenlerde salak ve iğrenç bir gün içinde Orange Range' in Ikenai Taiyou' su kulaklığımda ses verdi birden bire. O zaman anladım ki uzun zaman geçmiş dinlemeyeli ve "Hana Kimi" olarakta bilinen bu güzelim diziyi anmayalı.


Üç dört sene olmuştur bu Japon yapımı diziyi izleyeli. Orijinali manga olan bu dizi o dönemde hatta şimdiye dek izlediğim en eğlenceli dizidir. Oluşan abuk sabuk durumlar, gelişen olaylar, elemanların bunlara tepkileri, karakterlerin algılama seviyeleri, karakterler arası ilişkiler ayrı ayrı eğlendirici iken bunlara bir de pozlar, geçişler, renkler, duruşlar ve müzikler eklenince gerçekten izlemesi oldukça keyifli ve delicesine komik bir seri ortaya çıkmış.

bununla birlikte açılış parçası olan orange range' ın "ikenai taiyo" su ayrı bir bağımlılık yaratıyor öyle ki insan etrafta "abc tsuzukanai sonna n ja dame ja nai na na na na lay lay looom....... " diyerek dolaşmaya başlıyor ki bende şu son günlerde aynı etki yine baş gösterdi.


İşte o parça... Orange Range ikenai taiyou




Sonradan çekilen halini ya da Kore versiyonunu izlemedim ama şunları yazdığım anlarda diziyi tekrar baştan mı izlesem diye ciddi şekilde düşünüyorum.

tüm bunların üzerine shun oguri , ikuta toma, mizushima hiro ve diğerleri de bonus olmuş demek düşüyor ..

NOT: Böyle notlar pek yazmam ama bu diziye ayrıcalıklı davranıyorum, izlemeyen çok şey kaçırıyor bence! Ama cidden :))

22 Ocak 2012 Pazar

MR BRAIN: BEYİN VE MUZ İLİŞKİSİ ÜZERİNE...



Yine dangur dungur başlayıp ziyadesiyle mutlu olduğum serilerden bir tanesi. Gerçi pek dangur dungur demeyeyim. Kimura Takuya adı seriye başlamamda esastır.

İlk bölümde ilk intibaa CSI, şu, bu, o ve daha niceleri benzeri bir şey geleceğiydi  ki, aslında benzerlikler taşımakla birlikte, seride komedi unsurunun ağır basması ve Japon tarzı nedeniyle insan sonra bu benzerliğin farkına dahi varmıyor hatta ne saçmalamışım diyor. İlk sahneleri çarpıcı buldum gerçi. İlk anlarda çarpan bir diğer nokta ise açılış parçasının Van Halen / Jump olması ahahahaha. İlk duyduğumda kulaklarıma inanamadım bir an. Serinin sürprizleri bununla da bitmiyor.








(ahahahaha şu anda çok eğleniyorum :)))) )

2009 yapımı 8 bölümlük dizi kısaca şöyle; Ufak bir kaza geçiren elemanımız Tsukumo Ryusuke,  beş altı yıl sonra bir uzman olarak National Research Institute of Police Science' da çalışmaya başlar ancak bazı yanlış anlaşılmalar sonucu öncelikle Dedektif Tanbara ve yardımcısı Hayashida ile tanışır. Bu arada Hayashida karakterinde Mizushima Hiro' yu görmekteyiz. Bu laboratuvar kendi alanlarında uzman bilimadamlarının soruşturmalara destek nitelikli çalışmalar yaptığı - işte DNA analizi, ses analizi, davranış bilim vs... - genel anlamda sıkıcı ama bilimsel bir ortam. Tsukumo ve kendine atanan asistanı Yuri Kazune - ki kendisi Ayase Haruka olmakta - ikilisi ortama neşe getirmekte ve bu neşeyle birlikte kurumun profilini değiştirmekteler.




İhtisası beyin üzerine olan Tsukumo, soruşturmalar içine balıklama dalarak kendine has tavırları ile etrafındakileri de değiştirmekte. Çok zeki olan bu arkadaş,  beyni fazla yakıt tükettiğinden sürekli muz yemekte. Merak ettiğim bu kadar muz tüketimi, beyni için gereksinim olmakla birlikte, bünyesini nasıl etkilemekte? Anton Çehov ya da Samuel Beckett gibi yazarlar bile muz ve etkilerine oyunlarında değinmekte zira. Bu ufak noktayı atlarsak çok eğlenceli ve keyifli bir dizi olduğunu söyleyebilirim.

Serinin diğer sürprizlerine gelirsek; bir adet Gackt, bir adet Kamenashi Kazuya ve bir adet Matsuyama Koyuki (bu kadını Kimi va Petto dolayısıyla severim). Gackt' a psikopat olayı gitmiş. Kamenashi' nin bir odunu canlandırması için pek efor harcamasına gerek kalmamış.

Kimura Takuya için söylenebilecek pek bir şey yok. Adam burada da oynamış ve Tsukumo' yu daha da keyifli, daha da izlenir bir hale getirmiş. Yetenekli insan. Ayase Haruka  burada da güzel. Bu arada Nakama Yukie' yi nereden hatırlıyorum diyordum, cevabı buldum. Tabii ki Shinobi den.

Tanbara ile Hayashida süper bir ikili olmuşlar. Bu arada Takei Kohei yani Ichikawa Ebizo' nun da karizmasının hakkını yemeyeyim.

Keşke daha uzun olsaymış.

8 Kasım 2011 Salı

TOKYO DOGS: Eğlenceli Polis Ciddi Polis



Baş rollerde Shun Oguri ve Hiro Mizushima' nın yer aldığı 10 bölümlük polisiye Japon dizisi. Polisiye desem de özünde hafif, eğlenceli, esprili ama güzel bir kurguya sahip dizi.

Yine ana karakterler birbirleriyle zıt kişiliklere sahip olan iki polis, korumaya ve hafızasını geri getirmeye çalıştıkları bir adet kızcağız, - Matsunaga Yuki (Yoshitaka Yuriko) - evlere şenlik bir polis ekibi, Japon kökenli ancak Amerika ve Japon mafyasında efsane olmuş olan bir adet Yakuza arasında dönmekte olan dizi insanı ara ara kahkahalara boğma potansiyeline sahip.

Amerika' da görev yapan Takakura Sou (Shun Oguri) kardeşimiz operasyonda başarısız olup üstüne kişisel bir hesabının olduğu mafya lideri Jinno' yu yakalayabilmek için geldiği Japonya' da da başarısız olunca Amerikalılar tarafından "sen Japonya' da kal." diye gözden çıkarılır. Ekibin başı aynı zamanda Sou' nun babasının arkadaşı Otomo Kozo, Sou' yu kendi ekibine alır ve Kudo Maruo (Hiro Mizushima) ile ikisini ortak yapar.

Maruo ne kadar dışa dönük, eğlenceli ve ciddiyetsiz ise Sou bir o kadar soğuk, sıkıcı ve ciddi bir karakterdir. Giyim tarzları bile ayrı köşelerde olan bu ikilinin efsanevi söz düelloları mevcuttur. Sou' nun artı puan aldığı nokta operasyonun en sıcak anında ya da silahlı çatışmanın ortasında geyik için arayan annesine sabırla cevap vermesidir. Bir operasyonun ortasında annesi ile en efsanevi diyaloglarından bir tanesi aşağı yukarı şu şekilde idi;

Anne: kalp krizi geçiriyorum, hasta oldum !!!
Sou: Ne oldu? Neden?"
Anne: Koreli aktörlere aşık oldum!!





Maruo ve Sou Jinno' yu yakalayamadıkları operasyonda Yuki' yi bulurlar. Jinno ile bağlantısı olabileceğini düşündükler Yuki hafızasını kaybettiği için hafızasını kazanması için çalışırlarken bir yandan da onu koruma görevini üstlenirler. Bu üçlüye ekip de katılmakta ve ortamı şenlendirmektedir. Ekipteki favorilerim kesinlikle Maijima Misa ( özellikle patronun her dediğini tekrarlaması ve cool duruşu nedeniyle) ve Suzuki Mitsuo (sakin duruşu ve ikna yeteği nedeniyle) dur.




Hem kısa hem eğlenceli...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...