an cafe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
an cafe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2012 Perşembe

5. YILA GİRİYORMUŞ BLOG...



Farkettim ki blog 5. yılına giriyormuş. Zaman çabuk geçiyor...

Sıkıntılı dönemlerim esnasında blog açayım bari, izlediklerim, dinlediklerim üzerine geyik yaparım kararına varmıştım o zamanlar. Böylece blog başladı. Neler değişti, Uzakdoğu ilgilileri ve sayısı nereden nereye geldi muhabbetlerine girmeyeceğim...

4 yıl bitecek olmasına rağmen zaman zaman ihmal ettiğim çok olmuştur burayı o nedenle pek üretken bir yer sayılmaz buna rağmen kendi halinde sessiz sedasız ilerlerken ve  hiç de beklemezken - gerçekten ne yalan söyleyeyim kim okur ki bunları diyordum bir iki kişi harici - izleyiciler katıldılar, onlara teşekkür ederim... Okudukları yazılar için zaman ayırıp yorum yazanlar oldu. Onlara da teşekkürler...

Kötü zamanlarımda blog benim için neşe kaynağı oldu :)

Bu zaman içerisinde zaman zaman bazı arkadaşlar da blog için yazılarını gönderdiler, emekleri geçti, sağolsunlar...

O zaman sözü uzatmadan açılış dinletisine geçelim...

Çin& Hong Kong' dan 4. yılın bitmesi şerefine törene en genç hallerinden biriyle  Nicholas Tse katılıyor...




Kore' den Super Junior  bir parça seslendirmek istedi, hay hay, sizi mi kıracağım çocuklar... Buyrun dedim...




Luna Sea tabii ki yer almalıydı hem de bir Hide coverıyla



Hide demişken kendisini bu parçayla anmazsam içimde kalır, bu parçanın yeri var bende...




 Anime Kategorisi:

Animelerden izlediğim ve üzerine yazmak istediklerimden bahsettim...

Blog içinde yer alan anime yazılarından en çok okunma ödülü Bleach Ichimaru Gin' e gitmiş.

Ichimaru Gin' e ödülünü verirken sahneye performans için o zaman animeleri temsilen bir parça/anime seçiyorum... (şu seçme olayı o kadar zor ki...)

ahahahaha buldum buldum, biraz heyecan gelsin...

An Cafe - Kakusei Heroism /Darker Than Black... (An Cafe nin sevdiğim tek parçasıdır herhalde..)




Dramalardan dem vurmuşuz ara ara...

Drama yazıları içerisinde en çok  tıklanma ödülü Hana Yori Dango' ya gidiyor.

Ai Otsuka Planeterium alalım hemen önce...



Drama performansları için sahneye ülke bazında aşağıdaki dramaları davet ederek hep birlikte ostlarından bir parça dinliyoruz.

Japonya- Samurai High School



Kore- The Legend



Çin&Tayvan&Hong Kong' u temsilen Together / Mars



Film kategorisinde en çok tıklanan yazı The Treasure Hunter olmuş...

Film kategorisini temsilen sahneye davet ediyoruz; (şak şak şak şak.......)

Shaolin - Andy Lau - Wu




Duelist - Kang Dong Won ve Ha Ji Won seslendirsin...



The Sword of Alexander - Glay





Klip yorumları içerisinde en çok tıklanan  HIT 5 yazısı...


Klip yorumları içerisinde ele alınanları temsilen sahneye  DBSK Mirotic' i alıyoruz.



Ayrıca Buck Tick ve Mucc u tarafından yorumculara cesaret ödülü veriliyor

Manga kategorisinde ödül Zettai Kareshi ye gidiyor..

Bloga yazılan ilk yazı olması dolayısıyla da Devil May Cry yazısına da mansiyon ödülünü veriyorum...

Şimdiye kadar izleyen, okuyan, blog vasıtası ile sohbet ettiğim herkese teşekkürler...

25 Ocak 2009 Pazar

DARKER THAN BLACK: kuro no keiyakusha


25 Bölümlük bir anime serisi. Yönetmeni Tensai Okamura

Güney Amerika ve Japonya da birden ortaya çıkan Heaven ve Hell Gate ile birlikte gerçek yıldızlarda yok olur ve yerlerine yapay bir gökyüzü yerleştirilir. Bu kapılar ile birlikte ortaya contractor ve doll denilen doğaüstü güçlere sahip insanlar ortaya çıkar.Kahramanımız Hei ve arkadaşları diyelim bağlı oldukları organizasyonun talimatları doğrultusunda çeşitli görevler alırlar. İnsanlar belli rütbeler, görevler dışında kapıların varlığından haberdar olmakla birlikte, contractor ve doll ların varlıklarından habersizdirler.Bu bilgi yönetenler tarafından kaos olacağı düşüncesi nedeniyle dünyadan saklanmaktadır.

Seride insanlar ile birlikte contractor denilen bu doğaüstü güce sahip insanlar yer alır. Contractorları insanlardan ayıran bir diğer özellik duygulara sahip olmayıp tamamen analitik bir zekaya sahip olmalıdır. Hem güç hem duygusuzluk olunca silah olarak kullanılmaya başlarlar. doll denilen diğer tür ise pasif medyum özellikleri taşıyarak çoğu zaman contractorlara ve organizasyona bağlı insanlara iz sürme ve takip konularında yardımcı olur.Bu arkadaşların varlığıyla beraber yeni silah sektörlerine yatırım yerine bunlar -contractor & doll - savaşlarda yada gizli görevlerde kullanılmaya başlarlar.

Serinin güzel olan tarafı çoğu zaman herkesin tarafının belirsiz olması, en acımasız katil olarak etiketlenen ve contractor iken binlerce kişiyi öldürmüş olan biri, hafızasını kaybettikten sonra insanlar ile birlikte yaşayarak bazı duygularını tam olarak olmasa da kazanabilmekte ve kendini sorgulayabilmektedir yada tam tersi. Genelde bu iki türün -contractor & human - birlikte yaşayıp yaşayamayacağı hakkında kimsenin net bir fikri olmasa da esas soru kimin aslında kötü olduğuna kadar ilerleyebilir. Bu varlıkları silah olarak kullanan güçler mi yada var olmak için düşünmeden insanları öldürebilen contractorlar mı?




Tüm bu noktalara gönderme yapan birbirinden güzel bölümler barındırmakta bu seri. Bununla birlikte müziklerinin dinlenmesi şiddetle tavsiye edilir. Müziklere girmişken serinin ilk 15 bölümünün Abingdon Boys School "Howling" ile açıldığını bildirmeyi özellikle görev sayarım. İkinci açılış parçası ise An Cafe "kakasei heroism- the hero without a name" . Kapanışlar Rie Fu ve High and Mighty Colour. Ve ve ve Yoko Kanno tarafından hazırlanmış müzikler tek kelime ile enfes. Seriyi izlemeseniz bile bunları dinleyin.

İlk bölümler biraz soğuk gelsede biraz direnmekte fayda var zira 8. bölümden itibaren kopup gidiyor. Konuda ilerleyen bölümlerde daha fazla açılarak başlarda anlaşılmayan parçalar zamanla anlaşılır kılıyor. Aynı durum karakter içinde geçerli zira serinin jönü Hei /Li-Kun ilk başlarda soğuk - kıl bir tipken sonradan ısınıveriyorsunuz hatta benim gibi taş çocukmuş da diyebilirsiniz. Zira bunu diyen sadece ben değilim anime içerisindeki hatunlar da genelde böyle düşünüyorlar. Mao - bir hata sonucu kedi vücuduna hapsolmuş bir contractor- ara sıra felsefe parçalıyor bazen bir bakıyorsunuz 4 kişilik hücrenin içerisindeki en aklı başında olan varlık oluvermiş. Gerçi onunda dişi kedilerden çektiği nedir? Hei nin grubunun Doll u olan Yin ilk andan dikkat çekerken 13/14. bölümle tavan yapıyor, seveceksiniz kendisini. Bu dörtlünün bir nevi organizasyon tarafından atanmış olan lideri Huang en taş kalplerin yumuşayabileceğinin bir örneği olarak seri boyunca misyonunu tamamlıyor.

Bunun dışında Şef Kirihara keşke tüm anime hatunları böyle olsa dedirtiyor. Bir kere birini belleyip adını sayıklayıp dolaşmıyor. Kısacası cool hatun gerçi hei ye yazıyor bir süre sonra ama olsun affedilebilir. Kendisi ve ekibi gayet hoş.

Yanlış hatırlamıyorsam 8 bölüm ile birlikte MI6 ajanı November 11 /Jack Simons ve ekibiyle tanışıyoruz. November 11 i ilk gördüğünüzde görüntüsü yada karakteri ile değil eğer benim gibi Kakashi hayranıysanız sesiyle ilgileneceksiniz tabi november sonradan kendisini sevdiriyor mu? Tabi ki evet!!! Geyik esprileri, eğlenceli kişiliği, ses tonu !! , olaylara bakış açısıyla vazgeçilmez karakterlerden biri haline geliyor. Ajan olması yanıltmasın kendisi de bir contractor olmak ile birlikte , tipik contractorlardan farklı bir çizgide yürümekte. Ekip arkadaşları April (contractor) ve July (doll) ile birlikte seyredilesi bir üçlü oluşturuyorlar, gerisini yazmıyorum izlemeyenlere spoiler olmasın .

Ve son olarak dedektif kardeşimiz Gai Kurosawa -ki kendisi eski bir polistir- ve süper yardımcısı Kiko . Serinin en komik en eğlenceli ikilisi. Gerçekten bir ara baydığınız noktada devreye girip sizi kalan 17 bölümü izlemeye ikna edebiliyorlar. Gai ne kadar pervasız, zibidi, yeteneksiz, boşvermiş görünürse görünsün kendisi bir gönül insanı.

Hadi saymadan geçmeyelim bir de Amber yada MI6 ajanıyken kullandığı adıyla February var. Her bölümde daha sevimli oluyor :) Ve Hei nin kız kardeşi Pai ki Hei animenin başından beri bir şekilde kendisini arıyor , son bölümlere doğru geçmişleride netleşiyor.

Tüm bu karakterlerle birlikte adını anmadıklarımdan özür diler, her bölümde yeni kişilerle tanışacağınızı söyleyebilirim. Bölümler kendi içlerinde bir bütün taşımakla birlikte, genel çizgiden ayrılmıyorlar, renk kullanımları özellikle kayda değer.

Konusu biraz karmaşıkta gelse sabırla izlenilmesinde fayda var. Sonunda insan öncelikle sanki havada kaldığını hissetse de aslında temelde incelediği konu babında çok rahatsız edici durmuyor. Yıldızların kıymetini anlamakta fayda var tabi :)

Tüm bu kısa özetin arkasından sonuç olarak diyebiliriz ki izlenmesi gereken bir anime serisi. Hele bir 14. bölüm var ki of off...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...