2012 de yayınlanan Lucky Seven 10 bölümlük bir Japon dizisi.
Jun Matsumoto,Eita, Nanko Matsushima, Yo Oizumi, Riisa Naka gibi isimleri barındıran, tadında kıvamında bir yapım olmuş.
Lucky Dedektiflik bürosu, kendi çapında bir bürodur.
Çok büyük ya da ciddi işler yerine karısını kocasını takip ettirenler ya da polisin ilgilenmediği kayıp işleriyle uğraşırlar. Müşteri portföyü genelde bu şekilde. Shuntaro Tokita (Jun Matsumoto) izlenenken kaderin cilvesi sonucu bu ofisin bir çalışanı oluverir. Uzun zamandır işssiz olduğundan, Nitta (Eita Nagayama) ile atışmak hoş geldiğinden işini ciddiye alır.
Gelen davalara el birliğiyle bakarken aslında arka planda işleyen ve tüm ofisi ilgilendiren bir olay da bu esnada önlerine çıkıverir.
Şu Japon dizilerini bu yüzden seviyorum, ne abartılı dram ne cıvıklık ve net bir final. Bu da bu kategoriye giren dizilerden bence.
Genel anlamda eğlenceli ve komik, arka planlar zaman zaman duygusal, aksiyon sahneleri az ama öz.
Tüm kadro bütün olarak iyi iş çıkarmış. Jun Matsumoto olayı iyi götürmüş. -yiğidi öldür hakkını yeme - ancak bana kalırsa yıldız Eita' nın Nitta karakteridir. Nitta çok eğlenceli bir karakter olmasının yanında 10 bölümde hep aynı kıyafetleri giyerek bir rekora imza attı kanımca :) Ayrıca saç baş ancak son bölümde düzeldi onu da az görebildik.
Ayrıca havayolunda çalışan kadınla hem dalga geçtim hem de kendisine imrendim. O nasıl bir iş ciddiyetidir, nasıl derin düşüncelerdir!!
Bunları diziye tam üç kere başlayan ancak üçüncüsünde sonunu getirebilmiş biri söylüyor:)
Bir de special olarak film çekmişler. Dizi kadar eğlenceli aynı zamanda geyik ama diziyi seyretmiş olanlar ve sevenler kaçırmasın.
Ben sevdim dizi ve filmi, hastayken ayrıca iyi geliyor...
Arashi hakkında bir şey yazmama gerek var mı bilemiyorum :) J-Pop' un en bilinen ve tanınan boy bandlerinden bir tanesi. Bir yılbaşı arifesinde Seoul' de bir mağazada dergileri incelerken 10 dergiden 9 una kapak olduklarını görerek bu önermemi kendimce doğrulamıştım.
Bir Arashi fanı olmasam da Arashi benim için eğlenceli ve keyiflidir. Zaman zaman programlarını izlemek beni keyiflendirir.
Love So Sweet bir Arashi parçası. Buyrunuz dinleyelim. ( Hana Yori Dango 2' ye de göz atın :))
JRock sahnesi içinde yıllardan beri var olan ve benim hastası olduğum gruplardan Glay de Love So Sweet' i coverladı biliyorsunuz. Bu da Glay' in canlı canlı Love So Sweet yorumu :))
Takımları yaratmak zor oldu. Öncelikle şunu söyleyeyim K-pop sayısal olarak ezici üstünlükte. Tek bir gruptan bile takım çıkar ( bilin bakalım hangi grup?) . J POP gruplarından takım oluşturacağım diye göbeğim çatladı. Kanjani8' e yazık oldu gerçi ama önemsemeyeceklerdir diye düşünüyorum :P Neyse ilk aklıma gelen gruplardan oluşturduğum takımlar şöyle...
K-Pop Takımının ilk onbiri:
Kalede Shin Dong (Super Junior) yer alıyor. Mevkiini koruyacak ayrıca gelen şutlara hatasız çıkışlar yapacak zamanlamaya sahip. En önemli özelliği karşı takımın forvetlerine maymunluk yapıp konsantrasyonlarını bozabilmesi.
Defans üçlüsü: Defans üçlüsünün ortasında Seung Ho (Mblaq) yer alıyor. Defansın işleyişinin kontrolü orta beşliyle organizeyi idare edebileceğini düşündüğünden teknik direktör (kim ki acaba? ) bu mevkiiyi ona emanet etti. Solunda Kim Kyoung Jae ( U Kiss) yer alıyor. Sağında ise Lee Ki Seop (U Kiss).
Orta Saha: Ortanın ortasında Si Won ( Super Junior) yer alıyor. Aynı zamanda takım kaptanı. Orta Sahanın ağırlıklı olarak Super Junior' dan kurulu olduğu düşünülürse kaptanın Suju dan olması kaçınılmazdı. Hee Chul' un maç boyunca saçını başını düzelteceğini düşünmemden ötürü oyuna konsantresinde sorun yaşanabilirdi ama Lee Teuk varken neden Si Won kaptan oldu bunu bilemiyoruz.
Si Won un sol yanında Lee Teuk var. Takılmazlar buna zaten. Sağ tarafında ise Donghae. Sol kanatta Hee Chul oynuyor. Karşısında Kamenashi' nin oynayacak olmasının kendisini gaza getireceğini düşünüyorum. Aynı zamanda maçı izlemeye diğer galaksilerden gelen fanların bir kısmının bu ikilinin mücadelesi esnasında kalp krizi geçireceğine kesin gözüyle bakılıyor. Sağ kanatta ise Mir (Mblaq) atakları sürükleyecek.
İleri ikilide solda Joon ( Mblaq) ve sağda So Hyun (U-Kiss) yer alıyor. İkilinin fırsatçı oldukları ve aldıkları pasları iyi değerlendirileceği biliniyor. Soyunma odasından gelen bir duyumda Joon' un gol attıktan sonra formasını çıkarmaması yönünde takım arkadaşları tarafından uyarıldığı.
J POP takımının ilk onbiri;
Kalede Shingo Murakami ( Kanjani8) yer alıyor. Refleksleri ve sezgilerinin güçlü olduğu biliniyor. ( nereden biliniyorsa ?) Takım arkadaşları Musekinin Hero diye sesleniyorlar ona.
Defans üçlüsü: Defans üçlüsünün ortasına Matsumoto Jun (Arashi) oynuyor. Zaman zaman teknik zaman zaman güce dayalı bir futbol sergileyeceği düşünülüyor.Aynı zamanda defans üçlüsünün toparlayıcısı olacak ve orta sahada Ohno Satoshi ile de uyumları takımı yönlendirecektir.
Solunda Tadayoshi Ohmura ( Kanjani8) sağında ise Ueda Tatsuya ( Kat-tun) yer alıyor.
Orta Saha: Orta beşlinin ortası Ohno Satoshi' ye emanet. Zaman zaman ruhsuz oynayacağı düşünülse de takımı organize edebileceği düşünülmekte. Solunda Maruyama (Kanjani8) ve sağında Nakamaru Yuichi ( Kat tun) ile uyum içinde atakları organize edecekleridir. Sol kanatta Kamenashi(Kat tun) yer alıyor. Sağ kanatta ise Sakurai Sho ( Arashi).
İleri ikilide sol tarafta Ryo ( Kanjani8) sağ tarafta ise Yamapioynuyor. İkisi de atletik fırsatçı ayrıca rakip takımda kaleci olan Shin Dong' un sevimlilik ataklarına Ryo' nun bön bakışları ile karşılık vereceği düşünülürse futbol açısından keyifli dakikalar bizleri bekliyor ( ahahahaha futbola son darbeyi çaktım şu an)
Takımların analizlerine gelirsek; Kaptan Super Junior'dan bu nedenle fon müziği Super Junior / Superman
K- Pop takımı; koreografilerinden yola çıkarak gayet esnek olduklarını görüyoruz ve dans konusunda başarılı olduklarını düşünürsek esneklik ve tekniği birleştirecekleri için başarılı olacaklardır. Eğer buna hız ve iyi bir organizasyon eklerlerse hızlı ataklarla rakibi yıldıracaklardır. Burada hem kanatlara hem de forvetlere önemli iş düşecek. Defansın uzun boylu oyunculardan kurulu olması da onlar için bir avantaj. Teknik anlamda daha ağır basan taraf K-pop takımı.
Kaptan Arashi'den bu nedenle fon müziği Arashi / Monster
J- Pop takımı; şimdi teknik yönden daha zayıf görünmelerine rağmen ataları Tsubasa, Wakabayashi olan bu takımın karşılaşma esnasında oturup armut toplayacağı otoriteler tarafından tabii ki beklenmiyor. Ayrıca kartal vuruşu, ranger atağı, bön bakış tekniği gibi nice organize atak ve teknikleri maç esnasında kullanabilecekleri düşünülürse başa baş bir karşılaşma olacağı söylenebilir.
Gelelim 2. sezona... Bu 11 bölümlük sezonda ilk bölüm kısa bir özet halindedir. Bilindiği üzere Domyouji New York' a gitmiştir. F4 mezun olmuş ve kendi alemlerinde takılmaktadır. Bir süre sonra Domyouji ile Makino' nun irtibatları da kesilir. Bu sürede Rui, Makino' nun en iyi arkadaşı kıvamındadır. Okulda F4 kalmayınca Makino' nun üzerindeki baskılarda artmıştır haliyle. Bu arada ortaya Jubei çıkar ki kendisini Ikuta Toma canlandırmaktadır ve Makino durup dururken bir kırmızı not alınca hayatı tekrar cehenneme döner. Nishida, Akira ve Rui' nin de gazıyla New York' a gider. Çocuklar da peşinden gelirler fakat Domyouji' nin değiştiğini anlamaları uzun sürmezzzzz ve Domyouji Makino'yu görmezden gelir neredeyse. Böylece hep birlikte geri dönerler.Kısa bir süre sonra Domyouji ailesi de Japonya' ya geri döner, Tsukasa' nın doğum gününü kutlamak ve önemli bir açıklama yapmak için. Domyouji' nin dominant ve kırmızı rujlu annesi - ara ara Mi Shıllık sezmedim değil bu kadında özellikle kendi kendine güldüğü sayko anlarında ama Mi Shıl olmak kolay değil tabii - oğlunun başka bir zengin ailenin kızı olan Okawahara Shigeru ile evliliğini ilan eder. Shigeru önce bir şey anlamasa da Domyouji' ye aşık olur. - ne karizma varmış arkadaş - Makino' dan ne kadar uzaklaşmaya çalışırsa çalışsın başarılı olamaz fakat N. York ta geçirdiği travma ve şirketin kötü durumu nedeniyle Shigeru' ya resti çekemez. Bu arada Rui de Makino' dan hoşlanmaya başlayarak bir rakip olarak ortaya çıkar. İşler iyice karışır. Domyouji, Makino' nun kendisi için değerini tekrar kavrar hatta ailesi tarafından reddedilmeyi göze alır. Makino, Domyouji ile Rui arasında kalır. Neyse bir süre sonra işler çeşitli olaylardan sonra çözülür.
Domyouji yine bu sezonda da çeşitli karakterlere bürünür. Hafızasını kaybetmesi herşeyin üzerine tuz biber eker ama inadından vazgeçmez. Rui, ince, hafif entel falandır da ara ara pislikte yapabilir imajının yanında ne sezgi gücüne sahiptir!! Takdir edilesi. Bu sezon, meşhur playboy Nishida' nın da acı dolu ilk aşk hikayesi gösterilir.
Bu sezonda da karşımıza eğlenceli karakterler çıkar bunlardan bir tanesi Shigeru' dur. Enerjik, olumlu bakış açısı ile birlikte karşısındakini pek dinlememesi ve Makino ile ilişkisi zaman zaman sinir bozucu olsa ve Domyouji için her şeyi yapsa da sonunda iyi kalpliliği kazanır. Özellikle ayrılırken peace işareti ile takdir kazanmıştır. Bir diğer gönüllerin karakteri Domyouji ailesinin 60 yıllık hizmetkarı döminant kare Tama' dır. Anne Domyouji' ye bile ayar verebilen bir kadın olmasıyla gücünü ispatlamış ve kalplerde yer edinmiştir. Jubei 'nin amacı Domyouji' den arkadaşına yaptığı yamuğun intikamını almaktır ancak başarılı olamaz. Anne Domyouji' nin etrafındaki herkes Nishida, Ken vs... yeter diyerek bu gençleri desteklemek için ellerinden geleni yaparlar. Makino' nun ailesi yine trajediden trajediye koşmaktadır. Çocuklarını bırakarak bir balıkçı kasabasına gitmek suretiyle ortadan kaybolurlar bir süre.
Dizinin en güzel bölümlerinden bir tanesi bence Domyouji' nin Makino' nun erkek kardeşine ilk aşkı konusunda yardım etmeye çalıştığı bölümlerdi. Cool saç stili olarak permayı önererek yarmadı değil orası ayrı. Rui ile son konuşmaları da eğlenceliydi. Rui bile o kadar şok oldu ki geri çekilmek durumunda kaldı. Sanırım bu serinin içten içe en mutsuz karakteri kendisidir. Yuki yine Nishida' nın peşinde koşmakya devam etti.
Sonlara doğru ortaya çıkan Umi-chan' a saydırmadım değil tam her şey sona erecekken çok gerek vardı ortaya çıkmana, neyse bu da sonuçta tatlıya bağlandı ve serinin kendisine has, eğlenceli, düğümlenen ama akabinde tatlı bir şekilde çözümlenen yapısı ile bu da atlatıldı ve bir peri masalına yakışacak bir sonla sona erdi . Böylece ben de rahatladım.
Yine de dediğim gibi dertsiz tasasız kafa yormayacak bir dizi izlemek isteyenlere tavsiyemdir.
Bir de filmine bakalım. Anladığım kadarıyla mangada arta kalan bölümlere ekleme yapmak suretiyle malzeme artmasın anlayışı ile bir de filmi çekilmiş. Evlilik öncesi endişeleri, sınavları üzerine kurulu filmin 3/4 ünü Domyouji ve Makino adada geçiriyorlar zaten. Çok aman aman bir film olmamakla birlikte bu dorama, manganın havasını sevenler izlerken keyifli vakit geçirebilirler. İki nokta var. Anne Domyouji'nin geçirdiği evrim ve finalde Rui rahip mi oldurdu dedirten kare...
Bu satırlar yazıldığı sırada - buraya eklenmesinden çok önce - 20 bölümlük Hana Yori Dango' ya son noktayı koymuş bulunuyorum sırada filmi kaldı. 20 bölümü 3 günde izlediğim için hafif bir beyin ambalesi geçiriyorum onun için oluşabilecek sorunları hoşgörün.
Evet, son zamanlarda pek çok kişinin "hana yori dango", " hana yori dango" diyerek beynimi yemesi akabinde anck su namun' un mangayı okuyup öle yazmasına istinaden artık el atmaktan kaçamayacağımı anlayarak beni bekleyen çileyi çekmeye karar vermiştim ayrıca bir an önce bu olay bitsin istiyordum. mangasını okumaya hayatta katlanamazdım muhtemelen ortalarına doğru kendimi jiletlemeye başlardım, animesinden de muhtemelen sıkılırdım geriye dizi seçenekleri kalmıştı. Japon versiyonunu seçtim izlemek için ama neden diye sorarsanız; Kore versiyonunu Bi Shounen Gurusu' nun izlemek isteyeceğini düşündüğümden ve Japon doramasının 20 bölüm olmasından kaynaklanan kesinlikle elle tutulamayacak sebepler yüzünden. Sonuç; Hahaha beğenmek ben. Dediğim gibi anime ve mangaya tahammül edemezdim ama diziye gerçekten sardım.
Bilindiği gibi dizi 9 bölüm 1. sezon, 11 bölüm 2. sezon olmak üzere ikiye ayrılıyor.
Birinci Bölümde Eitoku Lisesi' nin genel özetini bize veren Makino, iyi bir dost bildiği Sakurako'yu ( Sato Megumi) koruyabilmek için F4' e bulaşmış olur ve akabinde kırmızı kartını alır ve hayatı cehenneme döner. Makino öyle kolay pes edecek biri olmamasına rağmen başına gelenler az buz değildir. Bu dönemde en büyük destek beklemediği ve kapalı bir şekilde kendisine Hanazawa Rui' (Oguri Shun) den gelir. Bu karizmatik, gizemli ve hafiften beyaz atlı prens havalarını taşıyan(ahaha bu arada gerçekten sürekli beyaz giyiyor) Rui, Makino' nun ilk aşkı olur. Makino' nun pes etmemesine tahammül edemeyen biri vardır ki o da Domyouji' dir. İnsan kılığında dolaşan fakat henüz evrimini tamamlayamamış bir yapıda olan bu arkadaş Makino' dan yurmruğu yediğinde hayatının dumurlarından birine uğrar. Bu andan itibaren diziye iki adet bomba hatun girer. Bir tanesi F4' ün çocukluk arkadaşı ve Rui' nin aşkı, prenses ama altındaki özgür insan modeliyle, Makino' nun da hayranı olduğu Shizuka' dır. O kadar yoğun spoiler alıyordum ki, gelişi adına verilen davette korkunç üçlü Makino' yu ıslattığında kontra atak olarak bahçe hortumuyla kızları sulamasına dağılıp bahsi geçen pek meşhur abla sanmıştım ama yanılmışım. Onee-chan yani Domyouji' nin süper ablası diziye girdiği ilk karede Domyouji' ye aparkatı çakarak 10 numara olduğunu göstermiştir. Efendim ilerleyen bölümlerde Domyouji Makino' dan daha da fazla hoşlanmaya başlar, Rui' nin Shizuka' nın peşinden Fransa' ya gitmesiyle sahne ona kalır. Ablasından aldığı destekle Makino' ya çıkma teklif eder.- ki yazmadan geçemeyeceğim buralarda bir Hemingway olayı vardır ki koparıcı - . Makino böyle bir şeyi beklemediği için anlamaz falan... İlk buluşmaları fiyasko, Yuki ve erkek arkadaşıyla birlikte çıktıkları ikinci çift buluşmaları da bir fiyasko ile son bulur. Bu arada Rui Fransa' dan dönünce Makino bir garip olur. Aynı zamanda Makino' nun arkadaşım dediği ve her şeyi anlattığı Sakurako' nun aslında Domyuouji saplantısına sahip olduğunu öğreniriz. Rui' nin Makino' ya asılmasıyla olaylar hafiften karışır ancak bunun bir oyun olduğunu ilan eder ve sayesinde Makino Domyouji' yi sevdiğini itiraf eder ancak Domyouji annesi ile yaptığı pazarlık sonucunda ve Makino' nun yarışmada ikinci olması nedeniyle New York' a gitmek zorunda kalır ancak birbirlerine duygularını itiraf etmiş olurlar.
Makino Tsukushi: İradesi sağlam bir kız. İlginç bir ailesi olduğunu belirtmem lazım ki genişlik ve rahatlıkları 2. sezonda tavan yapıyor ya neyse ancak annesinin Domyouji' nin dominant annesine ayar verdiği noktada umutlanmıştım fakat yanılmışım. Bunun dışında F4 üzerinde etkisi olan bir karakterdir.
Domyouji Tsukasa: İnsan görünümünde bir varlık olmakla birlikte insan mıdır değil midir sorusu tartışılabilir aslında ancak Makino ile birlikte insanlığa evrildiğini görürken aslında insan olduğunu fakat bunu unuttuğunu anlarız. Tüm bunların dışında hafif salaktır ve kendisi aptal olduğu halde karşısındakine aptal demesi en belirgin özelliğidir. Tüm bu geyiklerin dışında zamanla büyüdüğü ve içindeki bastırılmış insancıl yanın ortaya çıktığı görülür tabii bu noktada Makino' ya yüklenen misyon hafif ağırdır. Büyük adamım triplerinin içinde aslında çocuk olduğu ortaya çıkmaktadır. Japoncası hakkaten kötü dizide kırdığı potlar bambaşka. Hummingway olayına hala gülerim. Bir de öyle anneye sahip olduğu için az biraz haklı görüyorum.
Hanazawa Rui: F4 ün en soğuk ve dışarıdaki üyesi. Zamanla onun da değiştiği görülür. Shizuka Fransa' da başka biriyle evlenmeye karar verdiğinde geri dönüp Makino' ya asılmaya başlar ancak sonra bunun bir oyun olduğunu söyler yine de Makino' nun başı ne zaman sıkışsa ilk önce orada olan kendisidir. Bir de elma yiyiş stiliyle koparmıştır. Oguri Shun' a da yakışmış Ruilik.
Nishikado Sojiro: F4 ün playboylarından çay seramonicisi üyesi. Genellikle Domyouji' nin yaptığı dingillikleri toparlamak kendisine düşer. Alemlerdedir kendisi çoğunlukla. Yuki' ye yaptığı kıyak sonucunda Yuki' nin kalbini kazanmayı başarmıştır ancak kendisinin mottosuna aykırıdır tek eşlilik.
Matsuoka Yuki : Makino' nun çocukluk arkadaşı. Olayların içine o da bir şekilde dahil olurç. İyidir hoştur ama bazen fazla inatçı diye düşünmüyor değilim.
Okami: Dizinin yarıcı karakterelerinden bir tanesi. Eski sevgililerinden bahsederken aslında hayat dersleri ve senaryoya ait tüyoları paylaşmaktadır da bir yandan. Yoko Onno olabileceğini bile iddia etti ya ne diyelim ama Akira ile arası iyidir orası ayrı.
Mimasaka Akira : Ailesinin mafya olduğu söylenmekle birlikte mafya mirasını alacak kişinin F4 ün en birleştirici, en olgun ve arkadaşlarına en değer veren üyesi olması ilginçtir. Yaşlı ve olgun kadınlara ilgi duymaktadır ki yanlış hatırlamıyorsam bu travmasının nedenini 2. sezonda annesini görünce anlaıyoruz. Ömrü şu üçünü ayırmakla ve hepsini bir arada tutmakla geçmiştir.
Şu korkunç Üçlü: Adamın asabını bozma kapasiteleri çok yüksek ama insanın karşısına heryerde çıkabilecek cinsten. a aaah aaaaahhh.
Görüyoruz ki tek tip Japon kızları korkunç.Dizinin bazı sahneleri hakkaten çok eğlendirici ancak benim en çok koptuğum olay, Domyouji' nin Makino' ya özel konuşmaları için verdiği cep telefonunun zil tonunun Domyouji aradığında Imperial March olarak çalmasıdır ki her seferinde itinayla güldüm. Ayrıca şu elma muhabbeti de aptalca olmasına rağmen bu kadar önemli görülmesi ve Domyouji' nin Makino' ya bunu dünyanın en önemli sırlarından biriymişçesine anlatması insanı ne oluyor derken güldürmeye yetiyor. Rui ile Makino' nun bir de tuvalet macerası var ki ayrı bir olay. Domyouji salak malak ama çocuk Saturn saturn dedi herkes dalga geçti gariple halbuki bir bildiği varmış hepsi sonunda anladı.
Aslında klasik bir fakir kız zengin erkek masalımsısı ama hikayeyi güzel yapan karakterlerin geçirdikleri değişimler olmuş. Başta çok laf etmiştim ama bu seriyi ve bu sezonu beğendim. Özellikle Matsumoto Jun iyi bir iş çıkarmış diye düşünüyorum. Bunun dışında bu dizi gördüğüm en gerzek jeneriğe sahip dizi olarakta kayıtlara geçmiştir. Bir de bölüm içi parçası yanılmıyorsam Ai Otsuka /Planetarium' u oldukça beğendim. İlk sezonu daha çok sevmemde büyük etkendir.
Fazla vakti olanlara, peri masalı izlemek istenler ya da günün aptalca sıkıntılarından kurtulup rahatlamak isteyenlere ve tabiiiiii lise çağındaki gençlerin ergenlik sancılarıyla yoğurulan gerzekliklerine tahammül edebilecekler için tavsiye ederim, süpriz şekilde beğendim.