5 Temmuz 2010 Pazartesi

KLİP YORUMU: Bi Rain - Love Song


Bi Rain' in yeni albümü, parçaları, klipleri çıkar da Herbo, Fanmin ve Mikkirabu üzerlerine çöreklenmez mi? İşte bu üçünün nur topu gibi ilk kurbanı Love Song oldu. Aşağıdadır;

********************************************************************************



Herbo:
Evet Rain koşar...
Mikkirabu: Rain nereye koşuyor? Surata bak...
Herbo: Göz makyajına bak.
Fanmin: Joon' u banyoda görmüş, tiksinip koşuyor...
Herbo:Kız güzelmiş... Yansın!
Mikkirabu: Kıza sırnaşmalar falan.... Joon' un kimden ders aldığı ortaya çıktı.
Fanmin: Oha ya Mblaq ile aynı klip. Köpek tasması bileklikleride elinde. Bir de MTV den ödül almış.
Mikkirabu: O kızın ardından dudak ısırmak nedir öyle ya?
Herbo: Yakışmış bileklikler bence, estetik. Çizmeler 0 puan, parlak.
Fanmin: Yelekte gece yol çalışması yapanşarın yeleği gibi.
Mikkirabu: Yüzü güzel ya bu herifin.
Herbo: Güzel olmaz mı?
Mikkirabu:Dans kısmındaki giysi iğrenç yalnız. Hele o şapka.
Fanmin:Pavyon malı diyince kızıyorsunuz işte. Bu arada yine başladı tahriklere.
Mikkirabu: Iyy yakılsın. Çok Justin Timnerlakeimsi olmuş.
Fanmin:Kendini dövüyor mu?
Herbo: Robocop mu olmuş o ?
Mikkirabu: Roborain yeni filmi olacak. Oha yırttı üstünü başını.Fan service a gel bea
Herbo: Zavallım hırsından parçaladı herhalde. Fan service açıklamasıda gereksiz yahu.
Fanmin:Kız öldü mü burada ben onu anlamadım. Uykusuda ne ağırmış kızın!
Herbo: Bence Rain ölmüş, Robocop olmuş ama bu boyuta geçemiyor. Gökdelende kaderine baş kaldırıyor.
Fanmin: Klibin başlığı "Robotlarda Sever Arkadaş".
Mikkirabu: Adam ottan boktan nem kapıp t-shirt parçalıyor ya. Üstsüz Rain güneşe doğru bakar ve klip biter.
Herbo: O etrafındakilerde mangal sanırım. Klip bitince ekiple rakı - balık yapacaklar.





Fanmin: İtiraf etmek gerekirse Rain in pavyonistik hareketleri gerçekten alışkanlık yaratıcı. Bir dahaki klibinde de böyle görüntüler ister oldum. Şarkı güzeldi duygusal ağlıyor bağırıyor ama klip ne öyle. İğrenç iğrenç şeyleri giymiş sonunda yırttı bende kurtuldum oda kurtuldu. Rain den daha orijinal klipler bekliyoruz mümkünse mikrofon direği, pavyon direği ve kızsız olsun. Şarkı: 7 klip: 7

Herbo: Şimcük parçayı biraz daha dinlemem lazım sanırım zira izlerken pek konsantre olamadım ama fena değil süper de değil 6 diyorum. klip: bir kere kız güzel kıskandım ama yansın. Sırnaşmalı bölümleri sinir bozucu. Rain taş bir arkadaşımız kendisine herşey yakışıyor. Robocop temalı klipte kadere baş kaldırdı ve fanlarının gözünü gönlünü açtı ama nereye kadar soyunacaksın Rain kardeşim? Koreografiyi de beğendiğimi ekleyeyim. Güzel koreografi ve Rain in güzelliği adına klip: 7.Kızdan ve çizmelerden puan kırdım.

Mikkirabu: Zaten çocuk isyanlardayken gökdelen tepesindeki dans atraksiyonu Justin Timberlak bozması giysi sebebiyle çok iğreti geldi tiksindim onun dışında sona doğru klasik ben bu tişörtü yırtar kasları saçarım haraketi geldi fangirl kitlesine kas sever bir bünye olarak takdir ettim de daha tema içeren klipler bekliyorum kendisinden ya da hiç böle kızla gökdelenle uğraşmasın direk çıksın dans etsin tişört yırtsın felan . Neyse klip 6 . Şarkı güzeldi. Balladlarda da başarılı buluyorum Rain'i 8

************************************************************************************

Sonra Hip Song' a odaklanmış bir şekilde gözden uzaklaştılar.


http://www.dailymotion.com/video/xct28j_mv-bi-rain-love-song-y-y-yyy-yy_music

3 Temmuz 2010 Cumartesi

KARADENİZ: Ayancık ve Sıcaklar...



Çoooook sıcak!... Öylesine sıcak ki beyin hücrelerim ateşte eritilen kaşar peyniri gibi eriyerek cıvıklaşmakta ve sünerek uzamakta... Bu sıcakta hiçbirşeyin tadı yok :(

Oysaki henüz geçen hafta Karadeniz' in - gerçi mevsime göre pek normal olmayan şekilde - o serin ve muhteşem yağmurlu havasında üşüyordum. Anma töreni düzenleyeyim...

Şu anda bir günümü geçirdiğim Ayancık/Sinop' un adını hatırlamadığım bir köyündeki o verandalı evde olmayı ve yağmur yağarken etrafı seyretmeyi ve içecek stoklu bir dolap, bir sürü film cd/dvd si okunacak bir kaç kitap ve bu film ve ıvır zıvırı seyretmek için bilgisayar ile bir kaç gün geçirmek istiyorum tekrar.



Serinlemek için ekleyelim. Bu sıcaklarda denizin bile tadı yok gerçi. Yağmurlu ve oldukça serin bir günde Ayancık merkezindeki denizin hali.

2 Temmuz 2010 Cuma

KARADENİZ SAHİL YOLU: UFAK BİR GEZİNTİ



Bilindiği üzere Karadeniz Sahil Yolu' nun tamamlandığı ve bitirildiği resmi olarak açıklandı. Bu proje ile kısaca söyleyeceklerim bu projenin hatalı ya da yanlış bir proje olmadığıdır. Fikir açısından oldukça geç kalınmış ve kesinlikle yapılması gereken bir proje oluşudur. Hatalı ve yanlış olan kısmı kesinlikle ve kesinlikle uygulanış biçimi ve doğru bir fizibilite, bakış açısı ve altyapı olmadan - vizyonsuzu da ekleyelim - yalap şalap bitirilmiş bir yol olmasıdır. Evet sadece yol diyorum zira Karadeniz Sahil Yolu denilen şey sadece bir yol olarak bitirilmiştir. Neden böyle diyorum? Öncelikle bölge halkının kesinlikle ihtiyacı olan bir proje idi. Öncelikle güvenli yol açısından. Bilenler bilir Karadeniz bölgesinde ulaşım oldukça zordur. Toprak yapısı, keskin ve delicesine virajlar tehlikeli olmakla birlikte manzara ne kadar muhteşem olsa da o yollar gide gide bitmez. İşte bu proje buna kolaylık getirecekti. Diğer bir durum ticari açıdan bölge halkına getireceği katkı idi. Bilindiği üzere 90 lı yıllarda Karadeniz Sahil Yolu uluslararası transit yollar ile ilgili bir kaç projeye dahil olmuştur. Bu da özellikle transit ulaştırmada kullanılması ve hem Türkiye hem de Karadeniz için ekonomik anlamda çooook önemli getiri demektir. Konu ile ilgili çok detaylara girmeyeceğim burada. Uzun vadeli bir yatırım, geniş vizyonlu bir bakış açısı, iyi bir fizibilite ve çok bağlantılı bir proje olarak düşünülseydi şu andaki haline 10000 basarak çok önemli, doğru şekilde inşa edilmiş çok başarılı bir proje olarak önemli katkısı olacaktı.

Şu andaki hali ile sadece süreleri biraz kısaltmış bir sonuç çıktı ne yazık ki!! Ulaşım süresinin kısalması tabii ki önemlidir ancak yapılan bu kadar masraf ( projenin yaklaşık 3/4 ü yabancı finansörler tarafından karşılanmıştır ) mahvedilen doğa - bilindiği üzere katliam yapılmıştır - hukuki kararlara karşı verilen komik ve günlük kar temalı komik mücadeleler sonucu ne yazık ki tek bir olumlu yön kalmıştır. Misal 3 saat süren yolun 90 dakikaya düşmesi. Buda bizlerin uzun vadeli, iyi düşünülmüş, uzun soluklu getirisi olacak, çevreye dost teknoloji ve yatırımlara olan gıcıklığımızın bir sonucudur. Bu kafa ne yazık ki bu topraklarda yer edinmiştir.

Ayrıca Karadeniz Sahil yolu uygulanışı açısından bire bir kavramına en önemli örnektir. Gerçekten Karadenize sıfır yol yapılmıştır çoğu bölgede. Karadeniz hırçındır ve o dalgalara ve denize sıfır yol yapmak bir mühendislik ve anlayış başarısıdır. Tebrik etmek lazım. Ekolojik yönünü geçtim, bir mantalite ve matematik problemlerine konu olabilecek maliyet hesaplarıyla 21. yy da yaratılan bir başarıdır. İpek yolunun ipekle kaplı olduğunu düşünmek gibi bir şey bu.

Neyse uzatmayacağım dedim uzatıyorum yine.



Bu yolun bir kısmını tekrar görme şansım oldu. Çoğu zaman sıkıldığım için çok küçük bir bölümünde yoldan sıkılarak fotoğramsı bir şeyler çektim. Hafiften ondan bahsedeyim. Fotoğrafımsılar çok kötü ama elden bir şey gelmiyor.

SİNOP - BOYABAT ARASI

Sinop- Boyabat arası yolun yapımı iç taraftan geçmekte. Eskiden dağın etrafını dönen bol virajlı yolda yolculuk yaklaşık 3 saat kadar sürmekte idi. Özelikle bölgenin yabancısı olan şöförler için tehlikeli bir yol olmaktaydı. Yeni yolun yapımıda bildiğim kadarıyla çoooooook uzun yıllardır sürmekte. Ortaya çıkan yol kullanışlı bir yol olmuş ve Dranaz Tüneli ile Sinop - Boyabat arası yol bağlanmış süre yaklaşık 1,5 saate düşmüş. Keskin virajlardan uzak rahat bir yol olmuş. Keşke tüm sahil yolu projesi iç kesimden geçen ve tüneller ile birbirine bağlanan şekilde düşünülebilse idi. Aslında düşünüldü fakat uygulanmadı ya neyse...







( Yolun manzarası yaklaşık böyle )


BOYABAT- KASTAMONU

Boyabat- Kastamonu arasında bittiği söylenen yol çalışmaları devam ediyordu gördüğümüz kadarıyla. Kimi kısımda yeni bir şerit eklenmeye çalışılıyordu kimi kısımda ise varolan şerit henüz asfaltlanmamıştı. Yağmurlu günler nedeni ile de yol çamurlu halde bulunmakta idi. Şerit yönlendirmeleri nedeniyle yolun rahatlığını falan pek anlayamadık çünkü çok yavaş ve dikkatli seyir zorunluluğu vardı. Sanırım yol aslında pek bitmemiş ve yapım aşamasında. Kimi kısımda ise inşa edilen setlerle toprak kaymasının önüne geçilmeye çalışılıyor ve önlem alınmaya çalışılıyordu.





(yeni şeritlerle yol genişeltme çalışmaları)



(yol kenarlarına yapılan setler)



15 Haziran 2010 Salı

HANA YORI DANGO: Bir Çeşit Peri Masalı II. Sezon ve Film




Gelelim 2. sezona... Bu 11 bölümlük sezonda ilk bölüm kısa bir özet halindedir. Bilindiği üzere Domyouji New York' a gitmiştir. F4 mezun olmuş ve kendi alemlerinde takılmaktadır. Bir süre sonra Domyouji ile Makino' nun irtibatları da kesilir. Bu sürede Rui, Makino' nun en iyi arkadaşı kıvamındadır. Okulda F4 kalmayınca Makino' nun üzerindeki baskılarda artmıştır haliyle. Bu arada ortaya Jubei çıkar ki kendisini Ikuta Toma canlandırmaktadır ve Makino durup dururken bir kırmızı not alınca hayatı tekrar cehenneme döner. Nishida, Akira ve Rui' nin de gazıyla New York' a gider. Çocuklar da peşinden gelirler fakat Domyouji' nin değiştiğini anlamaları uzun sürmezzzzz ve Domyouji Makino'yu görmezden gelir neredeyse. Böylece hep birlikte geri dönerler.Kısa bir süre sonra Domyouji ailesi de Japonya' ya geri döner, Tsukasa' nın doğum gününü kutlamak ve önemli bir açıklama yapmak için. Domyouji' nin dominant ve kırmızı rujlu annesi - ara ara Mi Shıllık sezmedim değil bu kadında özellikle kendi kendine güldüğü sayko anlarında ama Mi Shıl olmak kolay değil tabii - oğlunun başka bir zengin ailenin kızı olan Okawahara Shigeru ile evliliğini ilan eder. Shigeru önce bir şey anlamasa da Domyouji' ye aşık olur. - ne karizma varmış arkadaş - Makino' dan ne kadar uzaklaşmaya çalışırsa çalışsın başarılı olamaz fakat N. York ta geçirdiği travma ve şirketin kötü durumu nedeniyle  Shigeru' ya resti çekemez. Bu arada Rui de Makino' dan hoşlanmaya başlayarak bir rakip olarak ortaya çıkar. İşler iyice karışır. Domyouji, Makino' nun kendisi için değerini tekrar kavrar hatta ailesi tarafından reddedilmeyi göze alır. Makino,  Domyouji ile Rui arasında kalır. Neyse bir süre sonra işler çeşitli olaylardan sonra çözülür.

Domyouji yine bu sezonda da çeşitli karakterlere bürünür. Hafızasını kaybetmesi herşeyin üzerine tuz biber eker ama inadından vazgeçmez. Rui, ince, hafif entel falandır da ara ara pislikte yapabilir imajının yanında ne sezgi gücüne sahiptir!! Takdir edilesi. Bu sezon, meşhur playboy Nishida' nın da acı dolu ilk aşk hikayesi gösterilir.

Bu sezonda da karşımıza eğlenceli karakterler çıkar bunlardan bir tanesi Shigeru' dur. Enerjik, olumlu bakış açısı ile birlikte karşısındakini pek dinlememesi ve Makino ile ilişkisi zaman zaman sinir bozucu olsa ve Domyouji için her şeyi yapsa da sonunda iyi kalpliliği kazanır. Özellikle ayrılırken peace işareti ile takdir kazanmıştır. Bir diğer gönüllerin karakteri Domyouji ailesinin 60 yıllık hizmetkarı döminant kare Tama' dır. Anne Domyouji' ye bile ayar verebilen bir kadın olmasıyla gücünü ispatlamış ve kalplerde yer edinmiştir. Jubei 'nin amacı Domyouji' den arkadaşına yaptığı yamuğun intikamını almaktır ancak başarılı olamaz. Anne Domyouji' nin etrafındaki herkes Nishida, Ken vs... yeter diyerek bu gençleri desteklemek için ellerinden geleni yaparlar. Makino' nun ailesi yine trajediden trajediye koşmaktadır. Çocuklarını bırakarak bir balıkçı kasabasına gitmek suretiyle ortadan kaybolurlar bir süre.

Dizinin en güzel bölümlerinden bir tanesi bence Domyouji' nin Makino' nun erkek kardeşine ilk aşkı konusunda yardım etmeye çalıştığı bölümlerdi. Cool saç stili olarak permayı önererek yarmadı değil orası ayrı. Rui ile son konuşmaları da eğlenceliydi. Rui bile o kadar şok oldu ki geri çekilmek durumunda kaldı. Sanırım bu serinin içten içe en mutsuz karakteri kendisidir. Yuki yine Nishida' nın peşinde koşmakya devam etti.

Sonlara doğru ortaya çıkan Umi-chan' a saydırmadım değil tam her şey sona erecekken çok gerek vardı ortaya çıkmana, neyse bu da sonuçta tatlıya bağlandı ve serinin kendisine has, eğlenceli, düğümlenen ama akabinde tatlı bir şekilde çözümlenen yapısı ile bu da atlatıldı ve bir peri masalına yakışacak bir sonla sona erdi . Böylece ben de rahatladım.

Yine de dediğim gibi dertsiz tasasız kafa yormayacak bir dizi izlemek isteyenlere tavsiyemdir.



Bir de filmine bakalım. Anladığım kadarıyla mangada arta kalan bölümlere ekleme yapmak suretiyle malzeme artmasın anlayışı ile bir de filmi çekilmiş. Evlilik öncesi endişeleri, sınavları üzerine kurulu filmin 3/4 ünü Domyouji ve Makino adada geçiriyorlar zaten. Çok aman aman bir film olmamakla birlikte bu dorama, manganın havasını sevenler izlerken keyifli vakit geçirebilirler. İki nokta var. Anne Domyouji'nin geçirdiği evrim ve finalde Rui rahip mi oldurdu dedirten kare...

6 Haziran 2010 Pazar

İnternet ve Yasaklama

Bilindiği gibi Türkiye' de Youtube yaklaşık 2 senedir engelli ki Youtube tek değil. Son yıllarda lastfm de dahil yaklaşık 4000 site çeşitli nedenlerden dolayı erişime engelli. Youtube yasağının başlangıç nedenini bile artık zar zor hatırlıyoruz sanırım. Şikayet edilen bir video, Türkiye' de engellenmiş fakat dünyada da ulaşımının engellenmesi istenmiş fakat bu gerçekleştirilmeyince Türkiye' den youtube a erişim engellenmişti. Daha sonraki süreçte Youtube' un Türkiye' de temsilcilik açması ve vergi ödemesi gibi koşullar öne sürülmüştü. Bu süreç içerisinde kullanıcılar çeşitli yöntemlerle youtube a ulaşmayı başardılar hatta devlet yönetiminden yetkililer bile "ben youtube' a girebiliyorum" şeklinde açıklamalarda bulundular. 2010 Haziran ayında, yani 21. yüzyılda (yazıyla yirmibir - bilim kurgu ile ilgilenenler bilirler zamanında yazılmış çoğu romanda 21. yy a geçmiş zamanlardan asla ulaşılamayacak fantastik gelişmeler ve ilerlemelerle dolu bir çağ olarak bakılmıştır) Youtube erişiminin daha sıkı şekilde engellenebilinmesi için IP bazlı yasaklamaya geçildi. Sonucunda google ın bazı ıp serverlerı Youtube un içeriside kaldığı için google ve google ın bazı servis sağlayacılarına da erişim engellenmiş oldu.Bağlı olarak erişimde yavaşlamalar ortaya çıktı. Son zamanlarda ulaşamadığınız sayfalar varsa ve bağlantılarınız yavaşlamışsa muhtemelen nedeni budur.

Burada çok kısa bir özet olarak yazdığım durum ve konu hakkında buradakinden çok daha teknik ve detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz çok zamanınıızı ayırmadan.

Youtube nedeniyle google a erişimin engellenmesi -evet komple google yasaklanmadı şu anda ama ne olacağını kim bilebilir? - sanırım bizlerin çok normal olarak karşıladığı bir konu ve alternatif yöntemler her zaman bulunabilir ancak bundan önce değerlendirilmesi gereken bir konu bir ağacın köküne bakmak yerine dallarını keserek ağacı kamufle edip "ağaaç burada yokkiii!!" demek mantığından kurtulmak olmalıdır. Bilgiye ulaşılabilen bir yer olan internette -bilginin doğruluğu veya yanlışlığı tartışılabilir ancak bu başka bir konudur - yasaklamalara ve sansürlemelere gidilmesi ne kadar doğrudur bu tartışılmalı ve bir sorun varsa üstünün örtülmesi yerine temeline inilerek konunun konuya hakim kişiler tarafından araştırılması ve incelenmesi gereklidir. Bununla birlikte gerekli ve çağa uygun hukuksal düzenlemelerinde bu çalışmalara paralel olarak gerçekleştirilmesi gereklidir.

Herşeyden önce insan bilgiye ve iletişime ulaşmakta özgürdür ve bu yasak ve sansürlerin özgürlüğü kısıtladığının farkına varılmalıdır.

5 Haziran 2010 Cumartesi

CYBORG GIRL : Cyborg She


Öncelikle Park Chan-Wook' un "I'm A Cyborg, But That's OK"' i ile karıştırılmaması gereken 2008 Japon yapımı yönetmeni Kwak Jae-Young olan Haruka Ayase, Keisuke Koide gibi isimleri barındıran film. Nasıl bir film diye sorulacak olursa; zaman yolculuklarıyla bezeli zaman sarmalları içerisinde insan - cyborg ilişkilerini inceleyen, zaman boyutları içindeki insan ilişkileri ile süslenmiş, komedi öğeleri ile bezeli bilim kurgu romansı diyebilirim.

Spoiler Uyarısı ......

Üniversite öğencisi olan Jiro' nun yalnız hayatı, hayatına gelecekteki kendisi tarafından kendisine yaşayacağı bir kazadan koruması için gönderilen bir cyborg kadın ile değişir. Bu arada Haruka Ayase' nin Cyberdyne Model 103 modeli altında muhteşem göründüğünü söylemeliyim. Gelecekteki Jiro gelecekte yarattığı bu cyborgu Jiro' nun doğum gününde bir restorantta otururken saykoya vurmuş bir ofis elemanın açtığı ateş sonucu felçli bir yatalak olmasını engellemek için göndermiştir ki cyborg bunda başarılı olur. Zamanla bu ikisi iyi anlaşmaya başlar ve cyborg dişimiz Jiro' nun çevresinde de oldukça popüler olmaya başlar ve Jiro' nun hayatı güzelleşir. Şimdi yaptığı robot dansı ile bu sayborga hasta olmamak mümkün mü? Doğal olarak Jiro cyborga aşık olur ama ondan karşılık alamaz derken büyük Tokyo depremi yaşanır. Cyborg Jiro' yu korumakta başarılı olduysa da kendisi çok ağır darbeler alır vss...

Öncelikle bu film de Jiro kardeşimiz bize bir duruş göstermiştir. Nedir bu duruş?

Şimdi evinize bir cyborg geldi, yansıtıcı ile gelecekteki siz, şimdiki size cyborgu yaptığını bundan az bir süre önce yaşanan bir olayla yatağa makineler bağlı olduğunu, zaman yolculuğunun gerçek olduğunu, çok başarılı bir bilim adamı olacağınızı, karşınızdaki muhteşem üretimin sizin eseriniz olduğunu, çok büyük bir felaketin sizi beklediğini ama bir önceki olaydan kurtulduğunuz için zamanda kayma yaşanacağını ve sonunuzun ne olacağının belli olmadığını falan söyledi. Böyle bir durumda ilk sorulan sorunun cyborg a dönüp "seks yapabiliyor musun? " olma olasılığı nedir diye bir düşünün derim. Örneklem kümesi 1 ise sonuç %100 oluyor.

Bunun dışında da oldukça eğlenceli sahneleri barındıran filmde bazı sahneler oldukça etkili bence. Sanırım bunun nedeni hemen hemen herkesin bir zamanlar/ çocukluğunda düşündükleri ve hissettiklerini göstermesi ve o masumiyete bir anlıkta olsa döndürmeyi başarmasından kaynaklanıyor. Tokyo depremi olayı ise ayrıca korkunç.

Filmde bir karaktere daha değinmek istiyorum ki o da filmin eğlence öğelerinden bir tanesi olan Jiro' nun tebeşir ile öğrenci vurma konusunda uzman olan çatlak hocasıdır. Filmi izlerseniz bu elemanı çok seveceksiniz.

Kısa ve öz olarak hoş bir film...

1 Haziran 2010 Salı

DMC: Detroit Metal City

Sonunda filmini de izledim rahatladım. Öncelikle kısa ve net bir şekilde söylemem gereken tek şey; film animenin yanından bile geçemez. Yani eğer filmi beğendiyseniz ve eğlendiyseniz animede komaya gireceksiniz demektir. Çok kötü olmamasına rağmen film olmasından dolayı beklentiyi karşılamıyor. Ayrıca o güzelim parçalar nerde ???? Bir kere "Mad Monster" yok. "Grotesque"' i hatırlamıyorum. Satsugai en sonda o da tam değil. Ne anladım o zaman, söyleyin bana?



Filmin kurgusu doğal olarak animeden farklı ve bir giriş gelişme sonuç çizgisine sıkıca odaklamışlar. "No music no dream" mottosu alttan verilmiş. Yalan mı ? Değil tabii ki ve hoş bir motto. Bunun dışında aslında filmin metal müzik ve benzeri endüstrilere, fanlara, tiplere vss... yaptığı göndermeler oldukça yerinde. Ayrıca Krauser - sama' yı kanlı canlı görmek ayrı bir tat ama Negishi' yi görünce insanın içinden elemanı alıp şöyle evire çevire esaslıca dövmek geliyor. O bu değilde finalinde öldüğümü belirtmeliyim eğlenmekten değil salaklıktan. Bu arada artı bir nokta olarak filmde Jack ill Dark karakterini Gene Simmons oynuyor, o derece. Camus' nun saçlara bittim ama sachou çok üzdü beni. Kendisini canlandıran aktris elinden geleni yapıyor olmasına rağmen, animedeki sachounun yeri başkadır...

Animede insanı öldüren pek çok bölüm doğal olarak filmde yok. Tokyo Towers olayı gibi, Kiva ile rap kapışması çok basit geçmiş. Nina ile kapışmadılar bile.

Fanlara burada biraz daha farklı bir anlam yüklenmiş sonunda Krauser önde fanlar arkada hepsinin konser salonuna koşusu başka bir olaydı. Fanlarla ilgili beni yaran nokta şu kravatlı eleman oldu. Krauser sapıtıp Jack' i devirdikten sonra o koibitolu şarkısını söylediğinde fanların tepkilerini izlemek için bile izlenmeli bu film. " bu ne? Demon love son mu?" Kusacağım şimdi ama dinlemeliyiz yine de" mealli geyiklerle ve can çekişmeleriyle ortalığı süpürdüler.

(Buda o meşhur amai koibito)



Animeyi izlememiş olsaydım filmde daha çok eğlenirdim muhtemelen ama animeden sonra yavan kaldığı açık. Negishi' nin gel gitleri ve ikilemleri tek boyutlu olmuş - haliyle diğer faktörler de boyut düşmüş - ve konu ağırlıklı olarak "no music no dream" e bağlanmış. Detroit Metal City için herkese animeyi izleyin derim ama animeyi izleyemeyenler filmde de mutlaka çok eğleneceklerdir.

http://www.youtube.com/watch?v=WioKSZaLd2c
http://www.youtube.com/watch?v=SdLAr_6Lo6Y

27 Mayıs 2010 Perşembe

KLİP YORUMU: MBLAQ ve Gizemli Y


Bizim bu üçlü Mblaq ın yeni klibini heyecanla bekliyordu.Klip yayınlandıktan sonra sesleri kesildi ama bu normal değildi. İlk kez onlarla birlikte bu klibi izleyen biri olarak birlikte izlediğimizde suratlarının aldığı ifadeyi gördüğümde klibi gizlice izleyip hasıraltı etmek istediklerini anladım. Klip esnasında yorumlarını yaparken aynı zamanda Fanmin duvarlara bakıyor ve böbrek hastalıklarına karşı tedavi yöntemlerinden bahsediyor, Mikkirabu bir matematik denklemi üzerinde çalışıyor ve "y söyle bana kimsin sen?" diye soruyor, Herbo ise bir insan kafasını duvara vura vura gözünü patlatabilir mi? konulu kompozisyon yazıyordu.

Kendi adıma söyleyeyim bu üçüne hak vermeden geçemedim. Şahsi düşüncem; nerede o sevimli, enerjik Mblaq? Parçadan da hiç hazzetmediğimi belirteyim.

Aşağıda Herbo, Mikkirabu ve Fanmin' in yorumlarını bulabilirsiniz....

***********************************************************************************




Mikkirabu: Joonie ve duş fantazisi
Herbo:Dım tısçı olmuşlar
Mikkirabu: Hakkaten. Mavili kısım F. Cuz tadı vermiş.
Fanmin: F. Cuz' un klibinden kopya çekmişler.
Herbo:Kostümler berbat.
Mikkirabu: Yeşil ojeli teyze...
Herbo: Sevimli Joon da irite edici.
Fanmin:Yılan o be.
Mikkirabu:Evet bana da öyle sırnaşsa kafasını kırarım.
Fanmin:Tilki av beklerken ölü numarası yaparmış bu da Joonie işte
Mikkirabu: G.o nun sakal gitmiş mi bana mı öyle geldi?
Herbo:Evet gitmiş.
Mikkirabu: Joon çık artık çocuğum şu duştan.
Fanmin:O da çirkinlik abidesi. Çirkinlikten yılan baksa ölür.
Herbo: Her gencin yaşadığı araba sevdasına değinilmiş sanırım.
Mikkirabu: Joonie' nin emo hali çok komik yahu. Ağlarken böyle midesi bozulmuş gibi bir ifade alıyor suratı. Belki de bozulmuştur duşta dura dura.
Herbo:Fazla kasmış. Off iki adet salak. Joon ve kız
Mikkirabu: Joon un görmediğimiz yeri kalmadı. Teşekkürler...
Herbo:Portakaldan göz yapmaca...
Fanmin:Sanırım hayatımda izlediğim en iğrenç ve yapmacık klip.
Herbo:Yuh silah çekti.
Fanmin:Joon un güzelliğiyle örtmeye çalışmışlar ama...
Mikkirabu:Şu renkli giysiler kimin fikriyse kafası kırılmalı.
Herbo:Ya benimsin ya toprağın temalı gerizekalı duruş...
Fanmin:Varoşların prensi namusuna laf getirmez çeker tabii.
Herbo: Alkışlıyorum bu salak fikir kimin aklının ücra köşelerinden çıktıysa...Yetenek ve fikir işi herkes bu kadar iğrenç fikirlerle gelemez.
Mikkirabu: Takım elbiseli Joon kabuslarıma girecek bana Polat Alemdar replikleri atacak.
Herbo:Çok emocan klip olmuş.
Mikkirabu:Mir güzel ama şimdi.
Fanmin: Bir sonraki klipte hapisteki Joon u anlatsın. Mir zaten klibin yıldızı. Saçı da pek güzel olmuş.
Mikkirabu: Onun çıktığı kısım klibin en güzel kısmıdır bence
Fanmin:Evet.
Mikkirabu: Bu arada y nedir arkadaşlar ya?? Bu bildiğimiz metematikteki y mi?
Herbo: Darmadağın olduğum için şu anda bu mantıksızlık içinde yorum yapmayacağım y adına. Zavallı y, kimliksiz... Şu anda hepsini dövmek istiyorum bana öyle bir his verdi bu klip.
Mikkirabu: Filmden sonra Joon un bir tarafları kalkmış
Fanmin:Gereksiz insan olmuş
Mikkirabu: Bende bıraktığı hissiyat bu oldu.
Herbo:Sıkıyorsa tüyleri kesilmiş İran kedisi olarak girseymiş duşa

Fanmin: Sevgili Joon: Milleti şehvetten, sahrada susuz kalmış köpek gibi kudurtmak istesen de ben kudurmadım bu ortadan çatlaman için ilk cevabım olsun. O kadar açılsan saçılsan da Mir senden daha güzel olmuş bu da ikinci çatlama nedenin olsun. Her kız seni bırakacak klipteki gibi bu da üçüncü çatlama sebebin olsun. Klipteki Mir in rap söylediği sahneler hariç tüm sahneler iğrençti hele G.O o kadar çirkin olmuş ki yılan baksa ölür. Rain gibi soyunsan da sen Rain değilsin. Porno sektörüne geçiş serbest. Klip 1 şarkı 4 . Ayrıca o giydiğiniz pantolonları karşıdan ilk slip don sandım. Ne o kıyafetler öyle? Duşta fazla kalma Joonie sonra kan işersin! Bu da son sözüm olsun.

Herbo: Parça çok dım tıs, tek düze, iç bayıcı ve depresyonel. Sözlerine hiç dikkat edemedim bile o derece. Hayattan soğudum ve hiç beğenmedim. Geçmişin hatırına hadi bir 4 patlatayım. Klip genel havası anlamında itici. Emovari atmosferin içinde gıcık ve fazla kasılarak sevimli ve doğal olmaya çalışılmış fakat sonunda yapmacık ve yapay sahneler ortaya çıkmış. Klişe akış - o silah olayı ne be? - o iğrenç ve estetik yoksunu kostümler ....belki koreografiler , puanı nereden yükseltebilirim diye arıyorum ama ... - sonuçta robotik, duygusuz, yapa bir klip. Tiplerde makyajla falan çok kasılmış.Eski doğal halleri daha güzel ve samimiydi... ay daha anlatamayacağım derdimi sonuç klip: 3

Mikkirabu: Cıstak haliyle ve anlamsız sözleriyle şarkı çok vasat 5 üzülerek belirtmeliyim ki Mblaq oh yeah gibi bir başka güzellik çıkartamadı hala. Klip içimi yedi bitirdi. Duşta Joon, sevimli sırnaşık Joon hede Joon hödö Joon grup yahu bular diğer elemanların başı kel midir? Ayrıca imajlar çok fena Mir i hariç tutyorum. Mir klibin en güzel hadisedir. Konu klişelikten yıkılıyor zaten oraya hiiç girmeyelim. Klip: 3. Bular iyi güzel puanlar bu arada kat tun falan olsa daha düşük olurdu.

**********************************************************************************

Sonra hiç bir şey olmamış gibi hayatlarına devam ettiler...

25 Mayıs 2010 Salı

HANA YORI DANGO: Bir Çeşit Peri Masalı I. Sezon


Bu satırlar yazıldığı sırada - buraya eklenmesinden çok önce - 20 bölümlük Hana Yori Dango' ya son noktayı koymuş bulunuyorum sırada filmi kaldı. 20 bölümü 3 günde izlediğim için hafif bir beyin ambalesi geçiriyorum onun için oluşabilecek sorunları hoşgörün.

Evet, son zamanlarda pek çok kişinin "hana yori dango", " hana yori dango" diyerek beynimi yemesi akabinde anck su namun' un mangayı okuyup öle yazmasına istinaden artık el atmaktan kaçamayacağımı anlayarak beni bekleyen çileyi çekmeye karar vermiştim ayrıca bir an önce bu olay bitsin istiyordum. mangasını okumaya hayatta katlanamazdım muhtemelen ortalarına doğru kendimi jiletlemeye başlardım, animesinden de muhtemelen sıkılırdım geriye dizi seçenekleri kalmıştı. Japon versiyonunu seçtim izlemek için ama neden diye sorarsanız; Kore versiyonunu Bi Shounen Gurusu' nun izlemek isteyeceğini düşündüğümden ve Japon doramasının 20 bölüm olmasından kaynaklanan kesinlikle elle tutulamayacak sebepler yüzünden. Sonuç; Hahaha beğenmek ben. Dediğim gibi anime ve mangaya tahammül edemezdim ama diziye gerçekten sardım.

İlk beşi vereyim öncelikle hehe;

Inoue Mao : Makino Tsukushi
Matsumoto Jun : Domyouji Tsukasa
Oguri Shun :Hanazawa Rui
Matsuda Shota: Nishikado Sojiro
Abe Tsuyoshi : Mimasaka Akira

Bilindiği gibi dizi 9 bölüm 1. sezon, 11 bölüm 2. sezon olmak üzere ikiye ayrılıyor.

Birinci Bölümde Eitoku Lisesi' nin genel özetini bize veren Makino, iyi bir dost bildiği Sakurako'yu ( Sato Megumi) koruyabilmek için F4' e bulaşmış olur ve akabinde kırmızı kartını alır ve hayatı cehenneme döner. Makino öyle kolay pes edecek biri olmamasına rağmen başına gelenler az buz değildir. Bu dönemde en büyük destek beklemediği ve kapalı bir şekilde kendisine Hanazawa Rui' (Oguri Shun) den gelir. Bu karizmatik, gizemli ve hafiften beyaz atlı prens havalarını taşıyan(ahaha bu arada gerçekten sürekli beyaz giyiyor) Rui, Makino' nun ilk aşkı olur. Makino' nun pes etmemesine tahammül edemeyen biri vardır ki o da Domyouji' dir. İnsan kılığında dolaşan fakat henüz evrimini tamamlayamamış bir yapıda olan bu arkadaş Makino' dan yurmruğu yediğinde hayatının dumurlarından birine uğrar. Bu andan itibaren diziye iki adet bomba hatun girer. Bir tanesi F4' ün çocukluk arkadaşı ve Rui' nin aşkı, prenses ama altındaki özgür insan modeliyle, Makino' nun da hayranı olduğu Shizuka' dır. O kadar yoğun spoiler alıyordum ki, gelişi adına verilen davette korkunç üçlü Makino' yu ıslattığında kontra atak olarak bahçe hortumuyla kızları sulamasına dağılıp bahsi geçen pek meşhur abla sanmıştım ama yanılmışım. Onee-chan yani Domyouji' nin süper ablası diziye girdiği ilk karede Domyouji' ye aparkatı çakarak 10 numara olduğunu göstermiştir. Efendim ilerleyen bölümlerde Domyouji Makino' dan daha da fazla hoşlanmaya başlar, Rui' nin Shizuka' nın peşinden Fransa' ya gitmesiyle sahne ona kalır. Ablasından aldığı destekle Makino' ya çıkma teklif eder.- ki yazmadan geçemeyeceğim buralarda bir Hemingway olayı vardır ki koparıcı - . Makino böyle bir şeyi beklemediği için anlamaz falan... İlk buluşmaları fiyasko, Yuki ve erkek arkadaşıyla birlikte çıktıkları ikinci çift buluşmaları da bir fiyasko ile son bulur. Bu arada Rui Fransa' dan dönünce Makino bir garip olur. Aynı zamanda Makino' nun arkadaşım dediği ve her şeyi anlattığı Sakurako' nun aslında Domyuouji saplantısına sahip olduğunu öğreniriz. Rui' nin Makino' ya asılmasıyla olaylar hafiften karışır ancak bunun bir oyun olduğunu ilan eder ve sayesinde Makino Domyouji' yi sevdiğini itiraf eder ancak Domyouji annesi ile yaptığı pazarlık sonucunda ve Makino' nun yarışmada ikinci olması nedeniyle New York' a gitmek zorunda kalır ancak birbirlerine duygularını itiraf etmiş olurlar.



(http://www.youtube.com/watch?v=xI7BwlB1FOk&feature=related)


Karakterleden bahsetmezsem olmaz.

Makino Tsukushi: İradesi sağlam bir kız. İlginç bir ailesi olduğunu belirtmem lazım ki genişlik ve rahatlıkları 2. sezonda tavan yapıyor ya neyse ancak annesinin Domyouji' nin dominant annesine ayar verdiği noktada umutlanmıştım fakat yanılmışım. Bunun dışında F4 üzerinde etkisi olan bir karakterdir.

Domyouji Tsukasa: İnsan görünümünde bir varlık olmakla birlikte insan mıdır değil midir sorusu tartışılabilir aslında ancak Makino ile birlikte insanlığa evrildiğini görürken aslında insan olduğunu fakat bunu unuttuğunu anlarız. Tüm bunların dışında hafif salaktır ve kendisi aptal olduğu halde karşısındakine aptal demesi en belirgin özelliğidir. Tüm bu geyiklerin dışında zamanla büyüdüğü ve içindeki bastırılmış insancıl yanın ortaya çıktığı görülür tabii bu noktada Makino' ya yüklenen misyon hafif ağırdır. Büyük adamım triplerinin içinde aslında çocuk olduğu ortaya çıkmaktadır. Japoncası hakkaten kötü dizide kırdığı potlar bambaşka. Hummingway olayına hala gülerim. Bir de öyle anneye sahip olduğu için az biraz haklı görüyorum.

Hanazawa Rui: F4 ün en soğuk ve dışarıdaki üyesi. Zamanla onun da değiştiği görülür. Shizuka Fransa' da başka biriyle evlenmeye karar verdiğinde geri dönüp Makino' ya asılmaya başlar ancak sonra bunun bir oyun olduğunu söyler yine de Makino' nun başı ne zaman sıkışsa ilk önce orada olan kendisidir. Bir de elma yiyiş stiliyle koparmıştır. Oguri Shun' a da yakışmış Ruilik.

Nishikado Sojiro: F4 ün playboylarından çay seramonicisi üyesi. Genellikle Domyouji' nin yaptığı dingillikleri toparlamak kendisine düşer. Alemlerdedir kendisi çoğunlukla. Yuki' ye yaptığı kıyak sonucunda Yuki' nin kalbini kazanmayı başarmıştır ancak kendisinin mottosuna aykırıdır tek eşlilik.

Matsuoka Yuki : Makino' nun çocukluk arkadaşı. Olayların içine o da bir şekilde dahil olurç. İyidir hoştur ama bazen fazla inatçı diye düşünmüyor değilim.

Okami: Dizinin yarıcı karakterelerinden bir tanesi. Eski sevgililerinden bahsederken aslında hayat dersleri ve senaryoya ait tüyoları paylaşmaktadır da bir yandan. Yoko Onno olabileceğini bile iddia etti ya ne diyelim ama Akira ile arası iyidir orası ayrı.

Mimasaka Akira : Ailesinin mafya olduğu söylenmekle birlikte mafya mirasını alacak kişinin F4 ün en birleştirici, en olgun ve arkadaşlarına en değer veren üyesi olması ilginçtir. Yaşlı ve olgun kadınlara ilgi duymaktadır ki yanlış hatırlamıyorsam bu travmasının nedenini 2. sezonda annesini görünce anlaıyoruz. Ömrü şu üçünü ayırmakla ve hepsini bir arada tutmakla geçmiştir.

Şu korkunç Üçlü: Adamın asabını bozma kapasiteleri çok yüksek ama insanın karşısına heryerde çıkabilecek cinsten. a aaah aaaaahhh.

Görüyoruz ki tek tip Japon kızları korkunç.Dizinin bazı sahneleri hakkaten çok eğlendirici ancak benim en çok koptuğum olay, Domyouji' nin Makino' ya özel konuşmaları için verdiği cep telefonunun zil tonunun Domyouji aradığında Imperial March olarak çalmasıdır ki her seferinde itinayla güldüm. Ayrıca şu elma muhabbeti de aptalca olmasına rağmen bu kadar önemli görülmesi ve Domyouji' nin Makino' ya bunu dünyanın en önemli sırlarından biriymişçesine anlatması insanı ne oluyor derken güldürmeye yetiyor. Rui ile Makino' nun bir de tuvalet macerası var ki ayrı bir olay. Domyouji salak malak ama çocuk Saturn saturn dedi herkes dalga geçti gariple halbuki bir bildiği varmış hepsi sonunda anladı.

Aslında klasik bir fakir kız zengin erkek masalımsısı ama hikayeyi güzel yapan karakterlerin geçirdikleri değişimler olmuş. Başta çok laf etmiştim ama bu seriyi ve bu sezonu beğendim. Özellikle Matsumoto Jun iyi bir iş çıkarmış diye düşünüyorum. Bunun dışında bu dizi gördüğüm en gerzek jeneriğe sahip dizi olarakta kayıtlara geçmiştir. Bir de bölüm içi parçası yanılmıyorsam Ai Otsuka /Planetarium' u oldukça beğendim. İlk sezonu daha çok sevmemde büyük etkendir.

Fazla vakti olanlara, peri masalı izlemek istenler ya da günün aptalca sıkıntılarından kurtulup rahatlamak isteyenlere ve tabiiiiii lise çağındaki gençlerin ergenlik sancılarıyla yoğurulan gerzekliklerine tahammül edebilecekler için tavsiye ederim, süpriz şekilde beğendim.


24 Mayıs 2010 Pazartesi

X - JAPAN: RUSTY NAIL ...

Yine gelenler geldi. Gelenler gelmişken o zaman X- Japan' e değinelim dedim. Uzun uzun yazmak zor geldi zaten bilen bilir grubu. X - Japan - Japonya kökenli bir grup olarak - aynı zamanda özellikle power metal camiasında en çok coverlanan ya da yorumlanmaya çalışılan gruplardan bir tanesi. Bunlar arasında en beğendiğim yorumlardan bir tanesi olan İsveçli grup Dragonland' in yorumunu ekleyeyim öyleyse. (Rusty Nail)



Not: Klip aslında X - Japan/ Rusty Nail klibi.

Bu da o muhteşem last live dan... Fazla söze gerek yok sanırım.



Merak edenler için sözleri;

"kioku no kakera ni egaita bara wo mitsumete
togireta omoi de kasaneru kawaranai yume ni
OH! RUSTY NAIL

dore dake namida wo nagaseba
anata wo wasurerareru darou
JUST TELL ME MY LIFE
doko made aruite mitemo
namida de ashita ga mienai

jyosho ni owatta shuumatsu no kizu wasurete
nagareru toki ni dakaretemo mune ni tsuki sasaru
OH! RUSTY NAIL

dore dake namida wo nagaseba
anata wo wasurerareru darou
utsukushiku iroasete nemuru bara wo
anata no kokoro ni sakasete

sugao no mama de ikite yukereba kitto
hitomi ni utsuru yoru wa kagayaku yume dake nokoshite
asa wo mukaeru kodoku wo wasurete
akai tekubi wo dakishimete naita yoru wo owarasete

kioku no tobira wo tozashita mama de furuete
togireta omoi wo kasaneru aoi kuchibiru ni
OH! RUSTY NAIL

kurushikute kokoro wo kazatta... ima mo
anata wo wasurerarenakute"

http://www.youtube.com/watch?v=wwvbPnC0HKo

http://www.youtube.com/watch?v=Ujw0FTe7tTI

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...