29 Ekim 2009 Perşembe

Bir DBSK Klip Yorumu: Mirotic Candır ...



Mikkirabu, Fanmin ve Herbo dan oluşan üçlü işlerini gayet ciddiye alarak videoları yorumlamaya çok ciddi biçimde devam ediyorlar. O kadar derinlikli ve incelikli yorumlar yapıyorlar ki günümüzde herkesin örnek alması gereken altıdolu fikirleri ortaya sunuyorlar.Büyük bir incelikle de bunları buraya yazmam için bana izin veriyorlar şahsen bu hareketlerini de çok takdir ediyorum ve onların bu yorumlarını dinlerken çok eğlendiğim için bunu herkes ile paylaşmaya karar veriyorum.

Bu arada dikkatimi çeken bir şey arkadaşların yavaş yavaş mesafeli duruşlarını kaybederek yavaş yavaş DBSK eksenine girdikleri ve fangirllük çizgisine oldukça yaklaşmaları (çizgiyi geçmişte olabilirler). Neyse şu aralar kendilerinde mirotic çılgınlığı devam etmekte. Sağda solda under my skin diyerek abuk subuk hareketler sergileyen insanlar görürseniz bilin ki % 90 bu üçlüden biridir.

Neyse arkadaşların ele aldıkları ilk klip bu oldu:http://www.youtube.com/watch?v=wE71OtCj0-I&NR=1

Kendileri bunu ikisi bir arada olarak adlandırdılar.

Şahsen wrong number adlı şarkıyı iç bayıcı bulmakla birlikte bu güzel çocukların hatrına izlerim de burada mirtotic ile bağlantısı ve sunumu şahsen beni de heyecanlandırmadı değil... Yoksa bende mi fanlığa doğru ilerliyorum? Bu arada parçaya delicesine eşlik eden kitleye sevgilerimi gönderiyorum...

************************************************************************************

mikkirabu:junsu ya öğk demek istiyorum. o ceketin içine giyilecek şey midir o evladım.
herbo:ohaaa....
fanmin:ne hale getirmişler bunları?Parayla rezil oluyorlar.
mikkirabu:kim giydiriyor bunları böyle?
fanmin:Chaaaaaanng
Herbo:Fena harcamışlar Changı
Fanmin:Onu öyle giydireni yakarım!
Herbo:Saçları da iğrenç olmuş
Mikkirabu:Güzel girdi çocuk ama...
Fanmin:Evet.
Mikkirabu: Da.. ne giydirmişler ona öyle ya?
Fanmin:Tayt gibi daracık beyaz pantalonlar
Herbo:Üzülme Fanmin, işte dileklerin gerçek oldu... En güzeli Jae olmuş.
Mikkirabu:Yunho nun girişi fiyakalı olmuş. Evet Jae iyi yırtmış
Herbo:İşte geliyor...Yunho...Gaza getiriyorlar çocuğu...Junsu nun triplere bak...
Mikkirabu: Ohahahaha Junsu salaksın...
Fanmin:Changmin im güzel yine
Herbo:Bell boy gibi olmuş Chang
Mikkirabu: Evet açıklıyorum Mickey bana göz kırptı.Kimse üstüne alınmasın
Fanmin:Sen onu bırak Chang bu şarkıları kimin için söylüyor sanıyorsun?
Kemanlar süper olmuş..
Mikkirabu:Mirotic en kral şarkıdır gözümde.Şuraya yazıyorum
Herbo:Koreografi güzel...
Fanmin: Bittiğim andır şu an. Chang ın scream i... öldürecek beni..
Herbo:Güzeeellll. mirotic kral şarkı.Junsu antipatiklikten ölüyorsun...
Fanmin: oooooh sona bak!!!!!! Aman Allahııımmm
Herbo:Ohha!
Fanmin:Ben tansiyonumu ölçtürmeye gidiyorum...Bayılacağım
Herbo:O neydi öyle yahu? Mikkirabu şu anda resmi olarak öldü
Mirotic ve liveları candır ilan ediyorum
Mikkirabu:yıkılmadım ayaktayım. oha sonda patlatmışlar resmen ve evet öleyazdım
Herbo:Mirotic e laf söyletmem artık
Fanmin:Bunları gören göz huriyi neylesin?
Mikkirabu:Mirotic candır kraldır
Herbo:Kesinlikle candır hem de her versiyonu ben bunu çok beğendim güzel bir mix olmuş sonu bomba olmuş
Mikkirabu:Bunun bıraktığı hasarı toplamam uzun sürecek
Fanmin:Ben Kore ye gidiyorum...
Yalnız ben bu klibe bittim 10 üzerinden 100 veriyorum...akıl bırakmadılar
Mikkirabu: Valla benden de tam puan
Herbo: Benden 8 puan.Bunlardan daha da iyilerini bekliyorum. Junsu nedeniyle puan kırıyorum.
Fanmin:Junsu puanları düşürüyor evet...
Herbo:Chang ı bell boy a benzettikleri için kızdım.
Fanmin:O saçlar neydi ya? Hiç yakışmamış sanki sahnede 11 yaşında velet var.
Herbo:Aynen, ayağını kaydırmaya uğraşıyorlar.
Mikkirabu:Junsu da beyin hücresi kalmadı.kafasına vura vura aptal ettiler çocuğu. Hep eziyorlar zaten emo olacak diye korkuyorum.
Fanmin:Dansları çok beğenndim bir de..gitar olayı da güzel olmuş. danslar süper. kendileri bi r içim su daha ne olsun?

Toplu yorum: Mirotic ve yorumları candır

**************************************************************************************





bkz:http://www.youtube.com/watch?v=BA_gmHEWFqg&feature=related

Tawannanna not:efendim bu video da mirotic in japonca ve dans versiyonu. açılar güzel.hareketler çok net, total koreografiyi daha açık görebiliyorsunuz. sevmek ben

************************************************************************************

Herbo: Japonca mirotic... ayrıca under my skin diyebiliyorlar.
Mikkirabu:Bu klipteki giysiler iyiymiş.
Herbo:Güzel çekim
Mikkirabu:Jae nin saçlar cool
Herbo:T shirti de cool
Fanmn:Bu scream beni bitiyor...
Herbo:Mickey nin saçlar kötü ya
Mikkirabu: Oyyy sonuna doğru kostümler daha da güzelleşiyor
Oho Jae açmış böğrünü. Mickey nin saçlardan yana yüzü gülmüyor.
Fanmin:Pabuçlarda sivri burun
Mikkirabu:Ya neden herkes kaslı kollarını yada böğrünü sergilerken mickey e uzun kollu tişört giydirmişler
Ayıp ya...
Fanmin:Hmmm Yunho da fena değilmiş
Herbo:İyidir Yunho.ayrıca gruptaki en iyi dansçıdır bence.
Mickey i ezmişler burada
Mikkirabu:Evet...
Fanmin:Hep benim Changımı mı ezecekler. Birazda seni ezsinler
Bell boy yaptılar çocuğu
Mikkirabu:Ezmesinler sevdiceğimi.
Herbo:En balllılar Jae ile Yunho olmuş
Fanmin:En fazla görünen Yunho
Mikkirabu: Jae taş olmuş bu klipte, kıyak geçmişler
Herbo:Normalde de taş işte napsın!


Toplu yorum: mirotic ve versiyonları candır...

************************************************************************************


bkz:http://www.youtube.com/watch?v=w3QA5V3Od8s&feature=related

Bu da başka bir live mirotic. Under my sky komik olmuş tabe...

*************************************************************************************


Fanmin:Bu gece kalpten gidiceğim galiba. Bu ne güzellik?
Herbo:Sportif gençler burada.
Fanmin:Güzel çocuklar var salonda.Tabi gülün üzerine gül koklamam huyum değildir.
Herbo:Elektro olayı güzel olmuş yine.
Mikkirabu:Under my sky diyorlar?
Yunho ve Jae nin ortak kırmızı eldivenleri de valentine armağını herhalde birbirlerine
Herbo:Pek yaoi gördüm seni
Mikkirabu: Ölümüne Shonen ai nihahahah!!!
Herbo: Seviyorum bu parçayı
Mikkirabu:Duramayıp ben dansa başlıyorum izninizle..
Herbo:Chang ta ekoseler giyermiş...
Fanmin:Ona herşey yakışır
güzelim benim
Mikkirabu:Ay Mickey kafasına peruk takmış gibi duruyor çok fena
Herbo:Evet, Mickey i harcamışlar
Mikkirabu:Gitar solonun hastası oldum
Chang yürü be scream e bak..
Herbo:screamci Chang
Mikkirabu:Güzel olmuş hakkaten
Fanmin:Ben orada kendimden geçtim
Mikkirabu: Siyah takım elbiseli beyaz kravatlı cool duruş yapan tip kim acaba izleyicilerden
Fanmin:Ben de ona kaydım ama sonra napıyorsun dedim kendi kendime
Herbo:Rain olmasın?
Mikkirabu:Öldüğüm andır. Çok cool be.sarkmaya korktum.Biri Junsu ya böğrünü açık bırakarak seksi olunmayacağını öğretsin kudasai
Ayrıca altın kolye mi boyunundaki yuh be junsu! Chang yine daha iyi Mickey e nazaran

Toplu yorum:mirotic ve versiyonları candır...

*************************************************************************************

Yazının ana teması:Mirotic candır....

27 Ekim 2009 Salı

Bir DBSK Klip Yorumu:Triangle the Efsane...

Eveeet, bilindiği gibi DBSK sevgim ayrıdır. Onlar beni can sıkıcı günlerimde eğlendirmiş bir gruptur :p Ayrıca kim ne derse desin çokta eğlenceli, renkli çocuklar. Bu hastalığımı bulaştırdığım bir kaç arkadaş üşenmeden oturup çeşitli klipler izleyerek aralarında yaptırdıkları geyikler ile birlikte yeni boyutlara kapı açtı. Bu arada gözlemlediğim kadarıyla sağlam bir DBSK fanı olmaya doğru ilerliyorlar.

Kendileri yaptıkları geyiklerden o kadar eğlendiler ki üçlü bir juri oluşturarak kendilerini klip yorumculuğuna verdiler. Bize de izinleriyle yorumlarının bir kısmını aktarmak düştü. Tabii üçüncü ağız olunca o kadar eğlenceli olmuyor ama yine de denemekte fayda var.Öncelikle bu üç şahsı tanıştırmak lazım.

Fanmin
MikkiRabu
Herbo

Ve işte......

Bu üçlünün yorumladığı gecenin bir yarısı sıkıntıdan patlarken sardıkları o efsanevi - bunu ciddi anlamda söylüyorum izlendikten sonra efsane bulunabilir- klip.....




Daha ilk saniyelerde Fanmin ve Mikkirabu bu sarı saçlı uzun saçlı elemanın kim olduğunu sorarak konuşmaya girdiler (junsu) ve kendisine Legolas takma adını verdiler. Herbo her ne kadar onun Junsu olduğunu söylese de bir süre buna inanamadılar. Bir süre sonra Mikkirabu visual kei olmuş bunlar nidalarıyla ses üstünlüğünü ele geçirdi zaten. Akabinde "Yunho nun gözünde tavuk tüyleri bitmiş" adlı türküyü seslendirmeye başladı. Fanmin ise aniden irkilerek "bu karı kim bea zebani gibi girdi rüya gibi klibin ortasına " diyerek ortamı iyice dağıttı. Sonradan sürekli zebani karı olarak bahsedeceği kadın aslında Boa tabii. Hoş bence de zebani...:)


************************************************************************************

mikkirabu: jae ye uzun saç yakışmış ama metalci kimlik fazla gelmiş. yapmasınlar böyle şeyler bu güzelim çocuklara. changmin in hızlı yükselişinin önü kesilsin diye herhalde diken tarzı emo saç modeli uygulamışlar.onca saçma ayrıntı yüzünden dansları heba olmuş çocukların. Bu trax' ın davulcusu erkek mi ya?çok fazla kalabalık, çok fazla şey tıkıştırmışlar,oysa koy çocukları söylesinler şarkılarını dans etsinler. göz yorucu olmuş...

herbo: ben changming' in saç modelini beğendim ama hayır emo değilim.

mikkirabu: bayağı deneysel takılmış elemanlar ha! mickey'i yerim ya...canım benim.ama changmin' i fena harcamışlar. yunho' nun tüylerine hala gülüyorum


fanmin:Deri pantalonları biraz daha dar olsa, şalvar gibi ... Ayrıca Changming e laf ettirmem. güzele herşey yakışır. canım benimm...

mikkirabu:junsu' nun sarı lapiska saçları ilk görüşte irkiltse de sonradan sevdiriyor kendini kız olmuş ama iyice juliet misali süzülüyor söylerken


fanmin:Junsu' nun yüzüklere de ben hayran oldum her parmakta Bülent ablamızı aratmıcak yüzüklerrrr

herbo: daldan dala atlama rekorunu bu klip ve çalışma ile ellerinde tutuyorlar, klip güzeli olarak mickey seçtim

mikkirabu: mickey forever tabi, onu kimseye kaptırmam

fanmin: Zebani karı beni irkiltti gene Mis gibi rüya gibi klibin içine zebani gibi iniyor melek gibi uçuyor


herbo: "Boa the zebani" artık o...

fanmin:ayrıca Senin Mickey den önce Benim Chang Minim var.






herbo: chang yine punk olmuş. Ooohhhh...chang' ın hareeketler pek havalı

fanmin:Allah'ıııııııııııım...Pişik olmuyomu bunlar???

herbo: komikler valla...

mikkirabu: ayyyy sevdiceğim naruto olmuş....mickey'in naruto gözlüğüne hasta oldum kafasındaki. gitar solo girdi yalnız bu davulcu çok şovşak.Boa geliyo kırıta kırıta


fanmin:changı tek geçerim...

herbo:Boa dan bir dans solo....

Mikkirabu: Bu Boa niye böyle zayıf ya? Kıl oldum

Herbo: Ben de hemfikirim

Mikkirabu:Jae yi maymun etmişler. Mikkicim de naruto olmuş...Yunho çok komik hem live hem klipte. Tavuk tüyleri ?!

Herbo:İki klipte de deli eğlendim...

Fanmin: Ben de çok eğlendim...Yalnız Chang a en çok kısa saç yakışıyor..o miroticteki saçı.Yüzü açılıyor çocuğun...

Herbo:yani çocuklar profesyonel, takdir ettik. Dans var, şov var, işin hakkını da veriyorlar, sesler güzel

Mikkirabu:Yalnız The TRax ın davulcusunda ciddi bir sugizo sendromu var...

Fanmin: Güzellik var...Onu unutmayalım

Herbo:Ay pardon en önemli noktayı atladık.

Mikkirabu:Oyyy. Chang ın sondaki scream kısmı güzelmiş. scream'e başlamadan bir de haylaz haylaz bakmış ya alem çocuk vallahi

Fanmin:o bakış banamıydı acaba?

Mikkirabu: belki de...

Fanmin:Aman Allah'ıııııııııııım.......Şizofren Aşık olmaya başladım.


Mikkirabu:10 üzerinden puanlamama gelirsek klip 7 canlı 9. boa olmasa live 10 olucaktı sonra yandı zaten alev alev. alevli meyva tabağı tadı werdi

Fanmin: Klip 6 Canlı 9. Boa yüzünden.O live deki kıvırta kıvırta gelmesi bak geliyorum sizi yakıcam diye sonra alevlerin fırlaması.

Birde böyle tavşan derisini kürkünü takmasalar Hayvan sever kitlenin tepkisini alabilirler

mikkirabu: Evet kürk hadisesi çok kıroca. sempatilerine yakışmamış :P

herbo: klip 6 canlı 7 .Boa fazla gelmiş.

Mickey gerçekten Naruto olmuş nerede klipteki karizması nerede live daki narutoluğu.Chang live da daha iyiydi yedirmiş kendine..

Fanmin:Chang kendini öne çıkarsın biraz Öyle ezdirmesin kendini. Geleceği parlak o çocuğun

Mikkirabu: Jaeyi harcamışalr live'da

Toplu yorum: Bu klip bir efsane...

************************************************************************************

Böylece bu çocuklar 10 üzerinden bu notlarla olayı kapattılar.

Kişisel fikrim:Valla parçayı altyapısını falan es geçiyorum. söyleyebileceğim tek şey klipleri ve kendisi bir süre sonra bağımlılık yapıyor.

buda benden bonus başka liveımsı:



Bu yazıyı Fanmin in Mikkirabuya Chang için yazdığı şiiirle noktalıyorum. Buyrun...




Aman mickey senin olsun

Görünce aşııık oldum

O çekik gözlerine

Başkasını istemem

Benim gönlüm sende......

11 Ekim 2009 Pazar

HITOMI NO CATOBLEPAS:Komşunuzu iyi Tanıyın...



Tanaka Yasuki nin elinden çıkan 15 bölümlük manga serisi. Gerçi devamı gelecektir diye hissediyorum çünkü sanki bir arc sonunda manga kesilmiş gibi duruyor, tam işler kızışırken herşey ortaya çıkacakken elemanlarımız eğitime giriveriyorlar. Zaten bu aralar ne okuduysam ne izlediysem hepsi sanki bölüm yada sezon sonuymuş gibi çat diye kesildi. Merakla devamını beklerken bir taraftanda deli gibi konu ile ilgili araştırmalar yapıp sonucunda tatmin edici cevaplara ulaşamamak çok yordu beni. aah aah öylesine yorgunum ki bir dinlensem dinlenebilsem... :P

Neyseciğime gelelim hitomi no catoblepas a..Olayın geçtiği K City de insanlar ortadan kaybolmaktadır. K City diyip geçmeyin tarihi ve hikayeleri olan eskilerden kalma bir şehirdir burası. Tokio kardeşimiz,( tokio michael çağrışımı yapıyor bana sürekli, biraz dinlemek lazım herhalde -bilinçaltı mesajı bu- ) ailesinden gelen güçler ile birlikte bazı yeteneklere sahiptir ki bunlar diğer boyuttan gelen yaratıkları durdurmak ve şehri korumaktır.Miiko kardeşimizde bu şehirde yaşayan lise öğrencisidir. Hayalet hikayelerinden olukça tırsmaktadır kendisi ki arkadaşı Mari nin en büyük hobisi korku hikayeleri anlatarak Miiko nun ödünün kopmasını sağlamaktır. İşte böyle günlerden birinde Miiko metroya binecekken çocuğun biri ona metroya binmemesini söyler bundan daha da tırsan Miiiko korkudan metroya atlar. Böylece Tokio ile akumaların kurduğu bir tuzak olan metroda tanışmış olurlar. Tabiki Miiko ya metroya binmemesini söyleyen Tokio dur.



Böylece bu ikisi tanışmış olurlar ve ortaya çıkar ki Toki ile Miiko aslında komşudurlar. Miiko biraz yüzsüz olduğu için Tokio nun fantastik evine hergün uğramakta ve yemekleri löp löp mideye indirmekten çekinmemektedir. Bu şekilde Tokio ve ailesinin sırlarını öğrenmiş olur. Olaylar devam ederken aslında K City nin dört tane koruyucu ailesi olduğunu öğreniriz. Tokio dışındaki diğer ikisi ile de tanışırız. Dördüncüyü göremedik.

Böylece süren giden, hafif Bleach Hafif Ga-Rei-Zero benzerliği gösteren seri yine de eğlenceli. Karakterler ve kurguları da iyi gerçi seri kaldığı yerden devam ederse karakterlerin arka planları ve hikayeleri çok daha net bir şekilde ortaya çıkacaktır.



Tokio arkadaşımız biraz gerzek olmakla birlikte oldukça eğlenceli ve sevimlidir. Gerçi kendisi hafiften Sasuke sendromu yaşamaktadır ama şimdilik onu bu şekliyle kabul ettik.Miiko insanı hayattan bezdirebilecek kapasiteye sahip bir gençkız olmakla birlikte bu seri için sevimli olmaktadır.Tokio nun yol göstericisi Hakuto ya şurada ayrıca değinmek isterdim ama yapmayacağım ancak Miiko onu bile bezdirebilecek kapasitedir.Kazuto evinin varisi Hosomu Kazuto hafif anarşist tavrıyla birlikte bildiğiniz gaza gelen dallama özelliği göstermesine rağmen yine de sevilesi bir karakterdir. Evin diğer iki savaşçısı- isimlerini hatırlayamıyorum şimdi- sevimli ve cool olmaktadırlar. Mıchiru Kuromochi nin ise ayrı bir emo fakat iyi niyetli bir kızcağız olması ancak bununla birlikte savaşacak kararlılıktan biraz yoksun olması işleri güçleştirmektedir biraz ama gösterilen ibarelere göre kendisini toparlayacaktır ileride ancak ejderhasına değinmeden geçemeyeceğim. O ne sevimlilik ne şirinlik... Michiru nun babaannesi ile birlikte iken bir korku unsuru olan kocaman anlı şanlı ejederhanın bir baby e dönüşmesine yarılmıştım şahsen. Tabi atlamayalım Michiru nun babaannesi serinin en sağlam hatunudur eheheh.



Eğlenerek okuduğum- her ne kadar başka serilerle benzerlik gösteriyorsa da- bir manga serisi oldu. Umarım devamı yayınlanır bir şekilde. Daha kötü adamlarla daha yakından tanışacaktık...


Buyrunuz: http://www.onemanga.com/Hitomi_no_Catoblepas/1/01/


22 Eylül 2009 Salı

MEISTER: Futbol dolu Günler....



İşte beni Tsubasalı,Gol lü günlerime geri döndüren manga. Çok sevdim, çok eğlendim. Tek dezavantajı sadece 10 bölüm olması tam havaya girmişken, karakterlere ısınmışken çat diye kesilmesi.

Neyse konuyu baştan alalım;

Kimiya Kaji nin eseri olan manga sadece 10 bölüm. Çok basit, gerçekten tsubasa ve benzerleri kurgusuyla ilerliyor. Satomi Lisesi yeni kurulmuş bir lisedir, en büyük öğrencileri lise 2 lerdir. Lisenin bir futbol takımı vardır ki bir önceki yıl Chiba Prefecture da ilk 4 e kalmayı başarmışlar ama yarı finalde Kuromine Lisesine yenilmişlerdir. Yine de ilk 4 bu takım için inanılmaz bir sonuç olarak değerlendirilmiştir.



Takım elemanlarına bakarsak, topluluğun menejeri, lise öğrencisi hatun kişi ama futbol manyağı Kazu-chan olmaktadır. Takımın kaptanı evlere şenlik, inanılmaz bir insan olan Raiho dur. Manga boyunca shrimp olarak adlandırılan kişi süper bir kaptandır kanımca. Futbol olayını yemiş yutmuş gözüken Raihonun driblingleri ve sürati efsaneleşmiştir ayrıca tek bakışıyla tüm sorunları analiz edip çözüm üretebilen bir yapısı vardır. Seviyorum kendisini.Her eve lazım. Tek eksik noktası Kazu Chan ı anlayamamasıdır, Koori ve Kiiri gibi idiot diyoruz kendisine bu noktada ayrıca bilim kurguya düşkün bir arkadaş olup farklı boyutta yaşadığı için ilk gördüğünde Matsudoyu uzay canavarı olarak tanımlayabilmiştir. Eğlenerek kazanmak felsefesini tüm takıma işlemeyi başarabilmiş, her oyuncunun isteyeceği kaptandır kısaca kendisi.

Takımın diğer elemanları içerisinde bir tane yakuza , saçları dillere destan Kiichi , L bozması, asosyal bir otaku ama yüksek zekalı Koori, ve aslan gibi - hem fiziksel hem tavırsal- Kai bulunmakta ve kısaca takım manyaklardan oluşmaktadır.Tabiki tahmin edileceği üzere bu arkadaşların hepsinin mevkii Raiho tarafından keşfedilmiştir ve arkadaşlar oynadıkları mevkiye oldukça hakim neredeyse uzmandırlar ama bu onların komik bir takım olmalarını engellemez. Takıma daha sonra 1.90 kusurluk boyuyla forvetim ben diyen ama hava toplarında inanılmaz derecede başarısız olan Matsudo- mevki Raiho tarafından bulunyor daha sonra- yırtıcı forvetim diye geçinen ve geleceğin milli takımına bir ara aday gösterilmiş ancak daha sonra gençler takımına çağrılmamış Niishi - takım oyununu öğreniyor burada Raihodan aldığı dersle- katılınca takım hakkaten evlere şenlik oluyor.




Zaman ilerledikçe yine karşılaşmalar başlıyor ve Satominin ilk rakibi bir önceki sene yarı finallerde elendikleri Kuromine Lisesi oluyor. Kuromine kaptanları Sudou Kaoru nun -ah ah- eşliğinde gelenekçi ve katı defans anlayışı olan ani ataklarla skor atıp üzerine yatan bir anlayışa sahip, fiziksel gücü muhteşem olan bir takımdır. Hatta içlerindeki bir ayı elinin ağırlığının farkında olmayıp takım arkadaşlarına zarar verebilecek kapasitedir. Tabiki Sudou Kaoru muhteşemdir, muhteşem bir defans ve harika bir kaptandır.



İşte Satomi vs Kuromine maçı başlar ve biter. Zaten mangada aniden final maçına atlar ve final maçını anlatmadan biter. Ühühühühühühü ühühühühü neden ? Çok eğleniyorduk.

Çok basit ve sade bir manga ama bir o kadar eğlenceli ve okuması çooook keyifli. Aradaki espriler sağlam, karakterler sevimli. Çok orijinal değil belki ama insanı saran cinsten.

Futbolda sadece kaznmak değil eğlenmekte önemlidir olayının altını çizen ve benim de inandığım gibi çirkin futbol değil zekice oynanan , estetik ve güzel oyun anlayışını vurgulayan bir manga olmasıda ayrıca cabası. Ayrıca gazeteci arkadaşın sürekli ters köşe olmasına yarıldım her seferinde. Sanırım en sevdiğim karakterler Raiho, Koori ve Sudou oldu bu mangada. Herkeslere tavsiye... zaten çok vakit alan bir şey değil. Kısa kesilmesi yazık olmuş.



**Maça sevgilisi gelen Matsudoya No to Love Comedies pankartını açan Kiiri ye saygılarımı iletiyorum :))

bkz: http://www.onemanga.com/Meister/1/01/

20 Eylül 2009 Pazar

PHANTASMAGORIA : Mago Magolar....



Japon müzik dünyasının en iyi tanınan basçılarından ve adı anılan insanlarından biri olan kisaki' nin kisaki project' ten sonra oluşturduğu, kılık kıyafet açısından - grubun anlayışına da dayanarak- visual kei sayılabilecek ancak yaptıkları müziğin kalitesi tartışılmayan, ne yazık ki kisaki' nin genç yaşta müzik dünyasından emekli olmaya karar vermesi ile 2007 yılında dağılmış, 2008 de bir iki aktivite için tekrar bir araya gelmiş ancak 2008 de bu isim altında çalışmaya son vermiş olan ve gidişiyle kendini özleten gruptur.


Böyle çat diye bir giriş yaptıktan sonra daha yavaş alarak baştan başlayalım.2004 yılında Kisaki tarafından kurulmuş olan gruptur. Kısa sürede Visual Kei camiasında kendilerine rahatlıkla yer açmışlardır -ki hala anılırlar- örnek 1-a -. İlk çıkardıkları single Material Pain miş kayıtlara göre. -güzel parçadır, tavsiye ederim.-





Grup kadrosu şu şeklide olmaktadır;

Vokal:Riku
Bass:Kisaki
Guitar: Jun
Guitar:Iori
Davul:Shion ile başlamış ayrılmasından sonra yerine Matoi geçmiştir.

Arkadaşları yakından görmek için buyrunuz Suicide Gemini -canlı canlı -

http://www.youtube.com/watch?v=GFTJMmMXZBU&feature=related

-vokal ile davul seçilebiliyor sanırım. sarı saçlı gitarist iori, pembe saçlı olan da Jun. Arkadaki etekli kabarık saçlı basçıda müzik dünyasında pek çok insanın taptığı Kisaki olmakta. -

Başka bir klibe bakalım. En favori parçalarından biri olan ......Lost In Thought , buyrunuz;

http://www.youtube.com/watch?v=EHtM0uHd23M&feature=related


Tiplere bakıp yargılamayalım grubu pek çok kişinin yaptığı gibi. Doğal olarak Visual Kei olayına alışık olmayan pek çok insana oldukça itici, komik, iğreti, çirkin vs.. gelmektedirler ki phantasmagoria pek çok v. kei grubundan tarz olarak - görsel anlamda- daha uçtadır ve belkide daha farklı tarzlara denk görülebilir ama müzikal olarak v. kei e yakındırlar hatta parçaları için catchy bile denilebilir.

- Bu riku nun piercing manyaklığı ne olacak acaba? -

unknown zero distance

www.youtube.com/watch?v=s6CoNmRhXBg

-so catchy, öyle değil mi :) - Bu arada görüldüğü gibi Kisaki nin yaşına rağmen bacakları V.K camiasındaki pek çok elemanın olduğu gibi bizden daha güzel -

Hikari Ni Furu Ame

http://www.youtube.com/watch?v=u2OMwelslIQ&feature=related

-surely i şoreli diye telaffuz eden riku nun önünde saygıyla eğiliyorum.Yine de klipteki renkler hala hoşuma gidiyor.-

Mago Mago olayı, Vidoll un evil bassçısı Rame nin bunları Mago diye çağırmasıyla başlıyor. Bilindiği gibi Vidoll de bir Undercode ürünü (Undercode= Kisaki gibi bir şey) olarak başladığı için Kisaki etrafında dönmektedir. Mago olayını benimseyen fanlar etrafta mago mago diye dolaşmaya başlıyorlar.

Magolardan bir live daha gelsin;

live- hikari ni furu ame

http://www.youtube.com/watch?v=9FDHd9O1kZc&feature=related

-bu grupların seyirciler parçaya eşlik edince gösterdikleri şaşkınlığa ve tepkiye bayılıyorum. örnek 1-b- sevimliler ama değil mi :)

İvet her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi bu grupta 2007 de dağılıyor. 2008 de bir ara konserler için bir araya geliyorlar. Önce Iori ile Matoi ayrılıyor. Sonra Kisaki aktif müzisyen olmaktan vazgeçip V.K camiasından emekliliğini ilan ediyor. Kendi şirketinde çalışmaları devam ediyor tabiki ama sahnelerde görünmüyor.




2008 de Hide Memorial da performans sergiliyorlar. Buyrunuz

Eternal Silence


http://www.youtube.com/watch?v=ZvzPgTshON8&feature=related


Riku, Chariots ile yoluna devam etmekte. Jun, kendi solo projesi olan attic ile boy göstermekte. Iori solo çalışmalarına devam etmekte. En son Surely adlı single ını çıkardı. Başka gruplar yada sanatçılarla da takılıyor.Matoi Jill Christ te davul çalmayı sürdürmekte. Hepsi ayrı konular. Bir de Jun ve Iori beraber çalıp söyledikler bir single çıkardırlar.

Dayanamayıp bir örnek koyalım

Jun& Iori

http://www.youtube.com/watch?v=7-YQt1qCoCE&feature=related


-Iori konuşmaktan pek hazmetyene bir tipmiş. Yess.... heheh-


emekli olan kisaki' nin bir an önce sıkılarak geri dönüşünü bekliyoruz.

grubun şu ana kadar yayınladığı albümler şu şekildedir;

splendor of sanctuary
synthesis songs
sign of fragment
subjective or ideal
requiem -floral edition-
requiem -funeral edition-
no imagination
past new phase - phantasmagoria tribute album -

Phantasmagoria her ne kadar dağıldıysa da hala sağlam bir kitlesi mevcut ve dörtgözle birleşecekleri günü bekliyorlar,tabi gerçekleşmeyeceğini de biliyorlar- gerçi kisaki bu sağı solu belli olmaz tek telefonla grubu geri toplayabilir- her neyse Phantasmagoria da bu camianın sayılan gruplarından biri olmaktadır. Tavsiye ederiz.



Tabi gönül ister atalım playlist e bir iki parça herkes dinlesin, tanısın ama tahmin edildiği gibi playliste te yasaklamalar sözkonusu. Tam bunun üzerine LASTFM ve MYSPACE ınde engellendiğini öğrendik dün. Youtube la başlayan seri durdurak dinlemeden devam ediyor. Buradan bu kadar altyapısız, temelsiz, anlamadan dinlemeden bir açıklamaya bile gerek görmeden, hakları düşünmeden çotonk diye site engelleyen ve bu konuda emek sahibi herkese sevgilerimi ve saygılarımı iletiyor başarılarının devamını diliyorum. Biz birşey dinlemesek, öğrenmesek, okumasak ve izlemesekte olur tabi.

BONUS: Oha Kisaki mi bu? Tüm hanımkızlara gelsin

http://www.youtube.com/watch?v=PbyQyC7SZiE


23 Ağustos 2009 Pazar

DSKB: Yeni Takıntım :P

Eveeet şu iğrenç günlerde beni eğlendirdikleri için kendilerine teşekkürü borç bilirim bu çocuklara. Son bir haftadır pis sardım biraz ama çok eğlenceliler. Danslar güzel, sesler hoş, çocuklar allah için güzel birde...

Ayrıca sahne şovları ve koreografilerine bayılıyorum. Özellikle mirotic e taktım.

Aşağıdaki linkleri benim gibi eğlenip şenlenmek isteyenler için koyuyorum;

http://www.youtube.com/watch?v=XxBoZbX155A&feature=PlayList&p=339594485A147F8C&index=0&playnext=1

http://www.youtube.com/watch?v=MV0HCXvdnGc&feature=fvw

http://www.youtube.com/watch?v=7SrDkJ8XRnA&feature=related

http://www.youtube.com/watch?v=xNmETNIGCPs&feature=related

http://www.youtube.com/watch?v=RGxoYngxKYw&feature=related

http://www.youtube.com/watch?v=GzA0dFoNLxY&feature=related

http://www.youtube.com/watch?v=w3QA5V3Od8s

http://www.youtube.com/watch?v=4yH7BR6U49k&feature=related

9 Ağustos 2009 Pazar

OTHELLO: Wowww Shakespeare mi?


Tabiki hayır ! Ufak bir çağrışım sadece zaten şu ana kadar Othello için binlerce yorum ve makale yayınlanmıştır. Buraya benim de bununla ilgili yazı yazmama gerek yok. Her ne kadar Shakespeare in en sevdiğim eseri olmasada saygıyla adını geçirelim. - sıcağın beyin üzerindeki etkileri; ders # -




Bu Othello, Satomi IKEZAWA yapımı olan shoujo bir manga serisi. İçinde aşk, entrika, çift kişilik sendromu, cosplay, visual kei esintileri, rock, hatta ve hatta ucundan kıyısından led zeppelin bile barındıran bu seriyi eğlenmek için herkese tavsiye edeyim öncelikle. Galiba shoujo serileri seviyorum, kendime inanamıyorum ve bunu yaşlılığa bağlıyorum.

Hatırlıyorumda aylar önce hasta hasta okumuştum bu 28 bölümü. Her tarafım ağrıyordu sonra zaten iki gün yataktan çıkamamıştım ama manga okumak için çektiğim ağrıların karşılığını verip beni çok eğlendirmişti.

Konuya değinmek lazım tabi, hmmm bakalım nasıl özetleyebiliriz.



Efendim Yaya 16 yaşında, kimseye hayır diyemeyen, iyi niyeti salaklık boyutlarına varabilen, kendi dünyasında takılmaya çalışan- etrafındakilerden fırsat bulabilirse- küçük yaşta annesini kaybetmiş, babasıyla birlikte yaşayan, çekingen , utangaç, kendini dışarı vuramayan, en büyük hayali şarkı söylemek olan liseli bir kızcağızdır.16. yaşının yılbaşında, annesi hayatta iken 6 yaşında 16 yaşındaki Yaya ya gönderdiği kapsul mektubu alınca depresyona girer ve kendinden nefret ettiğini iyice anlar. Yaya, bir yıl önce dağılmış olan Juliet adlı visual kei grubunun ve özellikle vokali Shohei nin delicesine hayranıdır. ( ehehe ) . Duvarına astığı posterle dertleşir, konuşur, Shoehei öper falan. Böyle sessiz sakin takılır, genelde okuldan nefret eder çünkü en yakın arkadaşları olduğunu düşündüğü ancak içten içe taraflarından kullanıldığını bildiği Seri ve Moe nin şiddet boyu dalgalı olan espri, şaka, yada kısaca biz eziyet diyelim, eziyetlerine maruz kalmaktadır ancak arkadaşlığını da bir türlü bitirememektedir. Sei ve Moe de okulun hallice kızlarından sayılan, Yaya ile eğlenen, onu aralarına almakla büyük bir lütufta bulunduklarını düşünen hatun kişilerdir. Bunlardan bir tanesi- hangisi hatırlayamadım şimdi- Moriyama ya hastadır.

Moriyama da Yaya, Seri ve Moe nin sınıf arkadaşı olan sevimli ancak mangadaki kızlar tarafından çok beğenilen, Yaya nın çekindiği- çok direkt ve ukala ve parantez bacak olduğunu düşündüğü- , Black Dog adlı bir grupta gitar çalıp söyleyen Led Zeppelin sever bir arkadaştır. -zaten bu noktada + puanlar kendisine yağıyor-

Neyse günlerden bir gün Moriyama, Yaya nın Juliet dinlediğini farkeder, muhabbet açılır, Moriyama Juliet eğer makyaj yapmasaydı nutkuna girer, olay Led zeppelin e uzanır sonra Yaya ya bir cd vereceğini söyler. Kısaca Moriyama - kun kardeşimiz Yaya dan hafifçe hoşlanmaktadır. Seri ve Moe buna uyuz olur.

Yaya' nın en büyük hobisi hafta sonu cosplay ile uğraşmaktır. Kimin cosplayi? Tabi ki Juliet ve Shoehi nin. Bu aktivite Yaya ve buna katılan kişiler için oldukça rahatlatıcıdır. Hem eğlenirler, hem konuşurlar.Önemli olan kimse kimseyi tanımaz, adını bilmez, makyajı çıkardığında yolda görse kim olduğunu tanımaz.Gerçek kimliğin olmadığı, kimsenin kimsenin hayatını sorgulamadığı, tek ortak paydanın Juliet olduğu bu ortam Yaya için çöldeki vaha gibidir ancak Moe ve Seri nin olayı keşfetmesi uzun sürmez.

İşte böyle bir giriş yaptıktan sonra, Yaya nın üzerindeki baskılar arttıkça ve arttıkça ortaya Yaya nın diğer kişiliği ve tam zıttı olan Nana çıkar. Dediğimiz gibi Nana, Yaya' nın aksine cool, kendini her anlamda ifade edebilen, adalet anlayışı olan, karşısında ki uyuz, hain, kötü niyetli kişlere tahammül edemeyen ve gerektiğinde anladıkları dilden konuşabilen bir karakterdir.

Bundan sonraki bölümlerde Yaya ne zaman sıkışsa ortaya Nana çıkar ve tam anlamıyla ortamın dengesini sarsar. Nana ya hayran olmayan ve ilk başlarda ondan çekinen ve asılmalarından rahatsız olan tek kişi Moriyama dır. Ne de olsa Yaya dan hoşlanmaktadır. -şekerr şey :P-

Nana, Yaya yı tehdit eden her kişi ve durumdan Yaya yı kurtarır- tabi bunlardan ve en önemlisi Nana dan Yaya nın haberi yoktur, o sadece bilinç kaybı yaşadığını düşünmektedir.Seri ve Moe' ye nokta konulduktan ve Moriyama ile Yaya nın ilişkisi yakınlaştıktan sonra ortaya daha üst level olan diğer karakter Megumi çıkar. Megumi nin babası müzik piyasasındandır. Bu kurgu açısından önemli sayılabilecek bağlantılardan bir tanesidir.Megumi, Moriyama nın Yaya ile birlikte olmasına anlam vermez hırs yapar ve gülümseyen yüzünün altından Yaya ya işkenceye başlar. Nana bu konuya duyarsız kalamaz ve bir nevi Nana vs Megumi arcı başlar :P.Bu esnada Nana, Black Dog ile şarkı söylemeye başlar hatta ilk tanışmalarında onu öldürmeyi düşünen Akabe nin bile sempatisini kazanır. Moriyama ile bir bağı olan Shoehei nin de ilgisini çeker öyle ki Shoehei Nana nın peşine düşer ancak Nana bu Shoehei ye pabuç bırakmaz, cosplay konusunda kimliği deşifre olan Yaya, Nana nın sayesinde cosplay idolü olur vs....Tüm bunlardan haberi olmayan tek kişi maelesef Yaya dır. Bu sıralarda, önce Moriyama daha sonra Megumi Yaya nın çift kişilik sendromuna sahip oduğunun farkına varır. Moriyama, Yaya nın incinmesini engellemek için elinden geleni yaparken, Megumi planlarını ortaya serer ancak Nana onu da ezer geçer ve Moriyama ile aralarını düzelterek Yaya yı korumak için çalışırlar. En sonunda hem Nana nın hem Yaya nın hem de Moriyama nın en büyük arzusu olan Rock Festivali ne katılırlar. Shohei de müzikal anlamda Black Dog u desteklemektedir.

Biraz uzun bir özet olmuş. Velhasıl istenilebilecek herşey var seride o nedenle sabun köpüğü konusuna rağmen gayet eğlenceli. -Daha Moriyama nın eski kız arkadaşına değinmemiştim ahahaha-. Düşünün ki rüyanızda, sevgilinizi görüyorsunuz daha yeni tanıştığınız zamanlar falan bu arada arkadan sitemkar bir ses sesleniyor. HOOOP , şşşt , beni unuttun mu diyor. Bir bakıyorsunuz müzisyen yada oyuncu yada bilmem ne idolünüz. Yok valla unutur muyum falan derken rüya bitiyor. ahahaha bu bile var bu mangada.


Şahsi kanaatim olarak mangada favori karakterim Shohei nin timsahı Elisabeth tir. Gayet karakterli, alanını koruyan, şahsiyetli bir dişi timsah olmasının yanında Nana ile berabere kalabilmiş, Shohei yi Nana ile birlikte bitirebilmiş bir timsahtır kendisi.

Diğer bir karakter olarak Akabene ye değinmeden geçemeyeceğim. - adı bu olmayabilir de , bakmaya üşeniyorum, Black Dog taki basçı idi sanırım, siyah saçlı olan- Bu arkadaş Nana konserlerinde Moriyama yı öptüğünde ve herkes bundan çok hoşlanmışken, Nana ya sinirinden dalmaya çalışan, başka bir boyutta yaşayan ve bölümlerden birinde açtığı "grup içi ilişkiye hayır" pankartıyla beni benden almış karakterdir.



Gelelim Nana ya; herkesin bir Nana sı olsa, bilinçli değişsek falan ne güzel olurdu herşey. Gerektiğinde insanın içindeki Nana ortaya çıksa sokaktaki hırbo ve magandaların ağzını burnunu kırsa, yüzünüze gülümseyen ama arkadan kuyunuzu kazan dostumsulara, mecburen aynı ortamı paylaşmak zorunda kaldığınız insancıklara, elindeki gücü şahsi menfaatleri için harcayan güç budalalarına vs... heavenly punishment uygulasa ... o zaman herkes daha direkt ve olduğu gibi olurdu herhalde.

Sonuç olarak oldukça eğlenceli olan bu mangayı, v.kei, rock, shoujo, sabun köpüğü konu, cosplay gibi temaları vss... seven herkese tavsiye ederim. Hep birlikte evimizde Elisabeth gibi timsahlar besleyelim.......

2 Ağustos 2009 Pazar

Black Blood Brothers: Bir Vampir Serisi .....



12 bölümlük tadında kıvamında bırakılmış, aslı light novel olan anime serisi. Adından da bir nebze olsun çağrışım yapabileceği üzere vampirlerin konu kahramanı olduğu seri, seriden 10 yıl önce Hong Kong ta geçen insan vs vampir savaşından görüntülerle başlıyor. Burada savaşılan vampirler Kowloon Child denilen tür olmakla birlikte diğer vampir türlerinin çoğunun insanların tarafında yer aldığını görüyoruz.

Konuya balıklama dalmadan önce müziklere bakarsak;

Açılış parçası: "Ashita no Kioku" //Naozumi Takahashi

Kapanış parçası :"hingiru" //Loveholic

10 yıl sonra serinin üç ana kahramanından ikisi olan Jiro ve kardeşi Kotaro ile tanışıyoruz. Bu ikiliyi Special Zone denilen, vampirlerin yaşadığı ve şehrin geri kalanından bir şekilde ayrılmış bir bölgeye gitmeye çalışırken görüyoruz. Tabi oraya gitmek için nedenleri var arkadaşların. Her neyse... Bu civarda 3. karakter Mimiko kızımız ile karşılaşınca bu ikili doğal olarak biz de Mimiko ile tanışmış oluyoruz.

Jiro, 19. yy da vampire dönmüş olan, Silver Blade olarakta adlandırılan ve old blood olarak tabir edilen vampirlerden biridir. Alice adlı hanımefendiyi :P korumakla görevli olup zaman içinde bu görevini başaramayarak Alice ın Cassandra denilen başka bir old blood ve aynı zamanda arkadaşları olan başka bir vampir tarafından öldürülmesini engelleyememiştir. Tam adı jiro mochizuki olan arkadaşın soyadını söylemeyi kimse başaramamaktadır maelesef. Kardeşi Kotarao ise pek bir vampir özelliği bulunmayan, eğlenceli bir velettir. Mimiko ise, çalıştığı şirket tarafından büyütülmüş bir yetim olarak danışman gibi bir görev yapmakta olan, insanlarla vampirlerin birlikte yaşayabileceğine inanan bir görevlidir. İşte bu arkadaşlar special zone a girmeye çalışırken, bir yandan Kowloon Child denilen türün atakları ile diğer yandan special zone da yaşayan üç ailenin vermesi gereken onay ile uğraşmak zorunda kalırlar. Bunlarla birlikte yeni bir savaşı durdurmaya çalışmak zorunda kalırlar.



Eğlenceli ve esprili bir seri olmuş genel anlamda ama öyle Hellsing teki gibi vampirler falan beklememek lazım. Daha karakterize buradaki vampirler ama Zelman Clock vampir kardeşimizi bir kenara koyuyorum. Gerçekten karizmayı ortaya koyuyor 800 yıllık olmasına rağmen. Bunun dışında Kotaro nun seiyusuna hasta olduğumu (Omi Minami imiş) belirteyim.

Kurguda ilerleyen bölümlerde şaşırtıcı bağlantılar yer almakta. O nedenle konuyu havada geçiyoruz. gerçi sonu açık sayılır ama eğlenceli sayılabilecek, kafa dağıtmak için izlenebilecek bir seri. special zone gibi fantastik bir yer, kotaro gibi sevimli bir velet , jiro mochizuki gibi bir black blood vampir ve mimiko katsuragi gibi eğlenceli üçlüyü birleştirmiş

26 Temmuz 2009 Pazar

Merdivenlerden Düşmek: Kule İniş İzni İstiyorum....

Son bir aydır periyodik olarak başa gelen çeşitli kaza, olay ve yaralanmaların son serisi olarak dün merdivenlerden uçarak bu haftanın da boş geçmemesini sağlamış oldum.

Şimdiye kadar hiç merdivenlerden düşmemiş biri olarak acı, incinme ve ağrıları bir kenara koyarak- kırık yok iyi ki- olayı gerçekten ilginç bir deneyim olarak bulduğumu söylemeliyim. Olay anında yerden yükselirken ve havadayken "aha şimdi hangi köşeye ne tarafı geçireceğim, kaç basamak aşağı inerim ki, kafamı nasıl koruyabilirim, ağzını kırayım nasıl kaydım öyle" , inişe yakın - basamakla ilk temas - "aha kurtadık mı acaba, kaçıncı basamaktayım, nereyi çarpacam acaba, çok acıyacak mı, ulan tutunacak yerde yok", ilk temastan sonraki izleyen diğer temaslarda - burada basamaklardan yuvarlanıyoruz - "aha kaçıncı oldu bu, bu demirler nerede, ulan salak nasıl düştün öyle, niye dikkat etmezsin ki, kurtarır mıyız acaba, ahhh canım yanıyor" ve son final de son vuruşları yaptıktan sonra "ahaa belimi çok pis vurdum, dirseğimi de çarptım , belim kırılmış mıdır, aaa kafamı çarpmamışım, oha nasıl oldu acaba" diye merdivenlerin aşağısında sere serpe yatarkene bir de kafadan geçen bu düşüncelere bir taraftan yarılırken , bir taraftan kime ve niye olduğu bilinmeden saydırılan tüm küfürlerle bir yandan biri gelip beni kaldırır mı acaba diye düşünürken gerçekten farklı bir şey oluyor. Sonra en önemli hasar alanı tespit edilirken - misal ben belimi merdiven köşelerine pis geçirdiğim için direkt buna odaklandım diğer hasarlara pek takmadım kafayı önce-" ahaha kırılır mı acaba, yürüyebilecek miyim" gibi düşüncelerle panik denilen oluşum yavaşca kanda akmaya başlıyor ve sizi o sere serpe yattığınız alandan kalkmaya zorluyor. bilinç normale dönünce uçulan ve katedilen mesafeyi canlı gözlerle gördükten sonra olay korkunç boyut kazanıyor. Sonra napıyoruz eve çıkıyoruz "merdivenlerden düşttttüüüüm" diyip yatıyoruz ki belimiz ne kadar ağrıyor tespit edelim. sonra sakinleştikten sonra işe gidiyoruz. yolda kolumuzu hareket ettiremediğimiz ortaya çıkıyor falan.... Astranot arkadaşlarınız size beceriksizliğiniz için salak salak bakarken siz de insan olmanın doğal sonucu olan bu kazayı yaşamış olmaınızı dirayetle kabullenmek zorunda kalıyor mutasyon oldu da biz mi uğramadık duruşu sergiliyorsunuz.

Velhasıl, hafif sıyrıklarla atlatılmak şartıyla herkese tavsiye ediyoruz zira insanda ki tüm enerjiyi bununla birlikte sinir, stres, gerginliği alıyor ancak eğer gün içerisinde programınız varsa örneğin işten sonra konsere gitmek gibi falan bu günlere denk getirmeyin bu olayı çünkü tüm enerjiniz çekildikten sonra, halsizlik ağrılarla birleşince hiç konser havasında olmadığınızı fark edip tüm programları iptal etmek zorunda kalıyorsunuz. Onun için farklı günlere denk getirin olayı. İyi bir dövüşçü nasıl düşüleceğini iyi bilirmiş diyip şurada cıvıyarak pay çıkaralım :P. Ağrılar vücudu ele geçiriyor buda saçmalamalara vesile oluyor. Sıcakta yatmakta bir yere kadar insanın canı sıkılıyor böyle yazılar yazıp playlisti yeniliyor işte pazar pazar. En iyisi herkes asansör kullansın.

Neyse ki şimdilik belimde ve kolumda kırık olmadığını düşünüyorum, elimin şişliğinin inmesi biraz olsun sevindirdi. Nedenini ve nasılını bilmediğim şekilde incinmiş olan parmağım daha normale dönememişken sol kolun dirseğininde patlaması hoş olmadı tabi...

Evet bu haftanın aksiyonunu tamamlamış olmanın verdiği gurur ve sinir bozukluğuyla önümüzde ki hafta başımıza gelecek yeni aksiyonu dört gözle bekliyoruz.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...