7 Aralık 2014 Pazar

Hakkenden Touhou Hakken Ibun: İlk iki sezon




Yine tek seferde adını yazmayı başaramadığım animelerden birindeyiz. Buna rağmen Hakkenden Touhou Hakken Ibun' a bağlandım ben. Alışkanlığım dolayısıyla ilk bölümde burun kıvırdım tabii ki ama artık anladım ki bu iyi bir işaret. İlk bölümde mıymıylık yapmazsam o animenin ileriki bölümlerde patlama ihtimali yüksek.


Hakkenden Touhou Hakken Ibun' un ilk sezonu 13 bölüm. İkinci sezonu da 13 bölüm. Toplamda yapıyor 26...

Anime, Miyuki Abe' nin aynı isimli mangasından uyarlanmış. Miyuki Abe' de mangayı Kyokutei Bakin' in "Nanso Satomi Hakkenden" adlı romanlarından uyarlamış. Nanso Satomi Hakkenden 106 ciltten oluşuyormuş. İnanılmaz şekilde merakım kabardı bu tarz şeylere çok düşkün biri olarak. Bunu okuyacak kadar Japoncam olsa hiç düşünmeyeceğim. Bu şekilde Nanso Satomi Hakkenden' i de, Journey to the West (Xi You Ji) ile birlikte ömrüm tükenmeden kendi dilimde okuyamayacağım romanlar arasına ekliyorum. Gerçi Xi You Ji' nin daha önce elime geçmemiş tam metin güzel bir İngilizce basımını buldum ama bu hayale  nedensizce ve öylesine kalpten bağlıyım ki Türkçe okuyacağım günü umarsızca bekliyorum hala. Nanso Satomi Hakkenden' in ise İngilizce' ye çevrilmiş bir kaç bölümü varmış yalnızca :((

Bu arada animenin ost' u çok güzel. Araya serpiştireceğim bayağı...




(久遠の旅路 - bu bir güzellik...)


İlk sezon biraz daha karakterleri tanımaya yönelik. Yavaş yavaş ortaya çıkıyorlar ve hikaye şekillenmeye başlıyor. İlk sezonun sonunda hikaye, eski bir efsaneye dayandırılıyor. Karanlığa düşmüş bir kıtaya yanında 8 erkekle birlikte gelerek kıtayı kurtaran ve kötülüğün nedeni prensesi kendi içine mühürleyen bir prenses hikayesi.


İkinci sezonda buna dayanarak kurgu daha da açılıyor, daha da bir keyifli oluyor. İki sezonda da karakter bol. Arka planda güzel hikayeler ile birlikte eğlence de yerinde.



(Yukihime's Song)


Tahmin edilebileceği gibi, zamanında prensesin adamları olmuş olan, her biri bir taş taşıyan 8 kişi bir araya toplanırken aynı zamanda kilisenin himayesine aldığı, her biri ayrı bir güce sahip 4 ailenin çocuğu da hikayenin içinde. Bunlara yan karakterler de ekleniyor. Ayrıca "demon" ve "ayakashi" ler işin içine giriyor. Daha ne olsun...


Böyle bayıla bayıla anlatıyorum ama öyle çok ahım şahım, harika bir anime yok karşınızda. Eli yüzü düzgün, kolay izlenebilecek iki sezon sadece. Ben bu tarz hikayelere, arka planlara, öykülere bayıldığım için, karakterlerin de etkisiyle bağlandım izlerken sadece. Bu arada bunun da üçüncü sezonu gelmezse fena bozuşuruz!! (ki gelmeli zaten, bu hikaye burada bitmedi)



(Mitsumete İtai)


Karakterler dedim, hepsini yazmaya kalksam bu iş bitmez. Kısaca bazı noktalara değineyim aklıma geldiğince...

Shino ve Sousuke arasındaki bağ güzel. Ne shonen ai, ne broromance. Bu çizgiyi beğendim. Souseke' nin arka planı ayrı bir derinlik katmış olaya.




Serinin en kurnazı: Osaki Kaname ama bu elemanı sevmemek mümkün değil.




Serinin en efendisi: Sousuke




Serinin en çocuğu: Shino (18 hali tam taş yalnız :))




Serinin en güzeli: Keno Inuzaka ( ilk anda kadın olarak düşünülmesi gayet doğal)





Serinin en karizması: Satomi Riou (Satomi noktasında şurada kendime bir kalp açıyorum :) )

Serinin en benzeyeni: Nachi Hinozuka. Bleach kaptanlarından Shunsui Kyouraku' yu andırıyor

Serinin en odunu: Inukai Genpachi. Bu eleman sizi hayretler içerisinde bırakabileceği kadar gülmekten de öldürebilir. Kobungo ile birlikte en iyi kalpli şeytanlar olabilirler.


Açılış kapanış parçaları içerisinde en beğendiğim ikinci sezon kapanışı  "Souai Calendula" /Ceui.

Bunun dışında söylediğim gibi bölüm içi parçaları oldukça hoş bana göre.



Bu arada serinin en taş karakteri küçük tengu bence ahahaha....

Bu tarz olayları, aksiyonları, hikayeleri seviyorsanız göz atın bence.



(bu var ya, bağımlılık yaratıyor)

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...